• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
01:51
Toplumda PKK ve Bölücülere Af Yasası Mecliste Yüksek Oyla Kabul Edildi!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Türkler'de Renklerin Anlamı-4
Yayınlanma: 15 Ocak 2023 - 09:52

Türkler'de Renklerin Anlamı-4

15 Ocak 2023 - 09:52
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

Yılmaz Öztuna “Büyük Türkiye Tarihi” adlı eserinde; “(Osmanlı) Hanedanın rengi al (alev rengi) olduğu halde Tanzimat’tan sonra bayrak şeklinde çukulata rengi zemin üzerine aynı renk çizgilerle kesilmiş beyaz bir çerçeve şeklinde padişah sancağı kullanılmıştır. Daha çok fors mahiyetinde olan bu sancağın ortasındaki çerçevede padişahın tuğrası vardı. 1908 Meşrutiyetinden önce bu sancak, yalnız padişah gemiye bindiği zaman o tekneye çekilirdi, sadece forstu.

Padişaha mahsus başkumandanlık harb bayrağı ise çukulata rengi zemin üzerinde dört tarafta 10’ar şualı dört yıldız ve ortada bir çapadan ibaretti. Savaşta kullanılırdı (c.8/s.98-99).” demektedir.

Türkler’in ana renklerinin anlamları ile ilgili bilgileri verdikten sonra tartışılan bir konuyu da açıklığa kavuşturmak gerekmektedir: Sarı, kırmızı ve yeşil üçlüsü…

Prof.Dr. Reşat Genç makalesinde; “Türklerin eski şaman törenlerinde, bir ip üzerine asılmış gök (yeşil), kırmızı, sarı ve beyaz bezlerin Şaman’a gök yolunu gösterdiğine inanmaları da, yeşil renk ile beraberindeki kırmızı, sarı ve beyaz renklerin Türk inanç ve geleneklerinde nasıl yaygın bir şekilde yer tuttuğunu göstermesi bakımından kayda değer.

Sarı, kırmızı ve yeşil rengin Türklerde beyler zümresinin bir sembolü olarak kullanıldığına dair şimdilik en eski bilgimiz Göktürkler dönemine ait bulunmaktadır.

Sarı, kırmızı ve yeşil üçlüsünün yan yana ve hükümranlık sembolü olarak sancaklarda kullanıldığına dair en eski bilgimiz ise Selçuklular dönemine ait bulunmaktadır.

Yine sarı, kırmızı ve yeşil renklerin gerek yan yana gerekse iç içe olarak, Osmanlı döneminde, devletin sona erişine kadar çok yaygın bir biçimde kullanıldığını görüyoruz.

…Yeniçeri (Ocak) Sancağı …yarısı yeşil ve yarısı kırmızı renkte olup, kenarları sarı sırma harçlı ve ortasında kezalik sarı sırma ile işlenmiş bir zülfikarı havî idi.

Diğer taraftan sarı, kırmızı ve yeşil renklerin Osmanlılarda, devletin sonlarına kadar padişahın hâkimiyet renkleri olarak kullanılmaya devam ettiğinin en parlak örneğini, Atatürk’e verilmiş olan altın liyakat madalyası ile altın imtiyaz madalyasında tespit ediyoruz. Gerçekten de orijinalleri bugün Anıtkabir Müzesi’nde bulunan bu iki madalyadan ‘Altın Liyakat Madalyası’, çifte kılıçlı olup şeridi de kırmızı zemin üzerinde iki yeşil çizgiden oluşmaktadır. Yani, altın sarısı, kırmızı ve yeşil renkler üçlüsü bu madalyada da bir araya gelmiş bulunmaktadır. Altın Liyakat Madalyası Atatürk’e Osmanlı Devleti tarafından 7 Ocak 1915 tarihinde Çanakkale Savaşlarında memlekete yaptığı büyük hizmetlerin bir mükâfatı olarak verilmiştir.

Altın imtiyaz Madalyası da çifte kılıç olup, şeridinin yarısı yeşil, yarısı da kırmızı renktedir. Altın sarısı, yeşil ve kırmızı renkler bir arada bu madalyada da açıkça görülmektedir. Bugün pek çok kurum ve kuruluşlarımızda asılı olan üniformalı Atatürk resminde görülen madalya budur. Bu madalya ise Atatürk’e 16.Kolordu Komutanı olarak 8 Ağustos 1916 tarihinde Doğu Cephesinde üstün Rus kuvvetlerine karşı kazandığı ve neticesi itibariyle Muş, Bitlis ve Tatvan’ın düşman işgalinden kurtuluşunu sağlayan büyük başarısı üzerine verilmiştir.

Bugün, Türkiye’nin bilhassa Güneydoğu bölgesinde ve özellikle kadın kıyafetlerinde gözlenen sarı, kırmızı ve yeşil renkli kıyafetler de bu renklerin günümüz Türk dünyasındaki yaygınlığının en güzel örneklerindendir.

Yukarıdan beri verilen bilgilerden anlaşıldığı üzere sarı, kırmızı ve yeşil renkler, köklerini en eski Türk inanışlarından alarak, asırlar boyu Türklerin dinî, manevî ve giderek de millî hayatlarında çok yer tutmuş ve önem veril­miş renklerden olmuştur. Bu renklerin üçünün birden Göktürkler zamanından başlayarak Türklerde beyler zümresinin rağbet ettiği üçlü olarak yer aldığı görülmüştür. Aynı üç rengin Büyük Selçuklulardan Osmanlı Devleti’nin sonuna kadar devleti yönetenleri temsil eden sancak ve bayrak renkleri olarak kullanıldığını tespit ettik. Aynı renklerin günümüz Türk Dünyasında Saha (Yakut)’lardan Hakaslara, Kırgızlardan Özbeklere, Azerîlere ve Türkiye Türklerine kadar yaygın bir şekilde kullanıldığını gözledik.

Yani, tıpkı Nevruz Bayramı gibi, sarı, kırmızı ve yeşil renkler üçlüsünün, yüzlerce yıldır Türk manevî ve millî hayatının, kısaca Türk kültürünün temel unsurlarından olduğu, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak tarzda ve açık bir biçimde ortaya çıkmıştır.”

Zeynep Dokumacı ise; “…bugün Türkiye’nin muhtelif yörelerinde ve özellikle kadınların giyim kuşamlarında sarı, kırmızı ve yeşil renklere çokça rastlanmaktadır. Belki de bunun ifadesi olarak Anadolu halkı arasında; ‘Al yeşil üstüne sarıyı bağla/ Ger yakışmaz ise gel gör beni’ şeklindeki deyişin… devam edip gelmesidir.

(Türk Dünyası’nda) Nevruz Bayramı… törenlerinde, Türk kadınlarının ve erkeklerinin (giydikleri) kıyafetlerde sarı, kırmızı ve yeşil renkler yaygın biçimde kullanılmaktadır. Bu durum aynı kültürel kimliğin, aynı Millî kimliğin unsurlarından sadece bir kaçıdır.

Renkler ve onlara eski insanlar tarafından verilen manalar milletlerin dünya ve kâinatı hissetmeleri ile alâkalıdır. Renkler gözün gördüğü maddî şeyler değildirler, insanların onlara yükledikleri anlamlarla maneviyat kazanmışlar ve maddî maneviyatın da üzerine çıkmışlardır. İnsanlar, renklerin maneviyatları ile ilgili düşüncelerini…” Azerbaycanlı şair Resul Rıza (1910-1981)’nın ağzından “RENGLER” başlıklı şiiriyle bağlayalım (Y.Y: Şiiri, antoloji.com’dan aynen aldım, hataları düzeltmeye çalıştım. Okurken X(x):H(h); Q(q):K(k) okuyalım.):

Ağ, qara, sarı, yaşıl, qırmızı;

heresi bir sınaqla bağlıdır.

Biri hesredimizi xatırladır,

biri derdimizi, biri arzumuzu.

Heresinde bir me’na arayıb

bir sebeb gören var.

Kim bilir, kim sınamış,

kim bunu ilk defe demiş.

Qara matem,

qırmızı bayram,

san nifret ifadesi imiş.

Kim bilir keyfinin ne vaxtında,

kim olmuş rengleri bele damğalayıb,

bele ayıran.

Qırmızi qan da ola biler.

bahah üzük qaşı da,

göz yaşı da.

qara matem remzi de ola biler,

mehebbet remzi de,

nifret remzi de.

Ağ gözümüzü nurdan sala da biler,

çiçek-çiçek bezeye biler süfremizi de.

Biri yaşıl görür yarpağı,

biri qıpqırmızı.

Ancaq yarpaği öz renginde qalır.

Yaşıl olur, qızarır, saralır.

Rengler könlümüzden keçir

isti, serin külekler kimi.

Neğmeler, sözler, sesler

qelbimize dolıır müxtelif rengler kimi.

Rengler xatireler oyadır,

duygular oyadır.

Gördüyümüzden artıq görmek istemesek

Her reng adice boyadır.

Renglerin de musiqi kimi ahengi var.

Ağrının, sevincin, ümidin de

rengi var.

Düşündükçe açılır

Elvan sehifeleri renglerin.

Canlanır gözümüzde rengi

ömrün, mübarizenin,

qelbin, nifretin,

gecenin, seherin

ve insan taleyinin.

            (Heresi: Her birisi; Sınaq: Sınav, deneme, ölçek; Bahah: Pahalı, değerli; Üzük: Yüzük; Remiz, remzi: Simge, sembol; İsti: Sıcak; Külek: Rüzgar; Elvan: Türlü renklerden olan; Mübarize: Mücadele; Taley: Talih, kader)

Yazarın Diğer Yazıları

  • Büyük Türk Kağanlığı-8 - 26 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-7 - 19 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-6 - 12 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-5 - 05 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-4 - 28 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-3 - 22 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-2 - 14 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı - 07 Haziran 2026
  • Asr-ı Saâdet Dönemi - 31 Mayıs 2026
  • Yeryüzünde Gezin Dolaşın!.. - 24 Mayıs 2026
  • Türk Milletinin Kültürel Değerleri - 17 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 28
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Sayın Cumhurbaşkanım, Fındık Üreticisinin Umudu Sizsiniz
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Çerçeve Yasaya Hayır!
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Türk ve Türkçe Giderse, Kürt Ve Müslüman Kalır mı?
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Azınlık Okullarını Devlet Denetimine Alarak Misyonerlik Faaliyetlerine Son Veren Mustafa Kemal Atatürk'e Minnettarız
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Gündem Sıcak
Sarı Torbadan İmralı Masasına: MHP'deki Büyük Çark
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sarı Torbadan İmralı Masasına: MHP'deki Büyük Çark
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Eğitimde Fırsat Eşitliği Var mıdır?
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Enver Paşa'yla Atatürk'ün Hayali Neydi
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-8
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Öğretmen Ne Yapsın?
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Öğretmen Ne Yapsın?
Sri Lanka Kandy Seyahati
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Kandy Seyahati
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Misafir Yazılar
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Dava Adamı Temel Kahveci'nin Hatırasına
Orhan KILIÇOĞLU
Dava Adamı Temel Kahveci'nin Hatırasına
Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum
İman Ve Namus Kıratları
Ali Kemal Gül
İman Ve Namus Kıratları
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Türk Ocakları'ndan
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Kutlu Rüyalar Görmeliyiz
Şerife Güven
Kutlu Rüyalar Görmeliyiz
Destanlar Burcundayım!
Köksal Cengiz
Destanlar Burcundayım!
Türklerde Hayvan Sevgisi Ve Mancacılık
Şevket Sezer
Türklerde Hayvan Sevgisi Ve Mancacılık
Çok Okunan Haberler
2026 LGS Tercih Sonuçları Açıklandı: Nakil Süreci ve Önemli Tarihler
2026 LGS Tercih Sonuçları Açıklandı: Nakil Süreci ve Önemli Tarihler
Okullara 30 Bin Güvenlik Görevlisi Alınacak: Detaylar Ve Başvuru Süreci
Okullara 30 Bin Güvenlik Görevlisi Alınacak: Detaylar Ve Başvuru Süreci
Polis Akademisi Başkanlığı bünyesinde kurulan İç Güvenlik Fakültesine 350 öğrenci alınacak.
Polis Akademisi Başkanlığı bünyesinde kurulan İç Güvenlik Fakültesine...
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo