• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
00:11
Bilgi Üniversitesi kararı geri çekildi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
  3. Kartal Savaşçıları
Yayınlanma: 06 Eylül 2024 - 19:08

Kartal Savaşçıları

06 Eylül 2024 - 19:08
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Mürekkep Damlası

Acelesi olan alacakaranlık bir telaş halinde çekilirken yeryüzünden, gecenin siyah örtüsü bir yorgan gibi tüm bozkırı kaplıyordu. Bir kartal sesi yankılandı göğün tenhasında. Geceyi yaran keskin bakışları arasında tüm vadiyi kanatlamış ve sonrasında ismini verdiği orduya gözcülük etmek için bir kayanın üzerine konmuştu.

Metehan ile beraber tarih sahnesine giren ve Atilla’dan sonra tarihi kaynaklarda çok göremediğimiz Kartal Savaşçıları döneminde düşmanlarının uykusunu kaçıran korkusuz savaşçılardı. Kartalların avlanırken sergiledikleri ani dalışlar ve sergiledikleri hızlı manevralar Kartal Savaşçıların bu adı almalarının en önemli nedeniydi.

Yaşadıkları coğrafyanın sertliğiyle çelikleşmiş bu askeri sınıf Hunların en seçkin ve en elit birlikleri olan Kartal Savaşçılarıydı. Yeryüzündeki en iyi at binen ve  at üzerinde İskitler’den alıp geliştirdikleri kompozit yayı mükemmel şekilde kullanan bu cengaverlere düşmanları hayalet savaşçılar derlerdi. Çünkü düşmanlarının savaş meydanlarında onları görmesi neredeyse imkansızdı. Hem kendileri hem de atları, bozkırın sessizliğiyle hemhal olmuş bir şekilde menzillerine varırlardı. Savaş meydanlarına ise gökten yıldırım gibi inerler ve düşmanlarını adeta titretirlerdi. Kaybettikleri hiçbir savaş olmamıştı.

Metehan'ın uyguladığı bir savaş stratejisi olan ve tüm dünya savaş tarihini değiştiren Hilal taktiğini bir tümen yani on bin kişilik askeri birlik olan Kartal Savaşçıları ile başlattığı bilinir. Kartal Savaşçıları muharebe meydanına düşmanın tam orta noktasından saldırılar, bir cambaz gibi at kullanmaları ve isabetli atışlarıyla düşmana en ağır hasarı verirlerdi. Sonrasında geriye kaçma taktiği uygularlardı. Bu sırada yüz seksen derece tam geriye dönük ok atabildikleri için peşlerinden onları izleyen düşmanlara saldırmaya da devam derlerdi. Kartal Savaşçıları belirlenen noktaya kadar düşmanı peşlerinden getirir, sonrasında sağ ve sol kanatlardaki diğer Alpler düşman ordusunu araya alarak kıstırır ve savaşın kazanılmasını sağlarlardı.

Hun çocuklarının en büyük idealleri, atlarının üzerinde doğaüstü bir performans sergileyerek adeta uçan bir Kartal Savaşçısı olmaktı. Ama bu onurlu askeri birliğe katılmak sanılanın aksine oldukça zordu. Daha küçük yaşlarda eğitime başlanırdı. Gerçi tüm bozkırda yaşanılan coğrafyanın sertliğine alışmak ve bu iklimle şekillenip çelikleşmek zorunda olan her çocuğun doğal eğitiminde ata binmek ve yay kullanmak zorunlu idi. Her Türk, doğal olarak bir askerdi. Kadınlar dahi yayı mükemmel denilecek şekilde kullanır ve iyi at binerlerdi. Çocuklar daha küçükken bir koyunun üzerinde, koyunun adımlarıyla dengede durmayı öğrenirler; sonrasında koyun üzerinde yay kullanmayı öğrenirlerdi.

Zamanının en seçkin birliği olan Kartal Savaşçısı olmak için daha küçük yaşlardan itibaren eğitimlerine başlanan çocuklar belli bir zaman sonra bir sınava alınırlardı. İçlerinden en azimlileri, en kararlıları, en cesurları ve en dikkatlileri dört aşamadan oluşan bu sınavı verebilir, veremeyenler ise çok iyi bir asker olarak orduda hizmete devam ederlerdi.

Kartal Savaşçısı olmak için ilk aşama engellerden oluşan uzun mesafeli bir at yarışıydı. Tan yeri kızıllığında yarış parkurunda yerlerini alan seçici üyeler Kartal Savaşçısı olmak için aday olan yiğit çocukların atları ile neler yapabileceğini merak eder, en hızlısını, en çeviğini, en dikkatlisini seçebilmek için kendileri de pür dikkat meydanda başlayacak yarışma anını beklerdi.

İkinci aşamada adayların, at üzerindeki cambazlık becerilerini kanıtlaması gerekiyordu. At sırtındayken yerden bir objeyi alıp belirlenen bir hedefe atmak; at sürerken başka bir atın üzerine oradan yine yanında koşan atının üzerine geçmek; atı dört nala koşarken yana yatmak bu aşamanın kriterleriydi. Bazı savaşçı adaylar ne kadar kararlı ve azimli olduklarını göstermek istercesine at sürerken atın altından dolaşıp tekrar atının üzerine otururlar ve yıldırım hızıyla atlarını sürmeye devam ederlerdi.

Son aşamada adaylardan Türklerin imzası niteliğinde olan part atışını kusursuz bir biçimde yapmaları beklenirdi. Yani atıyla dört nala giderken yüz seksen derece geriye dönmeleri ve tam arkalarındaki hareketli hedefi kusursuz vurmaları gerekirdi. Tarihte bu atışın en iyi ve en ünlü uygulayıcıları Türkler olmuşlardır. Diğer üç aşamayı başarıyla tamamlayıp, Part atışını kusursuz bir biçimde tamamlayan Kartal Savaşçısı olmaya hak kazanır; başlıklarına yerleştirilen kartal tüyü ile onurlandırılırlardı.

Kartal Savaşçıları sadece savaşlarda rol almaz. Barış zamanlarında da Hun çocukların yetiştirilmesinde büyük katkı sağlarlardı.

Kartal Savaşçıları Metehan ile tarih sahnesine çıkmışlar ve Atilla’dan sonra yazılı kaynaklarda çok fazla isimlerini rastlanılmamıştır. Türkler o dönemde hala göçebe oldukları ve çok fazla yazılı kaynak kullanmadıkları için haklarındaki bilgileri ancak Antik Çin yazıtlarından ve Roma parşömenlerinden elde ediyoruz. Çok sonraları Büyük Selçuklu Devleti’nde de benzer askeri birlik kurulmuş, ancak at üzerinde yay kullanan hiçbir askeri sınıf Kartal Savaşçıları kadar efsane olamamıştır. 

Kartal Savaşçıları, tüm dünya tarihinde Türklerin Savaş taktiği olarak geçen ve Türklerin nice toprakları yurt yapmalarını sağlayan Hilal tekniğini kusursuz biçimde uygulamışlar ve Türklerin imzası niteliğindeki bu savaş taktiğini sonraki nesillerine miras bırakmışlardır. Onlar bugün dahi tarihimizdeki en cengâver, gözü pek ve düşmanlarının uykularını kaçıran askeri sınıflardan biri olarak hatırlanırlar.

Tarihe bırakabilecek en kalıcı imza onurdur. Onlar, onurun en yüksek mertebesine bu imzayı atarak tarihe damga vurdular! Ruhları şad olsun…

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Ayhan Reha CİĞERCİ
1 yıl önce

"At'ın üstünde ki Türk değilse yüktür." Sözünün kökenini anlatmışsınız resmen. Okurken tüylerim diken diken oldu, kulağımda nal sesleri çınlayarak okudum.

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)

Yazarın Diğer Yazıları

  • Mürailer Arasında Hakikatin Vakur Adımları - 19 Mayıs 2026
  • Anneler Günü'nün Sessiz Çocukları - 10 Mayıs 2026
  • Kalbin Sükûtuna Doğru: Bir Ramazan-ı Şerif Niyeti - 27 Şubat 2026
  • Zamanın İki Yüzü: Unutmak ve Hatırlamak - 20 Ocak 2026
  • İyileşmenin Kırık Ritmi - 22 Aralık 2025
  • Ruhumuzu Kilitleyen Pranga: Mobbing - 14 Kasım 2025
  • Yorgun Ruhların Sessizliği - 05 Kasım 2025
  • Sessizliğin İçinde İyileşmek - 05 Eylül 2025
  • Hayatı Saklayan Eşikler - 17 Ağustos 2025
  • Hayatın Satır Araları: Gündelik Anların Derinliği - 03 Temmuz 2025
  • Sessiz Sadakat Vefa - 20 Haziran 2025
  • Annem'e - 20 Nisan 2025
  • Mutluluğumuzun Hüznümüzü Gülümsettiği Nice Bayramlara - 31 Mart 2025
  • Bol Köpüklü Kahve Sohbetleri - 14 Şubat 2025
  • Yaşama Kuş Bakışı Bakmak - 13 Ocak 2025
  • Biz Zaten Böyle Miyiz? - 17 Aralık 2024
  • Bozkırın Börteçinesi Tomris Hatun - 22 Ekim 2024
  • Türklerin Beyaz Kuğusu Ayzıt - 30 Eylül 2024
  • At Türk'ün Kanadı - 18 Ağustos 2024
  • Mürekkep Damlası - 01 Ağustos 2024
  • 1
  • 2
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Edirne ve Uzunköprü'de Fetih Coşkusu
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yeryüzünde Gezin Dolaşın!..
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Mürailer Arasında Hakikatin Vakur Adımları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Atatürk ve Din
Ali Kemal Gül
Atatürk ve Din
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo