• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
21:45
KPSS Alan Bilgisi Sınavı Tamamlandı: Adaylar Ter Döktü
21:36
Öğretmenlerin yer değiştirme tercih ve atama tarihleri belli oldu
21:26
Tatil bitti, ders zili bugün çaldı
20:49
Doç. Dr. Ahmet Özkan'dan Doğu Türkistan izlenimleri: Camiler kapalı, gözetim çok yoğun
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Kamlık Ve Korkut Ata
Yayınlanma: 30 Aralık 2017 - 10:55

Kamlık Ve Korkut Ata

30 Aralık 2017 - 10:55
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk



Kazakistan’lı Prof.Dr. Dosay KENJETAY’ın “Hoca Ahmet Yesevi’nin Düşünce Sistemi” adlı (Hoca Ahmet Yesevi Ocağı Yayınları, Ankara 2003) kitabından çıkarttığım özete ve alıntılara bağlı kalarak yazımıza devam edelim.

“Tarihte, insandan Tanrıya doğru yükselmeyen, manevi veya mistik bir bağı olmayan bir din sistemi görülmemiştir.

Kamlıktaki mistik boyut veya sezgisel düşünce tarzı insanın fıtratından gelen özelliktir. Kamlık, eski Türk dininin mistik tecrübe boyutunun gelişimini gösteren müessesedir. Eski Türk Düşünce sistemi ve dininin özünde bir gizemlilik (mistisizm) mevcuttur.

Kaşgarlı Mahmut, ‘Divan-ı Lügati’t Türk’ adlı eserinde, kam sözü dört yerde geçmektedir. Eserde kam kavramı, kâhinlik olarak açıklanmaktadır. Kamın yaptığı işi ‘ır, ırklamak’ olarak niteler ve ‘ır’ sözünün de, ‘iyi kader, geleceği tahmin etmek, sihirli söz’ manalarını ihtiva ettiğini kaydetmektedir.

Kamlık müessesesinin, yani Eski Türk mistik düşüncesinin temsilcisi; tahminen VII-VIII. yüzyıllar arasında yaşayan, Türk Kültür tarihinde büyük Türk Ozanı Dede Korkut olarak tanınan ‘Kamların kamı’ Korkut Ata’dır.

Korkut Ata’nın Göktürk sülalesinden geldiği, devlet işlerinde de bir nüfuz sahibi, kam olduğu bilinmektedir. Kam olmak kolay iş değildir, herkes kam olamıyor. Kamlık bir çeşit kalıtımsal ve psikolojik yollarla Tanrı tarafından verilen bir derttir. Korkut Ata’da kamlık derdine maruz kalır. Türk mistik düşüncesinde Kamlık’ı kabullenip kabullenmemesinde insanın hiçbir iradesi yoktur. Bu bir çeşit determinizmdir ve kam olmak kalıtımsal zorunluluktur. Ayrıca bu unsurlar, Eski Türk düşünce sisteminin mitolojik ve sembolik düşünce tarzını ortaya koymaktadır.

Eski Türk Düşünce sisteminde insanın hürriyeti, insanın kültürel, dünya görüşsel ve sosyo-değer bilimsel (aksiyolojik) idelerinin içerisindeki uyumu demektir. Korkutun hürriyet alanı, onun kamlık derdi kabullenmesi ve Tanrı iradesiyle uyumuyla belirlenmektedir. Sonuçta, Eski Türk Düşünce sistemindeki kam olmak, ulusuna hizmet etmek, töre ile Tanrı iradesi arasındaki uyumu gerçekleştirmek, halkını mutlu ve kutlu kılmaktır.

Eski Türk Dininde Tanrı, iradesini Kağan ve elçileri (kam) aracılığıyla bildirmektedir. Tanrı’nın iradesi de zaman içerisinde değişmektedir. Eski Türk dini inancında Tanrı’nın vahyi her yeni elçileriyle beraber tazelenmektedir ve canlı bağlantı sağlanmaktadır. İslam düşüncesinde ise, Tanrı iradesi, erki sabittir, değişmemektedir. Allah, iradesini Kutsal Sözü (Kelamullah) olan Kur’an’ı Kerim ile bildirmiştir. Bu ilahi irade, kelam değişmemektedir. Allah, ebedi ve ezelidir ve değişmez Mutlak Hakikattir.

Korkut dönemi, Türkler için sosyo-psikolojik zorluklara karşı gelen bir iç dağılım ve parçalanma devriydi. Böyle bir durumda, Korkut gibi bir şahsiyetin Tanrının iradesini üstlenmesinden doğru bir şeyin düşünülmesi imkânsızdır. Çünkü Tarihi Korkut, Gök Türkler sülalesinin müdavimlerindendir.

Korkut Ata dünya görüşünde, Tanrının belirli bir mekânı söz konusudur. Tanrının mekânı sonsuz göktür. Kamın Tanrıya yükselmesi için bir çaba söz konusu değildir. Tanrı doğrudan insanı kendisi seçer ve insan Tanrının iradesine uymak mecburiyetindedir. Oysa Yesevi düşüncesinde, insanın kendine dönüşü, insanın kendi hür iradesiyle mümkün olmaktadır.

Eski Türk Düşünce sisteminde tabiat (evren, âlem) unsurları insanın tefekkür kaynağıdır. İnsan tabiatla iç içedir, onunla konuşur, danışır, sır ve sevincini de paylaşır. Bu evren içerisinde insan somut ve pratik düşünmeye ağırlık vermektedir. İnsan için tabiatın sertliği, katılığı, cömertliği, verimliliği, güzelliği, bolluğu, merhameti, kudreti öğreten öğretmendir.

Eski Türk toplumunun insanı, tabiatın ebedi olduğuna inanmaktadır. Ebedi hayatı da ebedi bir varlıkta aramanın bir çelişkili tarafı yoktur. Ölüm ve ömür anlayışları da âlemle ilintilidir. Orhun Enesay yazılarının taşa kazınmasında da tabiatın ebediliği inancı gizlenmektedir. Buna rağmen, emanetlerini taşa yazmasında bir çeşit kutsallık anlayışının tesiri olması muhtemeldir.

Korkut Ata ise, göçebe hayatın her bir sosyal yönünü düzenleyen bir ozan, kam ve beydir. Toplumun sosyal meselelerinin çözümünde şeriat veya dini kurallar değil, töre ve yargı zeminindeki yasalar hâkimdir. Eski Türk Düşünce sistemi bir dönüşümsel düşünce tarzı olduğu için, Korkut şahsı ile değerler sistemi arasında bir bütünlük ve uyum söz konusudur. Bu olgu, daha sonra İslami ilkeler ve Kur’anî esasa dayalı değerlerle ‘tabii sohbet (doğal uyum)’ sonucu bütünleşmiştir.

Ancak burada, Eski Türk Düşünce sistemindeki cesaret, alplık, şecaat vs. gibi temel değerlerin, Yesevilik kültüründe de en önemli değerler sırasında yer aldığını hatırlatmakta yarar vardır. Sonuçta, Eski Türk Düşünce sistemindeki mezkûr faziletlerin Yesevilik kültürü ile zenginleştirildiğini veya tamamlandığını söylemek mümkündür. Bir insanın toplum ile hür sohbet düzeyini yakalaması için ilk önce onun kendi ruhuyla olan uyumun verdiği güven (iman), sorumluluk ve cesaretinin olması gerekmektedir.

Eski Türk Düşünce sistemindeki insan için tabiatın tüm unsurları özel bir kutsallık objesi olarak algılanıyor, Yesevi düşüncesinde tüm kutsallık ve manaların aynası insandır. Tabiatın kendisi insan için yaratılmış ve ona secde etmektedir. Tüm mahlûkatın yaradılış amacı insan ve onun iyiliği içindir. Yesevi düşüncesinde tabiat kendi yaradılış amacı ve mahiyetinin şuurundadır. Tabiat bu görevi Tanrıdan almaktadır. Dolayısıyla onun erki de Tanrı’dadır. İnsanın erki ise, kendindedir. İnsan hür iradesini kullandığı için Tanrı karşısında mesuliyet sahibidir.

Korkut Ata ile Hoca Ahmet Yesevi, Türk Düşünce tarihinde bir birini tamamlayan iki ayrı dönemi temsil etmektedir. Esas, ahlaki ve insani değerler her iki dünya görüşü için de çok önemlidir. Korkut Ata dünya görüşünde, Eski Türk Düşünce sistemi değerleri çok canlı ve toplumsal hayattaki işlevi de etkilidir. Yesevi zamanında ise, medeniyet değişimiyle beraber, eski Türk değerleri zayıf kalmaktadır. Bu olgu, Türkler için bir kaos, sosyo-psikolojik zorlukları da beraberinde getirmektedir. Burada, Korkut Ata, toplumun dengesinin sağlanması için eski değerleri ve düşünce düzenini muhafaza etmenin Türkler için tek yol olduğunu savunmaktadır. Buna karşın Yesevi, kendi toplumuna yeni değerlerle bütünleşen bir sosyal hayat tarzı ve nizamı için bir doktrin (öğreti) sunmaktadır.”

Haftaya devam…

 

Yazarın Diğer Yazıları

  • Tarihte Evlilikler - 13 Eylül 2026
  • Hun-Türk Kurultayları Hakkında - 30 Ağustos 2026
  • İtin Taşa Gideni!.. - 16 Ağustos 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-8 - 26 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-7 - 19 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-6 - 12 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-5 - 05 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-4 - 28 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-3 - 22 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-2 - 14 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı - 07 Haziran 2026
  • Asr-ı Saâdet Dönemi - 31 Mayıs 2026
  • Yeryüzünde Gezin Dolaşın!.. - 24 Mayıs 2026
  • Türk Milletinin Kültürel Değerleri - 17 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 28
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Bürokrasi ve Siyaset Hattında Çatlayan İtibar
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Çerçeve Yasanın Hukuki Ve Siyasi Açıdan Değerlendirmesi
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Türk ve Türkçe Giderse, Kürt Ve Müslüman Kalır mı?
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Azınlık Okullarını Devlet Denetimine Alarak Misyonerlik Faaliyetlerine Son Veren Mustafa Kemal Atatürk'e Minnettarız
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Papazın Evi De Önemli Yani…
Geleceğin Anahtarı: Eğitim Mücadelesi Ve Ortak Sorumluluklarımız
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Geleceğin Anahtarı: Eğitim Mücadelesi Ve Ortak Sorumluluklarımız
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Eğitimde Yap Boz Oyunu Bitmelidir
Öğretmenlik Mesleğinin Hak Ve İtibarı Yüksek Standartlara Kavuşturulsun!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Öğretmenlik Mesleğinin Hak Ve İtibarı Yüksek Standartlara Kavuşturulsun!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
MEB, OECD ve PİSA Raporu
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Tarihte Evlilikler
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
30 Ağustos
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
30 Ağustos
Sri Lanka Kandy Seyahati
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Kandy Seyahati
Süleymancılara operasyon: Tasfiye mi dizayn mı?
Misafir Yazılar
Süleymancılara operasyon: Tasfiye mi dizayn mı?
12 Eylül Dolayısıyla
Orhan KILIÇOĞLU
12 Eylül Dolayısıyla
Yeni Adli Yılın Açılışı Dolayısıyla Toplumun Bekledikleri…
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Yeni Adli Yılın Açılışı Dolayısıyla Toplumun Bekledikleri…
Eğitimde Fırsat Eşitliği
Ali Kemal Gül
Eğitimde Fırsat Eşitliği
Adalet, Liyakat, İstişare, Murakabe
Türk Ocakları'ndan
Adalet, Liyakat, İstişare, Murakabe
Kutlu Rüyalar Görmeliyiz
Şerife Güven
Kutlu Rüyalar Görmeliyiz
Eylül Ağıdı
Köksal Cengiz
Eylül Ağıdı
Kurtulan Bayrak Olayı
Şevket Sezer
Kurtulan Bayrak Olayı
Çok Okunan Haberler
Türkçe Suriye'de okullardan kaldırıldı: Milyonlarca Suriyeliye bakmanın karşılığı bu mu?
Türkçe Suriye'de okullardan kaldırıldı: Milyonlarca Suriyeliye bakmanın...
HSK'dan yeni atamalar: 36 hakim ve savcının görev yeri değişti
HSK'dan yeni atamalar: 36 hakim ve savcının görev yeri değişti
Antalya’da Dev Rüşvet Soruşturması: İki Emniyet Müdürü Görevden Alındı
Antalya’da Dev Rüşvet Soruşturması: İki Emniyet Müdürü Görevden...
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo