Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk

Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk

Herşeyde hukuk
ülkerfaruk@kamudannethaber.com

Türkçülük ve tengricilik(1)

22 Şubat 2021 - 16:53 - Güncelleme: 22 Şubat 2021 - 17:04


Son zamanlarda  Türkçü olduklarını savunan bazılarının, Türkçü  oldukları iddiasıyla Tengricilik anlayışını, Türkçülüğe yamadıkları ve bu iki kavramı,   olmazsa olmaz iki unsur gibi  bir arada göstererek Türkçülere sanki yeni bir din ihdas etme çabası içine girdiklerini görmekteyiz.

Her şeyden önce günümüzde   farklı coğrafyalarda ve devletlerde  yaşayan ve sayısı üç yüz milyona yaklaşan   devasa Türk Milletinin, belki de yüzde doksan  beşinin dini İSLAMDIR. Ülkemizde ise bu oran daha fazladır.

Emperyalizm Türk dünyasını yutmak ve bölmek için en az iki asırdan  beri korkunç tertipler peşindedir. Bu tertiplerden en önemlisi de, Türk milletini din ve milliyetine yabancılaştırmak projesidir.

Balkanlarda  ve  Avrupa coğrafyasında Türklük ile İslamiyet etle tırnak gibi birleşik bir beden olmuştur. İslamiyet’i  Türk’ten  ayırmadan veya araya entrika ve tefrika sokmadan, Türk milletini alt etmenin, kaba kuvvetle  baş etmenin hiçbir yolu olmadığını tüm dünya öğrenmiştir.

Bu amaçla emperyalist güçler Şeytan’a  pabuç  çıkartan, kültürel emperyalist programlarını, gerek misyonerler yoluyla, gerek içimizde etnik milliyetçiliği kaşıyarak, İslamiyet’e ve milli manevi kutsal değerlere saldırarak parçalamaya ve güçsüzleştirmeye çalışmaktadırlar.
 Bu ülkede yıllardan beri suni olarak birbirlerine düşman, ‘’ Güya Türkçü’’  ve yine  ‘’ güya İslamcı’’ cepheler ayrımcılığı nakış nakış işlendi. Kısmen başarılı da olundu. Bu cepheden çıkan, ‘’Siyasal İslamcılık’’ anlayışı,  bir çokları tarafından İslamiyet  maskesi altında;  Türkçülere, ırkçı, kafatasçı, faşist, kan emici vampirler ve daha bir çok hakaretler yapıldı...

Şimdi de  ‘’ Tengrici Türkçüler’’ versiyonu  ileri sürülerek, yüzde doksan  dokuzunun  samimi Müslüman olan Türk milliyetçileri arasına  bir nifak  sokulması  tezi işlenmeye  başlamıştır.
Siyasal İslamcılık hareketinin, kutsal değerler ve inançlarımız namına her şeyi tahrip etmesinin getirdiği  hayal kırıklığının  faturası  asla İslam’a mal edilemez. 

İslamiyet  başlı  başına ne Arap’ın dinidir, ne de  onun bunun. İslamiyet tüm insanlara gelmiş ve  evrenseldir.  Din adı altında Arap’ın ve  Arapçanın kutsallaştırılmasına,  dinin Arap milliyetçiliğine  dönüştürülmesine, geleneksel  Arap  kültürünün din gibi algılanıp  ve hurafelerin İslam  diye gösterilmesine  tabi ki  şiddetle karşıyız.  

Siyasal  İslamcılık  anlayışının,  günümüzde  tezahür eden  din tüccarlığı, din tahripçiliğine   duyulan antipati  genç kitlelerde    ‘’ Deizm ve ateizm’’ akımlarının yanı sıra  aşağıda izah  edeceğimiz ‘’ TENGRİCİLİK’’ akımını  tetiklemeye  başlamıştır.
 
İslamiyet’de   arayıp  da  bulunamayan , haşa eksik olan  ve Tengricilik’de  bulunmuş olunan nedir? 

Güya  köklerine dönmek  arayışı altında, köklerini yaratan  yaratıcıyı unutmak, hatta  dışlamak, Allah lafzının  yerine  Tanrıcılık  ikame etmek  neye  hizmet edecektir  ve bin yıldır  İslamiyet’le  şereflenmiş  bu millete  ne  kazandıracaktır? 

Tanrı kelimesini  milletimiz tabi ki  Allah’a  inanç  manasında kullanmakta  ve Türkçe  bir kelimedir. Tanrı kelimesini  kullananlara karşı değiliz.  Allah  yarattığı  kişi  ve  kavimlerin  her dilini anlar. Fakat Tengricilik  adı altında kainatı yaratan  yüce  Allah’ın  isminin  yerine   atfedilmesi, Türk milliyetçilik anlayışıyla  bağdaşmaz  bir durum teşkil eder.

Biz  kimsenin  inancına, dinine, meşrebine  karışmayız. İsteyen istediği şekilde inanır.  Fakat Türkçülük  ve  milliyetçiliğin ‘’ Tengricilikle’’  bir arada  gösterilmeye çalışılmasına da  şiddetle karşıyız.

Tengrici  olan olur  bizi de ilgilendirmez.   Fakat  ‘’ Türkçü/ Tengrici’’  olma iddiası,  tarihimizle, dinimizle  ,değerlerimizle savunduğumuz  fikriyatla  iç içe olamaz!...

Mutlak varlık Allahdır. (CC) İslamiyet en  son ve  tekamül etmiş  dindir. Göğüde, yeri de cisimleri de, ruhları da  ve  arasındaki her  şeyi yaratan ilahi  tek  kuvvettir. Eşi de benzeri de yoktur.  Her şey Allah’dan gelip yine ona  döneceğine inanırız.  Madde, hayat, ruh, varlık tezahürleri  yaratan Allah’ın  yarattıklarına  mesajıdır. Ne madde, ne ruh,  ne de  hayat  tanrılaştırılabilir...

Kur’anda,  Al’i İmran Suresi 85.Ayet  de:    ‘’ Kim İslam’dan başka bir din ararsa, ondan  bu din asla kabul olunmaz  ve o  ahirette en  büyük zarara  uğrayanlardandır.’’

Şunu da  belirtelim ki,  İslamiyet herhangi bir  kavmin ve  ırkın tekelinde olmadığı gibi, herhangi  bir zümre,  sınıf,  aile ve  partinin de  tekelinde değildir. İnanan herkes bu dindendir  ve  Müslümandır...
  (devam edecek)                                            
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum