Ayder Yaylası
Turumuzun ikinci günü Ayderdeyiz..Karadeniz hırçın, canlı, kanlı kişilikli ,kişilerin yaşadığı topraklar..
Zor coğrafyanın yigit insanları. Sevdaluklarin yaşandığı,Temel , Tursun fıkralarında anlatıldığı insan hayaline ne kadar zekice dedirten ifadeler..
Başınızı yukarıdan kaldırıp baktığınız da dağlar, bulutla el ele tutuşmuş horon tepiyor,hissediyorsun zannediyorsun.
Yeşilin her tonunu görürsünüz, göz yeşilden başka renk arar ama göremezsiniz..
Deniz mavidir,ucu bucağı görülmez, buna umman deriz..
Karadenizde yeşil deniz gibidir ,ummandir..
Ayder, Ad olarak , Türk'ün mührünü vurduğu, Türk olan vatan toprağı..
Ciseleyen bir yağmurla Akşam saatlerinde Ayder'e indik..
Sıcaktan bunalmış gönlümüze serinlik,ciseleyen yağmur ilaç gibi geldi..
Otele girmek için hiç acele etmedik..Bıraktık kendimizi yağmura ..Islanalım istedik.
Gençliğimizde Emel Sayın'ın söylediği bir şarkı vardı,
Yağdır Mevlam su..
Diye,
Yandım yanacak kadar,
Alev saracak kadar,
Suya doyacak kadar,
Yağdır Mevlam su,
O ,şarkıyı hatırladım,
Rabbime dua ettim,yüksek bir yerdeyim,beni duyması daha kolay olur,diye.
Rabbim vatanım sıcaktan kavruluyor, bir damla suya ihtiyaç var,kurt kuş, börtü böcek su ister ..
Ormanlarımız cayır cayır yanıyor,suya muhtacız..
Gökyüzünden bolca yağmur Yağdır,diye.
Otele girdik ,güler yüzlü çalışanlar koşturuyorlar..
Tüm istekleri karşılamak üzere...
Odaların anahtarları dağıtılıyor, valizler çalışanlar tarafından taşınıyor, bir kargaşa..
Mevsim dolayısıyla otellerin tümü dolu ,zannedersin ki Türkiye Aydere hücum etmiş..
Bize otelin karşısında tahta evlerden bir oda vermişler.
Tam odamıza gitmeye hazırlanırken tulumla gösteri yapılacağı, Dilek Hanım tarafından duyurulunca elimize Çayımızı alıp,beklemeye başladık.
Tam Karadeniz ağzıyla genç bir delikanlı geldi.
Elinde tulum ,çalgı aleti..Öncelikle tulumu tanıttı, Tek tek izahatini yapti..
Sonra çalınca oynanacak oyunu halka olarak anlattı.
Horon oynayacak arkadaşlar,halkaya katıldı.
Tulumun melodisi ,söylenen şekilde oynamaya başladılar..Zannedersin 40 senelik oyuncu..Tabii bizde alkış tufanı..
Oyun bitince torunum Önder'le kalacağımız, tahtadan yapılmış odamıza yöneldik..
Odaya girince soğuk, rutubetli bir havayla karşılaştık..
Odaya elektrikli ısıtıcı koymuşlar, yatmamizla yastığa 4 karış kala uyuduk, denir ya ! O şekilde uyuduk..
Sabah erken saatte kalktık.Dışarıya çıkınca mis gibi bir hava..
Ağaçların üstünde geceden kalma yağmur damlaları..
Küçük işletme sahipleri iş yerlerini açmaya başlamışlar,
Şöyle yukarıya dogru yürüdük ki 15 sene sonra tekrar gelmiştim,Ayder'e
Ne çok değişiklikler olmuş, Yapılanma son hız devam ediyor ,söylendiği gibi.
Tabiata uygun tahta evler yapmışlar, bunları otel olarak kullanılıyor, Yükseklere yapılan otellerin çay indirmeden kullanılan telden asansörler kullanılıyor. Yeni görenler için çok ilginç,durup ,Karadeniz linin zekası deyip,seyrediyorsunuz.
Kahvaltıdan sonra Gelin Tülü" diye ifade edilen şelaleye hareket ettik.
Yine daglar zümrüt yeşili, Kaşkar Dağlarının göbeği buram Buram Türklük kokan yerler.
Her yerde Vatanın, Hürriyetini temsil eden ,Bayrağı görebilirsiniz..
Akan suların göbeğine bayrak dikmişler,büyük boyutta bayraklar asmışlar, evlerine..
Kem bakanların gözlerini oyariz, diye..
Gelin Tülü Şelalesi hakikaten Tüle, benziyor.
Köpük köpük akıyor,Ama hiçbir yeri incitmemecisine bembeyaz.
Sevdaları dile getiriyor,Sevmiş sevilmemiş , Sevmiş kavuşamamis,Sevmiş kavuşmuş ...
Tüm sevdaluklar için akıyor,cagildiyor.
Atsız Ata Bir şiirinde Şöyle,Der.
Pinar başına geldi,
Bir elinde güğümu ,
Çattı yay kaşlarını,
Görünce güldüğümü,
Bağlamıştı gönlümü,
Saçlarının düğümü.
Bilmiyordum bu örgü,
Acaba bir bügümü,
Sordum: Nerdedir yerin,
Nedir senin değerin
Yedi kral vurulmuş,
Ne bu ceylan gözlerin
Hangisine varırsın,
Bu yedi ünlü erin,
Şöyle dedi bakarak
Göklere derin derin.
Saraylarda süremem
Dağlarda sürdügümü,
Bin cihana değişmem
Şu öksüz Türklüğümün..
Türk Kızının ruh halini anlatan en güzel şiirdir..
Resim çekmek, çekilmek adettir,Ama ben bu sevgileri yüreğime hapsettim, hiç çıkmamacasina..
Ziraa gönül ,yüreğimize hapsettigimiz sevgilerle çarpar, çarpan yürek nefes alır..
İşte yaşamak, mücadele etmek bu sevgiden kaynaklanır..
Bu düşüncelerdeyken rehber,Hocam arabaya geçiyoruz,demesiyle hayallerden uyandım,
Ata binip tülüyle oğlan evine giden Gelin,Atta kaldı.
Eyvah! dedim,
Gelin duvagi,tüluyle bari oğlan evine indirilmesi,duvaginın üstünden damat şekerle bozuk para atsaydı.
Gelin Tülü şellalesine bakarak kurdugum hayalim yarım kaldı..
Ne yapalım dedim,Tüm hayallerimiz yarım kalmadı mı?
Tüm dostlara iyi günler, diliyorum.
Otobüste anca hayal,fikir,düşünceler bu kadar yazılıyor..
Tur Yoneticimiz ,Dilek Hanima,
Sürekli hareket halinde olan,Selin kızıma,
Rehberimiz , Bayram beye.
Söforlerimiz, Muzaffer,Murat beylere.
Teşekkür ederim..Hizmet. ilgi çok guzeldi..
Başka yazılarımda görüşmek üzere,











