• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
00:07
Tokat'ta 3 bin kişi hastanelik oldu: Okullar tatil!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Tecrübe Paylaşımı
Yayınlanma: 10 Ekim 2021 - 09:23
Güncelleme: 13 Ekim 2021 - 12:06

Tecrübe Paylaşımı

10 Ekim 2021 - 09:23
Güncelleme: 13 Ekim 2021 - 12:06
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk


“Merdiven Altı Sendikalar” başlıklı yazımı hazırlarken 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’nun “Kapatma” başlıklı, “Madde 37- Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerine ve demokratik esaslara aykırı faaliyetlerde bulunan sendika ve konfederasyon, merkezlerinin bulunduğu yer Cumhuriyet Başsavcısının istemi üzerine iş davalarına bakmakla görevli mahallî mahkeme kararı ile kapatılır. Yukarıdaki fıkraya aykırı hareket eden sendika şubesi, sendika ve konfederasyonlar hakkında 2908 sayılı Dernekler Kanunu’nun 54 üncü maddesi uyarınca işlem yapılır” maddesindeki “2908 sayılı Dernekler Kanunu” ifadesi gözüme çarptı. Kanunda birçok değişiklik yapılmasına rağmen demek ki bu ifade unutulmuştu. 2908 sayılı Dernekler Kanunu, 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 38/H bendi ile 2004 yılında yürürlükten kaldırılmıştır (R.G: 23/11/2004-25649). Yani bu kanun yoktur; mülgadır.

5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 34 üncü maddesinde açıklanmaya çalışılmışsa da 4688 sayılı Kanun’a “kapatma” başlığıyla ayrı bir madde yazılabilirdi.

Tecrübelerim
Yazılarımda bahsettiğim ve bundan sonra da bahsedeceğim bazı hususları, lütfen yanlış anlamayın ve ukalalık olarak görmeyin! Bunlar, yaşadığım tecrübelerden çıkardıklarımdır:

Türk’üm ve Müslüman’ım: Bu değerleri özümseyerek/ içselleştirerek özde, samimi, dürüst ve doğru yaşamaya çalışıyorum. Kendimi iyi tanıyan, karakterimi ve haddimi bilen bir insanım. Şube müdürlüğünün üstüne çıkamadım/çıkartmadılar. STK’larda ise açıkçası birinci adam olmayı düşünmedim, olmadım; olamadım. Hangi görev verildiyse layığıyla yapmaya çalıştım. Ama son dönemimde -aklıma yatmasa da- arkadaşların tavsiyelerine uyarak girdiğim olağanüstü genel kurulda yenilerek profesyonel sendikacılığa veda ettim. Yaş haddinden emekli oluncaya kadar üyeliğimi devam ettirdim.

Sendikaların/STK’ların çokluğu iktidarların da/partilerin de işlerine geliyor. Çünkü parçalanmış yapılar/gruplar; enerjilerini kendi içlerinde veya birbirleriyle mücadeleye harcadıklarından, hak aramaya ve eyleme zaman bulamazlar. Hatta iktidarlar/partiler, birisini tutarak/destekleyerek ya da yenisini kurdurarak diğerlerine düşman edip çatıştırır; etkisi/kontrolü altına alınca rahatlar. Düşünmezler ki, her makam gibi iktidarlar da geçicidir...

“Sıkıntının kaynağı”, öncelikle eğitimdedir: Çocuklarımız iyi yetiştirilmemekte; bireyler de kendilerini yetiştirmek için çaba harcamamaktadır!.. Soruları çoğaltmak mümkün ama konumuzla ilişkili olarak şunu soralım: Mesela; partilerin, gerçekten demokratik kültürü ve sivil toplumu geliştirmeye yönelik hedefleri var mıdır? Bence yok; varsa bile yetersizdir. Bunun için öncelikle ehliyetli, liyakatlı, bilgili, tecrübeli, kaliteli kişilerin partilerde görev alabilmelerinin yolu açılmalıdır. Oysa, yetişmiş kişiler siyasetten uzaklaşıyor/uzaklaştırılıyor. Meclis de kuruluşlar da yetersiz ve yeteneksiz kişilere kalıyor!..

Ortalıkta dolaşan bazı insanlar görürsünüz: Bunlar; hiçbir özellikleri olmayan kapasitesiz insanlardır ama ağızları iyi laf yapar, herkesle ve her yerle diyaloğu iyi tutarlar, her yerde görüntü verirler. Hele de yağcılığı ve yalakalığı iyi beceriyorlarsa, itibar görürler. Partilerde, sendikalarda, STK’larda görev almaya çabalarlar. Bazıları sonuçta yönetime girerler/seçilirler.

Bir makama gelen, koltuk kapan bu insanlar, çoğunlukla geldikleri yerde rahat durmazlar: Hem daha fazlasını isterler hem de orayı karıştırırlar. Yönetimde yozlaşmaya neden oldukları gibi ekibin performansını düşürürler. Zaten samimi birkaç kişinin üstünde yürüyen kuruluşlar, bu gibi kişiler yüzünden çalışamaz hale gelirler.

Bunların tek amaçları vardır; yönetimlerde görev alıp kendilerine “başkan” dedirtmektir: Bundan büyük haz duyarlar. Bu tip insanlar, mümkün olduğunca uzak tutulmalıdır. Gözü hep yükseklerde olanların aksine dürüst, samimi ve iyi niyetli bazı kişiler de vardır ki bunların elinden de hiçbir iş gelmez, yönlendirmek zorunda kalırsınız.

Bir de genellikle akademisyenlerden oluşan (din eğitimi görenler de dahil) “çok bilenler” var: Kendi alanları ile ilgili teorik bilgileri belki iyidir ama pratikte/ uygulamada başarısızdırlar. Bu gözlemimi, fikirlerine değer ve önem verdiğim bazı akademisyenleri tenzih ederek yazıyorum.

Akademisyenlerle ilgili düşüncelerimi daha önce de açıkladım. Maalesef! Akademisyenler, doğaçlama (irticalen) yaptıkları konuşmalarında çok pot kırıyorlar; önünü-arkasını tartmadan, yanlış anlaşılacak, altından kalkamayacakları sözler sarf ediyorlar. Kamuoyu ve rakipleri karşısında sıkıntıya giriyorlar. Sözlerinin, ileride karşılarına getirilme ihtimalini düşünmüyorlar. Acaba kendilerini üniversitede ders anlattıkları ve/veya öğrencilerle şakalaştıkları ortamlarda mı sanıyorlar?..

Siyaseti de yöneticiliği de beceremiyorlar: Partilerde görev alan ya da bakan olanlardan başarılı olan kaç kişi sayabilirsiniz? Veya çeşitli kurum ve kuruluşlarda üst göreve gelen/getirilen kişilerden; yetki ve sorumluluğunu bilerek işini lâyıkıyla yapan, makamının hakkını veren kaç kişi var? “Devlet adamı olmak, devlet umuru görmekten geçiyor.” O sebeple, bürokraside yetişen kişilerin, siyasette de yöneticilikte de daha başarılı olduklarını söylüyorum.

Partiler ve STK ilişkileri
Gençliğimden beri inandığım, savunduğum, mücadele ettiğim bir idealim/ülküm; iktidar olması için çalıştığım, çabaladığım, destek verdiğim partim var. Ama sendikalarda da sivil toplum kuruluşlarında da partilerin müdahil olmasına karşı oldum.

Her kuruluşun yöneticisi -ülkesine hizmet etmek istiyorsa- kendi kuruluşuyla ilgilenmeli; kuruluşunu en iyi şekilde yönetmeli, temsil etmelidir. Başında olduğu kuruluşun çalışmalarını, amaçlarını, hedeflerini vatandaşa anlatmalı; partiyse iktidara gelmek için çaba sarf etmelidir. Kimse kimsenin iç işlerine karışmamalı, diğer kuruluşları yönetmeye kalkışmamalıdır.

Maalesef! Partiler; sendikalarda ve STK’larında -maddeten düşünmeseler bile- oy potansiyeli veya bazan da rakip olarak görüp emirlerinden çıkmayacak yönetimler oluşturmaya çabalıyorlar. Genel kurullarında sorunlara sebep oluyorlar. Bilmiyorum ama herhalde 20 yıldır gelinen noktayı görüyorlardır. Sağlıklı bir sivil toplum ve sendikal örgütlenme var mı?

Biat ve itaat kültüründen dolayı sorgulamanın, itirazın ve kargaşanın olmadığı dinî kuruluşların, -karşılıklı etkileşim olsa da- partilerde etkili oldukları bir dönemi yaşı
yoruz. Partilerin, kuruluşlara müdahale etmeleri, maddi ve manevi büyük zararlara sebep oluyor. Bunları geçmişte yaşadık. Taban bu tavırlardan hoşlanmıyor, kızıyor ve üyelikten uzaklaşıyor. Dolayısıyla ne İsa’ya ne de Musa’ya yarıyor!..

Buna STK’ların yöneticileri de sebep oluyor: İstikbal(!) düşüncesiyle partilerle bağlantı kurmaya çalışıyorlar. Bu ilişkiler, ister istemez “sarı sendikacılık” izlenimi uyandırıyor. (Çözüm sürecinde, “Hayvanlar anladı, bazı insanlar anlamadı” diyen -akil adam- Memur-Sen’in eski başkanı gibi herhalde yeniler de milletvekilliğini garantilemişlerdir!..) Görünen o ki, bu işten bazıları memnun!..

Maalesef! Siyasetle o kadar iç içeyiz ki, partilerde yaşanan hastalıklar kuruluşlara da yansıyor. Sendikada görevliyken; farklı partilerin taraftarı üyelerimiz olduğu için arkadaşlarıma şunları söylüyordum: “Partilerdeki yanlışları, ayak oyunlarını, entrikaları sendikaya getirmeyin; faaliyetlerinizde, toplantılarınızda fazla siyaset konuşmayın; temsilci, delege ve şube genel kurullarını tüm üyelere duyurun, geniş katılımlı yapın” diye… Ama, üyelere fazla duyurmadan el altından yazılan delegelerle seçim yapan yerler oluyordu. Bu sorunlar, sadece bizde değil, diğer sendikalarda da yaşanıyordu.

(Haftaya devam…)

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Kimler Ahi Olamaz - 11 Ekim 2026
  • Türk Dil Bayramı mı?.. - 27 Eylül 2026
  • Tarihte Evlilikler - 13 Eylül 2026
  • Hun-Türk Kurultayları Hakkında - 30 Ağustos 2026
  • İtin Taşa Gideni!.. - 16 Ağustos 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-8 - 26 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-7 - 19 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-6 - 12 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-5 - 05 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-4 - 28 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-3 - 22 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-2 - 14 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı - 07 Haziran 2026
  • Asr-ı Saâdet Dönemi - 31 Mayıs 2026
  • Yeryüzünde Gezin Dolaşın!.. - 24 Mayıs 2026
  • Türk Milletinin Kültürel Değerleri - 17 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 28
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Kokarca Alarmı! Daha Neyi Bekliyoruz?
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Çerçeve Yasanın Hukuki Ve Siyasi Açıdan Değerlendirmesi
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Burnundan Soluyan Türk Milleti Son Sözünü Söylemeden Tarihin Akışı Değişmez.
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memurun Ekmeğiyle İlgilenmeyenler, Sendikal Özgürlüğüne Göz Dikti!
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Fon Skandalı- Yatırım Dolandırıcılığı
Geleceğin Anahtarı: Eğitim Mücadelesi Ve Ortak Sorumluluklarımız
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Geleceğin Anahtarı: Eğitim Mücadelesi Ve Ortak Sorumluluklarımız
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Birliğe Çağrı Nasıl Olmalıdır?
Okullarımızın Güvenliği Öncelikli Meseledir
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Okullarımızın Güvenliği Öncelikli Meseledir
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
MEB, OECD ve PİSA Raporu
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Kimler Ahi Olamaz
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
30 Ağustos
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
30 Ağustos
Muson Yağmurlarının Gölgesinde Bir Sri Lanka Hatırası: Pettah'tan Negombo'ya(2)
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Muson Yağmurlarının Gölgesinde Bir Sri Lanka Hatırası: Pettah'tan Negombo'ya(2)
Dramatik bir tornistan vak'ası
Misafir Yazılar
Dramatik bir tornistan vak'ası
Bir Ömür Sürdü Kavgam, Bir Ömür Daha Sürsün!
Orhan KILIÇOĞLU
Bir Ömür Sürdü Kavgam, Bir Ömür Daha Sürsün!
Siyasal İslam'ın Ve ( İslamcılığın ) İflası
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Siyasal İslam'ın Ve ( İslamcılığın ) İflası
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Ali Kemal Gül
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Terör Örgütünün Amacı Egemenliği Paylaşmak
Türk Ocakları'ndan
Terör Örgütünün Amacı Egemenliği Paylaşmak
Sisli Havaların Çağrısı: Çelik İrade ve Türklük Bilinci
Şerife Güven
Sisli Havaların Çağrısı: Çelik İrade ve Türklük Bilinci
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
Köksal Cengiz
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
"Bugünkü Ermenistan Toprakları Türklerin Yurduydu"
Şevket Sezer
"Bugünkü Ermenistan Toprakları Türklerin Yurduydu"
Çok Okunan Haberler
Başakşehir’de Ortaokul Önünde Bıçaklı Saldırı: 1 Öğrenci Hayatını Kaybetti, 7 Yaralı
Başakşehir’de Ortaokul Önünde Bıçaklı Saldırı: 1 Öğrenci...
Biga Belediyesi'nde Fon Mesaisi: Mali Hizmetler Müdürü Görevden Uzaklaştırıldı
Biga Belediyesi'nde Fon Mesaisi: Mali Hizmetler Müdürü Görevden Uzaklaştırıldı
Silahla vurulan Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı hayatını kaybetti
Silahla vurulan Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı hayatını...
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo