• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
15:25
Öğretmenlere 3 Oturumlu Yeni Sınav Görevi! Başvurular Başladı
14:35
YÖKDİL/2 2026 başvuruları başladı
14:29
Erdoğan'ın bir yetkisi daha iptal edildi
00:43
19 binden fazla polis ve amirin görev yeri belirlendi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Tanrı’m Türkleri uyandır!
Yayınlanma: 07 Mayıs 2019 - 21:59

Tanrı’m Türkleri uyandır!

07 Mayıs 2019 - 21:59
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

 

6 Mayıs 2019 Pazartesi günü Ramazan ayı başlıdı. Tanrı, herkese sağlık ve huzur içinde bir Ramazan geçirmeyi nasip etsin. Müslümanlık, sadece namaz ve oruç gibi ibadetlerden ibaret değildir. İslâmiyet’in esası iman, itikat ve ahlâktır. Bir kimsenin orucu veya namazı, bir başkasına fayda sağlamadığı gibi; yaptığı ibadetler o kişiyi “çirkin işler”den alıkoymuyorsa kendisine de bir faydası yoktur. Bütün Müslümanların, dinî vecibeleri ve sosyal sorumlulukları şuurla yapan insanlar olmalarını diliyor, fazla ayrıntıya girmeden esas konuma geçmek istiyorum.

Bildiğiniz bazı çevreler; özellikle “İslâm’da ırkçılık yok” diyerek, vatandaşlarımızın kendi kimliğini / milletini / milliyetini söylemelerine engel olmakta, kafa karıştırmaktadırlar. (Milletimize bunu telkin ederlerken, kendileri etnik kimliklerini rahatlıkla söylemektedirler) Irkçılık yapılmasına hepimiz karşıyız. Karşı olmamız sadece dinimizden dolayı da değil, insan haklarına aykırı olduğu içindir de… Türkler ırkçılık yapmamışlardır: Yapmış olsalardı hâkim oldukları ülkelerde / bölgelerde, her halde bugün Türklerin dışında başka bir millet kalmazdı.

Mümkün olduğunca Türk (Osmanlı) coğrafyasını geziyorum. Geçmişte buralar da yaşayan milletler; diliyle, diniyle, kültürüyle bugün de yaşamaya devam ediyorlar. İhanet etmedikleri müddetçe kimseye karışılmadığını Balkan ülkelerini gezerken gördüm. Dahası herkes ülkemize gelmek istiyor. Ülkemizde Balkanlar’dan, Kafkaslar’dan, Orta Asya’dan, Ortadoğu’dan ve diğer farklı bölgelerden gelen -Türklerin dışında- başka halklar dolu… Bunlara karşı herhangi bir asimile politikası uygulanmamış. Hatta Türklerin zaaflarından biri, gittikleri yerlere uyum sağlayıp kendileri asimile olmuşlardır. Bu sebeple dilini (Türkçe’yi) unutan bazı Türk halkları, kimliklerini kaybetmişler ve başka milletler haline dönüşmüşlerdir.

Biz Türklerin; bir an önce Bilge Kağan’ın dediği gibi, “titreyip kendimize dönmemiz” gerekmektedir. “Kişi kavmini (milletini) sevmekle ayıplanamaz.” Artık, şu siyasal İslâmcıların, radikal / fanatik Müslümanların, din simsarlarının, ümmetçilerin kontrolünden çıkma vaktidir. Osmanlı’nın da, Türkiye Cumhuriyeti’nin de “din elden gidiyor” vaveylalarından (çığlık) neler çektiğini, biraz tarih okursanız görürsünüz. Çok yakın tarihimizde bile neler yaşadık, yaşıyoruz.

Öncelikle Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan başlayarak, tüm din görevlilerine “Türk” demeyi öğretmek ve “Tarih Şuuru” vermek gerekiyor. Bazı zaferlerin yıldönümlerinde okunan hutbelerde, verilen vaazlarda denildiği gibi Malazgirt ruhu, Çanakkale ruhu falan değil, oradaki ruh “Türk ruhu”dur. Türk Milleti, İslâm’ın bayraktarlığını yapmıştır, yapmaya da devam edecektir. Hak, adalet ve hakikat için yapacaktır. Bu arada herkese, İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin hayatını okumalarını tavsiye ediyorum. Kendimize geleceksek, öncelikle kendi değerlerimizi bilmemiz gerekir. Biz Türklerin; din alanında yetiştirdiği Ebu Hanife, İmam Maturidi, Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş-ı Veli, Mevlana, Yunus Emre ve daha niceleri gibi dolu insanımız vardır. Bizler; bunları okuyup öğrenmemiz ve hayatımıza yansıtmamız gerekmektedir.

