• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
01:43
20 gümrük memuru gözaltında
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
  3. 3 Mayıs Türkçüler Günü
Yayınlanma: 11 Mayıs 2019 - 21:46

3 Mayıs Türkçüler Günü

11 Mayıs 2019 - 21:46
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
3 Mayıs Türkçüler Günü
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Herşeyde hukuk

 

Her milletin bir milli ülküsü olmalıdır.Milli şuura sahip sahip olmayan her millet, sürüden ve yığından farkı olmaz.Tarihe mal olmuş her davanın bir ülküsü vardır. Ülkü değerlerini, maddeden ve inançtan manaya taşıyan, düşünceden teoriye, fiiliyattan aksoniyerliğe yükselten, gönül erleri, dava adamları dediğimiz ülkücüleri vardır.

 .

Ülkücüleri olmayan hiçbir dava omuzlarda yükselmez...İnsanı var eden ve bütünleştiren değerleri ayakta kaldıkça, kökleşen duygular güçlendikçe, milliyet duygusu da mütemadiyen devam edecektir..

 .

Türk milletinin gücü de, zaafı da hemen hemen aynı merkezde saklıdır.Türk milleti, güçlü, dirayetli, Türk gibi düşünen güçlü lider ve idareci kadrosuna sahip olduğu her zaman, coğrafyasında, dünya tarihinde hükümran olmuş ve büyük devletler kurmuş, yaşadığı çağa kafa tutmuştur. Bunun tersinde ise zaafa uğramıştır...

 .

Tarih kurmuş, tarih yapmış, yaşadığı her çağa damgasını vurmuş asil millet olmanın getirdiği bir çok hasletler mevcuttur şüphesiz...Türk Milleti, bağımsızlığına düşkündür, karakter sahibidir, idealisttir, bir o kadar hürriyetine düşkün olmanın yanında disiplini de sever..Sabırlıdır, devletinin ve milletinin bekası için katlanamayacağı ızdırap çekemeyeceği hiçbir sıkıntı yoktur..

Lakin; bu özelliklerin anlamayan veya suiistimal eden iç ve dış düşmanlar, Türk milleti hakkını aramaya karar verdiği gün; önünde hiçbir engelin duramayacağını ve o gün Türk’ün tam bir BOZKURT olduğunu da göreceklerdir...

 .

Milletimizi yükselten milli değerlerimizin, zaman zaman kesintiye uğradığı zamanlar da olmuştur mutlaka...İmparatorluk coğrafyamızda asli kurucu unsur olan Türkler; zaman içinde horlanmış, dışlanmış, adeta kendi adını ve Türk olduğunu söylemekten bile aciz hale getirildiği zamanlar da vardır!... Kendilerini inkar etmeseler bile Türk yerine ‘’ Osmanlı’’ adını kullanmışlardır!...Halbu ki, ‘’ Osmanlılık..’’, Türk soyundan olan Osman oğullarının yönetimine verilmiş bir isimdir..

 .

Tarihin en büyük dört imparatorluğundan biri olan Osmanlı Türk İmparatorluğu 623 yıllık zamanda ve devletin içinde çok sayıda azınlıklar ve tebaa olmasına rağmen hemen hemen bütün savaşlarını Türkler yapmıştır diyebiliriz...Zaman içinde devlet zayıfladıkça ayakta tutabilmek ve azınlıkların kopmasını önlemek adına, sayısız tavizler verilmiş; bütün azınlıklar milliyet mücadelesine girmişken asli unsur Türk milleti adını söyleyememiş, mefküresiz ve idealsiz bırakılmış, nasıl ne yapacağını, nasıl davranacağını bilememenin acziyetini yaşamıştır!..

 .

İşte bu hal içinde, Tarihten ve Osmanlı’dan acı tecrübelerle; devletimizi kuran irade, Cumhuriyet Türkiyesi’nin felsefesini milliyetçilik mefküresi esas alınarak bu eksen üzerinde kurmuştur...

 .

Fakat; Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran felsefi irade, milliyetçilik ülküsüne dayanmış olsa da; 2.Dünya Savaşının getirmiş olduğu soğuk atmosfer, milliyetçilere karşı her türlü iftira kampanyasının oluşmasına da kapılarını açmıştır..

 .

Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Türkiyesi laik temeller üzerinde ve halkın değerleriyle bütünleşen, İslam’ı reddetmeyen, akılcılıkla İslam’ı bütünleştirerek İslam’ın özüne dönen, Arap taassupçuluğundan uzak, hakiki İslam’a önem veren, din adı altında milli iradeyi dışlamaya da izin vermeyen bir din anlayışını benimsemiş, halkın inançlarına, mabetlerine, töresine karışmamış ve de saygı duymuştur...

 .

Atatürk’ün ölümünden sonra laik düzende ki İslam’a saygılı anlayış; kısmen dini arka planda gören " Tanrıcılık.." anlayışına (Deizm’e) kaydığı gözlenmiştir...Biraz da devleti idare eden kadro ülkeyi savaşa sokmamak için, savaştan önce HİTLER’E, savaştan sonra da STALİN’E dost ve şirin görünme politikaların uygulanması milli eğitimde köklü değişiklikler getirmesi o zaman ki TÜRK MİLLİYETÇİLERİNİ derin endişelere sokmuştur..

 .

Savaşın sonunda Nazi Almanyası’nın yenilmeye başlaması ve Sovyetlerin kurtuluş savaşında ki yaptığı yardımlar (esasen bu yardımların çoğuna yakını SSCB birliği içinde ki Türkler tarafından yapılmıştır, Sovyetler aracı olmuştur...) Sovyet Rusya’nın ülkemizde kurduğu sanayi tesisleri gibi sebepler de nazara alınarak, iktidar yanlısı aydınlar milliyetçilik karşısı söylemleri geliştirmişler ve iftira kampanyası başlatmışlardır..

 .

İnönü iktidarını destekleyen bir çok yarı aydın kesim Türk milliyetçilerine karşı, ‘’..FAŞİST, IRKÇI, TURANCI...’’ damgalarını vurarak saldırarak iktidarı kışkırtmayı başarmışlardır...

****

 Her olay bulunduğu zaman içinde ki şartlara göre değerlendirilmesi gerekir. Maksadımız geçmişin acı yaralarını kaşımak olmasa da o günkü olayları kısaca hatırlatmadan 3 MAYIS’IN MANA ve ÖNEMİNİ DE anlatamayız..

 .

Zamanın Başbakanı ŞÜKRÜ SARAÇOĞLU aslında milliyetçi bir kişidir. Hatta mecliste ki bir konuşmasında; ‘’... Türk’üz, Türkçüyüz,Türkçülük bizim için bir kan meselesi olduğu kadar bir kültür meselesidir...’’ diyecek kadar o zaman ki devletin politikasına ters düşen etkili söylemlerde bulunmuştur..

 .

Fakat CHP iktidarının çift yönlü politikaları ve siyeseti yüzünden, Milli Eğitim’de KOMÜNİST fikirlerin yayılarak, müfredat kitaplarına girdiği ve o zaman ki sol düşüncenin etkisiyle Türk milli kültürü yerine ENTERNASYONEL kültürün esas alınması, vatansever ve milliyetçi cenahta derin endişeler meydana getirmiştir..

 .

NİHAL ATSIZ’IN ORKUN dergisinde, Başbakan’a yazdığı iki açık mektupla, komünist faaliyetlerin ve milli kültüre cephe alanların deşifre edilmesi olayların fitilini ateşlemiştir..

 .

Milli Eğitim Bakanı Sebahattin Ali ile Sadrettin Celal’ın yıkıcı ve Sovyet yanlısı faaliyet ve ihanetlerini, NİHAL ATSIZ belgelerle ispatlamıştır..Bunun üzerine Sebahattin Ali, Atsız aleyhine davalar açmıştır..Mahkeme günü olan 3 Mayıs 1944’de binlerce milliyetçi Üniversite talebeleri muhteşem bir nümayişle aynı gün komünizmi lanetlemişlerdir..

 .

3 Mayıs 1944, Türk milliyetçilerinin ideallerini yaşatma uğruna, bedenlerinin tabutluklara sokulduğu, fikirlerinin ise bir ideoloji haline gelerek sınırların dışına taştığı bir dönemin adı olmuştur...

 .

Türk milliyetçilerinin tabutluklarda işkencelere uğraması milat sayılarak, milliyetçi düşüncenin aksiyoner hale gelmesinde kanatimizce tarihimizde İKİNCİ ERGENOKON olmuştur..

 .

 Devletin içine , yapısına ve tüm okul kitaplarına kadar giren Türk düşmanlığı ve her fırsatta milliyetçileri küçük düşüren ve iftira atılan yayınların yapılması, milliyetçilerin sürekli, KAFATSÇI, FAŞİST, IRKÇI gibi ithamlara maruz kalınması karşısında edebiyat öğretmeni NİHAL ATSIZ, tarihi uyarı mektuplarını yazmak zorunda kalması bir döneme adını vurmuştur.Hedef aldığı kişi zamanın Milli Eğitim Bakanı Sebahattin Ali dir..

 .

Nihal Atsız- Sebahattin Ali davasının ikinci duruşması Ankara’da 3 Mayıs 1944 günü yapıldığında, bütün Ankara meydanları, taşradan gelen milliyetçilerin desteği ile de dolmuş taşmış, adeta Ankara o güne kadar böyle bir gün görmemiştir..

 .

Milliyetçiler dövülmüş, yaralanmış, fakat geri adım atmamışlardır. Adliye salonu almamıştır. Zamanın iktidarı ve Cumhurbaşkanı İnönü, milliyetçilerin uyanış ve şahlanışından fena halde ürkmüş olduklarını vermiş olduğu demeçlerde görülmektedir..İnönü 19 Mayıs 1944’de yaptığı tarihi konuşmada, devam eden davanın Savcısı olduğu fikri ayan beyan ortaya çıkmıştır...

 .

Artık bu konuşmadan sonra, iktidar milliyetçi avına çıkarak tutuklamalar başlamıştır..Her biri birkaç m2 tabutluklarda ve başlarında 500 voltluk ampullerle ve çeşitli şekilde işkencelere maruz kalmışlardır..

 .

Başta NİHAL ATSIZ, BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ, NEJDET SANCAR, ZEKİ VELİDİ TOGAN, REHA OĞUZ TÜRKKAN, ORHAN ŞAİK GÖKYAY, FETHİ TEVETOĞLU ve bir çokları ‘’IRKÇILIK VE TURANCILIK’’ davasından yargılanarak beraat etmişleridir.. Ama işkenceler sonucunda sakat kalanlar da çok olmuştur...

 .

3 Mayıs 1944, Türk milliyetçiliğini unutturmak ve kazımak isteyen o zaman ki devlet politikasına meydan okumanın adıdır. Davanın başından sonuna kadar Nihal Atsız asla en ufak bir taviz vermemiştir..

 .

Rahmetli Başbuğumuz TÜRKEŞ tarafından, 3 Mayıs TÜRKÇÜLER günü ilan edilmiştir.. Bu günü ‘’ Milliyetçiler Günü’’ olarak değiştirmek ve sulandırmak isteyenlerin niyetleri bize göre kasıtlıdır ve başaramazlar...

 .

Milliyetçilik her milletin özüne mahsus ve milletini sevmek olan idealin adıdır. Türkçülük asla İslam’ın emirlerine aykırı bir ırkçılık sayılamaz ve değildir. Dünyanın her ülkesinde ki din adamları milliyetçi iken maalesef tek istisna, bizde ki din adamlarımızın pek çoğu, İslam’a mal ederek ve bir suçmuş gibi milliyetçilere ve milliyetçi olmaya karşıdır...

 .

Arap’çı olmaya veya başka etnik kökenlere aidiyet duymak şeklindeki milliyetçilik olara göre masumdur ve serbesttir ve bu manada ki milliyetçiliğe karşı değildirler...

Dinci, siyasal İslamcılara göre, yasak olan tek milliyetçilik Türk milliyetçiliğidir!.. Ne düşünürlerse düşünsünler, bizim için de çok o kadar önemli değil!..Bu konu ayrıca üzerinde durulması gereken bir husus olduğu ve kökleri tarihe dayandığından ayrı bir inceleme konusudur...

 .

3 Mayıs Türkçüler Bayramını, Milliyetçiler Bayramı olarak değiştirmek ve sulandırmak isteyenler bize göre kasıtlıdır ve başaramazlar. Milliyetçilik her ayrı milletin ideallerine sahip çıkmanın ve milletini sevmenin adıdır.

 .

 Oysa Türk milliyetçiliği, Türk Milletine aidiyet duygusu ile bağlanan , Türk milletine mensup olma şuurunu taşıyan, kendisini Türk gibi hisseden herkesin bağlı olduğu düşüncenin adıdır..

 .

 Bu vesile ile 3 Mayıs Türkçüler Günü, Türk Milletine kutlu olsun..Ne mutlu Türk’üm diyene...

Yazarın Diğer Yazıları

  • ''Ne Sen Beni Gördün, Ne de Ben Seni…'' - 18 Temmuz 2026
  • Türk'ün ilk başbuğlarından Bilge Kağan'dan, son başbuğ Atatürk'e uzanan milliyetçilik düşüncesi. - 30 Haziran 2026
  • Coğrafya Kader midir? - 29 Mayıs 2026
  • Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce - 18 Nisan 2026
  • İsrail İdeolojisinin Temeli Ve Siyonizm Gerçeğini İyi Anlamak… - 05 Nisan 2026
  • Bir Tatil Masalı - 09 Mart 2026
  • İnsan Olabilmenin Sessiz Yükü - 31 Ocak 2026
  • İç Derinlikleriyle Yalnızlaşan İnsan - 14 Ocak 2026
  • İnsan Denen Meçhul!... - 04 Ocak 2026
  • Aldatma ve Aldatılmanın Psikolojisi - 15 Aralık 2025
  • Anayasa'nın 66.Maddesinde İfadesini Bulan Milli Kimlik Tanımı, Etnik Ayrıştırmadan Uzak Hukuki Bir Tanımdır - 08 Aralık 2025
  • Tarih Sahte Ve Çakma Milliyetçileri Affetmeyecek... - 30 Kasım 2025
  • Dini Kullananlar Dine Zarar Vermektedir - 04 Kasım 2025
  • ATATÜRK'ÜN DİN ANLAYIŞI (3) - 29 Ekim 2025
  • Atatürk'ün Din Anlayışı - 23 Ekim 2025
  • Yeter ki Sabır Taşmasın... - 20 Eylül 2025
  • Türk Toplumunda Ki Sosyal Çürüme Derinleşiyor - 17 Ağustos 2025
  • Sayın Özgür Özel, Seçmenlerinin Ve Milletin Umudunu Tüketme!.. - 01 Ağustos 2025
  • Adaleti Geçtik De, Hukuk Bunun Neresinde? - 26 Temmuz 2025
  • Siyonizm Nedir Ve Siyonizmin Tarihçesi - 23 Haziran 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 10
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Mazlumların Kanı Petrolden, Altından Daha Değerlidir!
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
MEB Şube Müdürlerinin İdari Amirlik Yetkisi Hiyerarşinin Vazgeçilmez Unsurudur
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Kime Güveneceğiz!
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Derin Sohbet
Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Yetkiliyi Değil Yetkisizi Suçluyoruz
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
STK Anlayışımız ve Yardımlarımız
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Linkoln, Mao Size; İnatçı Kahraman Ağa Bize
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-7
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Öğretmen Ne Yapsın?
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Öğretmen Ne Yapsın?
Sri Lanka Kandy Seyahati
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Kandy Seyahati
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Misafir Yazılar
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
Orhan KILIÇOĞLU
Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
''Ne Sen Beni Gördün, Ne de Ben Seni…''
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
''Ne Sen Beni Gördün, Ne de Ben Seni…''
Türk Milliyetçilerinde Zihniyet Değişimi
Ali Kemal Gül
Türk Milliyetçilerinde Zihniyet Değişimi
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Türk Ocakları'ndan
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Meğer Ölmüşüz de Haberimiz Yok!
Şerife Güven
Meğer Ölmüşüz de Haberimiz Yok!
Destanlar Burcundayım!
Köksal Cengiz
Destanlar Burcundayım!
Tarih İdeolojiyle Değil, Belgelerle Yazılır: "Kurtuluş Savaşı" Kavramı Üzerine
Şevket Sezer
Tarih İdeolojiyle Değil, Belgelerle Yazılır: "Kurtuluş Savaşı" Kavramı Üzerine
Çok Okunan Haberler
Danıştay yürütmeyi durdurdu: Hukuk fakültesi barajı yeniden 125 bin
Danıştay yürütmeyi durdurdu: Hukuk fakültesi barajı yeniden 125...
Dışişleri'nden Yunanistan'ın Türk okullarını kapatma kararına tepki
Dışişleri'nden Yunanistan'ın Türk okullarını kapatma kararına...
Öğrenci affı TBMM'den geçti: Kimler yaralanabilecek?
Öğrenci affı TBMM'den geçti: Kimler yaralanabilecek?
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo