• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
22:13
Tarım ve Orman Bakanlığı 1.874 Personel Alımı Başlatıyor!
10:31
Danıştay yürütmeyi durdurdu: Hukuk fakültesi barajı yeniden 125 bin
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Eski Türk Düşüncesinde Tanrı
Yayınlanma: 18 Kasım 2017 - 23:39

Eski Türk Düşüncesinde Tanrı

18 Kasım 2017 - 23:39
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk



Kazakistan’lı Prof. Dr. Dosay KENJETAY’ın “Hoca Ahmet Yesevi’nin Düşünce Sistemi” adlı (Hoca Ahmet Yesevi Ocağı Yayınları, Ankara 2003) kitabından çıkarttığım özete ve alıntılara bağlı kalarak yazımıza devam edelim.

“…eski Türklerin kendilerine has kader anlayışları vardır. Onlarda önceden belirlenmiş bir determinist kader anlayışı yoktur. Onlar her an kaderlerini değiştirme olanağına sahiptirler. Ancak bu kaderi değiştirme olanağının bazı şartları vardır. Bu Tanrı’yla olan sürekli bir diyalog çerçevesinde gerçekleşmektedir. Sadece Tanrı ile değil, diğer kültür ve medeniyetlerle olan eşit diyalogun sonucunda çok derin bir realist dünya görüşüne sahiptirler. İşte, varlık ile insan arasında karşılıklı bir irtibat, birlik ve bütünlük söz konusudur. Eski Türk toplumu, insanın kutlu ve mutlu olması için de bu birliği muhafaza etmelidir.

Eski Türk Düşüncesi ve dilinde evren birdir, bütündür, uyum içerisinde algılanır. Bundan dolayı insanlar arasında cinsiyet açısından bir ayırım olgusu ne dininde, ne dilinde, ne de mantalitesinde rastlanır. Bu özellik Türklerin Tanrı anlayışlarından kaynaklanan bir gerçektir. Eski Türk Tanrısı için diğer Assirius, Babil, Yunan ve Roma Tanrılarında olduğu gibi ‘kutsal evlilik’ olgusu söz konusu değildir. Türk Tanrısı tanrıçalarla evlenmez. Bu özellik Türklerin dil mantığında da göze çarpmaktadır. Örneğin, Türk dillerinde diğer dillerdeki gibi “müennes (dişi) veya müzekker (erkek)” cinsinden bir söz kalıplarına rastlanılmaz.

Bir Kazak düşünürünün dediği gibi, Türklerde söz kalıpları bir yana, öz kalıplarında da bir cinsiyet ayrımı yapılmamıştır. Türk’ün dilinde, dininde ve mantalitesinde bir ayrım söz konusu olmadığından; Yesevi düşüncesi ve ekolünde olsun, ibadet ve zikir halkalarında olsun kadın ve erkek eşitliği esastır. Bu da Eski Türk Düşünce sisteminin en önemli özelliklerindendir.

W.Shmidt, Türklerin Hun zamanından beri monoteist ve gelişmiş bir dine sahip olduklarını ifade eder. A.Nurgali de Hunların “Tanrı”ya taptığını,  kendi Kağanlarını da “Tanrıkut” diye adlandırdıklarını teyit eder. Eski Türk Düşünce sistemini iyice kavrayanlar Türklerin Tanrı anlayışları ile evren nizamı kavramını birlikte algıladıklarını fark etmişlerdir. Onlar bu yüzden Eski Türk Düşünce sistemini bir çeşit üniversalizm olarak sunmaktadırlar.

Bu düşünce stili epistemoloik ve ampirik açıdan Varlığı tanımanın ‘üçlü alem’, ‘üçlü düşünce’ veya ‘dönüşümsel düşünce tarzı’ anlayışları çerçevesinde belirlenmektedir. Üçlü âlem anlayışı Orhun-Enesay (Yenisey) yazılarında ‘yukarıda mavi Gök, aşağıda yağız Yer, bu ikisi arasında Kişioğlu (insan) yaratıldığında’ şeklindeki bir deyimde çok açık ve net açıklanmıştır.

Gerçekte ise, bu üçlü fonksiyon veya üçlü düşünce tarzı dediğimiz olgu Eski Türk Dünya Görüşü ve tarihinde daha çok bir ‘Ordu ile devlet idari yapısının’ kurulum ve görev alanları özelliklerini yansıtmaktadır.

Eski Türklerin Mutluluk anlayışında da insan ile âlemin birlikteliği ve uyumu esastır. …her şeyden önce, ‘transandantal (duyuları aşan) vahdetli bir bütün’ arz etmektedir. Başka deyimle, Tanrı-Evren-Toplum-İnsanı bütün olarak ele almaktadır. Eski Türk Düşünce sisteminde Tanrı, evren,  toplum ve insan arasında canlı bir kutsallık ilişkisi söz konusudur.  Ayrıca, Tanrı da, insan ruhu da; evren de ebedi ölmez sıfata haiz varlıklardır. Zaman da ‘mengü’ (bendi-ebedi) tekerrürden oluşan huzur ve mutluluk kaynağı kutsal bir kavramdır.

Eski Türk Düşünce sisteminde her şey Tanrının iradesi ile gerçekleşmektedir. Toplum veya devlet düzeyinde Tanrının iradesini yerine getirme yükümlülüğünü taşıyan Kağan (kam) üniversal bir birlik ile uyumluluk içerisinde Eski Türk toplumu insanına ‘alkış’ı ile destek ve yön vermektedir. Eski Türk toplumu insanı “aksakalların alkışı” ile Tanrı tarafından ödüllenmektedir: ‘çocuğu yoksa çocuk sahibi olabilmektedir.’ Eski Türk insanının kaderi Eski Türk toplumu ile olan uyumu ve birlikteliği düzeyine bağlıdır. Demek ki, Eski Türk Düşünce insanı kendi kaderini bu dünyada değiştirme veya kontrol etme imkânına sahiptir.

Eski Türk Düşünce sisteminde Tanrı, hem kaide, hem kanun, hem düzen, hem kudret, hem kut ve sahib-ül kâinattır. Bu durumda insan ‘Tanrı-âlem-insan’  üçlü bütünün en önemli bir parçasıdır. Başka bir ifade ile insanın irade, ahlak ve yükümlülük açısından bu bütün bir evren düzenini muhafaza etmeyle görevlidir.

Eski Türk Dünya Görüşündeki Türk toplumu bir kandaşlık ve askerî demokratik birlik üzerine kuruludur. Bu yüzden eski Türk toplumu insanı Tanrının iradesini ancak dayandığı kandaşlık birlik ile gerçekleştirebilir. Tanrının iradesi (erki), bir nasip veya kut olarak verdiği “jeruyuk, yani cennet vatanını” korumak, onun için de kandaşlık birliğe itaat etmek, bu birliğin temeli olan esas değerleri bilmek ve sevmek ile ebedilik ile uyumu gerçekleştirmektir. Eski Türk felsefesi teori ile pratik arasındaki birlik ve uyum esası üzerine kurulmuştur.

Eski Türk Düşünce sistemi özelliklerini bir zemine getirdiğimizde Tanrıyı âlemde değil de, idede içkin (immanental) olarak tanıdıklarını görmek mümkündür. Bu özellik dini ve felsefi kategori açısından natüralist bir panteizme yakındır. Panteizm de monizm ile immanentizmin bir şeklidir.

Eski Türk Düşünce sistemindeki Tanrı… Bu dinde Tanrı Uludur. Alemdeki başka hiçbir varlığa benzemez. Tanrısını böyle tanıyan halk her zaman hür, adil, metin ve savaşçı ruha sahiptir. …Tek Tanrı inancına sahip olan toplumların kültürel ve sosyal değerleri arasında da bir benzerlik gözükmektedir. Bunun aksine,  çok tanrılık dinlere inananların kültürlerinin birliğine rağmen, Tanrı anlayışlarında belli derecelendirmelerin olduğu bilinmektedir. Bu özelliğe, çoğunlukla, göçebe, soy ve kabile birliğine dayanan toplumlarda rastlanmaktadır.

Tanrı kavramı, Eski Türk Düşünce sisteminde merkezi konumdadır. Ulu Tanrı, kuvvetli bir kandaşlık düzene dayanan Türklerin Yaratıcısı ve Sahibidir. “Mengü Taş Bitiği” yazıtlarında Türklerin, sadece Tek Tanrı’ya taptıkları belirtilmektedir. Yazılarda Tanrılardan değil, sadece Tek Tanrı’dan söz edilmektedir. Bu Tanrı da Türklerin Tanrısıdır. Kağan göndermek, buyruk vermek, yarlık çıkarmak, el kılmak, güçlü yapmak, uluğ, kut ve biliğ inam etmek, yaratmak, Bir Tanrı’nın iradesiyle gerçekleşen işlerdendir. Bu Tek Tanrı inancı veya monizm ilkesi semavi dinlerin dışında Türklere özgü bir anlayıştır.

İbn Fadlan, X.yüzyılın birinci yarısında Oğuz Eline yaptığı seferi sırasında ‘Türklerin sıkıntılı anlarında Türk (Bir) Tanrı diye başlarını göğe kaldırarak, münacat ettiklerine’ şahit olmuştur. Her dinin temsilcilerini müzakereye çağıran Mengü Han’ın ‘…biz sadece Tek Tanrı’ya ibadet ediyoruz.’ dediğine Avrupalı misyoner ve seyyahlar M.Polo ile P.Karpini ve Rubruk da şahit olmuşlardır.”

Haftaya devam edeceğiz.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Büyük Türk Kağanlığı-6 - 12 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-5 - 05 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-4 - 28 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-3 - 22 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-2 - 14 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı - 07 Haziran 2026
  • Asr-ı Saâdet Dönemi - 31 Mayıs 2026
  • Yeryüzünde Gezin Dolaşın!.. - 24 Mayıs 2026
  • Türk Milletinin Kültürel Değerleri - 17 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 28
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Mazlumların Kanı Petrolden, Altından Daha Değerlidir!
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
MEB Şube Müdürlerinin İdari Amirlik Yetkisi Hiyerarşinin Vazgeçilmez Unsurudur
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Kime Güveneceğiz!
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Derin Sohbet
Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Yetkiliyi Değil Yetkisizi Suçluyoruz
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasette Zemin Kayması
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Linkoln, Mao Size; İnatçı Kahraman Ağa Bize
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-6
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Öğretmen Ne Yapsın?
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Öğretmen Ne Yapsın?
Sri Lanka Kandy Seyahati
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Kandy Seyahati
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Misafir Yazılar
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
Orhan KILIÇOĞLU
Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
Türk'ün ilk başbuğlarından Bilge Kağan'dan, son başbuğ Atatürk'e uzanan milliyetçilik düşüncesi.
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Türk'ün ilk başbuğlarından Bilge Kağan'dan, son başbuğ Atatürk'e uzanan milliyetçilik düşüncesi.
15 Temmuz İhanetini Kavramak
Ali Kemal Gül
15 Temmuz İhanetini Kavramak
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Türk Ocakları'ndan
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Destanların Gölgesinde Bir Uyanış: Tandoğan'da Yükselen Anadolu Ruhu
Şerife Güven
Destanların Gölgesinde Bir Uyanış: Tandoğan'da Yükselen Anadolu Ruhu
Destanlar Burcundayım!
Köksal Cengiz
Destanlar Burcundayım!
Tarih İdeolojiyle Değil, Belgelerle Yazılır: "Kurtuluş Savaşı" Kavramı Üzerine
Şevket Sezer
Tarih İdeolojiyle Değil, Belgelerle Yazılır: "Kurtuluş Savaşı" Kavramı Üzerine
Çok Okunan Haberler
LGS sonuçları açıklandı
LGS sonuçları açıklandı
Öğrenci affı TBMM'den geçti: Kimler yaralanabilecek?
Öğrenci affı TBMM'den geçti: Kimler yaralanabilecek?
Öğretmen ve okul idarecilerinin ek ders saatleri değişti !
Öğretmen ve okul idarecilerinin ek ders saatleri değişti !
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo