• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
13:40
Okullar, "Veli Randevu Sistemi" Üzerinden Veli Adına Randevu Oluşturabilecek
12:17
Meclis'i Karıştıran "Fakirlik Belgesi" Skandalı: CHP’den Sert Tepki, AK Partili Vekilden Özür Geldi!
12:12
Kampüse Dönüş Bileti: YÖK’ün Yeni Öğrenci Affı Taslağında Neler Var?
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
  3. Kartal Savaşçıları
Yayınlanma: 06 Eylül 2024 - 19:08

Kartal Savaşçıları

06 Eylül 2024 - 19:08
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Mürekkep Damlası

Acelesi olan alacakaranlık bir telaş halinde çekilirken yeryüzünden, gecenin siyah örtüsü bir yorgan gibi tüm bozkırı kaplıyordu. Bir kartal sesi yankılandı göğün tenhasında. Geceyi yaran keskin bakışları arasında tüm vadiyi kanatlamış ve sonrasında ismini verdiği orduya gözcülük etmek için bir kayanın üzerine konmuştu.

Metehan ile beraber tarih sahnesine giren ve Atilla’dan sonra tarihi kaynaklarda çok göremediğimiz Kartal Savaşçıları döneminde düşmanlarının uykusunu kaçıran korkusuz savaşçılardı. Kartalların avlanırken sergiledikleri ani dalışlar ve sergiledikleri hızlı manevralar Kartal Savaşçıların bu adı almalarının en önemli nedeniydi.

Yaşadıkları coğrafyanın sertliğiyle çelikleşmiş bu askeri sınıf Hunların en seçkin ve en elit birlikleri olan Kartal Savaşçılarıydı. Yeryüzündeki en iyi at binen ve  at üzerinde İskitler’den alıp geliştirdikleri kompozit yayı mükemmel şekilde kullanan bu cengaverlere düşmanları hayalet savaşçılar derlerdi. Çünkü düşmanlarının savaş meydanlarında onları görmesi neredeyse imkansızdı. Hem kendileri hem de atları, bozkırın sessizliğiyle hemhal olmuş bir şekilde menzillerine varırlardı. Savaş meydanlarına ise gökten yıldırım gibi inerler ve düşmanlarını adeta titretirlerdi. Kaybettikleri hiçbir savaş olmamıştı.

Metehan'ın uyguladığı bir savaş stratejisi olan ve tüm dünya savaş tarihini değiştiren Hilal taktiğini bir tümen yani on bin kişilik askeri birlik olan Kartal Savaşçıları ile başlattığı bilinir. Kartal Savaşçıları muharebe meydanına düşmanın tam orta noktasından saldırılar, bir cambaz gibi at kullanmaları ve isabetli atışlarıyla düşmana en ağır hasarı verirlerdi. Sonrasında geriye kaçma taktiği uygularlardı. Bu sırada yüz seksen derece tam geriye dönük ok atabildikleri için peşlerinden onları izleyen düşmanlara saldırmaya da devam derlerdi. Kartal Savaşçıları belirlenen noktaya kadar düşmanı peşlerinden getirir, sonrasında sağ ve sol kanatlardaki diğer Alpler düşman ordusunu araya alarak kıstırır ve savaşın kazanılmasını sağlarlardı.

Hun çocuklarının en büyük idealleri, atlarının üzerinde doğaüstü bir performans sergileyerek adeta uçan bir Kartal Savaşçısı olmaktı. Ama bu onurlu askeri birliğe katılmak sanılanın aksine oldukça zordu. Daha küçük yaşlarda eğitime başlanırdı. Gerçi tüm bozkırda yaşanılan coğrafyanın sertliğine alışmak ve bu iklimle şekillenip çelikleşmek zorunda olan her çocuğun doğal eğitiminde ata binmek ve yay kullanmak zorunlu idi. Her Türk, doğal olarak bir askerdi. Kadınlar dahi yayı mükemmel denilecek şekilde kullanır ve iyi at binerlerdi. Çocuklar daha küçükken bir koyunun üzerinde, koyunun adımlarıyla dengede durmayı öğrenirler; sonrasında koyun üzerinde yay kullanmayı öğrenirlerdi.

Zamanının en seçkin birliği olan Kartal Savaşçısı olmak için daha küçük yaşlardan itibaren eğitimlerine başlanan çocuklar belli bir zaman sonra bir sınava alınırlardı. İçlerinden en azimlileri, en kararlıları, en cesurları ve en dikkatlileri dört aşamadan oluşan bu sınavı verebilir, veremeyenler ise çok iyi bir asker olarak orduda hizmete devam ederlerdi.

Kartal Savaşçısı olmak için ilk aşama engellerden oluşan uzun mesafeli bir at yarışıydı. Tan yeri kızıllığında yarış parkurunda yerlerini alan seçici üyeler Kartal Savaşçısı olmak için aday olan yiğit çocukların atları ile neler yapabileceğini merak eder, en hızlısını, en çeviğini, en dikkatlisini seçebilmek için kendileri de pür dikkat meydanda başlayacak yarışma anını beklerdi.

İkinci aşamada adayların, at üzerindeki cambazlık becerilerini kanıtlaması gerekiyordu. At sırtındayken yerden bir objeyi alıp belirlenen bir hedefe atmak; at sürerken başka bir atın üzerine oradan yine yanında koşan atının üzerine geçmek; atı dört nala koşarken yana yatmak bu aşamanın kriterleriydi. Bazı savaşçı adaylar ne kadar kararlı ve azimli olduklarını göstermek istercesine at sürerken atın altından dolaşıp tekrar atının üzerine otururlar ve yıldırım hızıyla atlarını sürmeye devam ederlerdi.

Son aşamada adaylardan Türklerin imzası niteliğinde olan part atışını kusursuz bir biçimde yapmaları beklenirdi. Yani atıyla dört nala giderken yüz seksen derece geriye dönmeleri ve tam arkalarındaki hareketli hedefi kusursuz vurmaları gerekirdi. Tarihte bu atışın en iyi ve en ünlü uygulayıcıları Türkler olmuşlardır. Diğer üç aşamayı başarıyla tamamlayıp, Part atışını kusursuz bir biçimde tamamlayan Kartal Savaşçısı olmaya hak kazanır; başlıklarına yerleştirilen kartal tüyü ile onurlandırılırlardı.

Kartal Savaşçıları sadece savaşlarda rol almaz. Barış zamanlarında da Hun çocukların yetiştirilmesinde büyük katkı sağlarlardı.

Kartal Savaşçıları Metehan ile tarih sahnesine çıkmışlar ve Atilla’dan sonra yazılı kaynaklarda çok fazla isimlerini rastlanılmamıştır. Türkler o dönemde hala göçebe oldukları ve çok fazla yazılı kaynak kullanmadıkları için haklarındaki bilgileri ancak Antik Çin yazıtlarından ve Roma parşömenlerinden elde ediyoruz. Çok sonraları Büyük Selçuklu Devleti’nde de benzer askeri birlik kurulmuş, ancak at üzerinde yay kullanan hiçbir askeri sınıf Kartal Savaşçıları kadar efsane olamamıştır. 

Kartal Savaşçıları, tüm dünya tarihinde Türklerin Savaş taktiği olarak geçen ve Türklerin nice toprakları yurt yapmalarını sağlayan Hilal tekniğini kusursuz biçimde uygulamışlar ve Türklerin imzası niteliğindeki bu savaş taktiğini sonraki nesillerine miras bırakmışlardır. Onlar bugün dahi tarihimizdeki en cengâver, gözü pek ve düşmanlarının uykularını kaçıran askeri sınıflardan biri olarak hatırlanırlar.

Tarihe bırakabilecek en kalıcı imza onurdur. Onlar, onurun en yüksek mertebesine bu imzayı atarak tarihe damga vurdular! Ruhları şad olsun…

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Ayhan Reha CİĞERCİ
1 yıl önce

"At'ın üstünde ki Türk değilse yüktür." Sözünün kökenini anlatmışsınız resmen. Okurken tüylerim diken diken oldu, kulağımda nal sesleri çınlayarak okudum.

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)

Yazarın Diğer Yazıları

  • Anneler Günü'nün Sessiz Çocukları - 10 Mayıs 2026
  • Kalbin Sükûtuna Doğru: Bir Ramazan-ı Şerif Niyeti - 27 Şubat 2026
  • Zamanın İki Yüzü: Unutmak ve Hatırlamak - 20 Ocak 2026
  • İyileşmenin Kırık Ritmi - 22 Aralık 2025
  • Ruhumuzu Kilitleyen Pranga: Mobbing - 14 Kasım 2025
  • Yorgun Ruhların Sessizliği - 05 Kasım 2025
  • Sessizliğin İçinde İyileşmek - 05 Eylül 2025
  • Hayatı Saklayan Eşikler - 17 Ağustos 2025
  • Hayatın Satır Araları: Gündelik Anların Derinliği - 03 Temmuz 2025
  • Sessiz Sadakat Vefa - 20 Haziran 2025
  • Annem'e - 20 Nisan 2025
  • Mutluluğumuzun Hüznümüzü Gülümsettiği Nice Bayramlara - 31 Mart 2025
  • Bol Köpüklü Kahve Sohbetleri - 14 Şubat 2025
  • Yaşama Kuş Bakışı Bakmak - 13 Ocak 2025
  • Biz Zaten Böyle Miyiz? - 17 Aralık 2024
  • Bozkırın Börteçinesi Tomris Hatun - 22 Ekim 2024
  • Türklerin Beyaz Kuğusu Ayzıt - 30 Eylül 2024
  • At Türk'ün Kanadı - 18 Ağustos 2024
  • Mürekkep Damlası - 01 Ağustos 2024
    ilan.gov.tr
    Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
    Köşe Yazarları
    Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
    Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
    Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
    Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
    Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
    Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
    Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
    Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
    Çalınmış Ülke : Filistin
    Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
    Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
    Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
    Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
    Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
    Müdür ve Yardımcıları Akademiye
    Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
    Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
    Siyasi Umutsuzluk
     Toplumsal Yozlaşmada Nirvana
    Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
    Toplumsal Yozlaşmada Nirvana
    Aziz Dolu Atabey
    Aziz Dolu Atabey
    Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
    Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
    Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
    Eski Türklerde Hayvancılık-2
    Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
    Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
    Anneler Günü'nün Sessiz Çocukları
    Yusuf İPEKLİ
    Yusuf İPEKLİ
    Oku-yorum...
    Şu Hayat
    Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
    Şu Hayat
    Sri Lanka Gezimizden
    Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
    Sri Lanka Gezimizden
    Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
    Misafir Yazılar
    Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
    Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
    Orhan KILIÇOĞLU
    Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
    Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
    Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
    Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
    Tek Adama Yönelik Rejim
    Ali Kemal Gül
    Tek Adama Yönelik Rejim
    İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
    Türk Ocakları'ndan
    İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
    Niçin Türkçüyüz
    Şerife Güven
    Niçin Türkçüyüz
    Türk'üz Elhamdülillah
    Köksal Cengiz
    Türk'üz Elhamdülillah
    Ermeni İftiraları ve Gerçekler
    Şevket Sezer
    Ermeni İftiraları ve Gerçekler
    Çok Okunan Haberler
    Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet Etti
    Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet...
    Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür kayıp, kayıtlar eksik, projeler hayali..
    Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür...
    ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
    ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
    Ana Sayfa
    GÜNDEM
    KAMU
    SENDİKA
    DÜNYA
    EKONOMİ
    SİYASET
    HUKUK
    TÜRK DÜNYASI
    EĞİTİM
    MEMURLAR
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Biyografiler
    Üye Paneli
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Gazete Arşivi
    Anketler
    Gazete Manşetleri
    • EKONOMİ
    • HUKUK
    • KAMU
    • MEMURLAR
    • SENDİKA
    • TÜRK DÜNYASI
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Biyografiler
    • Üye Paneli
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Gazete Arşivi
    • Anketler
    • Gazete Manşetleri
    sanalbasin.com üyesidir

    • Rss
    • Sitemap
    • Künye
    • İletişim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
    İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

    Yazılım: Tumeva Bilişim

    Yeni Slow Radyo