“Din alimiyim” diye geçinen bazı adamların, bize sundukları İslâm’î bilgileri hemen kabullenmememiz gerekmektedir. Zaten bir çoğu da, din diye Arap geleneklerini - göreneklerini sunmaktadır. Her söyleme, her duyduğumuza ve her okuduğumuza hemen angaje olmamalıyız: Sorgulamak zorundayız. Sorgulamazsak ne olur? Liderlerin, şeyhlerin v.s. emrine girer, biat ederiz; her dediklerini Allah kelamı sanır, kabullenir itaat ederiz. Sonra da mankurtlaşır, robotlaşırız. Ayrıca medyanın algı operasyonlarına da dikkat etmeliyiz.

Bazıları -onlar kendilerini biliyor- Türklükten ve Türkçülükten o kadar korkar hale geldiler ki; “Türk” diyemedikleri gibi, “Tanrı Türk’ü korusun ve yüceltsin” sözündeki öz be öz Türkçe olan “Tanrı” kelimesini bile “Allah veya Rabbim” diye yazanlar, söyleyenler var. Türklük bilinci; dilimize, yani Türkçe’mize ve sözcüklerimize sahip çıkarak başlar. “Ameller niyete göre” ise, Türklerin eskiden beri kullandıkları Türkçe olan Tanrı’yı niye kullanmaktan kaçınıyoruz? Kullanınca dinden çıkacağımızı veya cehenneme gideceğimizi mi sanıyoruz? Cahil bazı hocaların: “Tanrı’yı, kafirler kullanır.” demelerine mi inanıyoruz? “Allah” sözcüğü Arapça’dır ve İslâmiyet’ten önce de kullanılıyordu. “Allah”, İslâmiyet’le gelen bir sözcük değildir. Artık korkularımızı bırakalım: Ne söylediğiniz değil, söylerken sözcüklere yüklediğiniz anlam önemlidir.

Tanrı kelimesinden o kadar uzaklaştık ki, “Askerin Yemek Duası”nda okunan “Tanrı’mıza hamd olsun”u, “Allah’ımıza hamd olsun”a çevirdik. Zaten camilerimizde dualar Arapça yapılıyor: Cemaat neye “amin” dediğini bilmiyor. Hiç değilse, dualarımız “Türkçe” olsun da içten ve candan “amin” diyelim. Bir kandil gecesi mevlüt töreninde; hoca, Süleyman Çelebi’nin “Mevlüd”ünde geçen “Tanrı” ifadesini “İlah” diye değiştirerek okudu. Maşallah! Mevlüd’ün yazarı Süleyman Çelebi’yi bile aştılar.

Bazı milletler de olduğu gibi Türklerde çok tanrıcılık yoktur. Ancak, Türkçe’de tekil bir kelimeyi çoğul yapmak için sonuna “lar, ler” ekleri getirilir. Yabancı filmleri seslendirirken Türkçe tekil olarak “Tanrı” veya çoğul olarak da “Tanrılar” ifadesinin kullanılmasından daha doğal bir şey yoktur. Arapça’da “Allah” kelimesinin çoğulu “İlah”tır. İngilizce’de tekili “God”, çoğulu “Gods”dur. Fransızca’da tekili “Dieü”, çoğulu “Les Dieux”dür. Yine, Tanrı anlamında Türkçe’ye geçen Arapça “Rab” ve “Mabud”, Farsça “Hüda” sözcükleri de vardır. Yunus Emre şiirlerinde bazen “Çalap”ı kullanmıştır. Tanrı sözcüne karşı savaş açarsak ve bu kafada gidersek; “Tanrı misafiri” deyimimizi “Allah misafiri” olarak mı söyleyeceğiz veya yazacağız?

Türk dizi ve filmlerinde; yabancı veya düşman rolde oynayanlara “Tanrı” kelimesi söylettirilirken; Türk ve/veya Müslüman kimlikte oynayanlara “Allah” kelimesi kullandırılıyor. TRT’de yayınlanan “Diriliş Ertuğrul” dizisi, step (bozkır) kültürü geleneğimizin hâkim olduğu bir dönemdir. Boylar, aşiretler Türk gelenek ve göreneklerine göre yönetiliyor, bey seçimleri de öyle… Dizi daha fazla seyirci sağlamaya ve para kazanmaya yönelik olduğu için şovlarla süsleniyor. İçine bugün ki İslâmî sloganlar yerleştiriliyor ve abartılarak bazı mesajlar verilmek isteniyor. Dolayısıyla hayal mahsulü bir tarih ortaya çıkıyor, gerçek tarihimizden uzaklaşıyoruz. Bizim çocukluğumuzda da Karaoğlan, Malkoçoğlu gibi filmler vardı.

Cenap Şahabettin: “İnsan, tarihe her istediğini söyleyebilir. Çünkü ölüler itiraz edemezler.” demektedir. Biliyorsunuz, “Ölünün arkasından konuşulmaz.” Başta Atatürk olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti kurucularına, kuruluş ilke ve değerlerine bağlılık ve sahiplenme, en başta “Türk’üm” diyenler de olmalıdır. Çünkü onların düşünce ve ilkeleri; Türkçüler de, Türk Milliyetçilerin de, Ülkücüler de, Kızılelmacılar da, … yaşamaktadır. Bu değerlerimize karşı olanlarla birlikte ve/veya bir arada olmamız mümkün değildir. Bizim kaynağımız; 15.000 yıllık (haydi 5.000 yıl diyelim) kadim “Türk Tarihi”dir. Atalarımızın bize bıraktığı törelerdir.

Arslan Bulut (24/01/2019, Yeniçağ) da: “Aslında sorun, Türkiye'nin bir süredir ideolojiler çıkmazına düşmesinden kaynaklanıyor. Belli bir ideolojiye mensubiyet duyuyorsanız, düşünmenize gerek kalmıyor. İdeolojik ezberleri tekrarlamaya başlıyorsunuz. Zaman içinde beyniniz tembelliğe alışıyor. Sonunda papağandan farkınız kalmıyor!” diyor.

“Ya bu deveyi güdeceğiz, ya da bu diyardan gideceğiz” diyemeyiz: Nereye gideceğiz? Zaten bin yıldır bizi bu diyardan kovmak için çalışıyorlar, uğraşıyorlar, ama gönderemiyorlar. Aynı oyunu yüzyıllardır oynuyorlar, hep bozuyoruz. Yeter ki kendi oyunumuza gelmeyelim. Dost görünenler de dahil olmak üzere, herkese karşı dikkatli olalım: “Su uyur, düşman uyumaz.”

Yazımın başlığı “Tanrı’m Türkleri uyandır!” ama, tüm Türklerden önce, çözüm bizler de… Bizler derken kimleri kastettiğimi biliyorsunuz: O halde öncelikle biz uyanmalıyız ve asıl kimliğimize dönmeliyiz.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Büyük Türk Kağanlığı-2 - 14 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı - 07 Haziran 2026
  • Asr-ı Saâdet Dönemi - 31 Mayıs 2026
  • Yeryüzünde Gezin Dolaşın!.. - 24 Mayıs 2026
  • Türk Milletinin Kültürel Değerleri - 17 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 28
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Türk ve Türkçe Giderse Türkiye Kalır mı?
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memur ve Emeklisine Ek Zam İçin Daha Ne Bekliyorsunuz?
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Fındık Araştırma Enstitüsünü Eleştirdik, Şimdi de Hakkını Verelim...
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Kültür Ve Sanata Dair
Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
LGS üzerine!..
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Okullarda Görünmeyen Şiddet: Mobbing
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Okullarda Görünmeyen Şiddet: Mobbing
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-2
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Trabzon 14 Yıldır Kimsesiz Kaldı!
Orhan KILIÇOĞLU
Trabzon 14 Yıldır Kimsesiz Kaldı!
Coğrafya Kader midir?
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Coğrafya Kader midir?
Hicri Yeni Yıla Girerken
Ali Kemal Gül
Hicri Yeni Yıla Girerken
14 Mayıs Seçiminin Mesajı: Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılını Da Türk Milliyetçileri İnşa Edecektir
Türk Ocakları'ndan
14 Mayıs Seçiminin Mesajı: Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılını Da Türk Milliyetçileri İnşa Edecektir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Huzura Hasret Bayramlar
Köksal Cengiz
Huzura Hasret Bayramlar
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Şevket Sezer
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Çok Okunan Haberler
Pendik'te Folklor Kurumu'ndan
Pendik'te Folklor Kurumu'ndan "Gönülden Ele" Uygulamalı En Sanatları...
Cuma günü okullar tatil edildi
Cuma günü okullar tatil edildi
783 kişilik temizlik kadrosuna 120 bin başvuru
783 kişilik temizlik kadrosuna 120 bin başvuru
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo