• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
13:28
ÖSYM 2026 KPSS takvimi netleşti: Lisans, ön lisans, ortaöğretim ve DHBT sınav ve başvuru tarihleri
12:54
Genel Sağlık-İş: Kaybettiği davalar idarecilere rücu edilmeli
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Mustafa Kızıklı TES eski Genel Başkan Yardımcısı
  3. Kaht-I Rical (Adam Kıtlığı)
Yayınlanma: 02 Ekim 2021 - 22:31
Güncelleme: 02 Ekim 2021 - 22:51

Kaht-I Rical (Adam Kıtlığı)

02 Ekim 2021 - 22:31
Güncelleme: 02 Ekim 2021 - 22:51
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Kaht-I Rical (Adam Kıtlığı)
Mustafa Kızıklı TES eski Genel Başkan Yardımcısı
Özgür bakış

Bu deyim, Osmanlıdan bize miras ve birçok sorunun kaynağını iki kelimeyle ifade edebilme yönüyle muhteşem bir kavramdır. Adam gibi görünen ama adam olmayanların elinde kalan bir imparatorluğun neden yıkıldığı da bu iki kelimede gizlidir.

Kaht-ı Rical, yani “Adam Kıtlığı”…

Daha eskilere gidersek de Diyojen’in yaklaşık 2300 yıl önce, gündüz vakti elinde fenerle dolaşırken, ne aradığını soranlara; “adam arıyorum, adam” dediği bilinir.

Sahabeler Devri’ne baktığımızda, adaletin incisi Hz. Ömer’in sahabelere, “Bana yardım ediniz” dediğinde, sahabelerin hepsi birden “Edelim Ya Ömer! Malımızla, mülkümüzle, paramızla nasıl istersen yardım edelim” dediklerinde, Hz. Ömer günümüzde birçoklarına ders olacak şu cevabı verir; “Hayır, hayır, bana her şeyden önce adam lazım, adam!”

Meşhur kıssadan hissedir; babasından “sen adam olmazsın!” azarı işiten evlat, bir gün vali olunca böbürlenip, babasını huzura, ayağına çağırtıp “bak ben vali oldum işte” dediğinde, babasından “ben sana vali olamazsın demedim, adam olmazsın dedim” şamarını yiyen evladın durumu da konumuzla direkt alakalıdır.

Osmanlı’yı yıkan, Diyojen’e gündüz vakti fenerle adam aratan, Hz Ömer’i naçar bırakan bu sorunun, nüfus sayımındaki kelle sayısında da sayılan adam kelimesinden farklı olarak, etik, dik duruş, zekâ, dürüstlük, şeref, onur, bilgi, tecrübe ve donanımı da ifade eden “adam” sayısıyla ilgili olduğu açıktır.

“Adam” olmak öyle bir şeydir ki; hata kabul etmez, pislik kaldırmaz, adamın adamı olmayı ise hiç kaldırmaz. Hele hele omurgasız olmayı, “pantolon giymiş dansöz” olmayı, kıvırtmayı asla kabul etmez. Adam dostuna da adamdır, düşmanına da adamdır, “kancıklık” etmez. Zekidir, “rüzgâr ekince fırtına biçeceğini” bilir. Adam; Allah’ın her insana nasibi oranında bahşettiği “rahmani zekâyla” düşünür ve onu geliştirmeye çalışır, şeytani zekânın esiri olmaz. Eline fırsat geçti diye etrafını ezmez, kişiliği güçlüdür, eksikliklerini bilir, hırslarına yenik düşmez. Övülmekten şımarmaz, eleştirilmekten gocunmaz. Çamura da düşse altın gibi değeri eksilmez.

Velhasıl, adam olmak biraz da nasip işidir. Koltukla, makamla pek olmaz.


Nobel ödüllü “DunningKruger Sendromu” Türkçeye “Kifayetsiz Muhterislik” olarak çevrilmiştir. Bu sendroma sahip insan, kendi kapasitesini değerlendirmekten ve eksikliğini teşhis etmekten acizdir. Ama asıl vahim olan, bu “yetersizlik + haddini bilmeme” kokteylinin, mesleki ve yükselme açısından, karşı koyulmaz bir itici güç oluşturmasıdır. Ülkemizde de kariyer açısından bir eksi olması gerekirken, artıya dönüşmektedir.

“Adam” olmadığı halde işinde çok iyi olduğuna yürekten inanan “yetersiz”, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve haddi olmayan görevlere talip olmaktan en küçük bir rahatsızlık duymamakta, aksine bunu bir “hak” olarak görmektedir.


Aklınıza tanıdığınız bu yapıdaki epeyce kişi geldi değil mi?

Birilerinin ya da bir yerlerin adamı olduğu için övünen ama adam olamadığı için üzülmeyen zevatları da adam zannetmek ise ya akıl tutulmasıdır ya da kendisi adam olmadığı için yapılan müzmin yalakalıktır.

Kaht-ı Rical’in tarihe geçecek örneklerini yaşadığımız bu günlerde etrafımızda adamlığın yanından geçmeyen, beleşten nemalanmak derdindeki epeyce zevat ta, ne melun olduklarını din-iman kisvesiyle gizleyerek arz-ı endam ediyorlar. Oysa bütün semavi olan ve olmayan dinlerde ilk kural “adam” olabilmektir, ondan sonra diğer emirler ve ibadetler gelir. Yani bir insan günde 500 rekât namaz kılmakla adam olmayabilir ama önce “adam” olursa ibadetini düzgün yapar, hakka, hukuka riayet eder, dinini düzgün yaşar.

Fakat “adamlık” önce “etik” gerektirir. İnsanın etik sahibi olması için de zekâ, bilgi birikimi ve kültür gerekir. Etik sahibi olmayan kişi dindar da olmaz. Etik, ahlak kuralları gibi değişken değildir, evrenseldir; zamana, menfaate, siyasal iktidarlara, amirlere, yetkililere göre değişmez, değiştirilemez.

Aynı şekilde, devrimci, ilerici veya liberal havalarında, kendisinin uymadığı hak-hukuk kavramlarını ağızında sakız etmeyle de “adam” olunmaz.

İşte bunlardan dolayı, "bozuk düzenin doğru parçaları" olmaya ve öyle kalmaya gayret eden “adamlar”, aslında sağlam sandığı birçok kişinin de bozuk düzene hemencecik ayak uydurup kokuştuğuna şahitlik eden insanlar olarak yaşamaya mahkûm olmuştur. Ama aynı zamanda bu mahkûmiyet, “adam” olmayanların anlayamayacağı bir özgürlüktür.

Peki, birçok devirde karşımıza çıkan Kaht-ı Rical gerçeği, gerçekten adam kıtlığından mı, yoksa başka sebeplerden mi sorun olmuştur?

Kaht-ı Rical’in sorun olduğu her dönemde aslında adam kıtlığı filan yoktu. Yanlış olan sadece adam seçimiydi. Adam çoktu ama etkili yerlere bir şekilde gelmiş olan ipin ucunu tutanlar, yanlışlarını doğru kabul edecek, emirlerinden çıkmayacak, kapılarına bağlayacak “finoları” yönetim kademlerine getirince ortalıkta adam kıtlığı oluşuyordu. Bunların meydana getirdiği tahribattan da bütün toplum etkileniyordu.

Zamanımızda da sorun bu değil mi sizce?


 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Uzmanlık, başöğretmenlik ve sendikalar - 29 Aralık 2021
  • Sendikalar ne yapmalı? - 24 Ağustos 2021
  • Eline, beline, diline… - 30 Haziran 2021
  • Sosyolojik değişim, siyasal iktidar ve gelecek - 12 Haziran 2021
  • Etik, ahlak, hukuk - 31 Mayıs 2021
  • Kudüs nasıl kurtulur? - 15 Mayıs 2021
  • Mevali Çocuklar! - 10 Mayıs 2021
  • Bize cennet garanti... - 07 Mayıs 2021
  • SANAL PARA veya KRİPTO PARA - 26 Nisan 2021
  • Toplumsal habitus ve iletişim sorunumuz - 17 Nisan 2021
  • Dilimin sınırları, Dünyamın sınırlarıdır - 12 Nisan 2021
  • Yeni dünya düzeni - 29 Mart 2021
  • Kapitalizm, sosyalizm ve milliyetçilik - 19 Mart 2021
  • Değişim ve geleşim - 22 Şubat 2021
  • Cumhuriyeti ve Atatürk'ü kimler sevmez? - 14 Şubat 2021
  • Gelecek mutlaka gelecektir - 02 Şubat 2021
  • Sosyolojik piçlik - 15 Ocak 2021
  • Türkçenin Matematiği - 03 Ocak 2021
  • Ümmetçilik mi, milliyetçilik mi, küreselcilik mi? - 20 Aralık 2020
  • Hangi eğitim? - 28 Kasım 2020
  • 1
  • 2
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
İmam Hutbe Okuyor, Cemaat Telefonla Oynuyor…
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Edirne ve Uzunköprü'de Fetih Coşkusu
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Son Mektubum
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Son Mektubum
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Asr-ı Saâdet Dönemi
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Mürailer Arasında Hakikatin Vakur Adımları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Coğrafya Kader midir?
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Coğrafya Kader midir?
Bayram Vesilesiyle
Ali Kemal Gül
Bayram Vesilesiyle
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Huzura Hasret Bayramlar
Köksal Cengiz
Huzura Hasret Bayramlar
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Şevket Sezer
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Çok Okunan Haberler
Bilgi Üniversitesi kararı geri çekildi
Bilgi Üniversitesi kararı geri çekildi
İstanbul Üniversitesi'ne kadro ihdasına AYM'den iptal
İstanbul Üniversitesi'ne kadro ihdasına AYM'den iptal
Rüşvet alıp ağaçların katledilmesine göz yumdular
Rüşvet alıp ağaçların katledilmesine göz yumdular
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo