• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
09:47
MEB okul yönetmeliğini baştan sona değiştirdi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
  3. Siyasal İslamcılığın yenilgisi (1)
Yayınlanma: 25 Ocak 2021 - 23:49

Siyasal İslamcılığın yenilgisi (1)

25 Ocak 2021 - 23:49
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Siyasal İslamcılığın yenilgisi (1)
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Herşeyde hukuk





Siyasi İslamcılık kişilerin gerek özel hayatlarında gerekse kişisel hayat dışında, sosyal ve politika alanlarında yol göstermeyi hedefleyen, ‘ ideolojik- politik hareketler’ in bütünlüğü olarak değerlendirilebilen bir görüştür.

İslam dünyasında, Siyasi İslamcılık görüşünü her mezhep kendine göre yorumlamaktadır. Yani Vehhabi İslamcılığı- İran’cı İslamcılık- Selefi İslamcılık- Sufi İslamcılık gibi farklı yorumları da mevcuttur. Siyasi İslamcılığı savunanların ittifak halinde bir fikir birliğinden söz edilemez.

Temelde ise, Siyasal İslamcılığın hukuk alanında, şeriat düzenine dönmek gibi ortak hedefleri söz konusudur.

Bu akımın fikir babası ve kurucusu olduğu savunulan Seyyid Kutup’un ideolleştirdiği ‘ Müslüman Kardeşler’ örgütünün yaptıkları, yaşadıkları ve geldikleri siyasal çizgi ile savundukları fikirlere ve değerlere tezat teşkil ettikleri ittifakla sabit hale gelmiştir. Çok iyi biliyoruz ki, Siyasal İslam millet gerçeğine değil, ümmete önem vermektedir.

TÜRKİYE’DE SİYASİ İSLAMCILIĞIN KISA ÖZGEÇMİŞİ

Bugün yaşadığımız süreci ve yaşananları daha iyi anlayabilmek için, Siyasal İslam’ın Türkiye serüvenini doğru değerlendirmekten geçer. 1950’lerdeki Menderes iktidarlarından günümüze kadar olan süreç içerisinde devlet, Siyasi İslamcılığın gelişip ve güçlenmesine birinci derecede en önemli etkeni olmuştur.

Bilhassa 12 Eylül döneminde Milliyetçi ve Ülkücüler adeta bir silindir gibi ezilmiştir. Bunun yanında sol kesime mensup devrimciler de bu hesaplaşmadan hissesini alarak ezilen kesim olmuştur.

Dönem iktidarının, ‘’ karıştır, barıştır’’ felsefesince ceza evlerinde kasten aynı yataklarda yatmak zorunda bırakılan, işkencenin her türlüsüne maruz kalan bu kesimlerin dışında, kendilerince etliye sütlüye karışmayan bir ‘’Ilımlı İslam’’ gençlik gurubu da vardır ki, Üniversitelerde ve sokaklarda sözüm ona hiçbir harekete karışmayan ve kendi hallerinde saf ve masum görüntüsü altında, siyasal islam’ın hızla gelişip güçlenmesine yol açtı.

Saf ve masum tabirini bilerek kullanıyorum. Mezun olduğum Ankara Gazi Eğitim sol kesimce işgal edilip hiçbir ülkücünün okullarına gidemediği veya kelle koltukta zorla gidebildiği o yıllarda, Akıncılar gurubuna mensup bu dini bütün arkadaşlarımız! hiçbir müdahaleye ve kaba kuvvete maruz kalmaksızın okullarına gitmişlerdir. Kendileri gibi düşünmeyen solun devrimci kuşağı da siyasi islamcıların okullarına gitmelerine müdahale etmemiş ve engel olmamışlardır.

Hatta zaman zaman da Ülkücü harekete karşı; devrimcilerle, akıncı ve diğer İslami gurupta olanlar işbirliği yaptıklarından, kendilerine ülkücüler tarafından ‘’ Yeşil komünistler’’ sıfatı takılmıştır.

Çoğu Fakültelerde olduğu gibi, bir sabah okulumuza gitmek istediğimizde, okulun kapısına büyük harflerle haşa, ‘’ BURAYA MUHAMMED’İN PİÇLERİ GİREMEZ’’ diyerek Ülkücülerin sokulmadığı bir ortamda, bu işbirlikçi İslam’cı kardeşlerimiz rahat rahat tüm Üniversitelerde derslerine girmişlerdir!..

Ama ertesi gün Peygamberimize ve ülkücülere yapılan hakareti ve asağılanmayı kabul etmediğimizden sabah ezanı saatinde o pankartları yırta yırta okulumuza yine girmeyi bildik.

Eski yaraları deşmek istemiyorum fakat bugün gelinen noktada ise, gerek ülkücü hareket ve gerekse solun devrimci kanadı her iki gurupta evrilerek devşirilmiştir.

Ne bugünün ülkücüsü eski ülkücüdür, nede solun etnik bölücü fraksiyonu dışında kalan devrimcisi eski devrimcilerdir... Bu gençlik guruplarının ldealleri kısırlaştırılarak yok edilmiş, zamanın muktedirleri tarafından kendi menfaatleri ve amaçları doğrultusunda kanalize edilmişlerdir.

Hamasi ve içi boş söylemlerle inandırıcılığını ve tarihteki misyonunun özelliğini kaybetmiş görünen, gelecek ufuklara ilişkin hiçbir projesi olmayan , içi boşaltılarak savrulmuş ülkücülüğün , içten içe kendi evlatlarını yiyen bugünkü çizgideki ülkücülük anlayışı bizim düşüncelerimiz içinde yer almaz.

Her neyse şimdilik konumuz bu değil...

Bu dönemde Ülkücüler ve karşı devrimciler, ceza evlerinde çile çekip, Üniversitelerinde okuyamazken, İslami sermaye politik faaliyetlerinin çekirdeğini oluşturacak önemli ekonomik yatırımlar gerçekleştirmeye başlamıştır.

İdeolojik anlayışını iktidarların da desteğiyle, devlet ve sosyal hayatın bütün alanlarına sokan siyasal islam, dinimizin toplum üzerindeki gücünden ve etkisinden olağanüstü derecede yararlanarak siyasette önemli bir güç kaynağı oldu...

Bu manada siyasal islam’ın gücü, devlet- toplum- sermaye ve siyaset ilişkilerinden yani sistemin kendi içinde kurguladığı güçten doğmuştur..

Türkiye Nato’ya girdikten itibaren, Atatürk döneminde uygulanan milli çizgiden uzaklaşarak bağımsızlığını kaybetmiştir. Menderes iktidarlarında, Türkiye’nin, ‘’ Küçük Amerika’’ yapılacağı nerdeyse slogan halinde söylenmiştir!..

1947’den itibaren ABD çizgisinde ve onun yörüngesinde dolaşan bir Türkiye gerçeği oluşmuştur. Bu süreç içinde ABD’nin komünizme karşı mücadele altında ve ‘’ YEŞİL KUŞAK DOKTRİNİ’’ dahilinde tüm İslamcı akımları destekliyordu.

Dinin bilhassa sol düşünceye karşı kullanılması, toplum içinde sürekli dinin siyasetin içinde alet edilmesi ve alabildiğine kullanılması sonucu, siyasal İslamcılığın alabildiğine önünün açılmasına sebep oldu.

Necmettin Erbakan hocamızın kurduğu Milli Selamet ve Milli Nizam

Partileri böyle bir ihtiyaçtan doğdu. ( Ama tüm bunlara rağmen rahmetli Erbakan hocamızın bir milli duruşu ve kimliği vardı...)

Fakat dikkat edilmesi gereken en önemli konuyu atlamamak gerekir. Bir taraftan siyasal islam’ın önü açılırken diğer taraftan da topluma korku salındı. Şeriat gelecek, irtica hortlayacak diye kitleler aldatıldı.

Bunun sonucunda şeriatın gelmesini önlemek adına ; ‘’ ILIMLI İSLAM PROJESİ’’ devreye sokularak yeni bir proje ortaya konuldu. ABD’nin desteklediği bu projeyle ülkemizde İslamcı bir parti iktidara gelmiş oldu.

****

AKP BİR ABD PROJESİ Mİ?.

Bugün ABD’ye karşı anti emperyalist bir dil kullanan AKP, 28 Şubat 1997 yumuşak askeri müdahale sonunda ve ABD’ninde büyük desteği ile iktidara gelmiş bir partidir.

Hatta öyle ki tüzüğünün bile ABD tarafından gönderilen bir momerandum ile hazırlandığına ilişkin basında yazılan hiçbir habere bugüne kadar bir tekzip gelmemiş olması bu iddiayı doğrulamaktadır...

Bu projede, AKP’ye verilen en önemli görev olarak; ‘’ Ilımlı Amerikancı İslam’’ kimliğiyle, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’dan, Tunus’tan Kafkasya’ya kadar olan coğrafyada, Büyük Orta Doğu Projesinin ( BOP) yürürlüğe konulmasıdır.

Porojenin eş başkanlığı da yine maalesef Sayın Cumhurbaşkanına tevdi edilmiş ve kendisi de otuzdan fazla yerde BOP’un eş başkanı olduğunu açıklamıştır.

Proje ile, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki İslam ülkelerinde, ‘’ Sözde demokratik’’ ama ‘’ özde Amerikancı’’ rejimlerin iş başına getirilmesi hedeflenmiştir...

Projenin tek amacının İsrail’in tarihte kaybedilimiş topraklarını tekrar geri alma ideali olan ‘’ YENİ ARZ’I MEVUD’’ teorisine hizmet etmek amacını taşıdığı zaman içinde net anlaşılmıştır.

Şöyle diyelim, BOP kapsamında sınırları değiştirilmek istenen , Irak- Suriye - Libya parçalanmış, Mısır ve bir çok İslam ülkesi, iç savaştan dönmüştür.

Şimdi soralım; bölünmemiş bir Suriye, parçalanmamış bir Irak ve ikiye ayrılmamış bir Libya mı İsrail için daha tehlikelidir? Yoksa parçalanmış, bölünmüş kendi içlerinde güçsüzleştirilmiş Suriye- Irak - Libya mı hatta Türkiye mi İsrail için daha tehlikelidir?. BOP projesi ile Büyük İsrail devletinin önü açılmış, ÇEVRE TEMİZLİĞİ yapılmıştır...

Bizdeki PKK bölücü örgüt azdırılmış, her türlü desteklenmiş ve hala da desteklenmektedir. Güneyimizde, Suriye’nin kuzeyinde Türkiye’nin bütün dayatmalarına karşılık etnik bölücü PYD desteklenerek bir Kürt devleti kurulması aşamasına gelinmiştir.

Geldiğimiz noktada tehlikelere karşı gözü açılan iktidarın ve Sayın Cumhurbaşkanının da dirayetiyle , Suriye’ye yapılan Zeytin Dalı ve Fırat Kalkan hareketleriyle şimdilik önlenmiştir...

ABD’nin buradaki asıl beklentisi, kurulacak rejimlerin Demokratik olması değildir. Kendisinin ve Neo emperyalizmin desteklenmesidir. Kendi açılarından yaptıkları en önemli hata , din ekseninde kurulacak iktidarlardan Demokrasi beklentisinin yanlış olacağını düşünememişlerdir.

Her iki tarafta birbirlerine karşı siyasi takiyye yapmışlardır. ‘’ Ilımlı Amerikancı İslam’’ savunucuları, zaman içinde Demokrasi söylemini bir kamuflaj olarak kullanmışlardır. Hedefe giden her yolda kullanılan her araç mubahtır anlayışla ‘’ dünya gemisinin kaptanı ABD’dir. Türkiye’de bu kaptanı desteklemesi menfaati icabıdır...’’ düsturunu hedef alarak ülkemizde Amerikan destekli bir darbeye teşebbüs etmişlerdir...

Sözde demokrat , hoşgörülü görülen ve İslam’da olmayan DİNLER ARASI DİYALOG safsatıyla kitleler aldatılmış, kandırılmıştır.

Asıl gayelerini gizleyerek, bir ahtapot gibi , beslene beslene büyümüş, ülkemizin tüm kilit mevkileri bunlar tarafından işgale uğramıştır.

‘’ Radikal Siyasi İslam ‘’ terörünü besleyecek bir toplumsal ve kültürel ortam hazırlanmasına zımnen de olsa destek verdiklerini siyasi iktidar görememiştir. 23.01.2021 ( Devam edecek)

 

Yazarın Diğer Yazıları

  • Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum - 25 Temmuz 2026
  • ''Ne Sen Beni Gördün, Ne de Ben Seni…'' - 18 Temmuz 2026
  • Türk'ün ilk başbuğlarından Bilge Kağan'dan, son başbuğ Atatürk'e uzanan milliyetçilik düşüncesi. - 30 Haziran 2026
  • Coğrafya Kader midir? - 29 Mayıs 2026
  • Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce - 18 Nisan 2026
  • İsrail İdeolojisinin Temeli Ve Siyonizm Gerçeğini İyi Anlamak… - 05 Nisan 2026
  • Bir Tatil Masalı - 09 Mart 2026
  • İnsan Olabilmenin Sessiz Yükü - 31 Ocak 2026
  • İç Derinlikleriyle Yalnızlaşan İnsan - 14 Ocak 2026
  • İnsan Denen Meçhul!... - 04 Ocak 2026
  • Aldatma ve Aldatılmanın Psikolojisi - 15 Aralık 2025
  • Anayasa'nın 66.Maddesinde İfadesini Bulan Milli Kimlik Tanımı, Etnik Ayrıştırmadan Uzak Hukuki Bir Tanımdır - 08 Aralık 2025
  • Tarih Sahte Ve Çakma Milliyetçileri Affetmeyecek... - 30 Kasım 2025
  • Dini Kullananlar Dine Zarar Vermektedir - 04 Kasım 2025
  • ATATÜRK'ÜN DİN ANLAYIŞI (3) - 29 Ekim 2025
  • Atatürk'ün Din Anlayışı - 23 Ekim 2025
  • Yeter ki Sabır Taşmasın... - 20 Eylül 2025
  • Türk Toplumunda Ki Sosyal Çürüme Derinleşiyor - 17 Ağustos 2025
  • Sayın Özgür Özel, Seçmenlerinin Ve Milletin Umudunu Tüketme!.. - 01 Ağustos 2025
  • Adaleti Geçtik De, Hukuk Bunun Neresinde? - 26 Temmuz 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 10
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Mazlumların Kanı Petrolden, Altından Daha Değerlidir!
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Azınlık Okullarını Devlet Denetimine Alarak Misyonerlik Faaliyetlerine Son Veren Mustafa Kemal Atatürk'e Minnettarız
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Sayın Tarım ve Orman Bakanı'na Açık Çağrımızdır
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Derin Sohbet
Bu Dünyadan Can Ağabeyim İdris Arslan Geçti
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Bu Dünyadan Can Ağabeyim İdris Arslan Geçti
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Yetkiliyi Değil Yetkisizi Suçluyoruz
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
STK Anlayışımız ve Yardımlarımız
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Linkoln, Mao Size; İnatçı Kahraman Ağa Bize
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-8
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Öğretmen Ne Yapsın?
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Öğretmen Ne Yapsın?
Sri Lanka Kandy Seyahati
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Kandy Seyahati
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Misafir Yazılar
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
Orhan KILIÇOĞLU
Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum
Güler Yüz
Ali Kemal Gül
Güler Yüz
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Türk Ocakları'ndan
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Meğer Ölmüşüz de Haberimiz Yok!
Şerife Güven
Meğer Ölmüşüz de Haberimiz Yok!
Destanlar Burcundayım!
Köksal Cengiz
Destanlar Burcundayım!
Lozan Antlaşmasına Katılan Devletler
Şevket Sezer
Lozan Antlaşmasına Katılan Devletler
Çok Okunan Haberler
20 gümrük memuru gözaltında
20 gümrük memuru gözaltında
ÖSYM 2026 YKS sonuçlarını açıkladı
ÖSYM 2026 YKS sonuçlarını açıkladı
İlkokullarda Yetiştirme Programı'nın kapsamı genişledi
İlkokullarda Yetiştirme Programı'nın kapsamı genişledi
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo