• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
01:51
Toplumda PKK ve Bölücülere Af Yasası Mecliste Yüksek Oyla Kabul Edildi!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Türklerde Aile-2
Yayınlanma: 10 Kasım 2024 - 09:25

Türklerde Aile-2

10 Kasım 2024 - 09:25
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

Prof.Dr.Reşat Genç’in, “Kaşgarlı Mahmut'a Göre XI.Yüzyılda Türk Dünyası” adlı kitabından faydalanarak “Türklerde aile”yi yazmaya devam ediyorum.

“Kan bağı itibariyle aile fertlerinden olmamakla birlikte köle, cariye ve dadıları da aile ile birlikte mütalaa etmek yerinde olacaktır. Zira saydığımız bu insanlar, sosyal durumları icabı çeşitli ailelerle birlikte yaşamakta ve o ailenin yapısında yer almaktadırlar.

Divan’da köleye ‘kul’ denilmektedir ki genellikle bugün de aynı anlamda kullanılan bir kelimedir. Köle anlamında bir de tigin kelimesinden bahsetmiştik. Kaşgarlı tigin kelimesi dolayısıyla rengi gümüş gibi saf olan köleye ‘kümüş tigin’, yiğit köleye ‘alp tigin’, uğurlu köleye ‘kutluğ tigin’, güçlü kuvvetli köleye ‘küç tigin’ ve çağrı (doğan) kuşu gibi yırtıcı köleye de ‘çağrı tigin’ denildiğini kaydetmektedir… Mesela yüzleri parlak olduğu için bazı kölelere ‘ayas’ denildiği gibi, erkek ve dişi farkı gözletilmeden kölelere ‘karabaş’ adı da veriliyordu. Kaşgarlı ‘süli’ kelimesini de ‘kölelere verilen adlardan’ olarak izah etmekte ve bunun muhtemelen Süleyman kelimesinin kısaltılmışı olacağını söylemektedir. Bilindiği üzere Dulkadırlı beylerinden birinin adı Süli Bey olduğu gibi, Sülü şekli Orta Anadolu’da şahıs adı olarak da kullanılmaktadır. Kanaatimizce kelime Süleyman’ın kısaltılmışı olmaktan ziyade ‘asker sahibi=sü’li’ olsa gerektir. Nitekim özellikle Selçuklu hükümdarlarının hassa orduları arasında yetişen pek çok kölenin, meşhur kumandanlar olarak devlete önemli hizmetler gördükleri, ordular sevk ve idare ettikleri bilinmektedir…

Kaşgarlı’nın köleye dair vermiş olduğu bazı kayıtlar, kölelerin toplumda ayrı bir sosyal tabaka sayıldıklarını açıkça göstermektedir. Buna en açık delil olarak ‘çekrek kapa’ denilen kölelere has bir elbiseyi gösterebiliriz ki Kaşgarlı bu ismin açıklamasını şöyle yapmaktadır: ‘Yünden yapılan cepsiz bir kaftandır. Köleler giyer’. Şu ifade bize XI.yüzyıl Türk toplumunda kölelerin ayrı kıyafetleri olduğunu ve hür insanlardan kıyafetleri ile de ayrıldıkları hususunu gösterir mahiyettedir. Başka bir kayıtta ‘kul çekreklendi’ ifadesi de ‘köle yünden elbise sahibi oldu veya giydi’ şeklinde izah edilmektedir…

Kölelerin zaman zaman maruz kaldıkları başlıca kötü muamelelere gelince, bunların başında hakaret ve dayak gelmektedir. Hakaret horlamak, aşağılamak şeklinde oluyor ve küfrediliyordu. Kölelere küfredildiği zaman ise özellikle ‘kaşanğ’ kelimesinin kullanıldığını görmekteyiz ki alçak anlamına geliyordu. Dayak faslı ise adam dövme usullerinin hemen her şekli ile tezahür ediyordu…

Muhtemelen maruz kalınan kötü muamelenin çokluğundan ve genellikle de hürriyetine ve yeniden kavuşma arzusundan, zaman zaman kölelerin kaçtıkları oluyordu. Bazen de belki düşmanlık sebebi ile birisi bir başkasının kölesini kaçırtıyordu. Sahipleri, kaçan kölelerini yakalamak için pusu kurdukları gibi kaçmamaları için onları bağlıyorlar ve hatta boyunlarına ‘bohsuk’ veya ‘boğsuk’ denilen laleler geçiriyorlardı.

…Yazarımız ‘berit’ kelimesini ‘efendisinin kölelerinden her sene aldığı vergi’ olarak izah etmektedir. Ayrıca kölenin efendisine kendi kıymetini ödemesi suretiyle azad olunduğu da kaydetmiştir. Hatta bazen de bir başkası, birinin kölesine para verdirerek azat ettirebiliyordu. Şu ifadelerden, kölenin belli bir fiyatının bulunduğunu ve her ne suretle ve kim tarafından olursa olsun, fiyatı sahibine ödendiğinde kölenin tekrar hürriyetine kavuştuğunu anlıyoruz. Şu hâlde kölenin hürriyeti cari kıymeti ile bağlı idi ki bu durum, harp esirlerinin ödediği kurtuluş akçasını andırmaktadır… Divan’da ‘Ol kul boş kıldı=o, köle azad etti’ denilmektedir. Zaten Türkler’in savaşlarda düşmanlarını yendikleri veya herhangi bir tehlikeyi atlattıkları zaman kul ve karavaş (erkek ve kadın köle) azad ettikleri de F.Sümer tarafından tespit edilmiştir.

Her millette olduğu gibi Türkler de köleye itibar edilmemiş ve makbul tutulmamıştır. Hatta XI.yüzyıl Türk telakkisi, köleyi ve köleliği iyi gözle görmediği gibi, köle huylu kimseleri ve köleye benzeyenleri ‘kulsığ er’, yani köle tabiatlı adam diye hor görmüştür.

f) Cariye: Cariyeye de kız çocuğu için olduğu gibi ‘kız’ adı verilmektedir. Bu ad ‘kız kırkın’ olarak çoğul yapılmakta ve cariyeler anlamına gelmektedir. Bundan başka isim olarak cariyeye Oğuz, Kıpçak ve Suvarlarca ‘yalnğug’, yine Yabaku, Kay, Çomul, Basmıl, Oğuz, Yimek ve Kıpçaklarca ‘kırnak’ denildiğini görüyoruz… Bu iki isimden başka yine cariyelere ‘as’ ve ‘künğ’ adlarının da verilmekte olduğunu görüyorsak da bu adlandırmaların hangi Türk eli lehçesinde olduğunu bilemiyoruz.

…cariyelere, kendisiyle avunulan, eğlenilen şey anlamında ‘awınçu’ denildiğini, yumuşaklıkta cariyeler ipeğe benzetildiğinden ipekli bir Çin kumaşının adı olan ‘kakaç’ın da cariyelere ad olarak verildiğini görüyoruz. Yine boyu düzgünce kimselere, yumuşaklıkta taze dala benzetilerek ‘tal bozluğ’, yani dal boylu denildiğini ve bu sıfatın en çok ince uzun cariyelere verildiğini Kaşgarlı bildirmektedir. Bazı cariyeler ise temizlik ve zarafette inciye benzetildiğinden, onlara ‘yinçü’ deniliyordu. Yazarımız bununla ilgili bir de atasözü kaydetmektedir. Buna göre ‘ötlüğ yinçü yerde kalmas=delikli inci yerde kalmaz’ denildikten sonra şu açıklama yapılmaktadır. ‘Bu sav cariyelerin uzun zaman bakire olarak duramayacaklarını, onları bir alan bulunacağını bildirmek için söylenir’… Diğer yandan, yatağa alınacak yetişkin cariyeye ‘yinçke kız’ denildiğini de görmekteyiz ki cariyelerin toplumdaki yerini iyice göstermektedir. …başka bir yerde yinçke kız’ın karşılığını doğrudan doğruya ‘odalık kız’ olarak verişine bakılırsa, bu ifadenin umumiyetle cariyeler için kullanıldığı anlaşılmış olmaktadır.

Cariyelerin… durumunun, erkek kölenin durumuna nazaran çok daha iyi olduğu sonucunu çıkarmak mümkündür… Ancak, …Kaşgarlı’nın ‘cariye bitten ve bite benzer şeylerden kaşındı’ şeklindeki ifadesinden, bazı cariyelerin iyi bakılmadığı, bu yüzden de kirlenip bitlendiği anlaşılmaktadır. Cariyelerin eğlencelerde kopuz çaldıklarından, müzik konusunda ayrıca bahsedeceğiz… Divan’da bulabildiğimiz tek kayıt ‘bu köleyi bir ata satın aldım’ cümlesinden ibarettir… Fakat hiç şüphesiz bu, bütün kölelerin fiyatı hakkında bir ölçü değildir. X.yüzyıl coğrafyacılarından İbn Havkal, en güzel kölelerin Türk ülkelerinden gelen köleler olduğunu kayıtla, dünyada bunların bir benzerinin bulunmadığını, Horasan’da Türk köle ve cariyelerinden her birinin üç bin dinara satıldığını kaydetmektedir.

g) Dadı: Türkler’de bazı ailelerin çocuklarını dadılar ve süt anneler yardımıyla büyütme geleneğinin oldukça eski olduğu anlaşılmaktadır. Kaşgarlı’da bu konu ile ilgili olarak ‘awurta’ kelimesini bulmaktayız ki bu kelime münasebeti ile kaydedilen ‘ol awurta tutundu’ cümlesi, ‘o süt anne, dâye tutundu’ şeklinde izah edilmektedir… Oğuzlar dadı anlamında ‘dâye (daya)’ kelimesini kullanmakta idiler. Biz Dede Korkut Destanı’nda bunu açıkça görmekteyiz. Aynı destanlara göre, Oğuz beylerinin çocukları dâyelere verilerek büyütülüyordu. (s.69-74)

Devam edeceğiz.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Büyük Türk Kağanlığı-8 - 26 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-7 - 19 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-6 - 12 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-5 - 05 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-4 - 28 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-3 - 22 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-2 - 14 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı - 07 Haziran 2026
  • Asr-ı Saâdet Dönemi - 31 Mayıs 2026
  • Yeryüzünde Gezin Dolaşın!.. - 24 Mayıs 2026
  • Türk Milletinin Kültürel Değerleri - 17 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 28
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Sayın Cumhurbaşkanım, Fındık Üreticisinin Umudu Sizsiniz
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Çerçeve Yasaya Hayır!
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Türk ve Türkçe Giderse, Kürt Ve Müslüman Kalır mı?
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Azınlık Okullarını Devlet Denetimine Alarak Misyonerlik Faaliyetlerine Son Veren Mustafa Kemal Atatürk'e Minnettarız
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Gündem Sıcak
Sarı Torbadan İmralı Masasına: MHP'deki Büyük Çark
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sarı Torbadan İmralı Masasına: MHP'deki Büyük Çark
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Eğitimde Fırsat Eşitliği Var mıdır?
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Enver Paşa'yla Atatürk'ün Hayali Neydi
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-8
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Öğretmen Ne Yapsın?
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Öğretmen Ne Yapsın?
Sri Lanka Kandy Seyahati
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Kandy Seyahati
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Misafir Yazılar
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Dava Adamı Temel Kahveci'nin Hatırasına
Orhan KILIÇOĞLU
Dava Adamı Temel Kahveci'nin Hatırasına
Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum
İman Ve Namus Kıratları
Ali Kemal Gül
İman Ve Namus Kıratları
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Türk Ocakları'ndan
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Kutlu Rüyalar Görmeliyiz
Şerife Güven
Kutlu Rüyalar Görmeliyiz
Destanlar Burcundayım!
Köksal Cengiz
Destanlar Burcundayım!
Türklerde Hayvan Sevgisi Ve Mancacılık
Şevket Sezer
Türklerde Hayvan Sevgisi Ve Mancacılık
Çok Okunan Haberler
2026 LGS Tercih Sonuçları Açıklandı: Nakil Süreci ve Önemli Tarihler
2026 LGS Tercih Sonuçları Açıklandı: Nakil Süreci ve Önemli Tarihler
Okullara 30 Bin Güvenlik Görevlisi Alınacak: Detaylar Ve Başvuru Süreci
Okullara 30 Bin Güvenlik Görevlisi Alınacak: Detaylar Ve Başvuru Süreci
Polis Akademisi Başkanlığı bünyesinde kurulan İç Güvenlik Fakültesine 350 öğrenci alınacak.
Polis Akademisi Başkanlığı bünyesinde kurulan İç Güvenlik Fakültesine...
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo