Şerife Güven

Şerife Güven

Asena'nın yüreğinden
güvenşerife@kamudannethaber.com

İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü Müdürü Namık özer Erdoğan’ı Anlatabilmek..

01 Mart 2019 - 22:30



İnsan hayatında yer etmiş, tesiri olan, tanımaktan gurur duyduğu şahıslar vardır. Başınız sıkıştığında müracaat edersiniz, derdiniz varsa anlatmak istersiniz, aklına güvenir, bilgisi mantığı, sezgilerine itibar edersiniz…

Hatta bilse mutlaka o bilir dersiniz…Sesini duyduğunuzda içinize sevinç dolar, şakasına gülersiniz... Ş"den korkulur dediğinde, hiç alınmaz, Hocam bulaşmasınlar ne yapayım, dersiniz..

İçindeki sevgi, hoşgörü, tipindeki zarafete hayran olursunuz…Yıllara meydan okuyor, dersiniz.Hafızası, bilgi birikimi her konuya karşı ilgisi sizi şaşırtır. Kızım diye başlayan cümlesi içinizi ısıtır, baba hissi  verir…

Tüm öğrencilerini tanır, özelliklerini bilir, ona göre davranır. Hayret edersiniz, hafızasına. Allah Allah bunu da mı biliyor, dersiniz! Arkadaşlarla aramızda konuşur, müdür beyden bahsederken şunu da biliyormuş deriz. Şaşırırız. Mizah, şaka, espri yönü güçlüdür.

Doktor;

Şerife Sultan'la konuşmak sana iyi gelecek, dedi der: Konuşmaya başlamasını çok seversiniz. En ciddi meseleleri gayet basit cümlelerle izah eder, en cahil kişi bile bunu anlar.

Dini konularda çok isabetli fikirleri vardır. Ben, meseleleri anlatırken, dini alanda mevzu etmişsem "Şerife Allah o işe karışmaz, akıl, fikir vermiş, mücadele edeceksin" der.Haklı bulursunuz...Bu sözünü hayatımda uygulama, söylem haline getirmişimdir.

Okul yıllarındaki (75-80) mücadelesini anlatmaya kelimeler kifayet etmez, anlatmak, cümle kurmak çok zordur. ..Yiğitliği , kahramanlığı, yaptığı fedakarlıklar çok büyüktür. Kendi canını hiçe sayarak, ihanet çeteleriyle göze göz, dişe diş mücadele etmiştir. Hayatı roman olsa, yeridir. .

Bizim, Atatürk Eğitim Enstitüsünde okumamız, Müdürümüz ve idarecileriniz sayesinde olmuştur. Okuldan mezun olduktan sonra uzun bir süre görüşmedik, görüştüğümüzde de kaldığımız yerden devam eder, durumundaydık. Tüm öğrencileri ona hayrandır, güvenirler ve çok severler...

Bizde ülkücülük bir sevdadır, bu sevdayı hocalarımızdan gördüğümüz şekilde devam ediyoruz.

Bizlerin mihenk taşı, kutup yıldızlarımızdır. Namık hocamızın öğrencileri için yapamayacağı fedakarlık yoktur, her konuda elleri üstümüzdedir. En çok korktuğumuz şey onları üzmek, incitmektir. Tüm arkadaşlar bu konuda çok titiz davranırız...Üzen, azıcık bile olsa ona tavır alır, söylediğine pişman ederiz....

Namık hocamı anlatmak gerçekten zor bir durumdur, Şair arkadaşlar şiir yazmışlar Ne kadar güzel anlatmışlar. Ben de nesir türünde anlatayım, istedim. Ama yazmak, istediklerimin yarısını yazamadım...Demek ki insan sevdiği bir kişiyi müstesna bir insanı anlatamıyor..

Bazen içiniz sıkılmıştır, dünyaya kahretmişsinizdir, yaptığınız mücadelenin boş olduğunu düşünüyorsunuzdur, gelecek karanlık görülür, saat geç vakit bile olsa, telefon çalar bakarsınız sıcacık bir ses Kızım nasılsın?

Veya Sultan nasılsın der, işte o an anlatmaya başlarsınız uzun zaman dinler, nasihat eder, akıl verir, güldürür, şaka yapar sizi rahatlatır. Kaç kişinin böyle bir dostu, hocası vardır.Bu sadece bana yapılan bir ayrıcalık değildir, tüm talebelerine özellikle samimi olduklarına yapar...

Halit Dalar oğlu gibidir, Mehmet Başer’i çok sever. O yıllarda evini bekleyen, kendisini koruyan arkadaşlardır.

Sevgi, ilgi konusunda bu arkadaşlarla tartışır, kavga ederiz. Kimi daha çok seviyor, diye.Bizim çocukluğumuz hiç geçmiyor, söz konusu hocamızsa...

Hanımını kaybetmiş, ikinci evliliğini yapmıştır…Mevzu evlilikse, Şerife şeytan ne demiş, biliyor musun der:

Ne demiş hocam derim?

Bir adamın ikinci hanımı olmak lazım, dermiş, der.

Kısa kısa yaptıklarını anlatır, gülüşürüz...

Hatta zaman zaman yeşilliği veya fasulyeyi önüne alarak resim, çektirir, atar. Şeytan ne demiş, diye yazar.Bu espri aramızda çok kullanılır. Hanımına, Zümrüt gözlüm diye hitap eder, sevgisi ve ilgisine hayranız.Yazmayı unuttum, hocamız şairdir,

Hanımına çok güzel şiirler yazar, hayran oluruz, duygularına.Her haliyle örnektir. Arkadaşlara örnek veririz müdür bey şöyle dedi, deriz. O müdür, bize karışma derler,

Ama yine de söylenirim...Dedim ya bizim ülküdaşlığımız kardeşlikten öte bir, duygudur. Ölümüne gideriz fedakârlıkta gık bile demeyiz. Dava felsefesini yaşar ve yaşatırız...

Can hocam yazıyorum ama yine de sizi yeterince anlatamamaktan korkuyorum.. Ne olur mazur görün eksik kalan konuları yazamadım sa...