• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
11:57
Küçük Bir İlçede Örnek Bir Demokratik Yarış
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
  3. Türk Milliyetçiliği Yükselen Değerdir
Yayınlanma: 25 Mayıs 2023 - 21:47

Türk Milliyetçiliği Yükselen Değerdir

25 Mayıs 2023 - 21:47
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Türk Milliyetçiliği Yükselen Değerdir
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Herşeyde hukuk

 

Türk milliyetçiliği Dünya’daki ve Batı’daki ideolojik akımlardan farklı olarak, kendine özgü tarihsel koşullar içinde doğmuştur. 1789 Fransız devrim liderlerinden Jean - Jacques Rousseau- Volter- Montesquieu- Avukat Mirabbo- Robespierre- Saint Juste gibi düşünürler tabi ki Batı’daki milliyetçilik rüzgarlarının öncüleri arasındadır. Bu öncülerin fikir hareketleri, Osmanlı’da azınlıklar arasında ayrılık rüzgarlarını estirmiştir...

Fakat Türk milliyetçilik hareketleri tamamen Batı’dan esinlenen, oralardan alınmış ve okullarda okutularak öğretilmiş bir kopya hareketi değildir.

Türk milliyetçiliğinin tarihi şartları ve gelişimi, kendi dışındaki oluşumlardan binlerce yıl önce kendi adet ve törelerinden doğmuş, ama adı koyulmamış, Türk devletlerini kurup yönetenler ve halk arasında her daim yaşamış, hissedilmiş ve vücut bulmuş bir hareketin adıdır Türk milliyetçiliği.

Zaman, zaman üzeri küllenmiş gibi görünse de hiçbir zaman sönmemiş, alev aldığı zaman da kıtaları bir atlas gibi biçmiş, volkan gibi patladığı zamanlarda kıtalara hükmetmiştir...

Bazen dünyayı, ‘’...Bir hükümdara çok, iki hükümdara da az gören...’’ bir zihniyetin temsil öncüsü ve fikir kaynağı olmuştur...

Çoğu Batı ülkeleri, henüz tarih sayfasında yokken veya milletleşme aşamasına geçememiş durumlarda iken, Türk milliyetçiliğinin anayasası, Göktürk ve Yenisey Kitabelerine kazınmıştır...

Bu vesileyle Türk milliyetçiliğinin teoride ve pratikte yabancılardan alıp, beslendiği bir fikir hareketi olarak görülmesinin mümkün olmadığı, gece ve gündüz arasındaki fark kadar açık ve gerçektir...

Yakın tarihimize baktığımız zaman da, Türk milliyetçiliği Osmanlı Devlet’inde, Türkler arasında bir burjuvazi gurubu ortaya çıkamadığı için, ancak İttihat ve Terakki ile birlikte , asker, sivil ve o zaman ki aydın kadrolar içinde geniş bir taban bulabilmiştir.

Sırf Osmanlı Devleti’nin dağılıp parçalanmaması için, İmparatorluğu oluşturan etnik guruplar ve milletler arasında en son olarak ve zorunlu şartlarla ortaya çıkabilmiştir...

Yüzyılın başında, imparatorlukta çözülme hareketleri zirveye çıkarak, Sırbistan – Yunanistan- Bulgaristan- Romanya – Girit- Karadağ- Bosna Hersek- Arnavutluk’taki bağımsızlık ve milliyetçilik hareketleriyle ve ardından gelen 1911-1912 Balkan Savaşları sonucu Evlad’ı Fatihan diyarı Rumeli’nin kaybı, Türk aydınları ve Türk milleti üzerinde derin ve onarılmaz yaralar açmıştır.

Ardından Arap dünyasının ayaklanması ile süreç hızla sona doğru gitmiştir. 400 yıl hakim kaldığımız, Suriye - Arabistan ve Yemen çöllerinde kahraman Türk askerleri arkadan vurularak hançerlenmiş, bir çok Türk askerinin karınlarında altın var diye hunharca delik, deşik edilmiştir...

Balkan coğrafyasında ki ırkçı Panislavizm akımı, gerek yöneticilerin ve gerekse Türk aydınları ve Türk halkının aklını başına zor da olsa getirmiştir. Panislavizm’e karşı Türk aydınları arasında Turancılık akımı gelişmeye başlamıştır.

Zira Türk Ocaklarının kurucularından Yusuf Akçura’nın, İmparatorluğun kurtulması adına geliştirdiği ‘’ÜÇ TARZ-I SİYASET’’ Osmanlı Devlet’nin temel devlet politikası olarak 1904’te Kahire’da Türk adlı gazetede kaleme alınmıştır. Eserde, Osmanlıcılık- İslamcılık – Türkçülük olmak üzere üç siyaset kıyaslanarak incelenmiştir.

O tarihte kitaplaştırılan bu eser büyük ilgi görmüş olup, geniş kitlelere yayılmıştır. Osmanlı Devleti’nin kendi çöküşünü engellemek ve tekrar eski gücüne kavuşması için üç ana fikri içeren eser geniş kitlelerde tesir bıraktı.

‘’ Üç Tarz-ı Siyaset’’ isimli eserde üç ana fikir işlendi.

1- OSMANLICILIK: Bütün Osmanlı Devletinde yaşayan herkesi dağılmaktan kurtarmak ve herkesi bir araya toplayıp ‘’Osmanlıcılık’’ adı altında bir millet oluşturmak fikri işlendi.

İşenen bu çözüm yolu denendi ama tutmadı, başarıyla sonuçlanmadı. Ülkedeki azınlıklar sosyal sorunlarını, etnikçilik alanıyla birleştirip, Devlete karşı isyan bayrağını açtılar.

Osmanlı gayrimüslimlere karşı bakış açısını değiştirerek ve onları memnun edecek siyasal adımlar atması da bir işe yaramadı.

Fransız İhtilali ile bölgeye yayılan fikir akımları, azınlıkların kendi devletlerini kurmak istemeleri karşısında, ‘’ Osmanlıcılık’’ akımı başarılı olamadı...

Yani diyebiliriz ki, 19. Yüzyıldan itibaren Osmanlıcılık düşüncesi gayrimüslimlerin, İmparatorluktan ayrılma düşüncelerine karşı geliştirilmiş bir akım oldu. Fakat başarı sağlanamadı...

Tanzimat döneminde Sultan İkinci Mahmud’un ifade ettiği, ‘’ ...Ben tebaamın Müslüman olanlarını camide, Hristiyanlarını kilisede, musevisini havrada farkederim’’ şeklindeki sözleri Osmanlıcılık akımının ana ilkesini ortaya koymnaktadır.

Bu fikir akımı, Osmanlı’nın devamlılık süresini artırmak amacıyla ortaya atılmış olmasına rağmen, diğer fikir akımları karşısında başarı şansı olmamıştır...

2- İSLAMCILIK : Osmanlı Devleti’nin hızla gerilemesi ve çökmeye başlaması ile, İslam Dünyası büyük problemlerin içine düştü. Sanayi Devrimi ile de gelişen dünyanın düzenine ayak uyduramayan Osmanlı Devleti, emperyalist devletler için sömürülmek adına büyük fırsat doğdu. Böylece sömürgeci devletler için mükemmel bir sömürge kaynağı haline geldi.

Bu duruma çare arayanlardan birisi olan büyük Türkçü Yusuf Akçura, bu sefer Osmanlı Devletindeki tüm Müslümanları bir araya getirmek maksadıyla hepsinin bir topluluk haline gelmesini konu alan, ‘’ İslamcılık’’ fikir akımını geliştirdi.

Ancak bu fikir akımı da Devleti korumaya yönelik bir düşünce olmaktan öteye gidemedi. Balkanlarda ki hareketlenmeler ve ayaklanmalar Osmanlıcılığın idealine sekte vuruyordu. 1877-1878 (93 harbi) dediğimiz savaş bir anda tüm azınlıklarda milliyetçilik şuurunu yerleştirdi. Osmanlı hızla kaçınılmaz sona doğru gidiyordu.

İşte bu düşünceyle hiç olmazsa Müslüman ahaliyi kurtarmak amacıyla ‘’İslamcılık’’ fikri ortaya atıldı. Arapların da Osmanlı’ya ihanetleri ile bu fikir akımı da istenilen sonucu vermedi.

3- TÜRKÇÜLÜK : En son olarak, Osmanlı Devleti’nin toprakları içindeki Türkleri bir araya toplayarak, farklı bir topluluk oluşturmayı savunan bir fikir akımı olarak Türkçülük düşüncesi son çare olarak ortaya atıldı.

Osmanlı’nın içine düştüğü çıkmaz durumdan kurtulmak için artık Osmanlı Devleti’nin korunması yerine, Türklerin varlığını korumak en son çare olarak görüldü...

Turancılık fikri ile Türkçülük fikri tamamen eş anlamlı ve birbirini tamamlayan düşünce akımlarıdır. İkisinin de kaynağı milliyetçiliktir. Nasıl ki Turancılık, bütün dünya üzerindeki Türkleri birleştirip, toplayarak bir ordu kurulmasını esas alan düşünce sisteminin alt yapısını milliyetçilik ve Türkçülük oluşturur.

***

Milliyetçi olunmadan, Türkçü olunamaz. Türkçülük çok geniş bir kavramdır. Milliyetçilik- Türkçülük, çok kısa tarifle Türk milletini yükseltmek ve ileriye taşımaktır.

Turancılık bir hayal (ütopya) olarak filizlenip gelişir. Mutlaka başarıya ulaşması da şart değildir. Türk'ün ebediyete kadar var olma- yok olma mücadelesinin adıdır. En önemlisi, zihinlerde gelişmesidir.

Turancılık, bir anka kuşudur. Kaçtıkça kovalanır. Tutmak istersin, Zümrüt Dağının tepelerine saklanır. Belki hiçbir zaman yakalanamaz. Ama milliyetçi ve Türkçü’nün düşüncelerini süsler. Kabuğuna çekilip, pasivize olmaktan, aksiyoner hale getirir.

Hem zihni ve fikri manevi dünyamızda kök salarken, maddi çabayı ve Uluslar arası gelişmede en ön safhada olmanın gerekliliğini hatırlatır ve unutturmaz kendini.

Türk’ün KIZIL ELMASIDIR, Türkçülük düşüncesi. Sömürgeci ve emperyalist duygulardan uzak, Türk milletinin ebediyen var olmasının şifrelerini saklar Kızıl Elma...Türklerin en büyük ülküsü Türkçülülüktür.

Dışarıdan hiçbir etki altında kalmadan, Türk milletinin kendi vicdanlarından doğan ve hiçbir çıkara alet olmayan kutsal bir düşüncenin adıdır.

Bu yüzden Türk’ün milliyetçiliği çıkar elde etmeye çalışan fikir akımlarına karşı önemli bir kalkandır. Milliyetçi ve Türkçüler, hedeflerine ulaşmak için her şeyi göze almış insanlardır.

Zamanın şartlarına, politik kişilere ve çıkar ilişkilerine göre fikirlerini değiştirmeyen ama geliştiren , idealist ve inançlı kişilerdir. Evrilmek için, çevrilemezler. Milliyetçilik, milletlerin en önemli yükselen değeridir.

Türk ülküsü, Türk milletinin yürütücü kuvvetidir. Ülküsüz topluluklar yerinde sayar ve emperyalist güçlere sömürge olur. Milliyetçilik ülküsü de, insanların gönüllerinde, gönüllerinin derinliklerinde, şuur altında ve hayallerinde doğar ve yaşar.

Sonra bu ülkü şuura geçer. Daha sonra büyük kahramanlar, onu gerçekleştirmek için büyük hamleler yaparlar. Bu hamlelerin ardından, ülkü erleri gönül isteği ile kendiliğinden koşarlar...

Miliyetçiliği ve ülkücülüğü, kendine göre yorumlayanlar ise çıkarları doğrultusunda bir gün en büyük milliyetçi görülür, bir başka gün ise, milliyetçiliği ayaklar altına alarak çıkar ilişkilerine göre değişir düşünceleri...

Halbuki bir toplulukta ortak ülküyü kaldırınca o toplumu içi boş ve kokuşmakta olduğunu görürsünüz.

Milliyetçilik düşüncesi olmayan kişi ve topluluklarda, herkes yalnız kendi çıkarı için yaşar. Böyle kişi ve topluluklarda ise, fedakarlık, saygı kalmaz. Bencillik, kabalık, iltimas, rüşvet, adam kayırmacılığın her türlü yozlaşmışlık toplumları çürütür.

Değerleri boşaltılmış, kokuşmuş ve çürütülmüş toplumun fertleri ihtiraslı ve bencildir. Milletine ve onun asli değerlerine inanmayan her kişi, yabancılar ile her türlü işbirliği yapmaya hazırdır. Beşinci kol faaliyetlerinin hazır kıtalarıdır.

Milliyetçilik düşüncesi, Türk milletinin manevi gıdasıdır. Var olma mücadelesinin adıdır. Aç bir insan ve açlar topluluğundan oluşan bir millet, yiyecek bulamadıkları zaman, nasıl ki faydasız ve zararlı maddeleri yerlerse, Türk milliyetçiliğinin ırkçılık yaftasıyla damgalanması da aynı sonuca götürür.

Kendini değersiz ve küçük gören insanlar, aldatılmaya, kandırılmaya, her türlü etkiye karşı manipülasyona açık hale gelir.

Kendini var eden milliyetçilik değerinden utananlar, tarih sayfasından silinmeye mahkum olanlardır.

Şu da bir gerçek tabi ki, tarih boyunca belki de çok nefret kazandık, bazı milletlerin canlarını yaktık. Ama bir çok millet ise bize kıskanarak baktı. Hakiki tarihçiler Türk’ün ruhunu, Türk’ün cevherini bakınız nasıl tarif ediyorlar.

Şu anda adını hatırlayamadığım bir İngiliz tarihçisi Çanakkale’de aldıkları dersten dolayı ne diyor:

‘’...Şimdi size işin doğrusunu söylüyorum. Keşke Türkler İsa’ya inansalardı. Hiçbir millet savaş alanında, kuvvet, cesaret ve yiğitlikte Türklere eş olamaz. Sanki bunlar bu iş için yaratılmışlardır....’’

Yine bir Arap tarihçisi olan İbni Hassul ise bakın ne diyor:

‘’...Tanrı Türkleri aslan sıfatında yaratmıştır. Onlar ölümden korkmazlar, ecelsiz ölüm olmaz, ölümü unutan öldürür. Ölümden korkmayanlar ise yaşar. İşte bu özellikleri sinesinde barındıran millet Türk milletidir...’’

O halde milliyetçilik bir milletin dinamosu ve yükselen değeridir. Bu dinamodan yoksun milletler ayakta kalamazlar....

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Yeni Adli Yılın Açılışı Dolayısıyla Toplumun Bekledikleri… - 03 Eylül 2026
  • Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum - 25 Temmuz 2026
  • ''Ne Sen Beni Gördün, Ne de Ben Seni…'' - 18 Temmuz 2026
  • Türk'ün ilk başbuğlarından Bilge Kağan'dan, son başbuğ Atatürk'e uzanan milliyetçilik düşüncesi. - 30 Haziran 2026
  • Coğrafya Kader midir? - 29 Mayıs 2026
  • Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce - 18 Nisan 2026
  • İsrail İdeolojisinin Temeli Ve Siyonizm Gerçeğini İyi Anlamak… - 05 Nisan 2026
  • Bir Tatil Masalı - 09 Mart 2026
  • İnsan Olabilmenin Sessiz Yükü - 31 Ocak 2026
  • İç Derinlikleriyle Yalnızlaşan İnsan - 14 Ocak 2026
  • İnsan Denen Meçhul!... - 04 Ocak 2026
  • Aldatma ve Aldatılmanın Psikolojisi - 15 Aralık 2025
  • Anayasa'nın 66.Maddesinde İfadesini Bulan Milli Kimlik Tanımı, Etnik Ayrıştırmadan Uzak Hukuki Bir Tanımdır - 08 Aralık 2025
  • Tarih Sahte Ve Çakma Milliyetçileri Affetmeyecek... - 30 Kasım 2025
  • Dini Kullananlar Dine Zarar Vermektedir - 04 Kasım 2025
  • ATATÜRK'ÜN DİN ANLAYIŞI (3) - 29 Ekim 2025
  • Atatürk'ün Din Anlayışı - 23 Ekim 2025
  • Yeter ki Sabır Taşmasın... - 20 Eylül 2025
  • Türk Toplumunda Ki Sosyal Çürüme Derinleşiyor - 17 Ağustos 2025
  • Sayın Özgür Özel, Seçmenlerinin Ve Milletin Umudunu Tüketme!.. - 01 Ağustos 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 10
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Şeffaflık Sınavı: 15 Katlık Huzur Hakkı Artışının Gerekçesi Ne?
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Çerçeve Yasanın Hukuki Ve Siyasi Açıdan Değerlendirmesi
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Burnundan Soluyan Türk Milleti Son Sözünü Söylemeden Tarihin Akışı Değişmez.
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Azınlık Okullarını Devlet Denetimine Alarak Misyonerlik Faaliyetlerine Son Veren Mustafa Kemal Atatürk'e Minnettarız
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
İktidarı İktidar mı Değiştirecek?
Geleceğin Anahtarı: Eğitim Mücadelesi Ve Ortak Sorumluluklarımız
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Geleceğin Anahtarı: Eğitim Mücadelesi Ve Ortak Sorumluluklarımız
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Eğitimde Yap Boz Oyunu Bitmelidir
Öğretmenlerden Milyon Kere Teşekkürler, Sayın Vali
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Öğretmenlerden Milyon Kere Teşekkürler, Sayın Vali
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
MEB, OECD ve PİSA Raporu
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Tarihte Evlilikler
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
30 Ağustos
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
30 Ağustos
Muson Yağmurlarının Gölgesinde Bir Sri Lanka Hatırası: Pettah'tan Negombo'ya(2)
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Muson Yağmurlarının Gölgesinde Bir Sri Lanka Hatırası: Pettah'tan Negombo'ya(2)
Süleymancılara operasyon: Tasfiye mi dizayn mı?
Misafir Yazılar
Süleymancılara operasyon: Tasfiye mi dizayn mı?
12 Eylül Dolayısıyla
Orhan KILIÇOĞLU
12 Eylül Dolayısıyla
Yeni Adli Yılın Açılışı Dolayısıyla Toplumun Bekledikleri…
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Yeni Adli Yılın Açılışı Dolayısıyla Toplumun Bekledikleri…
Türkçü Siyasetçilerin Bilgisine
Ali Kemal Gül
Türkçü Siyasetçilerin Bilgisine
Adalet, Liyakat, İstişare, Murakabe
Türk Ocakları'ndan
Adalet, Liyakat, İstişare, Murakabe
Kutlu Rüyalar Görmeliyiz
Şerife Güven
Kutlu Rüyalar Görmeliyiz
Eylül Ağıdı
Köksal Cengiz
Eylül Ağıdı
Kurtulan Bayrak Olayı
Şevket Sezer
Kurtulan Bayrak Olayı
Çok Okunan Haberler
Öğretmenlerin yer değiştirme tercih ve atama tarihleri belli oldu
Öğretmenlerin yer değiştirme tercih ve atama tarihleri belli oldu
Antalya’da Dev Rüşvet Soruşturması: İki Emniyet Müdürü Görevden Alındı
Antalya’da Dev Rüşvet Soruşturması: İki Emniyet Müdürü Görevden...
Tatil bitti, ders zili bugün çaldı
Tatil bitti, ders zili bugün çaldı
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo