• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
15:25
Öğretmenlere 3 Oturumlu Yeni Sınav Görevi! Başvurular Başladı
14:35
YÖKDİL/2 2026 başvuruları başladı
14:29
Erdoğan'ın bir yetkisi daha iptal edildi
00:43
19 binden fazla polis ve amirin görev yeri belirlendi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Yaşnameler
Yayınlanma: 04 Haziran 2016 - 09:49

Yaşnameler

04 Haziran 2016 - 09:49
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

          Yaşımız altmışı geçti. Yalnız kaldığımızda veya tabiatla baş başa olduğumuzda, ister istemez dünü, bugünü ve yarını düşünüyoruz. Kendi kendimize muhasebe yapıyoruz. Bundan sonrasını, geleceğimizi, sonumuzu değerlendiriyoruz. Pazartesi günü Ramazan ayına gireceğiz. Nefse hâkim olma ve nefis muhasebesi yapma ayındayız. Allah (c.c), sağlık içerisinde oruçlarımızı tutmayı nasip eylesin.

        Bu hafta sizleri farklı bir konuya götüreceğim. Kitap okumayı çok sevdiğimi, daha önceki yazılarımda belirtmiştim. Edebi konularla ve edebiyatla da ilgiliyimdir. Canım sıkıldığında, özellikle önemli şairlerimizden şiirler okuyarak kendimi rahatlatmaya çalışırım.

       Gerek halk edebiyatımızda ve gerekse divan edebiyatımızda; şairlerimizin, âşıklarımızın, ozanlarımızın dile getirdikleri çok güzel ve önemli şiirleri vardır. Âşıklarımızın koşma tarzında söyledikleri şiirlerin bir türü de  “Yaşnameler”dir.

        Yaşnameler konusunda, akademisyenlerimizin yazdığı birçok makaleyi internette okudum. Yazıyı hazırlarken Yrd.Doç.Dr. Doğan KAYA’nın makalesinden çok yararlandığımı  belirtmek isterim. Yaşnamelere örnek vermeden önce, bu konuda bilgi sahibi olalım derim.

        Türk kültüründe insan hayatı, genellikle inişli çıkışlı bir merdivene benzetilmiştir. Her canlının ölümü mutlaka tadacak olması gerçeği, insanları farklı bir ruh haline sevk etmektedir. Çocukluk, gençlik, orta yaşlılık dönemi acı ve tatlı hatıralarla artık geride kalmıştır. Elden gelen şey derin iç çekmeler, oflamalar ve hayıflanmalardır. Bu yakınmalar, şairlerin düşünce ve duygu dünyalarında daha farklı tezahür etmektedir.

         Yaşnameleri, insan hayatının ana rahmine düşmesinden ölümüne kadar olan safhalarını -yaş kademelerine göre- anlatan destanlar olarak tarif ediyorlar. Yaş Destanı, Yaş Türküsü, Ömür Destanı, Hayat Destanı ve Vücudname gibi adlar da verilmektedir.

        Yaşname sahipleri arasında Hoca Ahmed Yesevî, Yusuf Has Hâcib ve Yunus Emre başta olmak üzere, Bedr-i Dilşad, Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal, Âşık Ömer, Mahtum Kulu, Âşık İrfan, Âşık Kurbânî, Âşık Tâlibî, Ruhsatî ve Âşık Şenlik’i sayabiliriz. Karacaoğlan ve Mahtum Kulu’nun dörder yaşnâmesi bulunmaktadır. En uzun metinse Ahmet Yesevî’nin, seksen sekiz dörtlük ihtiva eden altı “Hikmet”idir. Bugüne kadar tespit edilebilen yaşname sayısı 87’dir.

        Yaşnameleri; 1.Bütün insanları konu edinenler, 2.Kızları/kadınları konu edinenler, 3.Şairlerin kendi özel hayatlarını konu edinenler, 4.Sosyal tenkit konulu olanlar, 5.İnançla ilgili olanlar şeklinde gruplandırabiliriz. Şekillerine göre de; 1.Koşma tarzında söylenmiş, dörtlük sayıları 5 ilâ 88 arasında değişenler, 2.Beyitlerle söylenmiş, gazel veya mesnevi tarzında kafiyeli şiirler, 3.Bentlerle söylenmiş, bent sayıları 1 ilâ 14 arasında değişenler, 4.Serbest tarzda, genellikle mani, tekerleme ve bilmece gibi anonim ürünlerle söylenmiş yaşnameler olarak sayabiliriz.

         Yaşnameler, genellikle 11 hece ile söylenmekle beraber 7, 8, 12 ve 15 hece ile de yazılanlar vardır.

Yaşnameler, kurgu yönünden de çeşitlilik gösterirler. Âşıkların kimileri insanı anlatmaya 15 yaşında başlarken, kimileri de insanı ilk yaştaki, hatta anne karnındaki döneminden başlayıp 100 yaşına (abartılı şekilde 120-125-150 yaşına) kadar olan dönemi anlatırlar. Bazıları da kâinatın ve ruhların yaratılmasından işe başlar, ahiret âlemine kadar sürdürür.

       Yaşnameye örnek olarak; 8 dörtlükten oluşan Karacaoğlan’a ait bir şiir ile 29 dörtlükten oluşan ve Âşık Ömer’e atfedilen bir şiiri aşağıya aldım.

 

Karacaoğlan’dan;

Hakk'ın kandilinde gizli sır idim

Anamın beline indirdin beni

Ak mürekkep idim, kızıl kan ettin

Türlü irenklere yandırdın beni

Anamın karnında ben neler gördüm

Yedi derya geçtim, ummana daldım

Dokuz aylık yoldan sefere geldim

Bir kapısız hana indirdin beni

Ben de bildim şu dünyaya geldiğim

Tuzlandım da çapıtlara belendim

Bir zaman da beşiklerde eğlendim

Anamın sütüne kandırdın beni

Beş yaşında akıl geldi başıma

On yaşında gider oldum işime

Varıp ta değince on beş yaşıma

Bir kuru sevdaya yeldirdin beni

On beş yaşadım, yirmiye yol oldu

Otuzunda çevre yanım göl oldu

Kırk yaşadım, hayrım, şerrim bell'oldu

Hayrımı, şerrimi bildirdin bana

Ellisinde yaşım yarısın geçti

Altmışında yoluna yokuş düştü

Yetmişinde biraz tebdilim şaştı

Mertebe mertebe indirdin beni

Sekseninde beratçığım yazıldı

Doksanında kan damarım üzüldü

Yüz yaşında azalarım çözüldü

Bir sabi masuma döndürdün beni

Karac'oğlan der ki, yaktın yandırdın

Ecel şarabın verdin kandırdın

Emreyledin Azrail'i gönderdin

Hiç de doğmamışa döndürdün beni

 

Aşık Ömer’den;

 

Tanrı bir kişiye evlâd verince

Kemâl-i lutfundan bergüzâr olur

Sulb-ı pederden tâ mâdere erince

Ol sadeften lü’lü-i şehvâr olur

Şehvâr olunca sırr-ı pinhânda

Alâkası var mı cesed ü cânda

Bir zamân kan ola ana karnında

Gün-be-gün fark eyleyüben var olur

Var olıcak o toprak kana kanar

Melekler etlerin benlerin sunar

Aydan aya a‘zâlar onar onar

Şöyle bil kim el ayağı çâr olur

Çâr olunca hem endâmı düzülür

Hayrı şerri pinhânına yazılır

Yazılan takdîrde deme bozulur

Hâlık ne der ise öyle var olur

Var olıcak muhabbeti varadır

Kiminin kanı ak kimi karadır

Dest-i kudret kalbi imdi varadır

Onda nutkun aşkı nûr envâr olur

Nûr envâr aslında nûr imiş meğer

Gönül zikr-i Hakk’ın beynine değer

Dokuz ay on günde anadan doğar

Ağlar iken dünyâ başna dar olur

Dar olıcak ol mehd içre sarılır

Gâhi güler gâhi ağlar darılır

Türlü türlü câmelere sarılır

Sanman onu her dem bî-medâr olur

Bî-medâr birinde bilmez bendini

İkisinde emer sükker kandini

Üç yaşında bilir kendi kendini

Dört yaşında âsân haberdâr olur

Haberdâr olıcak bilir yaşını

Altısında hem fark eder işini

Yedi yaşında değişir dişini

Sekizinde gonca gül‘izâr olur

Gül‘izâr dokzunda sünnet düğünü

On yaşında batar aşkın dikeni

On bir yaşında gör hûblar beğini

On ikide gamze sitemkâr olur

Sitemkâr olduğun on üçte bilir

On dörtte hûbluğu kemâlin bulur

On beşinde akl-ı bülûğa gelir

On altıda birisiyle yâr olur

Yâr olunca on yedide sarılır

On sekizde yârân ile sorulur

On dokuzda aşk okuyla urulur

Yirmisinde bülbül gibi zâr olur

Zâr olunca yirmi birde ötüşür

Yirmi ikisinde yanar tutuşur

Yirm’üçünde yiğit olup yetişir

Yirmi dördünde şikâr-sâlâr olur

Şikâr yigirmi beş yaşında hemân

Yirm’altıda vermez hasmına amân

Yirmi yedi yaşna girdiği zamân

Yirmi sekizinde şehsüvâr olur

Şehsüvâr yirmi dokuzunda coşturur

Otuzunda aklı başa devşirir

Otuz birde hem kelâmın pişirir

Otuz ikisinde yâdigâr olur

Yâdigâr otuz üç yaşında ey cân

Otuz dört yaşında misl-i kahramân

Otuz beş yaşında şöyle kemâ-kân

Otuz altısında kemâldâr olur

Otuz yedisinde bilir temâmet

Otuz sekizinde bilir rehâmet

Otuz dokuzunda bulur kemâlet

Kırk yaşında tamâm akıldâr olur

Akıldâr kırk birde hayırlı işe

Kırk ikide nakl eder geleni başa

Kırk üçte gerek az gerek çok yaşa

Kırk dörtte ölümden haberdâr olur

Kırk beşinde olur ağrıyan başı

Kırk altıda sinrecek olur dişi

Geçince şöyle bil kırk yedi yaşı

Kırk sekizde gün gün ihtiyâr olur

Kırk dokuzda hemân şöyle üşenir

Ellisinde damarları boşanır

Elli birde hem eğilir döşenir

Elli ikisinde şermsâr olur

Şermsâr elli üçünde eyler efgânı

Elli dördünde [hîç] kalmaz dermânı

Elli beşte fikr eder geçen zamânı

Elli altıda çeşmi yaşı nisâr olur

Nisâr elli yedide gözden yaş gelir

Elli sekizinde mihnet duş gelir

Elli dokuzda yıkılmak hoş gelir

Altmışında pervâne-i nâr olur

Nâr olunca altmış beşte zikr her an

Yetmişinde murâdın vere Sübhân

Yetmiş beşte günâh bağışlar inan

Sekseninde dilde istiğfâr olur

İstiğfâr seksen beş artar efgânı

Doksanında kalmaz imiş dermânı

Doksan beş yaşında verince cânı

Yüz yaşında cihândan güzâr olur

Güzârlayın öğrendiyse zikire

Eğer uydu ise şeytânî fikre

Cevâb veremezse Münker Nekir’e

Ol demde ona kim [yârân] yâr olur

Yâ Rabbi zikirden dilim şaşırma

Gözlerimden firkat âbın taşırma

Bizi korkulara salıp düşürme

Bun deminde bize kim medâr olur

Medârdır keremim ey kerem kânı

Rahmetle yarlıga ehl-i îmânı

Âsân eyle bize sü’âl mîzânı

Yüzü kara mü’min kula âr olur

Âr çektirme bize ey azîz Yezdân

Nasîb et son demde zerrece îmân

Sırât üzre kadem bastığım zamân

Meded senden ondan düşen nâr olur

[Ey] ÖMER cihâna aldanma her an

Kopmuş bil kendini mahşerde hemân

Şefî olur ise Hazret-i Sultân

Ol insâna müjde berhudâr olur

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

  • Büyük Türk Kağanlığı-2 - 14 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı - 07 Haziran 2026
  • Asr-ı Saâdet Dönemi - 31 Mayıs 2026
  • Yeryüzünde Gezin Dolaşın!.. - 24 Mayıs 2026
  • Türk Milletinin Kültürel Değerleri - 17 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 28
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Türk ve Türkçe Giderse Türkiye Kalır mı?
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memur ve Emeklisine Ek Zam İçin Daha Ne Bekliyorsunuz?
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Fındık Araştırma Enstitüsünü Eleştirdik, Şimdi de Hakkını Verelim...
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Kültür Ve Sanata Dair
Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
LGS üzerine!..
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Okullarda Görünmeyen Şiddet: Mobbing
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Okullarda Görünmeyen Şiddet: Mobbing
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-2
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Trabzon 14 Yıldır Kimsesiz Kaldı!
Orhan KILIÇOĞLU
Trabzon 14 Yıldır Kimsesiz Kaldı!
Coğrafya Kader midir?
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Coğrafya Kader midir?
Hicri Yeni Yıla Girerken
Ali Kemal Gül
Hicri Yeni Yıla Girerken
14 Mayıs Seçiminin Mesajı: Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılını Da Türk Milliyetçileri İnşa Edecektir
Türk Ocakları'ndan
14 Mayıs Seçiminin Mesajı: Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılını Da Türk Milliyetçileri İnşa Edecektir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Huzura Hasret Bayramlar
Köksal Cengiz
Huzura Hasret Bayramlar
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Şevket Sezer
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Çok Okunan Haberler
Pendik'te Folklor Kurumu'ndan
Pendik'te Folklor Kurumu'ndan "Gönülden Ele" Uygulamalı En Sanatları...
Cuma günü okullar tatil edildi
Cuma günü okullar tatil edildi
783 kişilik temizlik kadrosuna 120 bin başvuru
783 kişilik temizlik kadrosuna 120 bin başvuru
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo