Bugun...
SAFRANBOLU GEZİ NOTLARI (1)


Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
cananozdemir@kamudannethaber.com
 
 

    Hayırlı bayramlar Sevgili Dostlar!
Gesam'ın düzenlemiş olduğu sergiye katılmak üzere Sivas'tan Safranbolu'ya dogru yola çıktım.Oldukça uzun süren bir yolculuktan sonra akşam saatlerinde yeni Öğretmenevi'ne vardım.
    Sabah kahvaltıdan sonra ilk işim Yörük Köyu'ne gitmek oldu.Yörük ismi, Türkmen aşiretlerinin konar-göçer yaşam biçiminde yörümek kelimesinden türetilmistir. Anadolu'da ilk defa Türkleştirilen ve uzun yıllar işgale uğramayan bir yerdir burası. Yörük Koyünü, Hüseyin adlı Türkmen Beyi kurmuştur.
    Yörük girişinde Türk yerleşim geleneğine uygun olarak faniliği ifade eden mezarlık karşınıza çıkar.Köyün Çökön meydaninda ise kaybettiğimiz Leyla Gencer'in büstü göze çarpar.Burada dikkatimi çeken Yörüklerin ata dedelerinin Osmanlı başkenti İstanbul'da kazandıkları gelirlerle bu lüks konakları inşa ettirdikleridir.
    Yörük Köyü'nün girişinde beni yazları burada kışları İstanbul'da yaşayan Ahmet Bey karşıladı.Gerek Ahmet Bey'e gerekse tüm Safranbolu halkına bana yardımcı olduklarından dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.Ahmet Beyle ilk önce Sipahioğlu Konağı'na gittik.Sahibi Ali Bey konak hakkında bilgi verdi.Kasım Sipahioglu Gezievi 3 asra yakın ömrü, iki katlı, haremlik,selamlık, gezi odaları ve seyir kulesiyle büyük bir konaktır.Yer tahtalarinda zemin aralarında Horasan harcı malzemeleri, kıtık kılı ile karıstırılarak rutubet ve haşerelere karşı onlem alinmıştır.Bektaşilikteki 3'ler 5'ler 7'ler ve 12 imam inancıni ahşap dolap gözlerin de ve kesmelerde gördügumüz rakamsal değerler var.
   Sipahioğlu Konağinın misafirlerin ağırlandığı kısmıyla ilgili oldukça enterasan bilgiler edindim.Ayrıca fotoğraflamakta ayrı bir zevkti benim için.250 yıllık geçmişi olan bu konağın sahipleri Horasanlı ve Kayı boyundan gelirler. Osmanlı Sipahileri, İstanbul'da kazandıkları parayla bu güzel konağı yaptırmışlar. Tavan süslemeleri orjinal, 125 senelik cam küre lambaları yanınca ışığı yansıtıyor.Tavandaki kancalar;salıncak kurmada, kurutmalık ve ceyizlik asmada kullanılıyor.   Duvardaki Osmanlıca yazılar hicri 1878'den beri varmış.Sipahi dedesinin fotoğrafı, duvardaki saat figürü inşaata o saatte başlandığını gösteriyor.Holde de calısmanın bitiş saatini gösteren figür var.Ali Bey'in dedeleri Sipahi ve Bektaşi kültüründen etkilenerek mihraba 12 tane karanfil, Bektaşi sarığı, oymalar, nişler ,dolaptaki kitabeler 12 imamları gösteriyormuş.Tavandaki üzümler,; bolluk ve bereketi,kavun, karpuz;üremeyi gosteriyormuş. Odalarda yer yatağı konulan yüklük tahtası kaldırılınca güsulhaneye dönüşüyor. Konağın harcı yumurta akı, keçi kılı,kil, kireç, zeytin yağı ile karılmış. Duvar dokunulduğunda ipek gibi .Dolaplar, oymalar, niş, terece, yüklük orjinal. Tavan kendi kendine kızarmış çam ağacından .Sedirlerin köşeleri yuvarlatılmış. Sivri değil.Eskinin ot yastıkları, kırlentler,.Sehbanın modeliyle tavan süslemesi birebir aynı. Dolap kapakları eski paranın pulundan .
    Hole gelince ilk göze çarpan  1920 'lerden gelen radyo gramafona benziyor. Duvarda 16 kırk yamalı bohça, eski hat yazıları ,ahşap beşik, karyola,elbise askısı, sallanan koltuk,verniklendigi icin orjinalliği bozulan sandalye,gardolaptaki kristal aynaya,parmağını dokundurunca ucunu göremiyorsun.Eski el dikimi bayrak .100 yıllık seccadeler, kilimler.
   Diğer odada 1924'e ait rüzgarlık orjinal. Sinek kovma ve doğal vantilatör gorevi görüyor.Bugday başakları bolluk ve bereketin simgesi. 100 yıllık eterleri iple çalışan perdelerin burgusu; ahşap delme matkapla delinmiş.Kapının üzerinde Farsça,Allah'a şükür yazısı. Orjinal Ataturk, İnönü, Saraçoğlu ve İngiliz Kralı Edward'ın bulunduğu fotograf.Istanbul,özlemini gidermek için yapılmış Ertugrul Gemisi olan İstanbul manzaralı resmi.Çiceklik, lamba ;mihrabı bolluk, bereketi temsil ediyormuş. 8 köşeli sarık Bektaşi sarığını; Hz Ali'yi, tabutu ve Zülfikar'ı konu alan bir resim .Aynanın uzerinde işlemeli bir örtü. Namaz kılarken örtülen.
      Çalışma odasında en yenisi 1932 yılina ait Hayat Ansiklopedisi'nin bulunduğu nadide Osmanlıca, Farsça eserler.Duvarda 1937'ye ait ailenin piknik  yaparken fotografı.Ailenin soy kütüğünü gosteren belge.Mutfakta o döneme ait portakal, nar sıkacağı,semaver,gaz ocağı, pompalı hamur teknesi , maşrapa, homestarlar, yaylı sistem tel dolap, tahta valizler, bakır sahanlar tavalar, su ve yağ konulan damacanalar. Yazlık cumba perdelerdeki danteller orjinal.Aydınlık denilen merdiven arası odada kahve içip, manzarayı izleyebilirsiniz.
   Ev halkının ikamet ettiği bitişiğindeki konağı Filiz Hanım Teyze satın alıp kafe olarak işletiyor.Asma yapraklarının örttüğü bir bahçe var.Diger konağın aksine sade, süslemeleri yok.Kadın ve erkek elbiseleri,işlemeli sandıklar,bakır sahanlar, mangal, tavalar,oymalı dolaplar mevcut.Çatı arasında köyü fotograflamak mümkün.Küçük aydınlatma odasında sedirler mevcut.Tuvalette tahta nalinler, bakır taslar ,el yıkama yerinde bakır ibrikler mevcut. 

Sevgiyle kalın...

Devamı haftaya...





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI