• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
09:31
GSB'den Sınavsız Atama Müjdesi: 2.610 Personel Alınacak!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Yabancı Kadın Cinayetleri
Yayınlanma: 07 Ekim 2019 - 18:58

Yabancı Kadın Cinayetleri

07 Ekim 2019 - 18:58
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

 

Ülkemiz; uzun zamandır büyük bir “ahlâk çöküntüsü” yaşamaktadır. Medeniyet yolunda gelişme ve ilerleme beklerken; şiddet, taciz, tecavüz, öldürme, çocuk istismarı, kayıplar, kap-kaç, çetecilik, magandacılık gibi adliyelik olaylar artmaktadır. Eline silah alan kendisini kahraman sanmakta, etrafına korku ve dehşet saçmaktadır. İlerisini veya geleceğini düşünmeden; insanları yaralamakta, cinayet işlemektedir. Bazı erkekler; çeşitli sebepler öne sürerek eşlerini, sevgililerini veya başka kadınları öldürmektedir. Bunlar; herhalde hayatı, dizilerdeki gibi sanmaktadır. Ya da “meydanı boş görmek”te; kendisine bir şey olmayacağını veya ceza almayacağını düşünmektedir.

Cinsiyet ayrımı yapmak istemem, ama medyada çaresiz kadınları görüyorum: Bir kısmı “namus meselesi veya töre” ileri sürülerek vahşete uğramış kadınlar… Kadın cinayetlerindeki artış, son zamanlarda yabancı kadınlarda da artmıştır. “Devlet nerede?” sorusunun tam zamanı… Bu konuda devletin ne yaptığını fazla bilmiyorum: Herhalde yasaları yeterli görüyorlar. Konuyu, sadece -kadın dernekleri dahil- birkaç STK gündemde tutmaya çalışıyor.

Yöneticiliğini yaptığım “Uluslararası Avrasya Eğitimcileri Federasyonu” adlı bir kuruluşumuz vardır. Bu kuruluşu, Türk Dünyası’ndaki eğitim dernekleri ortaklaşa oluşturmuşlardır. Tüm “Avrasya ülkeleri”ni kapsamakta; eğitim, bilim ve kültür alanında faaliyet göstermektedir. Federasyona bağlı yurtdışındaki dernek yöneticilerimizin bir çoğu kadındır. Bazı toplantılarda yabancı kadınlara yönelik şiddet olayları da gündeme gelmektedir.

Konuyu bugüne kadar yazmaya fırsatım olmadı. Bir milletvekilinin evinde yaşanan -hem de milletvekilinin silahı ile ölen- Özbekistan’lı Nadira Kadirova olayı üzerine yazmaya karar verdim. Kadirova’nın intihar ettiği belirtiliyor. Ancak, kamuoyunda daha farklı ifadeler dolaşıyor. Olayın üzerinden üç gün bile geçmeden, cenazenin apar-topar ülkesine gönderilmesi şüphe doğurmuştur. Eğer intiharsa, gencecik bir kızı intihara sürükleyen sebeplerin araştırılması gerekir. Herhalde kamuoyunu tatmin edici bir açıklama yapılacaktır.

 1990’lı yıllarda SSCB’nin dağılması ile birlikte yakın coğrafyalardan Ülkemize doğru insan geçişleri başlamıştır. Bu dönemde, Karadeniz bölgemize Gürcistan ve Ermenistan üzerinden kadınlı-erkekli insanlar çalışmaya gelmişlerdir. Bölge insanımızın “Nataşa” diye adlandırdığı bu kadınların bazıları, maalesef sosyal rahatsızlıklara ve ailelerin dağılmasına neden olmuşlardır.

Sonraki süreçte Türk Cumhuriyetlerinden, diğer bağımsız ülkelerden, özerk bölgelerden, akraba topluluklarından kadınlar da gelmişlerdir. Yerli veya yabancı erkeklerin; -Türk kadınlarına göre- biraz daha savunmasız ve cazip gördükleri bu kadınlarla arkadaşlıkları, ilişkileri, nikahlı veya nikahsız yaşamaları gibi beraberlikler olmuş ve olmaktadır. Zamanla kıskançlık veya başka sebeplerle yabancı kadın cinayetleri de görülmeye ve basında sık sık yer almaya başlamıştır.

Mesele; cinayete kurban giden kadınların Türk vatandaşı veya yabancı olması değildir: İnsan olmaları ile alâkalıdır. Ülkemize ne amaçla geldikleri de önemli değildir; kimsenin özel hayatı da bizi ilgilendirmemektedir (Tabii ki misyoner olarak veya istihbarat amaçlı gelenler hariç). Belki bu yabancı kadınların bir kısmı turist olarak gezmek, bir kısmı ailesinin rızkını kazanmak, bir kısmı okumak, bir kısmı burada yerleşmek, hatta evlenmek hayaliyle gelmiş olabilirler. Benim kastettiğim; hangi ülkeden gelirlerse gelsinler veya hangi kimliği taşırlarsa taşısınlar kadın-erkek herkesin “yaşama hakkı”nın olduğudur.

Ülkemize gelen yabancı kadınlar; kendi vatandaşlarımızın yapmadığı hizmetçiliği, hasta / yaşlı veya çocuk bakıcılığını yapmakta, sağlık hizmeti vermektedirler. Bazıları evlenmekte veya nikahsız yaşamaktadır. Bazıları da gönüllü veya gönülsüz barlarda, pavyonlarda çalışmakta; fuhuş yapmakta veya fuhuş batağına düşmekte yahut düşürülmektedir. Ancak, bunları yapıyorlar diye kimse öldürülmeyi hak etmemektedir. Bu cinayetleri işleyenler nasıl insanlar ki; taciz veya tecavüz etmek, başını taşla ezmek, bıçaklamak, boğaz kesmek, boğmak gibi canice işleri yapabiliyorlar? Ve/veya telefonuna, parasına, eşyalarına el koyuyor, çalıyor, gasp ediyorlar?

Cinayetleri, sadece Türk vatandaşları da işlememektedir: Basından okuduğumuz kadarıyla maktulün kendi vatandaşı veya bir başka yabancı tarafından da işlenmektedir. Yabancılar arasında çeteleşmenin arttığı gözlenmektedir. Bu konuda, internette emniyetin yaptığı bir araştırmayı gördüm: cinayet aletleri olarak; “ateşli silah, kesici-delici alet, boğma, bedensel güç kullanma ve diğerleri” sayılmaktadır. Cinayet sâikleri olarak da, “cinsel motifler, psiko-sosyal motifler, ruhsal-bedensel sağlık sorunları ve madde kullanımı, ekonomik motifler, başka suç esnasında/ başka suç ile ilişkili olarak” diye belirtilmektedir.

Ne yapmalıyız sorusuna gelince; öncelikle hem fertler hem de millet olarak zihniyetimizi değiştirmek zorundayız. Millî ve dinî değerlerimizi ne kadar yaşıyoruz veya yaşatabiliyoruz? Değerlerimizle uyum içinde miyiz? Yoksa, her şeyde olduğu gibi bu konuda da “Özde değil, sözde mi yaşıyoruz?”

Devlet olarak tedbirlerimizi almalıyız: Devlet yönetiminde “saldım çayıra, Mevla’m kayıra” anlayışı olmaz, olamaz. Ülke yol geçen hanına dönmekten kurtarılmalı, sınırlardan kaçak girişleri önlemeliyiz. “İzinli veya vizeli, çalışma veya oturma hakkı” alarak ülkemize gelenler daha sıkı takip edilmeli ve koruyucu / suçu önleyici tedbirler almalıyız. Suç şebekelerinin ellerine düşmelerine engel olmalı, izinsiz girenleri ülkelerine iade etmeliyiz.

Giderek artan Türk ve yabancı kadın cinayetlerini önlemek için bilimsel çalışmalar yapmalıyız. Bir sosyal felakete dönüşmemesi için vatandaşlarımızı eğitmeliyiz. Millet olarak; kültürümüz, kimliğimiz, dinimiz gereği “misafirperver” olduğumuzu öğretmeliyiz.

Toplumdaki çarpık düşünceleri yıkmalıyız. Yabancı kadınları (özellikle de eski Doğu Bloku ülkelerinde gelenleri); fuhuşla bağlantılı veya fuhuşa meyyal görmek ya da halk deyimiyle “yollu” addetmek sapıklığı içerisinde olanlara karşı cezaları artırmalı, turizmi baltalayıcı yanlış tavır ve davranışları önlemeliyiz.

Benzer cinayetler başka ülkelerde olsa bile, benim ülkemde olmaması temennimdir. Diğer ülkelerin kamuoyunda Türkiye’ye karşı tepkiye sebep olacak ve ülkemize bakışı değiştirecek her türlü yanlışı önlemeliyiz. Ülkemizin itibarına özen göstermeliyiz.

Önleyici tedbirlerle güvenli bir ülke olduğumuzu gösterirken; ülkeler ve halklar arasında sevgi, hoşgörü ve diyaloğu artırmalıyız.

Ülkelerin, özellikle de Türk ülkelerinin halkları arasında ülkemize karşı olumlu düşünceleri değiştirecek hareketlerden kaçınmalıyız. İleride bu tür cinayetler diplomatik sıkıntılara bile sebep olabilir. Özbekistan’la aramız yeni düzelmişken; Nadira Kadirova olayı meydana gelmiştir. Hiç bir ülke -özellikle kardeş ülkeler- ile arabozucu benzer olaylardan kaçınmalı ve sosyal medyada olumsuz kampanyalar açılmasına sebebiyet vermemeliyiz.

Türk Milliyetçisi ve “Türk Birliği”ne inanmış biri olarak; bu husustaki endişelerimi ve rahatsızlıklarımı dile getirmek istedim. Tabii ki sivil toplum kuruluşları olarak bizlere de çok iş düşmektedir.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • Mitostrateji'den Son Sözler - 25 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-2 - 18 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-1 - 11 Ocak 2026
  • İyeler ve Cinler - 04 Ocak 2026
  • Ak ve Kara İyeler - 28 Aralık 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 27
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Mayıs,Ayı ve Gazi Turhan Beyi Anma Töreni
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
 Toplumsal Yozlaşmada Nirvana
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Toplumsal Yozlaşmada Nirvana
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Eski Türklerde Hayvancılık-2
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Anneler Günü'nün Sessiz Çocukları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Tek Adama Yönelik Rejim
Ali Kemal Gül
Tek Adama Yönelik Rejim
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Niçin Türkçüyüz
Şerife Güven
Niçin Türkçüyüz
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet Etti
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet...
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür kayıp, kayıtlar eksik, projeler hayali..
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür...
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo