• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
00:56
2. Mesajcı İl Milli Eğitim Müdürü İddiası
00:42
Ankara Valisi ve Emniyet Genel Müdürü değişti
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Sivil Toplum ve Kuruluşlar
Yayınlanma: 15 Ekim 2023 - 11:29

Sivil Toplum ve Kuruluşlar

15 Ekim 2023 - 11:29
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

Türk Milleti’nin en büyük özelliği “teşkilatçılığıdır.” Sadece “devlet kurma” açısından değil; ahilik, lonca gibi meslek örgütlenmeleri açısından da öyledir.

Bu tanım doğru olmakla birlikte kuruluşların devamlılığı/ sürekliliği açısından, o kadar başarılı değiliz. Ne yazık ki, kötü taraflarımızdan biridir. Bazan kendi beceriksizliğimizden, bazan da dış güçlerin ve içerdeki yerli işbirlikçilerinin istek ve/veya kışkırtmalarıyla çok çabuk birbirimize düşüyoruz. Kurduğumuz devletlerin, müesseselerin yıkılmasına, dağılmasına, yok olmasına sebep oluyoruz.

Mevzuatlar üzerinde de çok oynuyoruz. Yeni gelişmelere göre tabii ki değişiklikler yapılır; ancak, kadrolaşma veya çıkar amaçlı değişiklikler doğru değildir. Kurumların adını değiştirmek, eklemeler yapmak, mevzuatına yaldızlı metinler yazmak; kuruluşları büyütmez de geliştirmez de… Önemli olan kurumların ehliyetli, liyakatli, tecrübeli kişilerce yönetilmesi ve mevzuata uyulmasıdır. Mesela; uyulmayacaksa Anayasayla oynamanın ya da değiştirmeye kalkışmanın gereği yoktur!..

Ayrıca, bunlar hafızanın/ devlet aklının yok olmasına sebep olmaktadır.

Cumhuriyetle değişim

Cumhuriyet, yokluğun ve yoksulluğun kol gezdiği topraklar üzerinde kurulmuştur. Ülkenin kalkınması ve milletin refahı için yoğun çalışılmış; uçak fabrikası da dahil birçok yeni fabrika açılmış, sanayi kuruluşları oluşturulmuştur. Çeşitli alanlarda ve mesleklerde kooperatifler ve sandıklar kurulmuştur.

Bu çalışmalar sonucunda, %7-8’leri aşan bir kalkınma hızı sağlanmış ve ülke toparlanmıştır. Atatürk’ün ölümüyle birlikte inişli-çıkışlı dönemler başlamıştır.

Osmanlı coğrafyasında yaşayan her insan, önceden padişahın kulu/tebaası iken, cumhuriyetle eşit haklara sahip bir vatandaş ve özgür birey olmuştur. Bir anlamda biat ve itaat kültüründen sivil topluma geçilmiştir.

Sivil toplum, yasalardaki hak ve menfaatlerini bilen, savunan ve gerektiğinde amacı aynı olan kişilerle bir araya gelerek teşkilatlanabilen toplumdur.

Sivil toplum kuruluşu denilince; sadece sendikalar, dernekler, birlikler, odalar, vakıflar ve benzerleri anlaşılmasın: Siyasi partiler de sivil toplum kuruluşlarıdır.

12 Eylül 1980 Öncesi

Yakın geçmişimize dönük konuları açıklarken, genelde 12 Eylül 1980 askerî darbesini baz alırız. Ben de bu tarihle bağlantı kurarak sivil toplum kuruluşları alanında, geçmişte kurulan bazı teşkilatlarımızdan bahsedeceğim.

Biliyorsunuz, Türk Milliyetçileri olarak insan hak ve hürriyetine dayalı, adına “Milliyetçi-Toplumculuk” denilen bir sistemi savunuyorduk. Bu çerçevede tüm “izm”lere karşıydık. Bu yüzden patron (sermayedar) ve işçi sınıfı diye ayrıştırıcı ve çatıştırıcı bir anlayışı kabul etmiyorduk. Milleti bir bütün olarak görüyor, “Milliyetçi Türkiye”yi hedefliyorduk. Türk Milleti’ni sosyo-ekonomik yönden “işçi, köylü, esnaf, memur, serbest meslek mensupları ve işverenler olarak” altı sosyal dilim içinde teşkilatlandırmaya çalışıyorduk.

Bazılarını yanlış hatırlıyor olabilirim: Aklımda kaldığı kadarıyla, bu sosyal dilimlerin baş harfleri ile oluşan “İmeski” diye gıda ve sanayi ürünleri üzerine bir kooperatif kuruluşumuz vardı. Arkadaşların sermaye koyarak oluşturdukları bir kuruluştu. Üyelerin, daha ucuz ve aracı olmadan ihtiyaçlarını karşılamalarını sağlamak için kurulmuştu ama çok fazla sürmedi; çeşitli sebeplerle kapandı gitti. Yine, yanılmıyorsam mobilya üzerine “Pimes” diye bir kuruluş vardı; çok sürmedi kapandı.

Milliyetçi İşçi Sendikaları Konfederasyonu (MİSK) vardı; 1980 darbesi sonrası kapatıldı. (Devamı mı bilemiyorum ama açılan benzer bir konfederasyon var!..) Milliyetçi Kadınlar Derneği, Türk Ocakları, Aydınlar Ocağı, Milliyetçiler Derneği vardı.

Yine, bu sosyal dilimleri bünyesinde toplayacak “Ülkücü” sözcüğü ile başlayan birçok dernek kuruldu: Ülkücü Memurlar Derneği (ÜLKÜM), Ülkücü Öğretmenler Birliği (Ülkü-Bir), Ülkücü İşçiler Derneği (Ülkü-İş), Ülkücü Köylüler Derneği (Ülkü-Köy), Ülkücü Teknik Elemanlar Derneği (Ülkü-Tek), Türkiye Müzik ve Folklor Derneği (TÜMFED), Ülkücü Gazeteciler, gençlik için (Ülkü Ocakları) ve benzerleri…

Ancak askerî darbe, tüm STK’ların üzerinden silindir gibi geçti ve bazı kuruluşlar hariç hepsi kapatıldı.

12 Eylül 1980 Sonrası

Darbe sonrası camiamız için karmaşanın, ayrışmanın, parçalanmanın, köşeye/ kabuğuna çekilmenin yaşandığı bir dönem oldu. Toparlanmak kolay olmadı. Zamanla çeşitli şehirlerde bu kuruluşların adıyla benzer yeni dernekler açıldı ama ne kadar faal durumdalar, bilemiyorum. Yukarıda saydıklarımdan halen faaliyette olanları sizler de biliyorsunuz…

1989 yılında “Türkiye Kamu Çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfı (TÜRKAV)” kurularak, özellikle kamu çalışanları bir araya getirilmeye çalışıldı. Tüm kurumlarda oba şeklinde teşkilatlanma yanında topladığımız paralarla hapiste ve zorda olan arkadaşlarımıza yardım çalışmaları yapıldı. Daha sonra çeşitli hizmet kollarında sendikalarımızı kurduk.

Benzer çalışmalar, karşı gruplarda da yapılıyor ve onlar da kendi kuruluşları etrafında toplanıyorlardı.

2000'lerden itibaren AB’ye katılım sürecinde sivil toplum çalışmaları arttı. Ancak, her darbe (girişim) sonrası ortadan kaybolan cemaat ve tarikatlar, pıtrak gibi ortaya çıktılar (nedense darbeler, muhtıralar bunlara yarıyor!). Sivil toplum kuruluşu olup olmadıkları tartışılan bunlar, iktidarların da koruyup kollamasıyla maddi olarak da güçlendiler. Faaliyetlerini kendi alanlarında göstermeleri gerekirken “devleti ele geçirmek amacıyla” kurumlarda kadrolaşmaya yöneldiler.

Gezi olayları ve 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi, iktidarın sivil topluma karşı tavır almasına sebep oldu. Ancak, bu tavır; daha çok kendilerinden görmedikleri STK’lara karşıydı. Kendi oluşturdukları veya yanlarındaki kuruluşlara maddî ve manevî destek ve yardımda bulundular. Cami derneklerini ve kamu yararına dernekleri saymıyorum bile...

Çok eskiye dayanan bir vakıf kültürümüz vardı: Varlıklı kişilerce “fakruzaruret” içinde olan insanlara -ayırım yapmadan- yardımcı olmak amacıyla kurulurdu. Son dönemlerde bu kültür de değişti. Vakıflar, fakir ve muhtaçlara yardım amaçlı değil, artık bir kazanç kapısına dönüşmüşlerdir. Vakıflara yardım toplamalar, kuruluşlar arasında “al gülüm-ver gülüm havasına sokulan” bağış yapmalar; nereye harcandığı dahi bilinmeyen giderler vs…

Eskiden resmî kurum adları ile açılan vakıflar da vardı: Merkezî veya mahallî kurumların yapması gereken hizmetlerin karşılığında vatandaştan bağış alabiliyorlardı. Bazı hizmetlerin özele devredilmesinden dolayı devam ediyorlar mı bilemiyorum?..

Yasal olarak alt yapı buna uygun ya da uydurulmuş olabilir ama kadim kültürümüz içinde böyle bir vakıf anlayışı olduğunu sanmıyorum. Tüm bunların ne ahlâken ne de dinen doğru olduğu kanaatinde değilim.

Toplumumuzda büyük bir ahlâk yozlaşması yaşanmaktadır. Din istismarının en yoğun yaşandığı dönemdeyiz. Her söz, her şey sıradanlaştı, basitleşti, anlamsızlaştı. Din ve dinî terimler, yerli-yersiz o kadar çok kullanıldı ki ipin ucu kaçırıldı. “Çok malda haram, çok lafta yalan olur” misali, artık söylenen sözler güven vermiyor.

Eskiden hocalar konuştukları zaman fazla tartışmazdık. Her ne kadar bazı büyüklerimiz, “hocaların dediğini tut ama gittiği yoldan gitme” deseler de art niyet aramazdık.

Kur’an’da kaçınmamız istenilen ne kadar büyük günah varsa şimdi rahatlıkla işleniyor. Çok kolay yalan söyleniyor, iftira atılıyor, dedikodu yapılıyor, fitne çıkarılıyor. Bir de “günah işleme özgürlüğümüz var” diyen şarlatanlar çıkıyor!..

Kısacası, bugün STK’lar, öz ve üvey evlat muamelesi gören iki kesime ayrılmıştır.

Haftaya, sendikalar ve siyasi partilerden bahsedeceğim.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • Mitostrateji'den Son Sözler - 25 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-2 - 18 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-1 - 11 Ocak 2026
  • İyeler ve Cinler - 04 Ocak 2026
  • Ak ve Kara İyeler - 28 Aralık 2025
  • Al Karısı, Doğum ve İyeler - 21 Aralık 2025
  • Al Mitolojisi: Al Karısı - 14 Aralık 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 27
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Mesleğiniz nedir? "Cumhuriyet öğretmeniyim."
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Fındıkta Kuruma Alarmı: Felakete Mi Gidiyoruz?
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Eğitim Meselemiz /Ulusal Egemenlik ve Türk Ocakları
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
ABD İsrail Savaşı İnsanlıkladır!..
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Bize Öğretmeniyle Barışık Siyasetçi ve Yetkili Lazım
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Bize Öğretmeniyle Barışık Siyasetçi ve Yetkili Lazım
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Şehit Muhsin Yazıcıoğlu
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Kalbin Sükûtuna Doğru: Bir Ramazan-ı Şerif Niyeti
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Eğitim Zorunlu Mu, Sorunlu mu?
Elveda Gençlik
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Elveda Gençlik
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Kahramanmaraş katliamcısı toksik internet alt kültürünün kurbanı mı?
Misafir Yazılar
Kahramanmaraş katliamcısı toksik internet alt kültürünün kurbanı mı?
Yazılarımı 1000 Yıl Sonrası İçin Yazıyorum.
Orhan KILIÇOĞLU
Yazılarımı 1000 Yıl Sonrası İçin Yazıyorum.
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Türk Olmanın Gururu
Ali Kemal Gül
Türk Olmanın Gururu
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Kadını Niye Siyaset Yapmalıdır?
Şerife Güven
Türk Kadını Niye Siyaset Yapmalıdır?
Milli Şehidim
Köksal Cengiz
Milli Şehidim
24 Nisan'ın Gerçek Yüzü: İhanetten Tehcir'e Uzanan Süreç
Şevket Sezer
24 Nisan'ın Gerçek Yüzü: İhanetten Tehcir'e Uzanan Süreç
Çok Okunan Haberler
'Türkçe öldü' diyen Nazif Yılmaz gece yarısı görevden alındı
'Türkçe öldü' diyen Nazif Yılmaz gece yarısı görevden alındı
Malatya'daki Okul Kütüphanesine Kitap Bağış Çağrısı
Malatya'daki Okul Kütüphanesine Kitap Bağış Çağrısı
Okullarda 'x-ray, turnike ve panik butonu' dönemi başladı
Okullarda 'x-ray, turnike ve panik butonu' dönemi başladı
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim