Şerife Güven

Şerife Güven

Asena'nın yüreğinden
güvenşerife@kamudannethaber.com

Yalnızlığa mı alıştırdılar ne?

23 Mayıs 2020 - 16:49

 

Bugün işimi bitirdim neyse kafam hep meşgul, ay ve ramazan bitiyor..

Eski ramazanları hatırladım heyecanla beklediğimiz mübarek ay,

"Espirisine efkârlı günlerimde geldi çattı, Iramazan" türküsünü söylememiz..

Koronoyla birlikte karşıladık ramazan-ı,sessizce ve mahsun..Evrelerde hazırlık yok,neşe yok,yılgınlık ve bıkkınlık var..Umutsuzluk,duygusuzluk,..

Eskiden ramazan başlamadan davet listesi hazırlardık, kimler çağrılacak, kimlere gidilir..

Siyasî olarak ne zaman davet uygun,apartman daveti..Çok hareketli, neşeli, hep birlikte o dinginliği yaşamak .

Içe döndük, kendimizi yaşar olduk..Hayata baglilıgimiz ,mal hırsımız, yokluk,yoksulluk,sevgi, sevgisizlik vefa ,umut,umutsuzluk...Yılgınlık, bıkkınlık, sevgisizlik..Güvensizlik, ve koca bir yalnızlık..

Ben zaten yalnız yaşadığım için önce birşey farkedemedim..Çocuklar geliyor,Torunlarım geliyor ama kapıdan bakıp, gidiyorlar..

Konuşup, sarılıp, dertleşme yok..

Kalabalık aileleri de bakıyorum onlar da yalnız..

Temas,yan yana oturmak yok..

Belkide aynı sofrada yemek bile yenmedi.

Duvarlara bakmak ve duvarların kıvrımlarını ezberlemek,eşyaların seninle konuştuğunu hissetmek,yalnız kimsesiz, garip kaldırımlara bakıp, köpek sesi dinlemek...

Yemek yemek bile önemini kaybetti..Yemekte ne yapacaksın duygusu,tezgaha gidince elinin bomboş kaluvermesi..Bir serap hali..

Top atılacak oruç açılacak heyecanla beklerken beklememe...

Şeker hastası olduğum için oruç tutamadım ama eskiden oruç gibi iftarı beklerdim.

Bu sene bu heyecanımda öldü, sanki..

Diyorum,Rabbim bizi sınıyor, diğer kavimleri sınadığı gibi..Kurrani Kerimde ne çok helâk olmuş, kavimden bahsediyor..

Dua ediyorsun Yaradana bizi affet Ne çok günah işledik,..Diye..

Dua müminin silahıdır "Buyrulur..

Derin derin nefes alıyorsun,sanki hiç alamayacaksın, gibi...

Umutsuzluk ne kötü bir duygu bu şuurda arkadaşlara hep umut vermeye çalıştım..

Insan mutlu olmak isterse herşeyden zevk alır, huzur bulur..Baktığı yere ,nesneye, sevgiyle bakar..Bu duyguyu yitirmek ne büyük mutsuzluktur..Kendi kendine yetememek,amaçsız mücadelesiz kalivermek..

Yaşamın değerini yitirmesi..

Hiç-bir şeyin anlamı olmaması. .Yarınları yok farzetmek..Herhalde depresyon denen şey bu olsa gerek..

Sonra silkinmek,titremek kendine gelmek..

Rahmetli,Osman Yüksel Serdengeçti ile Ankarada bir kitapçıda karşılaşmıştık.

Parkinson hastalığından dolayı eli ve vücudu titriyordu,

Sohbet ederken Mevzuyu hastalığına getirdi,

Başbuğ titre kendine dön dedi, o zamandır titriyorum,

Başbuğun yeter Osman demesini bekliyorum,demişti. .

Bunu hiç unutmam bende kendi kendime yeter melonkolik takildigin kendine gel,dedim. .

Yarınlar güzel olacak,olması bizim elimizde,"çıkmayan candan ümit kesilmez "der Atalar..

Bırak şu Koronoyu, moronoyu hayatına bak,anlatılanları dinleme kapat,moral en büyük ilaçtır. .

Kişiyi ayakta tutan umuttur,Korono değil, umutsuzluk öldürecek seni dedim.

Kendimi karşıma alıp, nasihat ettim. .

En iyi doktor insanin kendisidir. Yasama sevinci insanda doping tesiri yapar..

Dostlar aşağı yukarı benim yaşadığım duyguları hep yaşamışsınızdır. .

Umut ve umutsuzluk arasında hep gelip,gitmissinizdir. .

Dün bir haberde bu hastalık dolayısıyla bazı kişilerde nesnelere dokunamama hastalığı başlamış..Ne acı bir durum,kapıya,pencereye,sandalyeye,ekmeğe dokunamama, markette,pazarda aynı durum..

Beynin bir ayarı bozulsun, işin içinden çıkamıyorsun. .

Necip Fazıl derya, ince fikir,ızdırap çekilen bir durum için, kıymık batmış, gibi..der..

Ne korkunç birşey kişinin beynine,fikirlerine,duygularına kıymık batması. .

Onu oradan çıkarmak, hemen hemen imkansızdır. ..Izdirapla yasamak..

Ama birde şunu anladım, insanoğlunu güçlü yapan yalnızlık diye ,düşündüm.

Yere daha sağlam basıyorsun.. Kendi kendine yetiyorsun,yalnızlığı seviyorsun..Senle konuşan, aşina olan eşyaları seviyorsun..Onlar senin yakın dostların oluyor. .

Onlari daha itinalı kullanıyorsun. .

Önem vermediğim, değer vermedigin nesneler,nasıl değer kazanıyor.

Dostlar arıyor,uzun uzun konuşuyorsun. Eskiden dertlesmedigin arkadaşlar, kiymetleniyor..

Ya tabiat severdim eskiden şimdi aşığım. Ağaca,böceğe, karıncaya, kuşa, kediye köpeğe, çiçeğe, güle. .Demekki hayatin önemli olduğunu yeni mi kavruyorum, diyorum..

Yarın, arife öbürgün bayram,ama garip bir bayram olacak..

Yalnız, kimsesiz bir bayram..Kapının zili susmazdı, şimdi çalmıyacak ziller, kimse kapıdan hayırlı bayramlar,bayramınız kutlu olsun diye,el öpmeye gelmiyecek...

Kolonyo şişeleri, şeker ve çikolatalar garip ,mahsun,boynu bükük kalacak..

Kahve fincanları tezgahtan inmeyecek,yapilan tatlı ve börekler tezgâhta yemiyecekseniz,niye yaptınız, diyecek..

Siz elleriniz iki yanda adet, gelenek ve görenek, diyeceksiniz...Mahsun mahsun..

Ha bi gelen yiyen olur,diyeceksin,içinden. .

Eskiden analar şehit oğlunun elbisesini saklarmış, öldüğünü kabul edemez, gelir giyer,diye..O hesap..

Ama Bayram adı ne güzel,günahlardan arınarak tertemiz, olmak..Nefsini galebe çalmak. .

Yaradanın istediği kul olmak..

Hem Koronoyu, hem oruca sabretmek..

Çifte sabır olsa gerek..

Rabbim sabreden,şükreden kullarını ne çok sever..

Işte Islamiyetin çağıldayan, coşan yüzü. .

Yaradana ne çok sukretseķ azdır..

Dostlar şimdiden bayramınız kutlu olsun..

Demekki hayata dört elle sarsılırsak, Bayramları kutlayabilecegiz..