• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
13:25
Adliyede görevli katip zimmetine 6,5 milyon TL geçirdi! Paraları sanal bahiste oynayarak harcadı
13:19
'Halkın sağlığıyla oynatmam' diyen Devrek Zabıta Amiri Abdurrahim Altuntaş görevden alındı
11:27
Çekmeköy'deki uyuşturucu operasyonunda çatışma çıktı: Bir polis şehit oldu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
  3. Memur-Sen Hakem Heyetine Güvenmiyormuş!
Yayınlanma: 24 Ağustos 2025 - 14:35
Güncelleme: 25 Ağustos 2025 - 12:45

Memur-Sen Hakem Heyetine Güvenmiyormuş!

24 Ağustos 2025 - 14:35
Güncelleme: 25 Ağustos 2025 - 12:45
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Memur-Sen Hakem Heyetine Güvenmiyormuş!
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı

"Sen Hakem Heyetine güvenmiyorsun da, memur ve emekliler sana güveniyor mu, Ali Efendi?"Güvenediğiniz hekem heyetine neden üye verdiniz  peki! Hekem Heyetine güvenmeme gerekçeni "Hakem Heyetinin iradeleri yoktur" diyorsun biz de buna katılıyoruz. Peki, senin iraden var mı, Ali Efendi?

Bütün Türkiye'de temsil ettiği memurlara el dokunur bir kazanım sağlayamayan, hatta sıfıra yakın %0.5'e imza attığı için "Buçuk Ali" denilen Eğitim Bir-Sen Federasyonu ve Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçın, "Hükümetle yaptığımız görüşmelerde elimizden geleni yaptık. Bir günlük iş bırakarak devletteki akışı durdurduk. Ama buna rağmen hükümetle anlaşamadık. Onların teklif ettikleri oranları kabul etmemiz mümkün değildir. O yüzden masadan kalktık. Hakem Heyetine güvenmiyoruz" dedi.

Bu sözü sorgulayalım. 2025 yılı itibarıyla Memur-Sen, 1 milyon 78 bin 831 üyesiyle en fazla üyeye sahip konfederasyondur. Memurların hükümete karşı haklarını yasal olarak temsil yetkisine sahiptir.

Türkiye’de iş akışını durdurduk dediği eylemlerine kaç kişinin katılımını sağlayabilmiştir?

Bazı eylemler ise zevahiri kurtarma babından yapıldı. Yani şüpheli eylemler yapıldı. Alınan duyumlara göre memurlar, birçok işlerinde öğle tatilinde kurumlarının önünde basın bildirilerini okuyarak protesto eylemi yaptılar. Yarım saat süren bu eylemin bitiminden sonra mesailerine devam ettiler. Türkiye’de iş akışını çok ciddi şekilde engelleyerek hükümete mesaj verebilecek bir eylem yapılmadı; hem de bütün konfederasyonlar eylem kararı almasına rağmen. Yani iş akışını bozacak eylemler çok az yerde yapıldı.

Peki, Buçuk Ali, Hakem Heyetine gitmedi de ne oldu? İşveren Hakem Kuruluna müracaat etti. Hakem, "Yine buradayım" diyor. Bana göre yetkili sendika ile hükümet birbirine göz kırptı. Tahminim, yetkili sendika, "Bize üyelerden çok büyük tepki var. Memurlar bizi rahat bırakmıyor. Bizler memurlar tarafında görünelim ki üyelerin tepkilerini azaltalım. Siz hakeme gidin" mesajını verdiler.

Peki, dün ne oldu? Hakem Heyeti toplantısı vardı. Hakem Heyeti, toplu sözleşme görüşmelerinde taraflar arasında anlaşmazlık yaşandığında devreye giren ve bağlayıcı kararlar alma yetkisine sahip olan resmi bir kuruldur. Kamu Görevlileri Hakem Heyeti, hükümet temsilcileri, sendika temsilcileri ve alanında uzman akademisyenlerden oluşan üyelerle faaliyet gösterir.

Peki, dünkü Hakem Heyeti toplantısına katılanlar kimlerdi? İktidarda belirlenen 7 kişi ve en çok üyeye sahip konfederasyonlardan üç temsilci. Bir de kamu yönetimi, iktisat, iş hukuku gibi alanlarda uzman akademisyenler yer alır. Yani memur sendikaları konfedarasyonları icazet aldıkları siyasal iktidarın ve partilerin istekleri  gereği hakem heyeti toplantılarına katılmak zorunda kalmışlardır. 

Memur-Sen Genel Başkanı olan ve "Buçuk Ali" diye anılan Ali Yalçın'ın memurların yetkili temsilcisi olmasına rağmen, yine güvenmediği Hakem Heyetine neden üye verdi? Şimdi insanlar sormaz mı, "Bu ne samimiyetsizlik?" diye. Güvenmediğin kurula NEDEN ÜYE VERİYORSUN? 1.100.000 üye, yeri göğü inletmeleri gerekmez miydi? Patır patır istifaların ardı arkası kesilmeden devam etmesi gerekmez miydi?

Bir başka soru daha: Hakem heyetine hangi sendika üye vermedi? Birleşik Kamu-İş, Hakem Heyetine üye vermedi. Konfederasyonlardan Birleşik Kamu-İş’i tebrik ediyorum. Bu da şimdilik tabi onun da yakın olduğu siyasal iktidar muhalefette olduğu için samimiyetleri ciddi olarak test etme imkanımız olmadı tabi...

Bu ana kadar sendika yöneticilerinin samimiyetsizliklerine vurgu yapmaya çalıştık.

Türkiye’de memur ve işçi sendikalarına kısaca bir bakalım.

2025 verilerine göre kamu görevlileri sendikalarına üye toplam memur sayısı 2 milyon 391 bin 157'ye ulaştı. Memurların sendikalaşma oranı ise %76,88 olarak belirlendi.

2025 yılı Temmuz ayı verilerine göre toplam işçi sayısı 17.326.143 iken, bunlardan 2.429.527'si sendika üyesidir. Bu kapsamda sendikalaşma oranı da %14,022 olarak gerçekleşti.

Sonuç olarak, memurların sendikalaşma oranı %76,88 iken, işçilerin %14,022 olarak kalmasının esas sebeplerini kısa ve öz olarak anlayamazsak, alınamayan haklara çokça ahlar vahlarız.

Şimdi işçi sendikalarında oran neden az ve memur sendikalarında oran neden fazla diye merak ediyoruz tabii. Çünkü işçi sendikalarına işveren karşı çıkıyor. Sendikalı olanı işten atıyor. En önemlisi ise işçi sendikaları, işvereni hakikaten zorluyor. Üretimden gelen hakkından doğan iş bırakma eylemini sonuna kadar devam ettiriyor. Bu sebeple işverenin çıkarına set vuran sendikal anlayışa izin vermeme veya engelleme yoluna gidiyor. Diğer bir sebep ise işçi sendikalarında; sendika üyelik aidatı, işçi sendikasına üye olan her işçinin ödemekle yükümlü olduğu temel borçlardan biridir. Zar zor geçinen bir işçi, sendikaya verilen parayı gereksiz görerek üye olmamayı tercih edebiliyor. İşveren ile arası iyi olanlar, sendikalı olmayı işverenin karşıtlığı gibi algıladığından, işveren ile arasının bozulma ihtimalini dikkate alarak üye olmaktan imtina edebiliyor ve diğer bazı sebepler…

Dünyadaki sendikaların gücü 1980’lerden sonra azalmaya başlamıştır. Bu azalmada küreselleşmenin ve iletişimin çok büyük etkisi vardır. Totaliter rejimlere ve kapitalist patronlara diz çöktüren sendikalar, artık eski kadar güçlü değiller. Mesela Türkiye’mizde 1980 öncesi çok etkili sendikal mücadele veren MİSK kaybolmuştur. Türkiye’de memur sendikacılığı, yasal izinler verilemeden bazı genelgelere sığınılarak kurulup faaliyetlere başladılar ama büyük bedeller ödediler. Sendikalar Yasası çıkmadan önce KESK ve Kamu-Sen, Ankara Kızılay veya Tandoğan meydanlarında yüzbinleri topluyorlardı. Herkes kendi sendika üye aidatlarını, yol, yemek, barınma masraflarını kendisi çekmesine rağmen eylemlere katılıyorlardı. Ve çok büyük bir samimiyet birliği vardı. 2001’de sendikalar yasası ve profesyonel yöneticilik çıkınca, arkasından üye aidatlarını hatta daha fazlasını devlet tarafından memurun bordrosuna dâhil edilince üye oranları hızla artmaya başladı. Buna sendikal federasyon ve konfederasyonlarının birer siyasi organizasyonun memur temsilcisi gibi hareket etmesi dolayısıyla, o siyasal organizasyon oy verenlerin kendi görüşüne yakın sendikaya üye olmasına sebebiyet verdi. Yine iktidardaki partilerin şerrinden kurtulmak, terfi ve yönetim kademelerinde yükselebilmek için iktidara yakın yani yandaş olan sendikalara hızla bir üye olma yarışları sık sık olmaktadır. İktidarın yandaşı olan Memur-Sen bunun en güzel örneğidir. Bir başka örneği de çoğu öğretmenlerin veya sendikacıların Hürriyetçi Öğretmenler Sendikasıydı. Bu sendika, Doğru Yol Partisi iktidarı yıllarında o partiye mensup eğitimciler tarafından kurulmuş bir sendikaydı. Bu günlerdeki kadar olmasa bile o yıllarda MEB’te her türlü atamalarda etkili ve yetkiliydi. Siyasi güç gidince, o yılların dediği dedik olan sendika da gitti. O zamanlardaki yandaş sendikalara menfaati için ona üye olanlar, iktidarların durumuna göre yandaş olan sendikalara üye oldular. Emekli olanlar ise evlatlarını ve akrabalarını yandaş sendikalara üye olmayı öğütlemiştir. Bu sebeple gemilerinin hiçbir şekilde su almayacağına inanıyorlar.

Memur sendikacılığında, yine ilk memuriyete atanan memur, göreve başladığında o da hemen yandaş sendikalı amirinin yönlendirmesi veya baskısıyla hemen üye oluyor. Bu sebeple hem amiri yandaş sendikalı başkanın gözüne girmiş oluyor hem de yeni işe başlayan memurunu koruduğu pozisyonu oluşturarak kendisine sadık bir memur bulmuş oluyor.

Zamanımızda memur sendikacılığında üye oranları çok yüksek olmasına rağmen, federasyon ve konfederasyonlarının aldıkları eylem kararlarına katılım sayısı çok düşük oluyor. Ama işçi sendikalarının eylem kararlarına üye sayıları dikkate alındığında, üyelerin kahir ekseriyetinin katıldığı görünür. Bu da demektir ki: İşçi sendika üyeleri sendikalarına yürekten güveniyor ve haklarını da alacaklarından emin. Memur sendikacılığında üye olan memurların çoğu üniversite mezunu olmalarına rağmen, üye oldukları sendikalara güvenmiyor ve eylemlerde de onlara destek vermiyor. Yani memur sendikacılığında, üyeler sendikal anlayışa çok uzak bir anlayış mevcuttur.

Türkiye’nin esas problemi, hasbelkader bir yerde gelen insan, orayı terk etmemek için her türlü çalışmaları yapıyor. Yıllarca birlikte kardeşçe yaşadığı insanı zaman içerisinde makam veya mevkiini elinden alabilecek potansiyel düşman olarak görebilmektedir. Bu durumlar, ülkemiz ve kurumlarımızın gelişmesinin önünde en büyük engeldir.

Türkiye’de adaletin, barışın, kardeşliğin, sosyal barışın, huzurun, refahın, ilerlemenin, tasarrufun vb. güzel şeylerin önündeki en büyük engel, siyaset kurumunun diğer demokratik ülkelerde olduğu gibi sadece kalkınma, demokaratikleşme, ülke menfaatine uygun olan programlar geliştirmeli, sorumsuz devlet yetkililiği müdahalelerine son vermeli, bunun yanında, cumhurbaşkanlığında, başbakanlıkta, bakanlıklarda, bakan yardımcılıklarında, milletvekilliklerinde, belediye başkanlıklarında, parti genel başkanlıklarında, parti il başkanlıklarında, ilçe başkanlıklarında, yönetim kurullarında, denetim kurullarında, sendika, vakıf, dernek genel başkanlıklarında ve her türde yönetim, denetim başkan, yönetim kurulu üyeliklerinde vatandaşlar en fazla 2 dönem kalabilmelidirler.

Devletin bütün kurumlarında yöneticilerin, memurların görev yaptığı yerde en fazla iki dönem çalışabilmelidir. Bu iki dönem içerisinde görevini aksatan veya görevinde çıkarlarını ön plana alan her türlü yönetici ya da yetkili, çok adaletli, işinin ehli kişilerin seri raporları sonucunda görevinden alınmalıdır.

Son iki paragrafta dile getirdiğim tespitler uygulama sahasına konulmadığı takdirde böyle yönetime, böyle vatandaş, böyle derneğe, böyle üye, böyle üyeye, böyle sendika demek zorunda kalırız. Selamlarımla.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Kahramanmaraş Olayları ve Olayları Hazırlayan Süreçler Gerçeği (2) - 11 Kasım 2025
  • Kahramanmaraş Olayları ve Olayları Hazırlayan Süreçler Gerçeği(1) - 22 Ekim 2025
  • Soğuk Savaş Döneminde SSCB Talepleri ve Baskıları Türkiye'yi Batı ve ABD'ye Mecbur Bırakmıştı - 02 Ekim 2025
  • Bize Ne Oldu! - 10 Eylül 2025
  • Milli Mücadelenin Kazanıldığının Resmileşmeye Başladığı Büyük Zaferimiz - 31 Ağustos 2025
  • 15 Temmuz Kalkışması Üzerine Düşünceler - 15 Temmuz 2025
  • Birliğimize Kast Edenlere Verilen Değeri, Anlamak Mümkün Değil - 16 Mayıs 2025
  • Tam Çökmenin Yaşandığı MEB'de Yeni Çökme "Proje Okulları" (2) - 27 Nisan 2025
  • Tam Çökmenin Yaşandığı MEB'de Yeni Çökme "Proje Okulları" (1) - 15 Nisan 2025
  • Volkan Konak'ın Ölümüyle Ölümü Yeniden Öldürenler - 04 Nisan 2025
  • Dünkü Mazlum Bildiğimiz Bugün Baskıcı Muktedir Olursa! - 25 Mart 2025
  • Türk'ün İkinci Tonyukuk'u, öğlen yemeğini sefer tası ile evinden getiren başbakanı Mehmet Talât - 17 Mart 2025
  • Bizi, Türk Milletini Aldatmayacak Yönetici ve Siyasi Liderlere Acil İhtiyacımız Vardır - 04 Mart 2025
  • Türk Milliyetçileri geçmişe ve geleceğe başkasının gözlüğü ile bakmamalıdır. - 08 Şubat 2025
  • Türk'ün Siyasi Direnç Noktalarına  Büyük ve Örtülü Operasyonlar. - 22 Ocak 2025
  • İmralıdan Medet Umulmasına Verdiğim Tepkiye Cevap Verenlere... - 07 Ocak 2025
  • Enver Paşa, İttihat ve Terakki Hakkında Tarihe Aykırı Suçlamalar - 27 Aralık 2024
  • Bir Dosta Son Gündemle İlgili Cevabımdır - 10 Aralık 2024
  • Hiç Tanımadığımız İnsanın Öğretmenler Günü Daveti Ve Orada Yaptığım Konuşma - 25 Kasım 2024
  • Cumhuriyeti Nekadar Sevdiğimizi Dilimizle Değil İşimizle Göstermeliyiz - 29 Ekim 2024
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 12
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Ahlak Toplumsal Suç Oranlarını Nasıl Etkiler?
Sayın Yusuf Tekin, Hatıran Yeter!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Sayın Yusuf Tekin, Hatıran Yeter!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Girit; pahalıya alınıp bedavaya verilen ada
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Al Mitolojisi-1
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Öğretmen Ataması Yetersizdir
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Ruhumuzu Kilitleyen Pranga: Mobbing
Cahit Akdoğan Giresun Valiliği Esk.Halkla İliş. Md
Cahit Akdoğan Giresun Valiliği Esk.Halkla İliş. Md
Fıkra Gibi İhale...
Aşk
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Aşk
Serdar Gündüz Şb. Müd. Liyakat-Sen Genel Seketeri
Serdar Gündüz Şb. Müd. Liyakat-Sen Genel Seketeri
Bir Namuslu Yeter
Kahramanmaraş Olayları ve Olayları Hazırlayan Süreçler Gerçeği (2)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Kahramanmaraş Olayları ve Olayları Hazırlayan Süreçler Gerçeği (2)
Avrupa Turundan,Gondollar Şehri Venedik
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Avrupa Turundan,Gondollar Şehri Venedik
İmralı Görüşmesinin Düşündürdükleri
Misafir Yazılar
İmralı Görüşmesinin Düşündürdükleri
Türk Devleti Mağlup mu Oldu?
Orhan KILIÇOĞLU
Türk Devleti Mağlup mu Oldu?
Anayasa'nın 66.Maddesinde İfadesini Bulan Milli Kimlik Tanımı, Etnik Ayrıştırmadan Uzak Hukuki Bir Tanımdır
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Anayasa'nın 66.Maddesinde İfadesini Bulan Milli Kimlik Tanımı, Etnik Ayrıştırmadan Uzak Hukuki Bir Tanımdır
Türk Kadını ve Atatürk
Ali Kemal Gül
Türk Kadını ve Atatürk
Cumhuriyet'imizin 102. Yılı Kutlu Olsun
Türk Ocakları'ndan
Cumhuriyet'imizin 102. Yılı Kutlu Olsun
Ülküdaşım ve Beyim Önder Güven
Şerife Güven
Ülküdaşım ve Beyim Önder Güven
Ben Deyim, Siz Anlayın!...
Köksal Cengiz
Ben Deyim, Siz Anlayın!...
Kurtuluş Savaşımızda Rus Yardımı Hakkında
Şevket Sezer
Kurtuluş Savaşımızda Rus Yardımı Hakkında
Çok Okunan Haberler
Pes artık! Üniversitede kadro benim için hazırlandı, ilan sadece prosedür!
Pes artık! Üniversitede kadro benim için hazırlandı, ilan sadece...
Zorbalık yapılan öğretmenin asil hareketi
Zorbalık yapılan öğretmenin asil hareketi
Kasım 2025 enflasyon rakamları açıklandı
Kasım 2025 enflasyon rakamları açıklandı
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim