• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
14:33
Kanser İlaçlarında 650 Milyon Liralık Vurgun: 11 İlde Eş Zamanlı Operasyon
14:29
Doğum İzni Dönüşü Ayrımcılığa Yargıtay’dan Emsal Fren: İşverene Ayrımcılık Tazminatı Cezası
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
  3. Cumhuriyeti Nekadar Sevdiğimizi Dilimizle Değil İşimizle Göstermeliyiz
Yayınlanma: 29 Ekim 2024 - 22:33
Güncelleme: 30 Ekim 2024 - 21:27

Cumhuriyeti Nekadar Sevdiğimizi Dilimizle Değil İşimizle Göstermeliyiz

29 Ekim 2024 - 22:33
Güncelleme: 30 Ekim 2024 - 21:27
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Cumhuriyeti Nekadar Sevdiğimizi Dilimizle Değil İşimizle Göstermeliyiz
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Doğrunun peşinde...

Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.

Cumhuriyeti ilan eden Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarına minnet saygı ve şükranlarımı arz ederim.

Cumhuriyet rejimi, tarihe yön vermiş şanlı bir millet olan, Türk Milletinin Devleti yönetenlerin aile ve sülale yönetimlerinden değil, milletin bizzat kendi arasından isteyerek seçip başa getirebileceği kişilerin seçilebilmesi için gereken bir rejimdir.

Cumhuriyetinin dillendirilmesi  İttihat ve Terakki iktidarında başlamış, Erzurum-Sivas Kongrelerinde ad olarak değil de yönetim olarak aktif tutulmaya çalışılmış, şekil olarak  yönetiminin yapısı ve ilk hükmü 23 Nisan 1920 konulmuştur. Dünyaya uygun bir demokrasi ve cumhuriyet anlayışın fiili olarak uygulandığı TBMM yönetiminin adı saltanat kaldırılarak 29 Ekimde Türkiye Cumhuriyeti olarak değiştirilmiştir.

Cumhuriyet anlayışı ve rejimi, geçmişe hakaret ve kötüleme, başka milletlere yaranma, başka milletlerin dayatmalarına boyun eğme, sınıf diktatöryalarına zemin hazırlayan bir rejim değildir.

Cumhuriyet rejimi, boş hayallerle övünme, yürürlüğe konulamayan demokrasiyi uygulanıyormuş gibi gösterme, üniter yapının bozulmasına izin verebilecek bir rejim hiç değildir.

Cumhuriyet, lafta değil, uygulamada fikri hür, irfanı hür olan nesillerin yetiştirileceği bir rejimdir.

Cumhuriyet, görevini yapan ve sorgulayan vatandaşların yetiştirildiği ve eller üstünde tutulan bir rejimdir.

Cumhuriyet, İslam ve Türk Milleti karşıtlığı değil milletin gerçek ve manevi değerlerine, inançlarına, kültürüne, örfüne saygı duyulan bir rejimdir.

Cumhuriyet, ürettiğinden çok fazla tüketen değil tükettiğinden fersah fersah daha fazla üretilmesinin yollarını açan bir rejimdir.

Cumhuriyet, hukuk önünde en baştaki ve sıradan vatandaşların eşit olduğunun gösterileceği bir rejimdir.

Cumhuriyet, hırsızlığa, arsızlığa, yolsuzluğa, her türlü vurguna karşı olan sade yaşantısıyla helal-haram kavramlarını gereğini yerine getiren yönetici ve vatandaşların kahir ekseriyeti oluşturması gereken bir rejimdir.

Cumhuriyet, çirkin insanların, vatan, millet ve vatandaşların haklarını çaldıklarının farkına varıldığında yakısına daletin yapışırken sığanabilecedi bir aklanma çadırı da değildir.

Cumhuriyet idaresi, ülke ve millet gerçeklerinden kopmuş gösteriş budalası insanların beleşten geçinmek için istismar edebileceği bir anlayış değildir.

Cumhuriyet rejimi, Türk Devletinin geleceğine katkı sağlayacak bütün faaliyetleri görmemezlikten gelip 29 Ekimlerde, 23 Nisanlarda, 19 Mayıslarda, 30 Ağustoslarda Anıtkabirde boy göstermek değildir.

Cumhuriyet rejimi, çözüm süreci adı altında dış güçler destekli bölücülerle başka devletlerin hakemliğinde görüşerek onların ilçe ve kasabalara hendekler kazmasına, kurtarılmış bölgeler ihdas etmesine göz yummak ve askere, polise teröristlere karşı operasyon yapmayın emirlerinin verilebileceği bir rejim  asla değildir.

Cumhuriyet rejimi, bölücü katil alçağı Öcalan'a gelsin mecliste konuşsun ve umut hakkından sonuna kadar faydalansın ihanetine sessiz kalınması da değildir.

Cumhuriyet rejimi kendilerini Atatürk'ün varisi ve Atatürkçü olarak lanse eden ana muhalefet partisinin "El yükseltiyorum ve Kürtlere bir devler vaat ediyorum" ihanetinin dile getirilebileceği bir rejim de değildir.

Cumhuriyet rejimi devlet aklı diyerek bütün çirkinlikleri bu kavramın örtücü ağırlığında gizleyerek millet aklını ve hafızasını hiçe saymak ta değildir. 

Cumhuriyet rejimi, partilerdeki lider diktatöryalarına, devletteki parti diktatöryalarına karşı ses çıkarmayıp beni yönetenler, parti liderim ve başkanım ne derse doğrudur. Elbette bir bildikleri vardır; diyerek aklını kiraya verenlerin rejimi de değildir.

Cumhuriyet, Cumhuriyetin kurucu Mustafa Kemal Atatürk’ü kendine maske yaparak her türlü naneyi yemek te değildir. (Boğaza bakan bir okulda okul müdürlüğü yaparken Boğaziçi İmardan evimi tamir edeceğim diyerek tamir izni alan bir kişi küçücük tek katlı evini yıkarak iki katlı ve çift daire olarak yaptığı ve yine üst katına da kat atmak için demir bağlarken yıkıma gelen zabıta ve güvenlik güçlerine karşı kadınlar ellerinde çerçevelenmiş Atatürk resimlerini elleri ile yukarı kaldırarak “Atatürk’e de mi saygınız yok. Siz nasıl asker ve polissiniz” dediklerine şahit oldum. Tabi yıkıma geleceklerini bildikleri için bana gelerek Atatürk resimleri istemişlerdi. Ben de maksatlarını tahmin ettiğim için isteklerini kabul etmemiştim. Hatta yıkılacak ev sahibinin oğlu tanıdığı bir öğretmen arkadaşı bana sordu. Ne yapacaksınız diye sorunca o da “ Evimizi yıkmaya gelen, zabıta, polis ve askerleri taşlattıracağım çocuklara. O sebeple ……. Hocanın öğrencilerini isteyeceğim” cevabını vermişti. Bu çirkin talep karşısında dehşete kapılmış, adamın okulu terk etmesini söyleyerek bizzat ta dış kapıya kadar nezaret ederek  çok korunaklı olan okul bahçesinin  bütün kapılarını kapattırmıştım. Bu çok küçük ama yaşanmış bir örnektir. ) 

Cumhuriyet idaresinin faziletleri şaşalı törenlerle, şu kadar medeni olduk, sen kalbimizde yaşıyorsun, milleti sen kurtardın sen olmasaydın şimdi bizim adlarımız bilmem ne olmuştu demek te değildir.

Cumhuriyet idaresinin faziletleri daha düne kadar totaliter rejimlerin uşaklıklarına soyunan ve 1978 Taksimdeki 1 Mayıs kutlamalarına katılanların alanları insanlık düşmanı rejimlerin uygulandığı çeşitli ülkelerin bayrak ve illegal örgütlerin paçavraları, insanlara eşitlik, ilerleme vaat ettiği halde dünyaya ölüm, kan kusmuş kızıl rejimlerin diktatörlerinin posterlerini taşıyanların, Atatürk’ün partisine mensup 20 vekil bile Türk Bayrağı ve Atatürk resmi taşıyamayanların da bu günkü versiyonlarının ne cumhuriyetçilikleri ne nede Atatürkçülükleri samimi değildir.  Bunlar da cumhuriyetçi değildir.

Kısacası Cumhuriyet, boş konuşup, Cumhuriyeti içi boş kalabalıkların kutlamaları ile özdeştirerek bununla övünmek te değildir.

Cumhuriyet anlayışı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, silah arkadaşlarına ve bu vatanın kurtulmasına sözle dahi katkısı olanlara karşı minnet, şükran ve saygı duyarak, bütün Türk Milletini kucaklayan hukuk ve sevgi ile  dünya milletleri ile aramızda oluşan her alandaki farkı kapatmak, hatta, çağlar üzerinden sıçrama yaparak onları dahi geçebilecek her yönlü çalışmaya durmadan devam etmektir.

Cumhuriyet anlayışı, bütün dini ve milli bayramları, sevgiyi esas alan anlayışla içini doldurarak kutlamaktır. Kutlamalar katılımcılar ve izleyiciler tarafından farkındalık oluşturabilecek yapıda olmalıdır.

Peki, Cumhuriyet ilan edileli 101 yıl oldu. Dilimizden düşürmediğimiz Cumhuriyet idaresine yakışacak ve batının da gıpta edebileceği neler yaptık ve yapıyoruz? Bir düşünelim lütfen.

Cumhuriyetin kurucu Atatürk “Muasır" milletler seviyesine çıkmamızı emretmemiş miydi?   İnsan onuruna yakışan bu yönetim rejimini çok daha fazla kirletmeden hakkını vermek  Atatürk’ün de arzu ettiği şey olduğuna yürekten inanmalıyız. Ziya Paşa “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz" dediğini de bir hatırlatmış olalım. Cumhuriyete layık çalışmalar ve gelişmeler yapamadıktan sonra  ne kadar cumhuriyetçi olduğunuzu söylerseniz söyleyin cumhuriyetçi olamazsınız. Dil ile Cumhuriyetçi değil iş ile cumhuriyetçiler başımızın tacı olacaktır. Cumhuriyet Bayramımızı tekrar kutluyorum. Selamlarımla

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.
Selma Sofuoğlu
2 yıl önce

Çalışmalarımızla, Atatürkçüyüz..

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)
Erdoğan Atilla
2 yıl önce

Değerli müdürüm, güzel bir yazı olmuş, teşekkür ve tebriklerimi sunuyorum.

Cevapla
Beğen (1)
Beğenme (0)

Yazarın Diğer Yazıları

  • Değerlerimizin Sıradanlaşmasına İzin Vermeyelim - 28 Ekim 2026
  • Yıkmak Kolay, Yapmak Zordur - 19 Ekim 2026
  • Bir Ömrün İlk Adımları: Beşikdüzü'nde Elli Yılın Ardından Kalbe Düşen İzler - 12 Ekim 2026
  • Geleceğin Anahtarı: Eğitim Mücadelesi Ve Ortak Sorumluluklarımız - 13 Eylül 2026
  • Sarı Torbadan İmralı Masasına: MHP'deki Büyük Çark - 08 Ağustos 2026
  • Bu Dünyadan Can Ağabeyim İdris Arslan Geçti - 23 Temmuz 2026
  • Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı - 30 Haziran 2026
  • Hüznünü Hüzün Bilerek Hesabı Kapatanlar: 1456 Belgrad Kuşatması - 20 Haziran 2026
  • Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi? - 07 Haziran 2026
  • Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Son Mektubum - 29 Mayıs 2026
  • Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2) - 19 Mayıs 2026
  • Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup((1) - 29 Nisan 2026
  • Eğitimde ve Toplumda Şiddet: Bir Tükenişin Anatomisi - 16 Nisan 2026
  • Türkeş Bey'e ABD Ajanı Diyen Marks'ın Çocuklarına ve İnanan Zavallılara - 05 Nisan 2026
  • "Tarih Baba" Ortaylı'yı Mahşeri Kalabalıkla Ahirete Yolcu Ettik - 17 Mart 2026
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği(5) - 10 Mart 2026
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (4) - 08 Şubat 2026
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (3) - 21 Ocak 2026
  • Sarıkamışta, Soğuğa ve Moskof'a Karşı Destan Yazan Vatan Evlatları - 22 Aralık 2025
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (2) - 11 Kasım 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 13
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Orhan KILIÇOĞLU
Orhan KILIÇOĞLU
T. C. İsmi Bir Hadisten Alınmıştır
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Emeklinin Umudu Cumhurbaşkanımızda
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Çerçeve Yasanın Hukuki Ve Siyasi Açıdan Değerlendirmesi
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Tuz Kokmadan, Töre Bozulmadan: Titre ve Kendine Dön!
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memurun Ekmeğiyle İlgilenmeyenler, Sendikal Özgürlüğüne Göz Dikti!
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Cumhuriyetin Üzerine Titremek
Değerlerimizin Sıradanlaşmasına İzin Vermeyelim
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Değerlerimizin Sıradanlaşmasına İzin Vermeyelim
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Emekliyi Umutlandıran Sözler
Uzman Ve Başöğretmen Tazminatının Emeklilikte Devamı İçin MEB'e Ve Cimer'e Dilekçe Yazıyoruz
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Uzman Ve Başöğretmen Tazminatının Emeklilikte Devamı İçin MEB'e Ve Cimer'e Dilekçe Yazıyoruz
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
MEB, OECD ve PİSA Raporu
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Mezhep Ayrışması ve Çaldıran
30 Ağustos
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
30 Ağustos
Milliyetçiliğin kalesi imişler
Misafir Yazılar
Milliyetçiliğin kalesi imişler
Siyasal İslam'ın Analizi Ve (İslamcılığın) İflası: 2
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Siyasal İslam'ın Analizi Ve (İslamcılığın) İflası: 2
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Ali Kemal Gül
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Öz Eleştiri İhtiyacı
Türk Ocakları'ndan
Öz Eleştiri İhtiyacı
Mücadele Ateşi Sönmeyecek: Beyşehir'de Esnafın Nabzı ve İYİ Parti'nin Kararlılığı
Şerife Güven
Mücadele Ateşi Sönmeyecek: Beyşehir'de Esnafın Nabzı ve İYİ Parti'nin Kararlılığı
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
Köksal Cengiz
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
Atatürk Neden Göktürk Alfabesine Dönmedi?
Şevket Sezer
Atatürk Neden Göktürk Alfabesine Dönmedi?
Çok Okunan Haberler
Memur Maaşlarına Zam Çerçevesi Belli Oldu: 2027 Yılı Programı Resmî Gazete’de
Memur Maaşlarına Zam Çerçevesi Belli Oldu: 2027 Yılı Programı Resmî...
MEB’den Ortak Yazılı Sınav Sistemi Rehberi: Hangi Sınıfları ve Dersleri Kapsıyor?
MEB’den Ortak Yazılı Sınav Sistemi Rehberi: Hangi Sınıfları ve...
Hastane Heyet Raporlarında Dijital Dönem: 44 Yıllık Bürokrasi Tarih Oldu
Hastane Heyet Raporlarında Dijital Dönem: 44 Yıllık Bürokrasi Tarih...
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo