• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
15:25
Öğretmenlere 3 Oturumlu Yeni Sınav Görevi! Başvurular Başladı
14:35
YÖKDİL/2 2026 başvuruları başladı
14:29
Erdoğan'ın bir yetkisi daha iptal edildi
00:43
19 binden fazla polis ve amirin görev yeri belirlendi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Yeniçeri Ocağının Kuruluşu-1
Yayınlanma: 31 Ağustos 2016 - 18:52

Yeniçeri Ocağının Kuruluşu-1

31 Ağustos 2016 - 18:52
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

 

 

Dr. Erdal Küçükyalçın’ın “Turna’nın Kalbi (Yeniçeri Yoldaşlığı ve Bektaşilik)” adlı kitabından alıntılar yaparak “yeniçeriler” konusuna devam edelim.

 

“Atlı ve hareketli olan akıncılardan farklı olarak kuşatma savaşlarında kullanılmak üzere bir piyade birliğine olan ihtiyacın ilk işaretleri Orhan Bey (1326-1359) zamanında belirmişti. 1362 yılı civarında I. Murad, Pençik Kanunu’nu, yani Beşte Bir Kanunu’nu yürürlüğe koyarak, seferlerden getirilen beş esirden birinin devlet adına toplanması esasına dayalı aynî bir vergi ihdas etmiştir. Devşirme sistemi pençikindirek takipçisidir.

 

Bir Türkleştirme sürecine ihtiyaç duyuyorlardı. Sorunu, toplanan çocukları Türkçeyi, Türk adetlerini öğrenmeleri ve “belaya mutad” olmaları, yani zorluklara göğüs germe kapasitelerini artırarak güçlenmeleri için “Türk’e vermek” yoluyla çözmüşlerdir. Kavanin-i Yeniçeriyan “belaya mutadolmak” terimini en büyük “bela” sayılabilecek savaşın zorluklarına sızlanmadan dayanabilmek anlamında kullanır.

 

Kavanin-i Yeniçeriyan aynı zamanda bu çocukların verileceği Türk’ün bir tanımını da yapmaktadır. “Türk’ün, Türkçe konuşan köylüler olduğu sonucuna ulaşıyoruz.Unutmamak gerekir ki devşirme çocukları Türk’e vermekteki amaç, onları Türkleştirmekti. Bir “Türkleştirme süreci”  olarak devşirme, sultanlığın gayrimüslim tebaasına uygulanmak üzere planlanmamıştı. Bu da bize Osmanlılar açısından Türk kimliğinin yalnızca kanbağından geçen etnik bir kimlik olmayıp Türk doğmadan da Türk olunabildiğini düşündüklerini gösteriyor.

 

Oğlanlar şahadet parmaklarını kaldırarak kelime-i şehadet getirir Müslüman olurlar sonra da sünnet edilirlerdi.

 

İlm-i kıyafede (Fiziksel görünüşten karakter tahlili yapma bilimi) uzmanlaşmış görevliler tarafından bazıları seçilerek sultanın şahsi hizmeti için ayrılır, saraydaki Enderun okuluna alınırlar; başka bazıları padişaha ait bahçe ve bostanlarda çalışmak üzere Bostancı Ocağı’na verilirler ve nihayet geriye kalanları yedi-sekiz yıl sonra çağırılmak üzere Türk’e verilirlerdi.

 

Her halükârda oğlanlar günün birinde başkentten “torba”ya girdikleri anlamına gelen bir çağrı alırlardı. Torbaya girmeleri Acemi Ocağı’na kabul edildikleri ve yeniçeri yazılmak için İstanbul’a götürülecekleri anlamına geliyordu.Acemiler gerçek bir yeniçeri olabilmek için sabırla sıralarını beklemek zorundaydılar; çünkü bu ancak bir yeniçerinin ölmesi ya da yaralanma veya yaşlılık nedeniyle emekli olmasıyla mümkündü. 

 

Hıristiyan doğmuş çocuklar sonunda İslâm’ı korumaya ve Osmanlı ordusunun “kalb”ini oluşturmaya hazırdırlar. (“Kalb” terimi Osmanlı ordusunun merkezini teşkil eden ve padişahı savaş alanında çevreleyen yeniçeriler için kullanılan askeri bir terimdi.)

 

Kapıya çıkmak; bedergâh olmak (dergâha girmek) yani yeniçeri olmak, yeniçeri karargâhına kabul edilmek demekti.Karargâha katılmak üzere çağrıldıklarında acemi oğlanlar görevlendirildikleri ortanın odasının bulunduğu yere bağlı olarak Eski veya Yeni Odalara bu kapılardan birinden girerlerdi. (Başçavuşun enselerine bir tokat vurması, odalarına kadar koşturmak, önce varanın kıdemli “eski” sayılması gibi bazı gelenekler uygulanırdı.) Bu, acemilerin Ocak rütbe ve terfi sistemine attıkları ilk adımdı. Artık acemi oğlanı değil kara kollukçu namıyla yeniçeri acemisiydiler. “Yoldaş” olarak çağrılma hakkını kazanmış olurlardı.

 

Gerçek savaşa en yakın spor biçimi olması nedeniyle, Ocağın askeri organizasyonunun temelinde avcılık yatmaktadır. Zağarcıbaşı, seksoncubaşı, turnacıbaşı ve sekbanbaşı komutaları altında av amacıyla yetiştirilen çok sayıda ve değişik türde köpeklere sahipti. 

 

Ocağa yeni giren acemiler her odanın aşçıbaşına teslim edilirlerdi. Yani aşçılar yalnızca yemek yapmakla uğraşan basit mutfak görevlileri değil, aynı zamanda İslâmî, Bektaşî ve ananevî ahlâkî değerlerin korunmasından sorumlu muhafızlar olarak saygın birer subaydılar.

 

Her sabah Yeni Odalar’daki Et Meydanı’nda çok ilginç bir etkinlik yapılmaktaydı. Olay bir ritüel ile atletik bir koşu yarışının karışımıydı. Bu etkinliğe “seğirdim” adı veriliyordu. Her orta ve bölükten bu yarış için “seğirdim aşçıları” adıyla en hızlı koşucular seçiliyordu. Ödül hedefin kendisiydi: Meydanın diğer ucunda yaklaşık 300 metrelik bir uzaklıkta tek başına duran Hıristiyan bir kasabın elinde tuttuğu bir koyun. Koyuna ilk dokunan kişi yarışı kazanmış oluyordu. Kazanan bu koyunu alarak orta veya bölüğüne dönüyor, yoldaşlarına fazladan bir şölen hediye etmiş oluyordu.

 

Bu törenler koşucu acemilerin yetiştirilmesini üstlenmiş bir nevi koçları olan aşçıbaşılar için de gösteriş yapma fırsatı olarak görülmüş olmalıdır. Bütün bu süreç Meydan Tekkesi’nde hizmetin aşçıların kariyerinde sahip olduğu önemi göstermektedir. Bu hizmet önemliydi, çünkü Et Meydanı Tekkesi’ne bir kez girmeyi başarabilen bir aşçı için yüksek rütbelere giden yol tamamen açılmış olurdu. Yüksek rütbeye uzanan tek kısayol kışlalarda her sabah yapılan seğirdim yarışlarında yüksek performans gösterek seğirdim aşçısı olmaktı.

 

Balkanlar’da Bektaşi tekkelerinin yaygınlığı sayesinde sağladıkları hareket serbestisiyle birlikte düşünüldüğünde yerel lehçeleri konuşabilme ve bir derviş gibi davranabilme yetenekleri onları gizli görevler için biçilmiş kaftan yapıyordu. Üstelik hızlı koşabilmek ve antrenmanlı olmak da bir casus için faydalı meziyetler olsa gerekti.

 

Et Meydanı Tekkesi mezunlarının ayrıca solak olarak padişahın yakın korumasına da verildiklerini anlıyoruz.(Solaklar; belagat yeteneğine sahip, cesur, güçlü, uzun boylu, deneyimli ve saygın yeniçeriler arasından seçilirdi.) Et Meydanı Tekkesi yeniçeri seçkinleri için bir “kurmay akademisi” ya da başka bir deyişle seğirdim aşçılarının karizmatik çavuşlara dönüştürüldüğü bir okul olarak hizmet vermekteydi.

 

Yeniçeri teşkilatının omurgasını çavuşlar oluştururdu. Doğrudan komutanları olan başçavuş ile birlikte Osmanlı yüksek komuta mekanizmasının gözleri, kulakları, ağzı ve kollarıydılar. Tüm yeniçeriler onlardan korkar ve saygı duyarlardı.”

 

Haftaya devam…

 

Yazarın Diğer Yazıları

  • Büyük Türk Kağanlığı-2 - 14 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı - 07 Haziran 2026
  • Asr-ı Saâdet Dönemi - 31 Mayıs 2026
  • Yeryüzünde Gezin Dolaşın!.. - 24 Mayıs 2026
  • Türk Milletinin Kültürel Değerleri - 17 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 28
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Türk ve Türkçe Giderse Türkiye Kalır mı?
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memur ve Emeklisine Ek Zam İçin Daha Ne Bekliyorsunuz?
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Fındık Araştırma Enstitüsünü Eleştirdik, Şimdi de Hakkını Verelim...
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Kültür Ve Sanata Dair
Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
LGS üzerine!..
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Okullarda Görünmeyen Şiddet: Mobbing
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Okullarda Görünmeyen Şiddet: Mobbing
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-2
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Trabzon 14 Yıldır Kimsesiz Kaldı!
Orhan KILIÇOĞLU
Trabzon 14 Yıldır Kimsesiz Kaldı!
Coğrafya Kader midir?
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Coğrafya Kader midir?
Hicri Yeni Yıla Girerken
Ali Kemal Gül
Hicri Yeni Yıla Girerken
14 Mayıs Seçiminin Mesajı: Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılını Da Türk Milliyetçileri İnşa Edecektir
Türk Ocakları'ndan
14 Mayıs Seçiminin Mesajı: Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılını Da Türk Milliyetçileri İnşa Edecektir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Huzura Hasret Bayramlar
Köksal Cengiz
Huzura Hasret Bayramlar
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Şevket Sezer
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Çok Okunan Haberler
Pendik'te Folklor Kurumu'ndan
Pendik'te Folklor Kurumu'ndan "Gönülden Ele" Uygulamalı En Sanatları...
Cuma günü okullar tatil edildi
Cuma günü okullar tatil edildi
783 kişilik temizlik kadrosuna 120 bin başvuru
783 kişilik temizlik kadrosuna 120 bin başvuru
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo