• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
00:11
Bilgi Üniversitesi kararı geri çekildi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
  3. Aziz İstanbul (3)
Yayınlanma: 10 Mart 2022 - 20:46

Aziz İstanbul (3)

10 Mart 2022 - 20:46
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Aziz İstanbul (3)
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Gezginci gözüyle



Ayasofya
Topkapı Sarayı’ndan sonra ilk uğrak yerimiz, Ayasofya’da yanındaki Şehzadegân (Şehzadeler) Türbesi ile Sultan III. Murat Türbesi oldu. Burada da birkaç kare fotoğraf çekip geçmişimize dualar ettik. Oradan da Ayasofya Cami'sine geldik.
Bir dönem müze olarak kullanılan günümüzde tekrar cami olarak hizmete açılan Ayasofya’nın bahçesinde Bizanslılara ait tarihî kalıntılar göze çarpıyor. Girişte 11. yüzyıla ait mermer kitabe, imparatoriçe lahdi var. Duvarlarda da 1166 yılında Ayasofya'da toplanan Synod Meclisi'nin (Ruhani Meclis) almış olduğu kararların alçıdan kopyası yer alıyor. Müzenin içinde Sultan I. Mahmut Kütüphanesi var. Okuma salonu ve kitaplık olmak üzere iki kısımdan oluşan kütüphane, 16-18. yüzyıl İznik,  Kütahya,  Tekfur Sarayı çinileri ile bezelidir. Sultan I. Mahmut tarafından 1739 yılında yaptırılmış. Kapalı olduğu için içerisini gezemedik.
24 Kasım 1934'te Atatürk'ün önerisi, Bakanlar Kurulu Kararı ile Ayasofya Cami müzeye dönüştürülmüş 1 Şubat 1935'te ziyarete açılmıştır. Ancak burada şu konuya da açıklık getirmek gerekir diye düşünüyorum. Atatürk, Ayasofya’nın tapu tescilini de Ayasofya-i Kebir Camii olarak tescillettirmiştir. Bu tarihten sonra Ayasofya’da bilimsel çalışmalara hız verilmiştir. Ayasofya içinde ilk sondajlar, 1945-1959 yılları arasında yapılmıştır. Ayasofya’nın batısında, İstanbul'daki Alman Arkeoloji Enstitüsü'nden A. M. Schneider'in 1935 yılında yaptığı kazılarda II. Ayasofya'nın atriumuna (avlu) ait kalıntılar meydana çıkarılmıştır. Bugünkü zeminin iki metre altında sürdürülen  bu kazılarda II. Ayasofya'nın 3.5 metre genişliğindeki propylaionunun (Anıtsal Giriş) bir kısmı da açığa çıkarılmıştır. Ayrıca müze müdürlerinden Feridun Dirimtekin, anıt içi ve hazine dairesinde kazı yapmıştır. Mozaiklerden bazıları sıvalardan temizlenmiş olmakla beraber bir kısmı hâlâ sıva altında bulunmaktadır. İsviçreli Mimar G.T. Fossati ve kardeşi G. Fossati, 1847 yılında Sultan Abdülmecid'in emriyle Ayasofya'nın geniş çaplı onarımını yapmış, mozaiklerini temizlemiş, çizimlerini yaparak tekrar kapatmışlardır. Ayasofya'nın iç ve dış görüntülerini de resmeden Fossati kardeşlerin çalışmalarını Sultan Abdülmecid bizzat izlemiş ve yakından ilgilenmiştir.
Roma İmparatorluğu'nun ikiye ayrılmasından sonra İstanbul (Constantinapolis) Doğu Roma İmparatorluğunun başkenti oldu. Kentin en büyük kilisesi Ayasofya idi (330).
Üçüncü Ayasofya kubbeli, bazilika formunda ve üç nefliydi. Günümüze kadar ayakta kalan bu yapı, beş yıl gibi kısa bir sürede inşa edilmiştir. İnşasında Bin usta ve on bin işçinin çalıştığı söylenir.
Ayasofya Müzesi, 86 yıl sonra 24 Temmuz 2020 tarihinde Kur’an-ı Kerim tilavetiyle tekrar camiye dönüştürülerek ibadete açılmıştır.
Ayasofya'nın bahçesinde Osmanlı Yatay Güneş Saati var. Bu saat üzerinde Osmanlı döneminde kullanılmış olan üç temel saat kavramı görülmektedir. Çevrede yer alan eğik telin gölgesinden okunan saat öğle zamanını (zevalli saat) temel almaktadır. İçteki, dik çubuğun gölgesinden okunan saatte ise güneşin doğuşundan itibaren (sola eğimli, italik) batışına kadar (sağa eğimli, babil) geçen zamanı gösteren saat doğruları bulunmaktadır. Ayasofya bahçesindeki şadırvan Sultan I. Mahmut döneminde, 1740 yılında, yapılmıştır.
Ayasofya, gün boyu yüzlerce insanı ağırlamakta, çok hareketli bir mekân, İstanbul denilince akla gelen önemli tarihî eserlerden biri. Günümüzde yapılan binalarla karşılaştırdığımızda hayran kalmamak elde değil. Ayasofya’dan Sultan Ahmet Camii’ne ilerliyoruz.

Sultanahmet Camii
Şimdi Sultanahmet Meydanı’ndaki Dikilitaş’ın önündeyiz. M.Ö. 15. yüzyılda Antik Mısır Uygarlığında III. Thutmosis tarafından Karnak'taki Amon Tapınağı girişine dikilen anıtlardan biri. Dört kenarı olan, tepeye doğru incelen ve üst kısmı piramit şeklinde olan bu taşlar “obelisk” olarak adlandırılıyor. Taş, Bizans İmparatoru Theodosius’un emriyle 390 yıllarında dikilmiş. Kaidedeki üzerinde I. Theodosius, oğulları, karısı, Arkedios, Honorios ile İmparator II. Valantinianos’un kabartmaları yer alıyor. Ayrıca Hipodrom sahneleri ve anıtın dikilişini gösteren tasvirler de yer almaktadır. Taş üzerinde Hiyeroglif yazısı var. Dikili taş 32 günde dikilebilmiş. Bizim ziyaret ettiğimiz saatlerde meydan bir hayli kalabalıktı. Bu tarihî alan, adeta yabancı turistlerin ilgi odağı halinde, her milletten insana rastlamak mümkündür.
Buradan Sultanahmet Camii'ne geldik. Cami, duvarlarındaki mavi renkli İznik çinilerinden dolayı Mavi Cami (Blue Mosque) olarak da bilinmektedir. Minarelerde Sultan Ahmet'in 16. padişah olması sebebiyle 16 adet şerefe bulunmaktadır. Cami, külliyesiyle birlikte İstanbul'un en büyük yapı komplekslerinden birisidir. Külliye; Bir cami, medreseler, hünkâr kasrı, arasta, dükkânlar, hamam, çeşme, sebiller, türbe, darüşşifa, Sıbyan mektebi, imarethane ve kiralık odalardan oluşmaktadır. Caminin ihtişamı karşısında hayran olmamak elde değil. Cami içini gezerek fotoğraflar çektik. Cami, Osmanlı imparatorluğunun muhteşem eserlerinden birisidir.
Daha sonra her İstanbul ziyaretimde girmek istediğim, ancak bir türlü fırsat bulamadığım Yerebatan Sarnıcı'na geldik. Yerebatan Sarnıcı, M.S. 542 yılında Doğu Roma İmparatoru I. Justinianus (527-565) tarafından Büyük Saray'ın su ihtiyacını karşılamak amacıyla yaptırılmış. Suyun içinden yükselen mermer sütunların arasındaki ihtişamından dolayı halk tarafından Yerebatan Sarayı olarak anılmaktadır. Yabancı kaynaklarda geçen Basilika (Basilica) adının sarnıcın yakınında bulunan Ilius Basilikas'ndan geldiği rivayet edilmektedir.
Yerebatan Sarnıcı, 9800 metrekarelik bir alanı kapsayan dev bir yapıdır. Burada her biri dokuz metre yüksekliğinde 336 sütun bulunmaktadır. Belirli aralıklarla dikilen bu sütunlar, her sırada 28 tane olmak üzere 12 sıra meydana getirmektedir. Sarnıcın kuzeybatı köşesindeki iki sütunun altında kaide olarak kullanılan iki Medusa başı Roma Çağı heykeltıraşlık sanatının şah eserlerinden biridir. Medusa ile ilgili mitolojiye dayandırılan birçok efsane, bu sarnıcı daha da gizemli kılmaktadır. Sarnıç kurulduğundan günümüze kadar çeşitli onarımlardan geçmiştir. Yerebatan Sarnıcı, müze olmasının yanında ulusal ve uluslararası birçok etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır.

(Devam edecektir)
 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Sri Lanka Gezimizden - 10 Mayıs 2026
  • Sri Lanka Gezimizden - 21 Mart 2026
  • Avrupa Turundan, Yunanistan - Selânik - 15 Şubat 2026
  • Avrupa Turundan Slovenya Lübliyana - 20 Aralık 2025
  • Avrupa Turundan,Gondollar Şehri Venedik - 12 Kasım 2025
  • Avrupa Turundan, Floransa, Vatikan, Roma'da gördüklerimiz - 22 Eylül 2025
  • Avrupa Turundan, Fransa Cannes ve İtalya Pissa Kulesi - 01 Ağustos 2025
  • Avrupa Turundan Fransa Paris - 25 Mayıs 2025
  • Avrupa Turundan Belçika'nın İncisi Brugge - 25 Nisan 2025
  • Avrupa Turundan Almanya Dresten  - 04 Nisan 2025
  • Avrupa Turundan Prag (2) - 11 Şubat 2025
  • Avrupa Turundan Viyana ,Prag - 07 Aralık 2024
  • Avrupa Turu İzlenimleri - 28 Eylül 2024
  • Fas Gezimizin Son Yazısı - 30 Mart 2024
  • Fas Gezimizden, Marakeş - 14 Ocak 2024
  • Fas Gezimizden, Atlas Stüdyoları - 16 Kasım 2023
  • Fas Gezimizde Merzouga Çölü - 07 Ekim 2023
  • Fas Gezimizden Orta Çağ Şehri Fes'e Yolculuğa Devam - 13 Temmuz 2023
  • Fas Gezimizden Şafşavan ve Fes... - 28 Mayıs 2023
  • Fas Gezimizden: Rabat ve Tanca - 16 Nisan 2023
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Edirne ve Uzunköprü'de Fetih Coşkusu
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yeryüzünde Gezin Dolaşın!..
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Mürailer Arasında Hakikatin Vakur Adımları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Atatürk ve Din
Ali Kemal Gül
Atatürk ve Din
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo