Bugun...
Hasankeyf,Savur,Mard​in, Midyat, ve Harran ve Şanlıurfa'dan İzlenimler


Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
cananozdemir@kamudannethaber.com
 
 

            Merhaba Sevgili Dostlar! Bugünkü ilk durağımız Batman'a bağlı iki yakasının Dicle Nehri'nin ayırdıği tarihi bir öneme sahip  Hasankeyf ilçesidir.Ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmeyen ilçe; Bizanslıların Abbasilerin ,Hamidilerin, Mervânilerin, Artukluların, Eyyubilerin ve son olarak Osmanlıların  egemenliği altında yaşamıştır.Hasankeyf Kalesi'nin, M. S 4 yy. da kurulduğu tahmin ediliyor.


            İlkbahar mevsimini yaşamamıza rağmen 25 derece sıcaklıkta dolaşmak durumunda kaldık.Artuklu Hamamı XIII. yy. başlarında klasik planda yaptırılmış. Osmanlı doneminde Dicle Nehri'nin taşması sonucu yıkılmış,tekrar yaptırılmıştır.Şu anda sadece soyunmalık bölümü ayakta kalmayı başarmıstır.Tarihi Köprü ayakları ,Zeynel Bey Turbesi, Festival Alanı,İmam Abdullah Zaviyesi tarihi eserlerinden günümüze kalanları gorebilirsiniz.İmam Abdullah Zaviyesi küçük bir tepelik üzerine insa edilmiş.Peygamber Efendimizin soyundan gelen ve büyük saygı gören İmam Abdullah adına yaptırılan zaviye zamanla külliyeye donüşmüş.


              Hayatımda bir ilk yasadım ve koyunun kuzulamasına şahit oldum.Yeni doğan kuzuyu ve annesini fotograflama imkanını buldum.Dicle Nehri'nde otlayan koyun sürüsünden sonra çarşıya dogru yola koyulduk. Yöresel şeylerin satıldığı çarşıdan sonra bir kaynakçıda mola verdik, fotoğraf çektim ve çay içtim. Daha sonra tarihi XII yy.Büyük Selçuklu eseri olduğu tahmin edilen Koç Camii'ne dogru yola çıktım.Koç Camii oldukca büyuk bir alan kapsıyordu.Eyyubi Sultan Süleyman tarafından 1407 yılinda yaptırılan Sultan Süleyman Külliyesi 'nin günümuze kadar gelebilen minaresi olmuştur.Eyyubi Kızlar Camii ve diger tarihi kalıntıları gorebilir ve gezebilirsiniz.


                Zamanımız kısıtlı olduğu için Savur'a dogru yola çıktık.Savur'un tarihi  Etilere kadar uzanmaktadır.Savur'da ilk durağımız Merkez Yeni Camii.1885 'de yaptirilan camiiden sonra Nur Camii'ne vardık.Tarihi dokusu, mükemmel taş işçiliği her iki camiide de göz kamastırıcıydı.Dünyaca ünlü uzümler diyarı Savur;Mardin'e benzeyen dar, küçük sokakları ,taş evleri, tepeye dogru çıkan yolları, dar sokaklarinda oyun oynayan temiz ,sıcakkanlı ve güzel çocukları. Gönüllü turist rehberliğimizi yapan çocuklarla Hacı Abdullah Bey konağına geldik.Konağın özellikle tavan bezemesi ve kapılardakı tahta oymacılığı görülmeye degerdi. Konağın balkonundan da Savur ayaklarınizin altında.


                Hem acıkmış, hem de yorulmuştuk.Öglen yemeği yemek üzere Mardin'e dogru yola çıktık. Daha önceki gezi notlarimda Mardin'i teferruatlı bir biçimde anlattığım icin burda geçistirecegim.Ilk ögretmenligimi yaptığim yer, her geçen yıl muazzam bir değişime,gelişime uğrayan  bir şehir. Mardin'den sonra konaklamak üzere Midyat Estel 'e doğru yola çıktik.Estel'de sabah 6 sularında kahvaltı yaptıktan sonra Estel'i şoyle bir dolaşmak uzere yola çıktım.Aynur ve Engin isimli iki küçük kardeş bana rehberlik ettiler.Para teklif etmeme rağmen kabul etmediler.Mardin halkı gerek ilçelerde gerekse merkezde misafirperver ve sıcakkanlı insanlardır.Yolumuzun üzerinde 1950'lerden kalma Hacı İsmail Nas Camii, Nur Şeyh Kamer Türbesi, daha sonra gezeceğimiz Estel Hanı Halk Evi,muazzam bir köşkten geriye kalanlar Hicri 1130'da yaptırılan Ulucamii ve karşısında tarihi mezarlık,koyunları otlatan çoban kadın, Hacı Şehmus Mete Konağı göze çarpıyordu.


              Daha sonra saat 9 sularında Estel Hanı Halkevi'ni gezdik.Yeraltı tarihi sergisinde antika eserler, Mardin ve ilçelerinin tarihi eserlerini gösteren fotograflar, yöreye özgü taş işlemeciliğini, bakırcılığı,ahşap oymacılığını vb. ait eşyalar görülebilir.Daha sonra 1925'de yaptırilan Cevat Paşa Camii'ni gezdik.Kabala üzerinden geleneksel Harran evlerini görmek üzere yola çıktık.Konik kubbeli evler;150-200 yıl önce kare ya da kareye yakın prizmatik bir temel üzerine indirme tekniğiyle yapılmış .Harran'da sıcakkanlı, sevimli irili ufaklı çocuklar etrafa neşe saçıyorlar.Harran Kültur Evi, Harran Kalesi Harran evlerini bol bol fotoğrafladıktan sonra Şanlıurfa Balıklıgöl'e doğru yola çıktık.
Şanlıurfa Balıklıgöl'ün hikayesi kısaca şöyledir;Hz. İbrahim, Nemrut ve halkının taptığı putlarla mücadele ettiği için Nemrut tarafından Urfa Kalesi'nin burçlarında hazırlanan mancınıga konularak atılır.Allah "Ey! ateş İbrahim'e karşı serin ve selamet ol emrini verdi. Bu emir üzerine ateş suya ;odunlar balığa donüstü.Hz. İbrahim gül bahçesinin üzerine sağ saglim düşer.Nemrut'un kızı Zeliha'da İbrahim'e inandığından kendisini onun peşinden ateşe atar.Zeliha'nın düştüğü yerde Aynzeliha Gölüdür.Her iki göl ve balıklar kutsal olarak kabul edilir.Balıklıgöl ziyafetinden sonra gezimiz sona erdi.

          Bu geziyi düzenleyen Fotoğrafevi Derneği Başkanı Selahattin Yasak Hocamıza ve emeği geçen diger arkadaşlara teşekkürlerimi sunarım.Umarım begenmişsinizdir.Saygı ve selamlar.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI