• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
14:33
Kanser İlaçlarında 650 Milyon Liralık Vurgun: 11 İlde Eş Zamanlı Operasyon
14:29
Doğum İzni Dönüşü Ayrımcılığa Yargıtay’dan Emsal Fren: İşverene Ayrımcılık Tazminatı Cezası
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
  3. Bir Dosta Son Gündemle İlgili Cevabımdır
Yayınlanma: 10 Aralık 2024 - 02:05
Güncelleme: 11 Aralık 2024 - 22:05

Bir Dosta Son Gündemle İlgili Cevabımdır

10 Aralık 2024 - 02:05
Güncelleme: 11 Aralık 2024 - 22:05
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Bir Dosta Son Gündemle İlgili Cevabımdır
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Doğrunun peşinde...

 

……..Dün gece çok bana yazdığın Özdağ ile ilgili asparagas haberden sonra ben de sana Hüsnü Mahalli’nin 'Şam, artık Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yönetilecek'' sözünü yazdım.

Peki neden yazdım? Senin sağ duyuna güvenerek yazdım. Çünkü Mahalli’nin  dediğini sıradan AKP’liler bile benimsemiyor. Bu görüş, fanatik AKP’lilerin görüşü. Bunun da ötesinde ben bunu AKP’liler savunuyor diye karşı değilim. Yanlış ve doğru olmayan bir tespit olduğu için karşıyım. Önemli olan sözlerin kim ya da kimler tarafından söylendiği değil; gerçeklere uygunluğu değil midir?

Dünkü karşılıklı sohbette Hüsnü Mahalli için bana aşağıdaki cümleleri kurdunuz.

“Siyasal Mezunu Gazetecidir.

Ortadoğu siyaset uzmanıdır.

Akademisyendir.

Ben çok severim.

Zaten Halk Tv ve  Tele 1 Tv de çıkar satılmış kanallarda değil.

İki kanalda adam gibi kişileri çıkarır.

siz sevmeyebilirsiniz.

Zaten sanırım görüşlerimiz farklı.

Sinirlenmek istemiyorum.

Sizi kırmakta istemiyorum.

Ama siyasi görüşünüze bakınca mümkün değil aynı fikirde birleşmemiz.

Genel başkanınızın partinizin neresi doğru ki?” gibi cümleler kurarak Mahalliyi savundunuz.

Yıllardan beri, iktidarın takip ettiği önce Irak, sonra Suriye, daha sonra civarımızdaki ülkelerle yürütülen dış politikaların yanlışlığına vatanın helal ekmeğiyle beslenen duyarlı bir insan olarak karşı çıktım. Çıkıyorum ve  çıkmaya da devam edeceğim inşallah. Çünkü Türkiye’yi yöneten insanların hataları yüzünden Irak, Suriye’de birçok asker, polis ve sivil halkımızı kayıp ettik. Etmeye de devam ediyoruz. Burnumuzun dibindeki coğrafyada kuvvetli bir sınırımızın kuvvetli bir devletini İsrail’in güvenliği için ABD’nin oyuna gelerek önce zayıflattık sonra da yıkılmasına destek verdik. Ve o bölgede ABD-Rusya- Avrupa-İsrail’in destek verdiği bir Kürt Federasyonu kuruldu. Hem de ABD destekli 80.000 den fazla donanımlı askeri gücüyle birlikte. Aynı hata Kuzey Irakta yapılmadı mıydı? ABD’nin isteğinin dışında Ortadoğu’da bir şey yapıldığını yıllardan beri şahit olmadım.

Ortadoğu’ya ilgim çocukluk yaşımdan beri  İran-Irak sınır anlaşmazlıkları,

 İran’da Humeyni’nin yaptığı 1979 ihtilal,

İran’ın 1979 ABD elçiliğini işgali

İran ABD ve Avrupa ile Basra çatışmaları

ABD’nin Saddam’ı yönlendirmesiyle 1980 yılında başlayan İran- Irak Savaşı

1986 yılında ABD – Libya Savaşı

1990 da başlayan ABD ve Batının Irak Savaşı

Afganistan’ın hem Rusya hem ABD hem de kendi aralarında yaptıkları iç savaşları

Saddam’ın Kuzey Irak’a müdahalesi ve Kürtlerin Türkiye’ye kaçmaları

2003 Yılında ABD ve Batı ülkelerinin Irak’ı işgali,

İsrail’in Lübnan’a, çok kereler girmeleri bombalamaları ve Gazze ve Şeria’da yaptıkları katliamlar.

1981 Yılında Suriye’de Rıfat Esad dönemin de Müslüman Kardeşler örgütünün çok güçlü olduğu Humus ve Hama kentlerinin bombalanması sonrasında yapılan katliamlar. Birçok insanın Türkiye sınırına yığılmasına rağmen Kenan Evren’in sınır kapılarını açmaması…

İsrail’e karşı en iyi şekilde karşı çıkıp mücadele eden Suriye’nin Golan Tepelerindeki güçlü iki zırhlı tümenin İsrail’in Erdoğan’dan rica etmesiyle o zamanlarda ortak bakanlar kurulu yapacak kadar ve ailecek piknik yapacak kadar samimi olduğu Beşar Esat’tan ricası ile zırhlı tümenin birisin o tepelerden çekilmesinin sağlanmasını…

2002 den sonra kurulan Türkiye-İsrail Parlamenter Derneği’nin Türkiye’deki bütün partilerin az veya çok millet vekili üyesi olduğunu ama 256 AKP’li vekilin üyesi olduğunu başkanın da AKP’li Adana Vekilinin olduğunu….

AKP iktidar ile İsrail’le yapılan ticaret hacmin çok büyüdüğünü….

2009 da Türkiye- Van Minute oyunu,

Van minut oyunundan sonra ticaret hacminin % 50 artış gösterdiğini…

BOP Gereği 22 ülkenin sınırlarının değiştirilmesi gereğince başlatılan uyduruk bir Arap Baharı adlı operasyonu ile Ortadoğu’da başlatılan halkı sokağa dökme gayretlerinde o tarihlerden önce Suriye’nin başlattığı demokrasi baharına rağmen sırf ABD ve İsrail’in emrine girmediği için olayların en tepe noktasına yerleştirilen Suriye-Mısır’ın karıştırılması…

Türkiye’nin ABD’nin etkisiyle Suriye’ye karşı cephe alması ve Mısırdaki Mübarek yönetiminin devrilmesine taraf olması…

Türkiye’nin Mısır’ın başına geçen Muhammet Mursi’yi şartsız desteklemesi,

Mursi’ye karşı darbe yapan Sisi’ye karşı çıkması.

Türkiye’nin Esad’ı devirmek için ABD ile birlikte kurup eğittiği muhaliflere çok büyük destek vermesi…

Sonra bu eğitilen grupların yine İslamcı Cihatçı Örgüt El Nusra Cephesi tarafından alt edilmesi sonucunda ABD’nin YPG-PYD’ye destek verip donatması ve Türkiye ile ters düşmesi.

IŞİD’in Kuzey Irak ve Suriye’de güç haline gelmesi ve militanların dünyanın her yerinden bu bölgeye akın akın gelmeye başlamaları.

Türkiye’nin IŞİD tehlikesine karşı Süleyman Şah Türbesini PYD’nin kılavuzluğunda sınırımıza yakın bir yere taşıması..

IŞİD’ın PYD ve YPG’ye saldırmaları ve Barzani’nin PYD ve YPY’ye Kobani’de yardımına izin vermemiz.

Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Mısır, Libya karşı uygulanan yanlış politikalar…

PYD-YPG ABD-Batı’ın Akdeniz’e ulaşan koridorla devletleşmesini sağlama çalışmalarına karşı Türkiye’nin Kuzey Suriye harekatları…

ABD-Rusya-Rusya –İran ve Batı’nın Türkiye’nin Suriye’deki varlığına karşı hareket etmesi ve Türkiye’nin bölücülere karşı yaptığı operasyonlar destek vermemesi ve hatta Türkiye’ye Suriye hava sahasının açılmaması…

Rusya-Suriye birliklerinin askerlerimizi bombalaması bir çok askerimizin şehit olması

Çoktan beri uykuda olan Hey'etu Tahrîri'ş-Şâm HTŞ örgütünün Ukrayna’nın silah vermesi ABD-İsrail-Batı’nın desteği ile küçücük kuvvetiyle Şam yönetimini devirmesi…

Ben bu olayları en ince ayrıntısına kadar takip etmeye gayret ettim ve ediyorum da…

Yukarıda yazdığım gibi ben ülkemi ve çevremizi çocukluk yaşımdan başlayarak takip ettim. Ve ediyorum da. İnsani ve vicdani ölçülerle çatışmamak kaydı şartıyla ülkemin, milletimin menfaatini kendi menfaatimden hep üstte tuttum ve tutmaya da devam ediyorum.  

Bana Hüsnü Mahallinin siyasal bilgiler mezunu, Ortadoğu uzmanı akademisyen olduğu beyanı ile çok sevdiğinizi beyan ettiniz. AzizDostum, değerli genç, bırakın sıradan doktora yapanı, bu milletin gençlerine  üniversitelerde ders veren anlı şanlı! Profesörlerin ekranlarda saçmaladığına şahit olmadık mı? Bir örnekle ifade etmek istersek Yasin Aktay denen ünlü akademisyen birçok kitap ve makale sahibi üniversitelerde ders vermiş kişi ünlü sosyolog olmasına rağmen “Bir Türk Irkı yoktur” demedi mi? Utanmadan “İstiklal Savaşı yapılmamıştır” diyebilen profesörler olmadı mı?

Hüsnü Mahallinin Halk TV ve Tele 1 de çıktığını ve bu iki TV kanalı adam gibi kişileri ekrana çıkarttığını sözü toptancı bir anlayışın ifadesidir. Bunu onaylamak mümkün değildir. İki TV’de de programa çıkmış şu anda da yine o ekrana çıkanlar tarafından yerin dibine sokulduklarına ben çokça şahit oldum. Yakinen tanığım birçok insanın o TV kanallarında programa çıktıklarında konuşmalarını izledim. Ama benim kanaatimce adam gibi adam olarak değil de iktidara muhalif sözlerinden veya beyanlarından dolayı ekrana çıkartıldığına çokça şahit oldum. Eskiden çokça çıkartıldığı halde şimdi o ekranlara çıkartılmayan çok kişilerin varlığından haberim var. Hani adam gibi adamdılar!

Benim kişiyi sevmem veya sevmemem kişinin söylediği sözün tutarlılığı ya da tutarsızlığındaki kanaatimi etken olmaz. Bu adamın yıllardan beri dinledim bolca konuşur oturtulduğu yerde kendisini çok ağır göstermesini başarır. Bu fikir bana ait olup sevip sevmememle alakalı değildir.

Zaten görüşlerimiz farklı sözü ise çok teferruatlı incelenmesi gereken bir ifadedir. Mesela benim görüşüm nedir? Ülkem nasıl olsun istiyorum? Ülkemin zararını mı kârını mı istiyorum? Bu konuya net cevap verebilmek için benim yaptığım çalışma ve fiiliyatlardan haberiniz var mı? Net ve en doğru tespit için hüküm vermek için elinizde olan veriler nelerdir? Elinizde bilgi olmadan ifade ettiğiniz kesin hüküm bana yapılan haksız bir davranış olmaz mı?

Benim görüşüm Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade etmekten şeref duyduğu Türk Milliyetçiliğidir. Türk Milliyetçiği; ülkemizi her bakımdan emsal medeniyetlerinin üstüne çıkartmak ve vatanın bütünlüğüne halel getirecek her türlü tehlikeye karşı önlemleri alarak hazır tutmak ve Türk Milletinin demokrasi ve refah seviyesinin en üstüne çıkartırken bu düşünceleri görev bilen vatandaşların yetiştirilmesini sağlamak. Ben bunları düşünüyorum ve bunları vazife biliyorum. Bu konuda sizin görüşünüz nasıl farklı olabilir? Sizin de aynı şeyleri düşündüğünüz kanaatindeyim. Aslında görüşlerimiz hiç te farklı değil. Çünkü sizin de aynı düşüncelere sahip olduğunuza inanıyorum. Hatta sizi geçtik sıradan bir TC Vatandaşı dahi yukarıda ifade ettiğim düşünceleri benimsemek ve bu uğurda gayret etmek zorundadır. Çünkü bu hem insani hem de vatani bir mecburiyettir. Bu sebeple beni kırmanıza gerek te yok diye düşünüyorum. Siz ve ben aynı fikirdeyiz bence; bu vatan ve bu millet için. Bazıları, eğer bu memlekete bağlı değil ve başka amaçları varsa o da başka tabi. Sizin de yüreğinizin bu vatana ve bu insanlara sevdalı olduğu kanaatindeyim…

Benim siyasi partim ve liderim yoktur çok şükür. Ben kendimi, ülküsü olan, bu ülkü uğruna, çocuk yaştan bu yaşa kadar mücadele etmiş biat ve grubun başı ne derse o olur anlayışına karşı çıkarak doğru bildiklerimi tek başıma da kalsam yaşamaya çalışan yukarıda da ifade ettiğim gibi  Mustafa Kemal’in de dilinden düşürmediği Türk Milliyetçiliğinin en halis en samimi hali olan “Ülkücü” görüşe sahip birisiyim. Samimi ülkücü ülküsünü yaşamaya gayret eder. Ona, buna partisine, parti genel başkanına veya parti başkanlarına kulluk etmez ve etmemeli inancındayım. Bırakın ülküsü olan insanı, sıradan insan bile karakter sahibiyse doğrularıyla yan yana olmalıdır diye düşünüyorum.

Daha önceki sohbetlerimizde parti mensubu olmadığımı 3-4 kere ifade ettim ama unuttunuz galiba. Ben ülküsü olan bir kişiyim dediğimi hatırlıyorum. Her türlü insanlık dışı rejim ve ideolojilere karşıyım. O dönemlerde benim fikrime yakındır diye oy verdiğim kişiye ve partiye 2015 den beri hiç oy vermedim ki. Ben oy ve destek vermeyi bir vebal ve namus borcu olarak görüyorum.

Ben ülkemin geldiği son noktadaki yerinde vebali olanlara 2015 den beri asla oy vermedim. Kayıtlı ve biat ettiğim partim yok. En yakın bulduğum Zafer Partisi olmasına rağmen ona bile üye olmadım. Ve Üsküdar Belediye Başkanlığı adaylık teklifini kabul etmedim. Yani partilerle militanca bağlılığım yok. 2018 de senin partine oy verdik. 2019 da İmam oğluna 2023 de Kılıçdaroğlu’na oy verdik.

2024 ise Büyükşehirde  İmamoğlu ve Üsküdar’da Sinem Başkan oy verdim. Benim neden onlar oy verdiğimi soracaksanız; ben kaybolan devleti, kaybolan adaleti ve kaybolan dürüstlüğe biraz daha yaklaşalım ve kötüye gidişat yok olmazsa bile biraz yavaşlasın diye oy verdim.  Vurgun talan ve her şey banimdirin önüne takoz koyabilmek için oy verdim. Buna rağmen üye olmadığım parti olmamasına rağmen her isteklerini baş üstüne demememe rağmen bir parti genel başkanı nasıl da benim liderim oluyor anlamadım. Ben senin de benimsemeyeceğine inandığım bir haberi seninle paylaştım. Çünkü Türkiye’nin çoğu benim gibi düşünüyor. Sadece Cumhur İttifakının çoğunluğunu Hüsnü Mahalli gibi düşünüyor.

En son da, Öçalan İtine ve Fetö’ye güzellemeler yapan şimdi de Apo Ankara’da evde oturtulacak diyen  bana göre sıfır bir insan olan  Rasim Ozan Kütahyalı: "Şam ve Halep Türkiye’ye bağlanmıştır nokta” yorumunu yaptı.

İlk gazete okumaya ilkokul 4’ten 5 geçtiğim yazın babama gelen gazete ile gazete okuma alışkanlığını kazandım. İmkanlarım ölçüsünde de okumaya çok gayret ettim. Şimdi ise yazarlığım ve gazeteciliğim gereği günde öğlen öncesi ve  akşam olmak üzere en az iki kere bütün gazeteleri okurum. Mahalli ve Kütahyalı’nın sizle paylaştığım sözleri ise çeşitli gazetelerde yayınlanan haberler. Çoğunlukta da muhalif yazıların  ve gazeteleri daha çok okumaya dikkat ederim. Çünkü onlar yanlışlardan daha çok bahsediyor. Ben Yönetim Bilimi Uzmanı olarak en iyi şekilde yönetilmek için gayret ediyorum ve istiyorum. Ben iktidara AKP olduğu için karşı çıkmıyorum. Millet ve vatan için iyi şeyler yapmadığı için karşı çıkıyorum. Ben yanlış kim yaparsa ona karşıyım. Mesela Afyon Belediye Başkanı hanımefendi Suriyeli sığınmacıların kaçak iş yerlerini mühürlemesini destekledim. Özgür Özel’in başkana sığınmacıların suyunu kesme demesine de karşı çıktım. Tıpkı Bolu Belediye Başkanı, Nevşehir Belediye Başkanı, Ankara Belediye Başkanlarını desteklediğim gibi. İstanbul Belediye Başkanının tarikat ve vakıflara aktarılan paraların kesilmesini desteklememek mümkün mü?  Keşke iktidar iyi şeyler yapsa da onları da okuyabilsek.

Ben sizinle aynı fikirde olacağımız sanısıyle size o paylaşımı yaptım. Siz de bana Halk Tv de ve Tele 1 de program yaptığı için karşı çıktınız. Ve konuyu başka başka taraflara çektiniz.

Ben sizin vatanseverliğinize, ufkunuzun genişliğine, son zamanların fotoğraflarını iyi çektiğinize ve delikanlı duruşunuza binaen ülkemizin ve bölgemizin gerçeklerine uygun olmayan afaki bir tespit için karşı duruşta anlaşırız diye yazmıştım.

Selamlarımla 

 

 

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.
ALİ OSMAN GÜZEL
1 yıl önce

Rüzgarın yönüne göre taraf değiştirmediğini en iyi bilenlerden biriyim. Anlık heyecanlarla değil sağduyu ile karar veren hiç bir zaman mahçup olmaz. Yazdıkların ülke menfaatini gözetmen çok doğru şeyler. Tebrik ediyorum. Allah iyilerin yanındadır, aynen devam kardeşim.

Cevapla
Beğen (1)
Beğenme (0)
Mehmet Karataş
1 yıl önce

Müthiş bir yazı olmuş, tebrik ediyorum. Bir yazıda, kendinizi, ülke gerçeklerini ve fanakliğin sonuçlarını göstermemiz bakımından yerinde tesbitler yapmışsınız. Kaleminize, yüreğinize sağlık.

Cevapla
Beğen (2)
Beğenme (0)

Yazarın Diğer Yazıları

  • Değerlerimizin Sıradanlaşmasına İzin Vermeyelim - 28 Ekim 2026
  • Yıkmak Kolay, Yapmak Zordur - 19 Ekim 2026
  • Bir Ömrün İlk Adımları: Beşikdüzü'nde Elli Yılın Ardından Kalbe Düşen İzler - 12 Ekim 2026
  • Geleceğin Anahtarı: Eğitim Mücadelesi Ve Ortak Sorumluluklarımız - 13 Eylül 2026
  • Sarı Torbadan İmralı Masasına: MHP'deki Büyük Çark - 08 Ağustos 2026
  • Bu Dünyadan Can Ağabeyim İdris Arslan Geçti - 23 Temmuz 2026
  • Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı - 30 Haziran 2026
  • Hüznünü Hüzün Bilerek Hesabı Kapatanlar: 1456 Belgrad Kuşatması - 20 Haziran 2026
  • Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi? - 07 Haziran 2026
  • Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Son Mektubum - 29 Mayıs 2026
  • Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2) - 19 Mayıs 2026
  • Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup((1) - 29 Nisan 2026
  • Eğitimde ve Toplumda Şiddet: Bir Tükenişin Anatomisi - 16 Nisan 2026
  • Türkeş Bey'e ABD Ajanı Diyen Marks'ın Çocuklarına ve İnanan Zavallılara - 05 Nisan 2026
  • "Tarih Baba" Ortaylı'yı Mahşeri Kalabalıkla Ahirete Yolcu Ettik - 17 Mart 2026
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği(5) - 10 Mart 2026
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (4) - 08 Şubat 2026
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (3) - 21 Ocak 2026
  • Sarıkamışta, Soğuğa ve Moskof'a Karşı Destan Yazan Vatan Evlatları - 22 Aralık 2025
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (2) - 11 Kasım 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 13
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Orhan KILIÇOĞLU
Orhan KILIÇOĞLU
T. C. İsmi Bir Hadisten Alınmıştır
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Emeklinin Umudu Cumhurbaşkanımızda
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Çerçeve Yasanın Hukuki Ve Siyasi Açıdan Değerlendirmesi
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Tuz Kokmadan, Töre Bozulmadan: Titre ve Kendine Dön!
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memurun Ekmeğiyle İlgilenmeyenler, Sendikal Özgürlüğüne Göz Dikti!
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Cumhuriyetin Üzerine Titremek
Değerlerimizin Sıradanlaşmasına İzin Vermeyelim
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Değerlerimizin Sıradanlaşmasına İzin Vermeyelim
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Emekliyi Umutlandıran Sözler
Uzman Ve Başöğretmen Tazminatının Emeklilikte Devamı İçin MEB'e Ve Cimer'e Dilekçe Yazıyoruz
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Uzman Ve Başöğretmen Tazminatının Emeklilikte Devamı İçin MEB'e Ve Cimer'e Dilekçe Yazıyoruz
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
MEB, OECD ve PİSA Raporu
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Mezhep Ayrışması ve Çaldıran
30 Ağustos
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
30 Ağustos
Milliyetçiliğin kalesi imişler
Misafir Yazılar
Milliyetçiliğin kalesi imişler
Siyasal İslam'ın Analizi Ve (İslamcılığın) İflası: 2
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Siyasal İslam'ın Analizi Ve (İslamcılığın) İflası: 2
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Ali Kemal Gül
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Öz Eleştiri İhtiyacı
Türk Ocakları'ndan
Öz Eleştiri İhtiyacı
Mücadele Ateşi Sönmeyecek: Beyşehir'de Esnafın Nabzı ve İYİ Parti'nin Kararlılığı
Şerife Güven
Mücadele Ateşi Sönmeyecek: Beyşehir'de Esnafın Nabzı ve İYİ Parti'nin Kararlılığı
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
Köksal Cengiz
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
Atatürk Neden Göktürk Alfabesine Dönmedi?
Şevket Sezer
Atatürk Neden Göktürk Alfabesine Dönmedi?
Çok Okunan Haberler
Memur Maaşlarına Zam Çerçevesi Belli Oldu: 2027 Yılı Programı Resmî Gazete’de
Memur Maaşlarına Zam Çerçevesi Belli Oldu: 2027 Yılı Programı Resmî...
MEB’den Ortak Yazılı Sınav Sistemi Rehberi: Hangi Sınıfları ve Dersleri Kapsıyor?
MEB’den Ortak Yazılı Sınav Sistemi Rehberi: Hangi Sınıfları ve...
Hastane Heyet Raporlarında Dijital Dönem: 44 Yıllık Bürokrasi Tarih Oldu
Hastane Heyet Raporlarında Dijital Dönem: 44 Yıllık Bürokrasi Tarih...
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo