• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
11:42
Gençlik ve Spor Bakanlığı personel alımı yapacak
10:56
YKS soruları tartışılıyor... Matematik ve edebiyatta iptaller olacak mı?
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Kim İlkesiz?
Yayınlanma: 12 Mart 2023 - 10:18

Kim İlkesiz?

12 Mart 2023 - 10:18
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

Mümkün olduğunca, siyasi konulara girmemeye çalışıyorum ama yöneticilerimizin konuşmalarını dinledikçe hem üzülüyor hem de kızıyorum. Bu yazıma, şu soruyla başlayıp herkesin özeleştiri yapmasını bekliyorum: “Politikacılar mı millet mi ilkesiz?”

Önce “İlke”nin tanımını yapalım: Türk Dil Kurumu’na göre; “Temel düşünce, temel inanç, umde, prensip, davranış kuralıdır.” İlkeli kişi ise; disiplinli, kurallara sıkı sıkıya bağlı ve benimsediği düşüncelerden asla taviz vermeyendir.

Toplam 43 yılı aşan devlet memuriyetinden sonra 2018’de emekli oldum. Bu arada profesyonel sendikacılık ve dernek yöneticiliği yaptım; hâlâ Türk Dünyası’na yönelik bir federasyonda ve eğitimle ilgili bir vakıfta yöneticiyim. Yaptığım iyi, güzel, doğru ve başarılı işlerle övünmek yerine, yapamadıklarımla kendimi eleştirmişimdir.

Liseden beri inandığım bir davam var ve hep bunun peşinden koştum. Elime geçen kitap, makale, köşe yazısı ve benzeri her şeyi okumaya, sürekli kendimi geliştirmeye ve yenilemeye çalıştım. Birçok eğitimlere ve kurslara katıldım. Yönetici olarak gittiğim eğitimlerde bile -zorunlu olmadığım halde- dersleri dikkatle takip ettim. İnancımdan ve davamdan taviz vermeden kişilikli, ilkeli, çağdaş biri olmaya uğraştım.

Bir eğitimde hoca; karşılaşılan olaylarda “4-S Formülünü uygulamamızı” söylemişti: Bunlar; sağduyu, sabır, serinkanlılık ve stres yönetimi; sonra da tek tek açıklamıştı. Bir şey daha söylemişti: “Alışkanlıklarınızı sorgulama alışkanlığı kazanın.”

Sohbet ortamlarında -bildiğim kadarıyla- siyaset yapıyordum ama memur olmam sebebiyle gönül verdiğim partime seyrek gidiyordum: Bu durum, uzaktan gözlem yapmama, düşünmeme ve doğru karar vermeme yarıyordu. 1999-2002 yılları arasında yaşadığımız bazı hadiseler, her şeyi yeniden değerlendirmeme sebep oldu. Davamdan ödün vermeden kuşkucu, sorgulayıcı ve bağımsız biri oldum.

2017 Anayasa Referandumu’nda önümüze konan değişiklikleri tasvip de kabul de etmedim. Çünkü getirilmek istenen sistemin hayırlı olmayacağını düşündüm. Her şeyden önce destek verilen partiyle ortak bir yanımız yoktu; hatta “Türklük” hususunda çatışıyorduk. “Beka” söylemi de -Türkler Anadolu’ya geldiğinden beri var olduğundan- inandırıcı gelmiyordu.

Hayatım boyunca birçok insanla karşılaştım, tanıştım; bazılarıyla dost bazılarıyla yabancı oldum. Çevremdeki amirleri, memurları, bakanları, liderleri takip ettim, gözlemledim, kendimce değerlendirdim. Özellikle lider (!) konumundaki kişilerin davranışları, geçmişte yaptıkları, söyledikleri aklıma geldikçe “siyaset bu mu?” diye sordum. Bugün söyledikleri, dünkü söylediklerini yalanlıyordu. “Unutkanlıktan mı yoksa bilerek mi söylüyorlar acaba?” diye düşündüğüm oluyor. Eğer bilerek söylüyorlarsa ilkesizlik bu olsa gerek!..

Aynı durum; güya vatandaşı aydınlatmak için televizyonlarda konuşturulan, aslında konuyla uzaktan-yakından hiç alâkaları olmadığı gibi algı oluşturan ya da yönlendiren bazı aydın, gazeteci, araştırmacı müsveddeleri için de geçerli. Sosyal medya hakeza; mikrofonu eline geçiren, önüne gelene veryansın ediyor!..

Hani Yunus Emre, balıklar için “Derya içreler, deryayı bilmezler” diyor ya! Tıpkı öyle… Bunlar hep kendi dar alanları içinde kaldıklarından, kendilerinin ilkeli olup olmadıklarını düşünmeden karşıyı suçluyorlar. Oysa, dışarıda olanlar; konuşmaları, hareketleri, davranışları daha doğru değerlendirebiliyorlar. Hele bir de geçmişte başınıza bazı olaylar gelmiş veya getirilmişse, buna sebep insanları daha iyi değerlendirebiliyorsunuz.

Hayret ettiğim; geçmişlerine bakmadan, daha önce “beraber yürüdük”leri kişileri eleştiri yağmuruna, hatta iftiraya tutabiliyorlar. İnsanın “siyaset buysa, batsın böyle siyaset” diyesi geliyor. İmanımızı, inancımızı, ibadetimizi ölçen, sorgulayan “imanölçer”ciler gibi şimdi de eline “ilkeölçer” alet alan -işlerine gelmeyen gelişmeler karşısında- ilkeli durup durmadığımızı ölçüyorlar!..

Halbuki, birazcık aynaya baksalar ve özeleştiri yapsalar; asıl ilkesiz kimlermiş görebilirler. Maalesef! Resmî ve sivil kuruluşlarda göreve getirilen makam ve mevki sahiplerinde -genelleştirmek istemiyorum ama- ilkesizlik çok arttı. Siyaset de medya da böyle… Bu duruma gelişimizin en büyük sebebi; mevzuata uyulmaması, Anayasaya dahil her şeyin çiğnenmesidir.

Bir ülkede gelir adaletsizliği, ekonomik zorluklar, bütçe açıkları yanında, mafya, uyuşturucu, karapara iç içe geçmiş ülkeyi soyuyorsa; yalan-dolan-talan devam ediyorsa ilkelerden bahsedilmesi mümkün değildir.

II.Abdülhamid döneminde İstanbul’da bulunan Macar Türkolog Arminius Vambery (1832-1913), günlüklerinde diyor ki; “Türkler en mert, saf ve güvenilir insanlardır. Muhataplarını da kendileri gibi bilirler ve her söylenene itimat ederler. Bilhassa dinî ve manevî bahislerde kimsenin yalan söyleyeceğine asla ihtimal vermezler."

Evet, Vambery’nin söyledikleri sözler, milletimizin genel özellikleridir ama “saf!” diye belirtilen, aslında “iyiniyetli ve merhametli” olarak tanımladığım suistimal edilen zaaflarımız da vardır. Bu yüzden çok çabuk kandırılıyoruz; sonuçta gerek bireysel gerek toplumsal ve gerekse millet olarak acılar yaşıyoruz. İbret veya ders alıyor muyuz? Hayır!..

6 Şubat’taki büyük deprem felaketinden sonra 4-6 Mart arasında bir de siyasi deprem yaşadık. Çok tez canlı ve duygusal bir millet olduğumuzdan, bu kriz hemen bir kızgınlık, dolayısıyla tepki yarattı. Özellikle yukarıda bahsettiğim, onun-bunun borazanlığını yapan kesimler hemen devreye girip bunu daha da körüklediler; fırsatı ganimete çevirmeye çalıştılar.

Sağcısı- solcusu; arkasını-önünü düşünmeden hakaretlere, küfürlere, yalanlara başladılar: Hain, cambaz, adam/parti satma, bir partiyi bölme, operasyonlar vb. laflar, iftiralar gırla gitti. Düşünmediler ki, birbirine hiç benzemeyen; sözleri, söylemleri, tüzükleri, programları ayrı olan bu altı parti; bir katılımcılık ve takım çalışması örneği göstererek bir araya gelmişler: “Güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş” konusunda uzun süredir bir çalışma yapmışlar. Böyle tartışmaların çıkması çok normaldir ve mutlaka kendi içlerinde daha önce de yaşamışlardır.

Ben, yaratılışım/ karakterim gereği sakin, sabırlı, soğukkanlı ve sağduyuluyumdur. Geçmişte böyle durumlar çok yaşadığımızdan tecrübeli sayılırız. Görüştüğüm arkadaşlara, “konuyu sıcağı sıcağına değerlendirmek yanlış olur, acele etmeyin” dedim. Sonra tatlıya bağlandı. “Her şeyde bir hayır vardır”; ileride ne olur bilemem ama bence sonuç güzel oldu: Heyecan, dinamizm, sinerji oluştu ve partiler yeni bir ivme kazandılar.

“Millet ittifakı”nda bunlar olurken “Cumhur ittifakı”nda neler oluyor, çok bilmiyoruz; çünkü şeffaflık yok. Son duyduğumuz; karşıyı HDP’yle görüşüyor diye eleştirirlerken kendileri de HÜDA-PAR’ı ittifaka almışlar.

Herhangi bir toplulukta -kurallar içinde olmak kaydıyla- tartışma yoksa orada fikir de, ortak düşünce de, gelişme de olmaz. Mesela; itaat ve biat kültürünün ağır bastığı yerde fikirlerin tartışılması, ortak görüşlerin çıkması, doğru yolun bulunması zaten mümkün değildir. Çünkü kararlar, tek yerden/kişiden çıkar. Ülkenin içinde bulunduğu durum, yani beş yıldır uygulanan sistem yürümüyor; yürümez. Ben değişmesi taraftarıyım: Eskiye değil, cumhuriyetin kuruluş ilkelerine dönmeyi istiyorum.

Parti yöneticileri; birbirlerini suçlama yerine yalan-yanlış davranış ve söylemlerinden vazgeçip vatandaşları inandırıcı ilkeli davranış sergilesinler. Beklentimiz bu!..

Yazarın Diğer Yazıları

  • Büyük Türk Kağanlığı-3 - 22 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-2 - 14 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı - 07 Haziran 2026
  • Asr-ı Saâdet Dönemi - 31 Mayıs 2026
  • Yeryüzünde Gezin Dolaşın!.. - 24 Mayıs 2026
  • Türk Milletinin Kültürel Değerleri - 17 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 28
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Maden Gelirlerinde Kamu Payı: Doğa ve Ekonomi Arasında Bir Denge Kurulmalı
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memur ve Emeklisine Ek Zam İçin Daha Ne Bekliyorsunuz?
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Fındık Araştırma Enstitüsünü Eleştirdik, Şimdi de Hakkını Verelim...
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Türk Ocağı, Türk'ün Has Ocağı
Hüznünü Hüzün Bilerek Hesabı Kapatanlar: 1456 Belgrad Kuşatması
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Hüznünü Hüzün Bilerek Hesabı Kapatanlar: 1456 Belgrad Kuşatması
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
LGS üzerine!..
Çocuklarınıza Yaz Tatilinde Yaşam Becerileri Kazandırın
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Çocuklarınıza Yaz Tatilinde Yaşam Becerileri Kazandırın
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
CHP Zihniyetinden Yazıcıoğlu Suikastına
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-3
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Trabzon 14 Yıldır Kimsesiz Kaldı!
Orhan KILIÇOĞLU
Trabzon 14 Yıldır Kimsesiz Kaldı!
Coğrafya Kader midir?
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Coğrafya Kader midir?
Kerbelâ Olayı ve Çağları Aşan Mesajı
Ali Kemal Gül
Kerbelâ Olayı ve Çağları Aşan Mesajı
14 Mayıs Seçiminin Mesajı: Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılını Da Türk Milliyetçileri İnşa Edecektir
Türk Ocakları'ndan
14 Mayıs Seçiminin Mesajı: Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılını Da Türk Milliyetçileri İnşa Edecektir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Huzura Hasret Bayramlar
Köksal Cengiz
Huzura Hasret Bayramlar
Suyun Öte Tarafı-Balkan Türkleri
Şevket Sezer
Suyun Öte Tarafı-Balkan Türkleri
Çok Okunan Haberler
Mobbing uygulayan müdürün görevden alınması gündemde
Mobbing uygulayan müdürün görevden alınması gündemde
Gümrük'te dev operasyon 8 milyar liralık vurgun
Gümrük'te dev operasyon 8 milyar liralık vurgun
Haziran 2026 Dönemi Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması ile Kamu Çalışanlarının Alım Gücü Değerlendirmesi
Haziran 2026 Dönemi Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması ile...
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo