• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
01:43
20 gümrük memuru gözaltında
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
  3. Memur-Sen Hakem Heyetine Güvenmiyormuş!
Yayınlanma: 24 Ağustos 2025 - 14:35
Güncelleme: 25 Ağustos 2025 - 12:45

Memur-Sen Hakem Heyetine Güvenmiyormuş!

24 Ağustos 2025 - 14:35
Güncelleme: 25 Ağustos 2025 - 12:45
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Memur-Sen Hakem Heyetine Güvenmiyormuş!
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Doğrunun peşinde...

"Sen Hakem Heyetine güvenmiyorsun da, memur ve emekliler sana güveniyor mu, Ali Efendi?"Güvenediğiniz hekem heyetine neden üye verdiniz  peki! Hekem Heyetine güvenmeme gerekçeni "Hakem Heyetinin iradeleri yoktur" diyorsun biz de buna katılıyoruz. Peki, senin iraden var mı, Ali Efendi?

Bütün Türkiye'de temsil ettiği memurlara el dokunur bir kazanım sağlayamayan, hatta sıfıra yakın %0.5'e imza attığı için "Buçuk Ali" denilen Eğitim Bir-Sen Federasyonu ve Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçın, "Hükümetle yaptığımız görüşmelerde elimizden geleni yaptık. Bir günlük iş bırakarak devletteki akışı durdurduk. Ama buna rağmen hükümetle anlaşamadık. Onların teklif ettikleri oranları kabul etmemiz mümkün değildir. O yüzden masadan kalktık. Hakem Heyetine güvenmiyoruz" dedi.

Bu sözü sorgulayalım. 2025 yılı itibarıyla Memur-Sen, 1 milyon 78 bin 831 üyesiyle en fazla üyeye sahip konfederasyondur. Memurların hükümete karşı haklarını yasal olarak temsil yetkisine sahiptir.

Türkiye’de iş akışını durdurduk dediği eylemlerine kaç kişinin katılımını sağlayabilmiştir?

Bazı eylemler ise zevahiri kurtarma babından yapıldı. Yani şüpheli eylemler yapıldı. Alınan duyumlara göre memurlar, birçok işlerinde öğle tatilinde kurumlarının önünde basın bildirilerini okuyarak protesto eylemi yaptılar. Yarım saat süren bu eylemin bitiminden sonra mesailerine devam ettiler. Türkiye’de iş akışını çok ciddi şekilde engelleyerek hükümete mesaj verebilecek bir eylem yapılmadı; hem de bütün konfederasyonlar eylem kararı almasına rağmen. Yani iş akışını bozacak eylemler çok az yerde yapıldı.

Peki, Buçuk Ali, Hakem Heyetine gitmedi de ne oldu? İşveren Hakem Kuruluna müracaat etti. Hakem, "Yine buradayım" diyor. Bana göre yetkili sendika ile hükümet birbirine göz kırptı. Tahminim, yetkili sendika, "Bize üyelerden çok büyük tepki var. Memurlar bizi rahat bırakmıyor. Bizler memurlar tarafında görünelim ki üyelerin tepkilerini azaltalım. Siz hakeme gidin" mesajını verdiler.

Peki, dün ne oldu? Hakem Heyeti toplantısı vardı. Hakem Heyeti, toplu sözleşme görüşmelerinde taraflar arasında anlaşmazlık yaşandığında devreye giren ve bağlayıcı kararlar alma yetkisine sahip olan resmi bir kuruldur. Kamu Görevlileri Hakem Heyeti, hükümet temsilcileri, sendika temsilcileri ve alanında uzman akademisyenlerden oluşan üyelerle faaliyet gösterir.

Peki, dünkü Hakem Heyeti toplantısına katılanlar kimlerdi? İktidarda belirlenen 7 kişi ve en çok üyeye sahip konfederasyonlardan üç temsilci. Bir de kamu yönetimi, iktisat, iş hukuku gibi alanlarda uzman akademisyenler yer alır. Yani memur sendikaları konfedarasyonları icazet aldıkları siyasal iktidarın ve partilerin istekleri  gereği hakem heyeti toplantılarına katılmak zorunda kalmışlardır. 

Memur-Sen Genel Başkanı olan ve "Buçuk Ali" diye anılan Ali Yalçın'ın memurların yetkili temsilcisi olmasına rağmen, yine güvenmediği Hakem Heyetine neden üye verdi? Şimdi insanlar sormaz mı, "Bu ne samimiyetsizlik?" diye. Güvenmediğin kurula NEDEN ÜYE VERİYORSUN? 1.100.000 üye, yeri göğü inletmeleri gerekmez miydi? Patır patır istifaların ardı arkası kesilmeden devam etmesi gerekmez miydi?

Bir başka soru daha: Hakem heyetine hangi sendika üye vermedi? Birleşik Kamu-İş, Hakem Heyetine üye vermedi. Konfederasyonlardan Birleşik Kamu-İş’i tebrik ediyorum. Bu da şimdilik tabi onun da yakın olduğu siyasal iktidar muhalefette olduğu için samimiyetleri ciddi olarak test etme imkanımız olmadı tabi...

Bu ana kadar sendika yöneticilerinin samimiyetsizliklerine vurgu yapmaya çalıştık.

Türkiye’de memur ve işçi sendikalarına kısaca bir bakalım.

2025 verilerine göre kamu görevlileri sendikalarına üye toplam memur sayısı 2 milyon 391 bin 157'ye ulaştı. Memurların sendikalaşma oranı ise %76,88 olarak belirlendi.

2025 yılı Temmuz ayı verilerine göre toplam işçi sayısı 17.326.143 iken, bunlardan 2.429.527'si sendika üyesidir. Bu kapsamda sendikalaşma oranı da %14,022 olarak gerçekleşti.

Sonuç olarak, memurların sendikalaşma oranı %76,88 iken, işçilerin %14,022 olarak kalmasının esas sebeplerini kısa ve öz olarak anlayamazsak, alınamayan haklara çokça ahlar vahlarız.

Şimdi işçi sendikalarında oran neden az ve memur sendikalarında oran neden fazla diye merak ediyoruz tabii. Çünkü işçi sendikalarına işveren karşı çıkıyor. Sendikalı olanı işten atıyor. En önemlisi ise işçi sendikaları, işvereni hakikaten zorluyor. Üretimden gelen hakkından doğan iş bırakma eylemini sonuna kadar devam ettiriyor. Bu sebeple işverenin çıkarına set vuran sendikal anlayışa izin vermeme veya engelleme yoluna gidiyor. Diğer bir sebep ise işçi sendikalarında; sendika üyelik aidatı, işçi sendikasına üye olan her işçinin ödemekle yükümlü olduğu temel borçlardan biridir. Zar zor geçinen bir işçi, sendikaya verilen parayı gereksiz görerek üye olmamayı tercih edebiliyor. İşveren ile arası iyi olanlar, sendikalı olmayı işverenin karşıtlığı gibi algıladığından, işveren ile arasının bozulma ihtimalini dikkate alarak üye olmaktan imtina edebiliyor ve diğer bazı sebepler…

Dünyadaki sendikaların gücü 1980’lerden sonra azalmaya başlamıştır. Bu azalmada küreselleşmenin ve iletişimin çok büyük etkisi vardır. Totaliter rejimlere ve kapitalist patronlara diz çöktüren sendikalar, artık eski kadar güçlü değiller. Mesela Türkiye’mizde 1980 öncesi çok etkili sendikal mücadele veren MİSK kaybolmuştur. Türkiye’de memur sendikacılığı, yasal izinler verilemeden bazı genelgelere sığınılarak kurulup faaliyetlere başladılar ama büyük bedeller ödediler. Sendikalar Yasası çıkmadan önce KESK ve Kamu-Sen, Ankara Kızılay veya Tandoğan meydanlarında yüzbinleri topluyorlardı. Herkes kendi sendika üye aidatlarını, yol, yemek, barınma masraflarını kendisi çekmesine rağmen eylemlere katılıyorlardı. Ve çok büyük bir samimiyet birliği vardı. 2001’de sendikalar yasası ve profesyonel yöneticilik çıkınca, arkasından üye aidatlarını hatta daha fazlasını devlet tarafından memurun bordrosuna dâhil edilince üye oranları hızla artmaya başladı. Buna sendikal federasyon ve konfederasyonlarının birer siyasi organizasyonun memur temsilcisi gibi hareket etmesi dolayısıyla, o siyasal organizasyon oy verenlerin kendi görüşüne yakın sendikaya üye olmasına sebebiyet verdi. Yine iktidardaki partilerin şerrinden kurtulmak, terfi ve yönetim kademelerinde yükselebilmek için iktidara yakın yani yandaş olan sendikalara hızla bir üye olma yarışları sık sık olmaktadır. İktidarın yandaşı olan Memur-Sen bunun en güzel örneğidir. Bir başka örneği de çoğu öğretmenlerin veya sendikacıların Hürriyetçi Öğretmenler Sendikasıydı. Bu sendika, Doğru Yol Partisi iktidarı yıllarında o partiye mensup eğitimciler tarafından kurulmuş bir sendikaydı. Bu günlerdeki kadar olmasa bile o yıllarda MEB’te her türlü atamalarda etkili ve yetkiliydi. Siyasi güç gidince, o yılların dediği dedik olan sendika da gitti. O zamanlardaki yandaş sendikalara menfaati için ona üye olanlar, iktidarların durumuna göre yandaş olan sendikalara üye oldular. Emekli olanlar ise evlatlarını ve akrabalarını yandaş sendikalara üye olmayı öğütlemiştir. Bu sebeple gemilerinin hiçbir şekilde su almayacağına inanıyorlar.

Memur sendikacılığında, yine ilk memuriyete atanan memur, göreve başladığında o da hemen yandaş sendikalı amirinin yönlendirmesi veya baskısıyla hemen üye oluyor. Bu sebeple hem amiri yandaş sendikalı başkanın gözüne girmiş oluyor hem de yeni işe başlayan memurunu koruduğu pozisyonu oluşturarak kendisine sadık bir memur bulmuş oluyor.

Zamanımızda memur sendikacılığında üye oranları çok yüksek olmasına rağmen, federasyon ve konfederasyonlarının aldıkları eylem kararlarına katılım sayısı çok düşük oluyor. Ama işçi sendikalarının eylem kararlarına üye sayıları dikkate alındığında, üyelerin kahir ekseriyetinin katıldığı görünür. Bu da demektir ki: İşçi sendika üyeleri sendikalarına yürekten güveniyor ve haklarını da alacaklarından emin. Memur sendikacılığında üye olan memurların çoğu üniversite mezunu olmalarına rağmen, üye oldukları sendikalara güvenmiyor ve eylemlerde de onlara destek vermiyor. Yani memur sendikacılığında, üyeler sendikal anlayışa çok uzak bir anlayış mevcuttur.

Türkiye’nin esas problemi, hasbelkader bir yerde gelen insan, orayı terk etmemek için her türlü çalışmaları yapıyor. Yıllarca birlikte kardeşçe yaşadığı insanı zaman içerisinde makam veya mevkiini elinden alabilecek potansiyel düşman olarak görebilmektedir. Bu durumlar, ülkemiz ve kurumlarımızın gelişmesinin önünde en büyük engeldir.

Türkiye’de adaletin, barışın, kardeşliğin, sosyal barışın, huzurun, refahın, ilerlemenin, tasarrufun vb. güzel şeylerin önündeki en büyük engel, siyaset kurumunun diğer demokratik ülkelerde olduğu gibi sadece kalkınma, demokaratikleşme, ülke menfaatine uygun olan programlar geliştirmeli, sorumsuz devlet yetkililiği müdahalelerine son vermeli, bunun yanında, cumhurbaşkanlığında, başbakanlıkta, bakanlıklarda, bakan yardımcılıklarında, milletvekilliklerinde, belediye başkanlıklarında, parti genel başkanlıklarında, parti il başkanlıklarında, ilçe başkanlıklarında, yönetim kurullarında, denetim kurullarında, sendika, vakıf, dernek genel başkanlıklarında ve her türde yönetim, denetim başkan, yönetim kurulu üyeliklerinde vatandaşlar en fazla 2 dönem kalabilmelidirler.

Devletin bütün kurumlarında yöneticilerin, memurların görev yaptığı yerde en fazla iki dönem çalışabilmelidir. Bu iki dönem içerisinde görevini aksatan veya görevinde çıkarlarını ön plana alan her türlü yönetici ya da yetkili, çok adaletli, işinin ehli kişilerin seri raporları sonucunda görevinden alınmalıdır.

Son iki paragrafta dile getirdiğim tespitler uygulama sahasına konulmadığı takdirde böyle yönetime, böyle vatandaş, böyle derneğe, böyle üye, böyle üyeye, böyle sendika demek zorunda kalırız. Selamlarımla.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı - 30 Haziran 2026
  • Hüznünü Hüzün Bilerek Hesabı Kapatanlar: 1456 Belgrad Kuşatması - 20 Haziran 2026
  • Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi? - 07 Haziran 2026
  • Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Son Mektubum - 29 Mayıs 2026
  • Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2) - 19 Mayıs 2026
  • Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup((1) - 29 Nisan 2026
  • Eğitimde ve Toplumda Şiddet: Bir Tükenişin Anatomisi - 16 Nisan 2026
  • Türkeş Bey'e ABD Ajanı Diyen Marks'ın Çocuklarına ve İnanan Zavallılara - 05 Nisan 2026
  • "Tarih Baba" Ortaylı'yı Mahşeri Kalabalıkla Ahirete Yolcu Ettik - 17 Mart 2026
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği(5) - 10 Mart 2026
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (4) - 08 Şubat 2026
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (3) - 21 Ocak 2026
  • Sarıkamışta, Soğuğa ve Moskof'a Karşı Destan Yazan Vatan Evlatları - 22 Aralık 2025
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (2) - 11 Kasım 2025
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (1) - 22 Ekim 2025
  • Soğuk Savaş Döneminde SSCB Talepleri ve Baskıları Türkiye'yi Batı ve ABD'ye Mecbur Bırakmıştı - 02 Ekim 2025
  • Bize Ne Oldu! - 10 Eylül 2025
  • Milli Mücadelenin Kazanıldığının Resmileşmeye Başladığı Büyük Zaferimiz - 31 Ağustos 2025
  • 15 Temmuz Kalkışması Üzerine Düşünceler - 15 Temmuz 2025
  • Birliğimize Kast Edenlere Verilen Değeri, Anlamak Mümkün Değil - 16 Mayıs 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 13
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Mazlumların Kanı Petrolden, Altından Daha Değerlidir!
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
MEB Şube Müdürlerinin İdari Amirlik Yetkisi Hiyerarşinin Vazgeçilmez Unsurudur
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Kime Güveneceğiz!
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Derin Sohbet
Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Yetkiliyi Değil Yetkisizi Suçluyoruz
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
STK Anlayışımız ve Yardımlarımız
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Linkoln, Mao Size; İnatçı Kahraman Ağa Bize
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-7
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Öğretmen Ne Yapsın?
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Öğretmen Ne Yapsın?
Sri Lanka Kandy Seyahati
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Kandy Seyahati
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Misafir Yazılar
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
Orhan KILIÇOĞLU
Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
''Ne Sen Beni Gördün, Ne de Ben Seni…''
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
''Ne Sen Beni Gördün, Ne de Ben Seni…''
Türk Milliyetçilerinde Zihniyet Değişimi
Ali Kemal Gül
Türk Milliyetçilerinde Zihniyet Değişimi
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Türk Ocakları'ndan
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Meğer Ölmüşüz de Haberimiz Yok!
Şerife Güven
Meğer Ölmüşüz de Haberimiz Yok!
Destanlar Burcundayım!
Köksal Cengiz
Destanlar Burcundayım!
Tarih İdeolojiyle Değil, Belgelerle Yazılır: "Kurtuluş Savaşı" Kavramı Üzerine
Şevket Sezer
Tarih İdeolojiyle Değil, Belgelerle Yazılır: "Kurtuluş Savaşı" Kavramı Üzerine
Çok Okunan Haberler
Danıştay yürütmeyi durdurdu: Hukuk fakültesi barajı yeniden 125 bin
Danıştay yürütmeyi durdurdu: Hukuk fakültesi barajı yeniden 125...
Dışişleri'nden Yunanistan'ın Türk okullarını kapatma kararına tepki
Dışişleri'nden Yunanistan'ın Türk okullarını kapatma kararına...
Öğrenci affı TBMM'den geçti: Kimler yaralanabilecek?
Öğrenci affı TBMM'den geçti: Kimler yaralanabilecek?
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo