Ali Kemal Gül

Ali Kemal Gül

Bakış
gülalikemal@kamudannethaber.com

Trabzonluya "Pontuslu Rumlar hakareti

15 Ocak 2021 - 00:22



Şehzadelerin diyarı Türklüğün göz bebeği bu şehre karşı başlatılan alçakça saldırıları şiddetle kınıyorum.

Bu şehirle ilgili konuşanlar bu şehirdeki Türk kültürünü gidip de görmelidirler. Trabzon o kadar bu kültürle yoğrulmuştur ki bu şehri Orta Asya’dan Anadolu içlerine kadar yürüyen büyük Türk yürüyüşünün destanlaşmış bir abidesini olarak görürsünüz.

Bu şehir evveliyatında yanı Milattan Sonra 1204 yılında kurulan Trabzon Rum Devletinden önce de Türk idi. Türklerin Büyük göç yolları üzerinde yer alan bu şehir İstanbul’dan önce kurulmuş kadım medeniyetlere yol gösteren bir şehirdir.

Yabancı Ajanlar bilhassa İngilizler Türk Birliğini bozmak için yaptıkları araştırmalarda Anadolu birliği üzerinde önemli rol oynayan üç vilayetimizi göz önüne almışlardır. Bu vilayetler Bursa, Konya Ve Trabzon vilayetleridir. Onlara göre bu vilayetlerde karışıklık çıkartmak, halkı birbirine düşürmek olayları diğer vilayetlere daha kolay sıçratmak imkânı yaratacak ve Anadolu Türk Birliği içten yıkılacaktır.

Bilerek veya bilmeyerek Trabzon gibi gerek siyaset alanında, gerek Kültür alanında, gerekse iş dünyasın da, sanatta, sporda yanı her alan da önder bir vilayete saldırmak Türk Devletinin yıkılmasını isteyen Yabancıların ekmeğine yağ sürmektedir.

Bu saldırıyı yapan zavallılar Trabzon’un ruhuyla kalbiyle kültürüyle büyük bir Türk şehri olduğunu anlayacaklardır.

*

Trabzon şehri ve insanı üzerine oynanan kirli oyunun kiralık figüranlarına tokat gibi tarihi cevaplar;

Evet, Karadeniz Bölgesinde bir Pontus Devleti vardı lâkin bu Pontus Devletini İranlı MİHİRDAT kurmuştu. Mihirdat, Farsaca'da ''PARLAYAN GÜNEŞ'' anlamına gelir. Bu Pontus Devleti İran'ın bir eyaletiydi. Pontus'un Yunanlılarla en küçük bir bağı bile yoktur.

Tarih ders kitaplarında geçen ''Rum Pontus İmparatorluğu'' ismi tamamen uydurmadır ve bu şekilde yazılmasını ABD de ki bir tarih enstitüsü tavsiye (Emir) etmiştir (Prof. Oktay Sinanoğlu böyle söylüyor ve gerçektir)

PONT;

Ayak, barınak, liman anlamlarını taşıyan farsça bir kelimedir.

RUM:

Tarihte Rum diye bir millet asla olmamıştır. Arapçada ''O'' harfi olmadığından, Araplar Romalılara Rum demiştir. Bu yüzdende Anadolu'ya ''ROMAELİ'' yerine ''RUMELİ'' demiştir. MEVLÂNA CELÂLEDDİN-İ RUMİ- EŞREFOĞLU RUM-İ gibi âlimlerimiz Rum mu ki?

Buradaki RUMİ kelimesi onların ROMAELİ yâni Anadolulu olduklarını belirtir. Aynı şekilde Osmanlının bastırdığı paralar (CEDİD RUMİ). Yine Anadolu birlikleri (AHİYANİ ve BACİYANİ RUMİ) gibi.

Fransız akademi üyesi LE BEAU, Alman tarihçi FELLEMAYER, Çek tarihçi HROZNY.

Yukarıda ismi geçen bu üç meşhur tarihçi yazdıkları eserlerinde; Trabzon şehrini, yaklaşık M.Ö 2200 de TURANÎ KAVİMLERDEN OLAN TİBARENLER'in kurduklarını bizzat tespit edip açıklamışlardır.

Trabzon şehrinin ilk ismi; TİBERANZON’dur.

Şehrin diğer Türkçe isimleri ise;

Tıbarzon

Tarabuzan

Drabzan

Trabzan

Turabozan

Hurşidâbad

Tarabefzun'dur.

Türkler, Karadeniz Bölgesine dolaysıyla Anadolu'ya M.Ö 4000- 4500 yıl öncesinde gelip yerleşmişlerdir.

Karadeniz, HZ. NUH’un üç oğlundan biri olan YAFES’in en dindarı olan büyük oğlu TÜRK tarafından yurt tutulmuş bir bölgedir.

Karadeniz’in adı, ‘’ULUOĞUZ GÖLÜ’’ dür.

''Kara'' kelimesi Türklerde özellik arz eden bir kelimedir. KARAKALPAK- KARABUDUN- KARA MURAT gibi.

Yunanlılar Türkçe olan bu ismin ilk hecesini alarak, bu ilk heceye PEZA- PEZUS- PEZANT gibi uyduruk ekler ilâve ederek kendilerine mal etmeye çalışmışlardır!

Yunan asıllı tarihçi Charles Texier`e göre de Trabzon şehri, Yunanistan`dan daha eskidir. Hatta Mora’da ki Argos kentinden bile..

Yâni; Yunanlılar, kendilerinin olmadıkları bir zaman da, kendilerinden önceki bir şehri nasıl kurmuş olabiliyorlar. Bu yalan iddialara kendileri bile inanmayarak gülüyorlar!

ABD’Lİ ARAŞTIRMACI YAZAR ALFRED DUGYAN`A GÖRE;

Pontus Krallarının ve halkının Yunanlılarla hiç bir ilgisi yoktur.

Bu gün ki Yunanistan Doğu Romalı değildir, çünkü Yunanlılar M.Ö. 3. cü Yüz yılda tarihten silinmişlerdir.

Bugün kendilerini Yunan diye tanıtanlar aslında SIRP- ARNAVUT- SLAV Karışımı melez bir topluluktan ibarettirler (asla millet değildirler)

YUNANLI TARİHÇİ HEREDOT ŞÖYLE YAZAR:

"M.Ö 4.cü yüz yılda Türkler o kadar kalabalıklar ki Karadeniz Türkleri almıyordu"

YORGOS KORTADOS, ‘’BÜYÜK YUNAN TARİHİ’’ İSİMLİ ESERİNDE;

"Yunanlıların Pontus ile hiç bir alakaları yoktur. Yunanlıların Pontus ile alakaları, Atinalı tüccarların gemileriyle gelerek, Trabzon bölgesinden çaldıkları inekleri, Atina ve Mısır`a götürüp satmalarından ibarettir" der…

Trabzon Kalelerinin kimin tarafından kurulduğuna dair tek gerçek bilgi; HZ. NUH`un oğlu YAFES`İN soyundan gelen Türkler tarafından kurulmuş olmasıdır…

Bu gerçeği saptırmak isteyen İngilizler, büyük bir sahtekârlık örneği sergileyerek, çeşitli eser ve dergilerinde HZ. YAFES`in ismini, Ermenice bir isim olan YAFET şeklinde yazarak, YAFES ile Türklerin bağını koparıp, devreye Ermenileri sokmaya çalışmışlardır…

İŞTE KUMAN TÜRKLERİ VE UYGURLARA AİT YER İSİMLERİ;

Aşağı Kumanit, Yukarı Kumanit, Kumanit köyü, Kumandonos yaylası, Komova deresi, Kumandere Raşi, Kumandere Kadahor, Kumandere Habel, Kumandere yaylası, Kuman yurdu yaylası, Kuman tepesi, Kuman köyü, Şinik, Şova, İlana, Babür Kilise, Kızıl elma, Çal, Tonya Komyatağı (bugünkü İskenderli) gibi daha sayılamayacak kadar çok köy, dere, yayla, dağ, tepe, çay ve mevki isimlerinin her biri bir tokat gibi inmektedir sahte ve maksatlı Pontus iddiasında ki iç ve dış mahfillerin suratlarına!

KARANİSLER GERÇEĞİ;

Trabzon'un köklü sülâlerinden Karanisler, İngiliz belgelerinde bile sabit olduğu üzere, Mısır'ın Nil Nehri Deltasının bulunduğu bölgeden gelmişler ve oradaki isimleri KURT BEYLER'dir. Bu örneği özellikle verdim!

FATİH SULTAN VE 8000 TRABZONLU

Fâtih Sultan 1461 de Trabzon'u Fethedince bir müddet bu şehirde kalır. Dönerken Trabzon ve çevresinde yaşayan 8000 Türk'ü İstanbul'a götürür ve onlara çok güvendiğinden devletin önemli yerlerinde istihdam eder.

KEMENÇE VE HORON

Kemençe ve horon dahi tek başına, hayali Pontus’çuların ve Yunan istihbarının yalanlarını çürütüp yüzlerine çarpmaya kâfi geliyor.

86 yaşında olup, 36 büyük esere imza atmış, ilmi araştırmaları ve ETRÜSKLER çıkışıyla, İtalya`nın binlerce yıllık tarihi tezlerini altüst eden, dünya çapında tarih araştırmanı Sn. KAZIM MİRŞAN bir eserinde şöyle söyler;

"Karadeniz bölgesini adım adım gezdim, mağara mağara dolaştım. Taşları, mağaraları kazdım, altından hep ve sadece 5-6 bin yıllık Türk Yazıtları çıktı"

*

Trabzon'un gerçekte neyi temsil ettiğini Atatürk'ten de öğrenmek mümkündür.

Atatürk, tam 100 yıl önce 16 Mayıs'ta Bandırma vapuru ile yola çıkmış ve 19 Mayıs'ta Samsun'a ulaşarak kurtuluş mücadelesini başlatmıştır.

Atatürk, Samsun'a çıktığında, Trabzon'dan bir heyet kendisini karşılamaya gönderilmişti. Savaştan sonra 15 Eylül 1924'te ilk defa Trabzon'a gelen Atatürk, Trabzonlulara hitaben yaptığı konuşmasında "İlk defa Samsun'a ayak bastığım zaman bana kalp kuvveti veren vatandaşlarımın ilk sırasında Trabzonluların bulunduğunu asla unutmayacağım. Sakarya Büyük Meydan Savaşı'nda, 3'üncü Tümen ile yetişen Trabzon evlatlarının savaş meydanında gösterdikleri özverilerin değerli anısı daima beynimde canlı kalacaktır..." demiştir.

Trabzon budur! Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurulmasında da Türk Milleti'nin varlığını devam ettirmesinde de Trabzonluların yüreği vardır. Trabzonlular, kendi soy ve sopunu çok iyi biliyor. Ancak Türklükten rahatsız siyasi kadrolar, nedense ikide bir Yunan istihbaratının aleti olarak, Trabzonluların Türklüğünü sorgulamaya kalkışıyor.

Buna bir son verilmeli artık.