• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
15:25
Öğretmenlere 3 Oturumlu Yeni Sınav Görevi! Başvurular Başladı
14:35
YÖKDİL/2 2026 başvuruları başladı
14:29
Erdoğan'ın bir yetkisi daha iptal edildi
00:43
19 binden fazla polis ve amirin görev yeri belirlendi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Yesevi Dönemi
Yayınlanma: 13 Ocak 2018 - 11:07

Yesevi Dönemi

13 Ocak 2018 - 11:07
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk



Kazakistan’lı Prof.Dr. Dosay KENJETAY’ın “Hoca Ahmet Yesevi’nin Düşünce Sistemi” adlı (Hoca Ahmet Yesevi Ocağı Yayınları, Ankara 2003) kitabından çıkarttığım özete ve alıntılara bağlı kalarak yazımıza devam edelim.

“Tarihte, Hoca Ahmet Yesevi’nin yaşadığı zaman ve zeminde, Türklerin dört asır boyu İslam Medeniyeti ile tanıştıkları ve bazı bölgelerin kavimler halinde Müslümanlığı benimsedikleri bilinmektedir.

Bu dönemi (Karahanlılar), Türk Kültür tarihinde, kendi kültür ve dil varlıklarının Arap ve Farisilerinkinden aşağı olduğu düşüncesine kapılmış bazı âlimlerin aksine, Türk kültür ve dünya görüşünün temeli olan Türk dilini önemli düzeye getiren, yeni bir ruhani yükseliş devri olarak nitelendirenler de mevcuttur. …Yesevi devri, Türk kültürünün gelişimi ile değişimi olgusunun gerçekleştirilmesindeki dilin önemini vurgulayan bir Rönesans devridir diyebiliriz.

Yesevi’nin, kendi devrinin en kuvvetli bilim merkezleri ve tasavvuf ekollerinden eğitim gördüğünü, Arap ve Farsî dillerini de iyi bildiğini tarih sayfalarından öğrenmekteyiz. Ancak, Yesevi, hikmetlerini kendi ana dilinde söylemiştir. Hâl ilminin gereği olarak, sufinin amacı ilk önce kendi halkı ile bütünlük içerisinde gerçeğe ulaşmaktır. Yesevi, ‘beni bilsinler’ diyenlerden değil, ‘halkımı tanımalıyım’ diyenlerdendi. Yesevi, halkını sevmek, tanımak, onun diliyle, derdiyle bir olmaktan geçeceğinin örneğini sergileyen bir zattır. Yesevi’nin hikmetlerinde İslam ve Türk esaslarının bir bütünlük içerisinde olduğu bir gerçektir.

…X.yy.dan itibaren İslami bilim merkezlerinin gelişmesiyle, eğitim ve öğretim ocağı olan medrese ve tekkelerin çoğalmasıyla, toplumsal, dinî, ahlakî ilkeleri ve ekonomi ile ticaretin büyümesine dayanan yeni bir devlet sistemi oluşmaya başlamıştır. Karahanlılar döneminde Maveraünnehir şehirleri Müslüman ve Müslüman olmayanlara bölünmüştür. Müslüman olmayanlar vergi, Müslümanlar ise zekatla toplumdaki insanların sosyal durumunda bir eşitlik duygusunu, yardımlaşmayı, dini kardeşlik ve hoşgörülük değerlerini oturtmuştu.

Hoca Ahmet Yesevi’nin doğduğu Sayram (İsfidcab) şehri, Yesevi dünyaya gelmeden 100-150 yıl önce İslam ile tanışmıştı. Sayram şehri, Abbasilerin sınır ve ribat bölgesiydi. Bu şehirden, meşhur İslam fıkıh okulu Hanefi mezhebi ulemaları çıkmıştır. Mahmut Kaşgarlı, Sayram şehrinin ‘Medinatü’l Beyza (Ak Şehir)’ olarak da adlandırıldığını kaydetmiştir. Yesevi ilmi veya kültürü zikrettiğimiz siyasi, tarihi ve sosyal şartlar zemininde oluşmuştur.

Ancak, Yesevi’den önce Türk İslam Medeniyeti ufuklarının önemli bir siması, zamanının bilgini ve siyaset adamı Yusuf Has Hacib Balasağunlu gelmektedir. Balasağunlu, Karahanlı hükümdarı Tabğaç Buğra Karahan Ebu Ali Hasan bin Süleyman Arslan Kağan’a ‘Kut’adğu Biliğ’ (1069-1070 yılı yazıp bitirmiştir) isimli eserini bağışlamıştı. Buradaki ‘ad veya id’ ekinin eski Türk dilinde ‘verilmiş, gönderilmiş’ anlamında kullanılması, eserin Kuttan verilmiş bir bilgi olduğunu çağrıştırmaktadır. 6654 beyitten oluşan bu eser, Farabi ve İslam meşşailerinin etkisiyle yazılmış bir Siyasetnâme’dir.

İbn Sina’nın talebesi olduğu bilinen Yusuf Balasağunlu, Farabi gibi, faziletli devletin yönetim sistemini dört kişi arasında gerçekleşmiş sohbetlerle vermeye çalışmıştır. O devirlerde bilim ve ilim dili Arapça ve Farsça olmasına rağmen, eserin Türk dilinde yazılmasının İslam Medeniyeti çerçevesindeki Türklük kültür tarihinin yeni bir dönemi olarak nitelendirmek mümkündür. Balasağunlu, bu eseriyle yeni bir Türk İslam toplum nizamını ve özellikle siyaset ve ahlak felsefesinin oluşumuna önemli katkıda bulunmuştur.

Kaşgarlı Mahmut da 1077’de Abbasi halifesi Muktedi Billah’a ‘Divan-ı Lügati’t Türk’ isimli eserini bağışlamıştır. Bu eser, Türk dilinin zenginliğini göstermesi, Araplara Türk dilini öğretmek amacıyla yazılmış olması ve muhtevasında eski Türk dili, dünya görüşü, geleneği ve değerlerini barındırması bakımından ve ayrıca o devrin tarihi şartları ve durumundan haber vermesi açısından da çok değerli bir eserdir.

Bu devirde kaleme alınmış Edip Ahmet Yuğnaki’nin ‘Atabatü’l Hakaik’ ve Rabğuzi’nin ‘Kısasü’l Enbiya’ gibi dini ahlaki eserlerinin önemi büyüktür. Bu eserde (Atabatü’l Hakaik) ayet ve hadislerle Türklere öğretilmesi gereken ahlaki ve dini eğitimin aksiyolojik esasları yer almıştır.

Bu dönemde Türk diline Kur’an tercüme ve tefsirleri yapılmış, fıkıhta Hanefi mezhebi temsilcileri olan Serahsi, Pezdevi, Dabusi ve Marginani gibi ulemalar değerli çalışmalarıyla Türklerin Hanefi mezhebini benimsemelerini sağlamışlardır. Kur’an tercümeleri büyük bir özenle yapılmıştır. İlk Kur’an tercümesi eski Türk dini açısından çok önemlidir. İlk tercümede Kur’an kavramlarının Türkçe karşılıkları mevcuttur.

Türklerin Müslüman olmalarında Orta Asya’da cereyan eden Sünni, Şii ve tasavvuf akımlarının önemli tesirleri vardır. İslam dini, Horasan ve Batı Türkistan’a tasavvuf yoluyla nüfuz etmiştir. Sonuçta tasavvuf kültürü zemininde, bir Türk Müslümanlık anlayışı oluşmuştur. Bu anlayış, Eski Türk Düşünce tabakalarında bir ‘yeniden doğuşun’ (el-mevlüdü’s-sani) gerçekleşmesi sonucunda vücut bulmuştu. Tarihte, Türklerin yeniden doğuşu veya Müslümanlığı benimsemesi olgusu Hoca Ahmet Yesevi ismiyle yakından alakalıdır.

Ancak, teorik ve metodolojik açıdan bakıldığında Yesevi ilminin esasta kalp, zevk, vecd yöntemleriyle ilahi bilgiye (marifet) ve iç manaya (batın) yönelik düşünce tarzı olduğunu görürüz.

Tarihe baktığımızda Melamiye ekolü, genel olarak daha çok Türkler tarafından benimsenmiş bir tasavvufi akımdır. Yesevi ilminin teorik zemini de Melamiyye’dir. Melamiyye, insan psikolojisine dayalı tasavvufi ekol olarak, amaç ve ilke bakımından bir ahlak felsefesidir. Melamiyye’nin en başlı özelliği, insanın psikolojik hallerini araştırmaya yönelik ve Allah’a zevk, vecd ve istiğrak yöntemleri ve teslimiyetle ulaşmayı amaçlayan bir yoldur. Melamiyye’nin esas felsefi ve sosyal amacı halka hizmetten geçen bir Hak’â hizmettir. İlkesi de insanı sevmektir.

…eski Türklerin rasyonel düşünce ve akımlara karşı daha açık ve meyilli olduklarını görmek mümkündür. Bunun yanı sıra, Türklerin, tasavvuf kültürüne olan yatkınlıklarının nedeninin, eski mistik düşünce sisteminden kaynaklandığını ve Eski Türk Düşüncesinin temel unsur ve doğasından geldiğini düşünüyoruz. Aslında Türklerin, bilim ve kültürdeki gelişimi ile beraber, dini hayatın sezgisel, doktrinsel ve pratik alanlarında da rasyonel, felsefi ve estetik açıdan derinleştiklerini söyleyebiliriz.

Tasavvuf tarihinde tarikatlar dönemi, beraberinde İslam’ı yeniden algılamayı, toplum özelliklerine göre kurumlaşmayı ve belli bir kültür zeminlerini birleştirici dinamikleri bir araya toplamayı başaran bir veya birçok merkezlerin ortaya çıkmasını sağlayan manevi ve sosyal olgudur.”

Haftaya devam…

Yazarın Diğer Yazıları

  • Büyük Türk Kağanlığı-2 - 14 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı - 07 Haziran 2026
  • Asr-ı Saâdet Dönemi - 31 Mayıs 2026
  • Yeryüzünde Gezin Dolaşın!.. - 24 Mayıs 2026
  • Türk Milletinin Kültürel Değerleri - 17 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 28
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Türk ve Türkçe Giderse Türkiye Kalır mı?
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memur ve Emeklisine Ek Zam İçin Daha Ne Bekliyorsunuz?
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Fındık Araştırma Enstitüsünü Eleştirdik, Şimdi de Hakkını Verelim...
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Kültür Ve Sanata Dair
Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
LGS üzerine!..
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Okullarda Görünmeyen Şiddet: Mobbing
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Okullarda Görünmeyen Şiddet: Mobbing
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-2
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Trabzon 14 Yıldır Kimsesiz Kaldı!
Orhan KILIÇOĞLU
Trabzon 14 Yıldır Kimsesiz Kaldı!
Coğrafya Kader midir?
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Coğrafya Kader midir?
Hicri Yeni Yıla Girerken
Ali Kemal Gül
Hicri Yeni Yıla Girerken
14 Mayıs Seçiminin Mesajı: Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılını Da Türk Milliyetçileri İnşa Edecektir
Türk Ocakları'ndan
14 Mayıs Seçiminin Mesajı: Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılını Da Türk Milliyetçileri İnşa Edecektir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Huzura Hasret Bayramlar
Köksal Cengiz
Huzura Hasret Bayramlar
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Şevket Sezer
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Çok Okunan Haberler
Pendik'te Folklor Kurumu'ndan
Pendik'te Folklor Kurumu'ndan "Gönülden Ele" Uygulamalı En Sanatları...
Cuma günü okullar tatil edildi
Cuma günü okullar tatil edildi
783 kişilik temizlik kadrosuna 120 bin başvuru
783 kişilik temizlik kadrosuna 120 bin başvuru
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo