30 Ağustos Başkumandanlık Meydan Savaşının kazanılmasında en başta Başkumandan Mustafa Kemal'e milli mücadelenin her safhasında emeği geçen büyük komutanlarımıza, rütbeli ve rütbesiz askerlerimize, milli mücadeleye destek veren herkesten Allah razı olsun der aziz hatıraları önünde hürmetle eğilirim...
Türk Kurtuluş Savaşı, Batı Anadolu'da İtilaf Devletleri'nin harekete geçirdikleri Yunan ordusuna; güneyde Fransız ordusuna; doğuda Gürcistan ve Ermenistan'ın kuvvetlerine; İstanbul rejimine sadık milislere, feodal güçlere, isyancılara, ayrılıkçılara, karışıklığı fırsat bilerek halkı soyan çetelere, karşı savaşılmıştır.
Başkomutanlık Meydan Muharebesi kazanılıp ordularımız İzmir’i kurtarıp, Batı Anadolu ve Güney Marmara düşmandan temizlenmişti. Sıra Çanakkale’deki düşman birliklerine gelmişti. Ordumuz Çanakkale’deki İngiliz, Fransız, İtalyan istihkamlarına yürüdüğü zaman Yunanistan’da Kral Konstantin’e karşı yeniden Venilazos’u başbakan yapan İngiltere, Türk Ordularının kendi istihkamlarına dayandığında İngiliz askerlerinin ateş açmasını ve TBMM Ordularına Ültimatom vermesini emri verdiği İngiliz Kuvvetleri komutanı ateş açmadığı gibi bir ültimatom da vermemiştir. Osmanlı Devleti’ni paylaşım aşamalarının Bolşevik İhtilali neticesinde kısmen ama önemli değişikliğe uğraması sonunda Boğazlara yerleşmeyi düşünen İngiltere’nin bu isteğine sıcak bakmayan Fransa ve İtalya, Çanakkale’de İngilizleri Türk ordusu ile yalnız bırakmıştır. Bir taraftan sınırlı kuvvetleri ile savunma hazırlıkları yapan İngiltere diğer taraftan yeni müttefik arayışına girmiş, kolonileri ve Balkan devletlerini yoklamıştır. İtalya ve Fransa Türklerle Savaşmayacaklarını söyleyerek askerlerini bölgeden çekmiştir. Kanada, Hindistan, Avustralya, Güney Afrika, Romanya ve Sırbistan asker yolmayacaklarını bildirince başbakan Davit Lloyd George hükümeti toplayarak İngiltere kendi askeri ile savaşma kararı almak isteyince koalisyon ortağı olan ve savaşa karşı olan muhafazakâr parti hükümetten çekildi. İngiliz halkı da olabilecek bu savaşa karşı çıktı.Büyük gösteriler yapıldı.
Bunun üzerine İngiltere Bakanlar Kurulu, Doğu Trakya’yı Türkiye'ye terk etme kararı verdi. Mustafa Kemal orduya durma emri verdi. Taraflar, 3 Ekim'de Mudanya'da bir araya geldi. 11 Ekim'de ateşkes şartları Birleşik Krallık tarafından kabul edildi. Boğazlar Bölgesi hariç bütün Türkiye TBMM orduları emrine girmişti. Barış antlaşması için görüşmeler başladı. 24 Temmuz 1923 te Lozan Antlaşması kabul edildi.
A-Milli Mücadelede silah yardımlarını nereden aldık?
1-En başta Bolşevik Rusya,
2-İstanbul silah depolarından kaçırılan silahlar,
3- Sakarya Savaşından sonra Fransa’dan
4- 15 Mayıs 1919dan sonra İtalya’dan
5-Almanyadan
B-Milli Mücadelemiz için hayati önemi olan Rusya yardımları ilk nasıl başladı ve Rusya bize neden yardımcı oluyordu?
Rusya ilk yardım temaslarını Enver Paşa ve İttihatçı ekibi yaptı. Enver Paşa tam bir İngiltere düşmanı olduğu için Rusya onun sözlerine inandı. Daha sonra Karakol Cemiyetinin çalışmaları ve Enver Paşa’nın amcası Halil Kut, İstanbul'da tutuklu iken kaçarak Sivas'a geldi ve Mustafa Kemal tarafından Azerbaycan'a gönderildi. Halil Kut, Dışişleri Bakanı Çiçerin ve yardımcısı Karahan ile görüşerek antiemperyalist bir cephe önerdi ve askerî ile mali yardım talep etti. Türkiye heyetinde bulunan Fuat Sabit, Anadolu hareketinin özelliklerini anlattı.
Lev Kamenev ile yapılan görüşmeler sonucunda gizli bir anlaşma ile Türkiye'ye 1 milyon altın lira, 60 bin tüfek, 108 sahra topu ve 12 ağır top yardımı yapılması kararlaştırıldı.
2 Temmuz 1919'da yardım heyeti yola çıktı. Heyet, 500 kg altın ve Çiçerin'in Mustafa Kemal'e yazdığı mektubu taşıyordu. Ancak Ermeni saldırıları nedeniyle yardımın tamamı ulaştırılamadı.
Halil Kut, altınların bir kısmını Karaköse'de Tümen komutanı Cavit Bey'e teslim etti. 27 Ağustos'ta Sovyet heyetiyle birlikte toplam 400 kg altın ulaştı.
Cavit Bey, Sovyet heyetini 8 Eylül'de Erzurum'a ulaştırdı ve Ankara'ya olumlu haber gönderdi. 200 kg altın Doğu Cephesi için ayrıldı, kalan 200 kg ise Sovyet heyeti ile birlikte Ankara'ya gönderildi.
Halil Kut'un olumlu görüşmelerinin ardından, 4-11 Eylül 1919 tarihlerindeki Sivas Kongresi'ne Sovyet temsilcisi Mahmudov katıldı.
Rusya bütün yardımları, amaçları, çıkarları ve düşüncelerine dönük bir yardım anlayışının sonucudur. Emperyalizme karşı yapılan bir savaşın sonunda, emperyalizmin karşısında alternatif olarak görülen sosyalizme geçişin olacağına inanıyordu. Zaten Mustafa Kemal de Lenin’e “Biz halk hareketiyiz” diyerek onu inandırmıştı. Bu sebeple Stalin’in TBMM hükümetine yardımlar kesilsin isteğine Lenin ve Troçki, bu sebeple karşı çıkmıştır. Türk Kurtuluş Hareketinin desteklenmesini istediler. Yani eninde sonunda diğer Türk devletleri gibi kendi yönetimleri altına gireceklerini umuyorlardı. Sıcak denizlere inecek ve dünya hâkimiyetinde söz sahibi olacaklarına inanıyorlardı.
C-Milli mücadelede bize para ve malzeme yardımı olan ülkeler
1-Bolşevik Rusya
2-Azerbaycan, (Azerbaycan’dan borç isteğimize Başbakan Nerimanov “Kardaş kardaşa borç verir mi, para vereceğiz, petrol vereceğiz, altın da vereceğiz” demiştir. Ve vermişlerdir.)
3-Türkistan coğrafyası((Rusya kendi egemenliğindeki Türkistan’da toplanan 150 milyon Rublenin 10 milyonunu teslim etmiştir)
4-Hint Müslümanları (Bu günkü Pakistanlıların dedeleri)
5-İtalya
6-Kıbrıs Türkleri
7-Irak, Suriye, Mısır bir kısım subaylar para toplayarak milli mücadeleye yardım etmişlerdir.
8-Arap aşiret reislerinden Sünusi ve Muntafik Şeyhi Acemi Paşa Es-Sadun Milli
Mücadele`nin yanında yer almış ve Ankara Hükümeti, Irak aşiretlerini İngilizler ve onların
kuklası Kral Faysal`a karşı birleştirmek için Şeyh Ahmed El Sünusi`den faydalanmıştır.
D- İngiltere ve Fransa’ya ve İtalya'ya bizim bağımsızlığımız için baskı yapan milletler
1-Hindistan
2-Cezayir
3-Tunus
4-Trablugarp
5-Fas
6-Afganistan 7-Buhara ve Türkistan devletleri 8-Azerbaycan
E-Milli Mücadeleye katılmak isteyenleri, silah ve mühimmatların kaçırılmasına yardımcı olan devletler.
1-İtalya. İtalya Antalya Limanını milli mücadelenin silah geliş güzergâhı olarak kullanmalarına izin verdiği gibi İngilizlerin kontrolüne de perde oluyordu.
2-Fransa Sakarya zaferinden sonra Lozan'a kadar hep milli mücadeleye birçok konuda destek vermiştir.
3-Bolşevik Rusya.
4-Azerbaycandır.
F-Milli Mücadele ve direnişler ne zaman başlamıştır.
Dörtyol ilçesi, Millî Mücadele'nin ilk filizlendiği topraklardır. Fransa’nın ilçeye yerleştirdiği Ermeniler, tüm köyleri ve ilçeyi yakıp yıkarken, Ömer Hocaoğlu Mehmet Çavuş, Millî Mücadele’yi başlatan ilk kurşunu atmıştır. Bu ilk kurşun, Hatay Dörtyol Karakese Köyü'nde atılmıştır.
19 Aralık 1918'de Fransızlar, Adana ve çevresini işgal etmeye başlamışlardır. İşte, işgalcilere karşı atılan ilk kurşun, Hatay'ın Dörtyol ilçesi Karakese Köyü'nde gerçekleşmiştir. Bu hadiseden sonra Kuvayı Milli Hareketi başlamıştır.
G-Kuvayı Milliye nedir.
Kuvâ-yı Milliye adı verilen ilk ulusal güç Balkan Savaşı döneminde oluşturulmuştu. Osmanlı ordularının çöküşü durumunda Anadolu’da millî bir gerilla hareketi imkanı İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından planlanmış, M. Kemal Paşa’nın Anadolu’ya ayak basmasından aylar evvel İzmir, Erzurum, Trabzon, Edirne gibi vilayetlerde çalışmalar yapılmıştı. Yunan işgallerinin başlaması üzerine 57. Tümen Komutanı Albay Şefik Bey 23 Mayıs 1919’da Harbiye Nezaretine sunduğu bir raporda, Anadolu’yu işgalden kurtarmak ve “durumu düzeltmek için” en iyi önlemin Kuvâ-yı Milliye örgütü kurmak olduğunu belirtmişti. Bu yüzden Kuvâ-yı Milliye Batı Anadolu’da Yunan işgali öncesinde doğan siyasal otorite boşluğunu doldurmak ve bölgenin işgali durumunda işgalcilere karşı direniş göstermek amacıyla kurulmuştur. Bu yapı ve anlayış daha sonra ülkenin her tarafına bir anlayış olarak yerleşmiştir. Mesela, Maraş, Antep, Urfa, Adana, Çukurova, Mersinde yapılan direniş ve savaşlarda çok ta başarılar kazanmıştır.
H-İlk Milli Mücadele hareketlerinin alt yapısını oluşturanlar kimlerdir.
1-İttihatçılar
2-Türk Ocakları
3-Emekli ve muvazzaf subaylar
4-Çeşitli kanaat önderleri
İ-Milli Mücadelenin dayandığı askeri güç hangisidir
Erzurum’daki Kazım Karabekir’in komutanlığını yaptığı ve İtilaf Devletlerine silahlarını teslim etmeyen 9. Kolordudur. 9. Kolordu aslında Yakup Şevki Paşa'nın komutanlığını yaptığı 9. Ordudur. İngilizlerin gözünden kaçırmak için kuvvetleri ve yetki alanı ordu olan bu birlik ismen kolordu yapılmıştır. Teçhizat ve donanım bakımından hemen hemen Anadolu’da olan tek silahlı güçtür. Diğer kolordular silahlarının birçoğunu teslim etmek zorunda kalmıştır. Bu sebeple Kazım Karabekir ve 9. Kolordu Kurtuluş Savaşımızın belkemiğini oluşturmuştur.
Türk Milliyetçiliğinin en büyük teorisyeni olan Hüseyin Nihal Atsız, Ötüken Dergisinde 11 Mart 1974 tarihli yazısında Kurtuluş Savaşımızdaki milli kahramanlar için ; “Kurtuluş Savaşı’nın iki milli kahramanı, en karanlık günlerde bile bu işin başarılacağına inanan Kazım Karabekir ve Mustafa Kemal Paşalardır. Biri iyi silahlı Ermeni Ordusunu onun yarısı kadar bir kuvvetle bozguna uğratarak, öteki destan savaşı olan Sakarya’yı ve imha savaşının güzel örneği Dumlupınar’ı kazanarak bu payeyi almışlardır. Bu savaşların Türk ve cihan hayatındaki tesirleri hala devam etmektedir.
Kurtuluş Savaşı’nın birçok kahramanları daha vardır. Fakat başta ünlü asker Mareşal Fevzi Çakmak olduğu halde bunların hiçbiri milli kahraman olacak ayarda değildir.
Gerçekler balçıkla sıvanamaz. Hiçbir değeri olmayanları bugün milli kahraman ilan etseler bile, yarın onlar o mevkiden indirilir” demiştir.
Türk Vatanının bütünlüğü ve Türk Milletinin bağımsızlığı için mücadele eden herkesi saygı ve minnetle anıyorum. Ruhları şad olsun.












Akılda kalıcı güzel tasniflerle derli toplu bir yazı olmuş. Herkesin okumasını ve gerçekleri öğrenmesini dilerim. Böylece Atatürk ve değerli silah arkadaşı komutanların kıymetini daha iyi bilirler. Kaleminize ve yüreğinize sağlık değerli hocam. Selam ve dua ile...