• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
21:53
Kurban Bayramımız Kutlu Olsun
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
  3. Öğrenilmiş çaresizliğin küçük bir örneğini yaşamak
Yayınlanma: 06 Ekim 2021 - 11:48
Güncelleme: 06 Ekim 2021 - 23:15

Öğrenilmiş çaresizliğin küçük bir örneğini yaşamak

06 Ekim 2021 - 11:48
Güncelleme: 06 Ekim 2021 - 23:15
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Öğrenilmiş çaresizliğin küçük bir örneğini yaşamak
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Doğrunun peşinde...



Yer Sakarya –Kocaali İlçesi’nin  Melen Deresi yanı. Karadeniz otoyolunun Karasu-Akçakoca  arası bölünmüş karayolunun hemen kenarında bulunan turizm bölgesi olarak ilan edilen Sakaryalılar Yazlık Sitesi. Ve onun yaklaşık 200 metre civarındaki yolu meselesi.

Meselesi diyorum çünkü siteye ulaşım yolu olarak kullanılan yol toprak yoldur. Uzun yıllardan beri elle tamiri ve bakımı insan eli vasıtasıyla yapılan yol, bir çukur tarlası şeklini almıştı. Yolun uzantısında bulunan mendireğe  ve ucunda bulunan fenerin yanına giden sarhoşlar vb kişiler gündüz gece demeden bu şose yoldan vasıtalarıyla büyük bir hızla geçiyorlardı. Geçerken zaten tozlu olan yoldan kaldırdıkları büyük tozları  ön cephede bulunan binaları ve park halindeki arabaları sarıyordu. Site sakinleri hem yolun çukur tarlası haline gelmesi hem de toz üretim merkezi haline gelmesinden yaka silkmişti.

1992 Yılından beri oturulan yazlık sitede, site sakinleri, bu vb sıkıntıların son bulması için  yıllardan beri site giriş yolunun asfalt olması için yerel ve genel yönetimlere müracaat ediyorlardı. Benim de birine şahit olduğum çeşitli girişimler yapılmıştı. Sözler alınmıştı.

Çok kere ve çok yerden sözler alındığı için, iki yıldan beri ha, ha yapıldı ha yapılacak diye bekliyorduk. Çünkü sözler öyle idi. Üç gün önce zemin sağlamlaştırma için  silindir çalışmaya  başlayınca, geniş olan yolun bir kısmının asfalt yapılacağını öğrenildi. Site başkanı ve site görevlisi Kocaali Belediye Başkanına gidip yolun hepsinin yapılması konusunda talepte bulundular. İnceleme yapması için Belediye Başkanı, yardımcısı görevlendirildi.

Belediye Başkanı, yardımcısına yolun bütününün asfalt yapılmaması durumunda diğer tarafta biriken su göl haline geleceğinden, bu su, asfaltın altına su girecek ve asfaltın ömrünü  azaltır dedim. Site başkanı ve yanımdakiler de benzer şeyler söyledi. Başkan yardımcısı ise, asfalt yapılmayan yerlere daha sonra  mıcır ve ince çakıl dökeriz dedi. Hepsini asfalt yapmayacağız dedi.

Bu durumdan haberdar olan ve yolla ilgilenen bir başka site sakini Belediye başkanı ile olan samimiyetine güvenerek; başkanını arayıp yolun bütünün asfalt olmasını talep edince başkan da başkan yardımcısı gibi konuşunca diyecek söz kalmamıştı.

Dün saat 11.00de çalışmaya başladılar 12.00 öğlen molası ve büyükşehirdeki asfalt alma sıramızı daha üst torpilliler alınca asfaltımızın geç alındığını söylediler. Bu sebeple ancak  15.30  başlayıp yeniden çalışmaya başlanıp 16.30 da asfalt bittiği için paydos edildi. Son araba üç kepçelilik asfaltı dökmeyerek gitti. Anladığım kadarıyla bir yere ya da kişiye asfalt sözü vermişti. Yolun bitmesi için tahmini olarak üç arabalık bir asfaltlık iş kalmıştı.

Ama site sakinleri olarak büyük bir heyecanla çalışmaları izliyoruz. Taşeronun işçilerine  yağ yakılıyor. Onlara teşekkürler ediliyor.

Site sakinleri, buna da şükür. Adamlardan çok şey isteyerek ürkütmeyelim. Sonra yavaş yavaş yaptırırız diye kendi aralarında konuşuyorlar.

Halbuki, turizm bölgesinde bulunan bu yazlık site büyük şehir statüsüne tabi sınırlar içersinde bu sebeple hem Sakarya Büyükşehir hem de Kocaali Belediyesinin hizmet sınırları içerisindedir.
Bu sebeple, yazlık sitenin plan ve projesini onaylayarak yola terkini sağlayan belediye, o yolu zamanında yapmak zorunda değil midir? Site sakinleri belediyenin yapmakla yükümlü olduğu bu yolu 29 yıldır neden yapmadınız diye hak araması gerekirken hak etmediği ve ya yasal olmayan bir hakkı almış gibi durması normal bir durum değildir.

Aslında bu vb durumlar Türkiye’mizde uzun yıllardan beri normal yürümüyor. Halk bunu hak edene değil de ısrarcı olana verildiğini “Ağlamayan çocuğa meme verilmez” sözü tespit etmiyor mu? Yani her ağlayan haklı ve ya hak sahibi midir? Ülkemiz bu soruları sormayınca işte böyle mahrumiyetler devam eder gider. Ve bu durum kıt imkanlardan dolayı düzgün vatandaşa  kapılıları kapatırken; arsızlara, yüzsüzlere ve haksızlara ardına kadar açar…

Bu site sakinleri,  yıllardan beri, yol istekleri ve diğer istekleri tıpkı Türkiye genelinde olduğu gibi başka yanlış ve haksız etkenlerin araya girmesi ile yapılmadığından umutlarını kesmişlerdi.
Site sakinleri,  hiçbir işin zamanında yapılamayacağına kanaat getirmişlerdi. O kadar yol sıkıntısı çekildi ki yapılan bu yarım asfaltının yapılmasına bir şükür duasına çıkılmadığı kaldı.

Hatta site sakinleri, “Bu yapılanı  beğenmeyenler bile olacaktır” diye kendi aralarında konuştular.
İnsanlar işlerinin zamanında ve araya adam koyulmadan yapılamayacağına öyle inandılar. Çaresiz kaldıklarına yine kendileri şahit oldu. Yani insanlar işlerinin ihtiyaçlarına ve aciliyet durumuna değil de  yetkilinin inisiyatifine göre yapıldığını öğrendi. Bunu yıllarca yaşadı. Yaşadıkça öğrendi. Çaresiz kaldı. Çaresizliğini de öğrendi…

Bunun en belirgin örneği: “Çalıyorlar ama çalışıyorlar” sözünün hakim olduğu anlayış değil midir? Bu ana kadar kimsenin çalışmadığı propagandasıyla beynimiz yıkandı. Çalışmayan adamların yerine çalışanlar geldi anlayışı çeşitli çalışmalar sonucunda bir çok insanının kabulü oldu. Ama çalarsa çalsın en azından şu ana  kadar kimse çalışmadı. Bunlar çalışıyor. EEE çalışıyor ve hizmet ediyorsa biraz da çalsın canım yaklaşımı öğrenilmiş çaresizlik değil midir?

Bizim sitenin ve Türkiye’nin genel durumu bu “Öğrenilmiş çaresizlik”. Düzgün bir hal değil hastalıklı bir haldir.
 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2) - 19 Mayıs 2026
  • Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup((1) - 29 Nisan 2026
  • Eğitimde ve Toplumda Şiddet: Bir Tükenişin Anatomisi - 16 Nisan 2026
  • Türkeş Bey'e ABD Ajanı Diyen Marks'ın Çocuklarına ve İnanan Zavallılara - 05 Nisan 2026
  • "Tarih Baba" Ortaylı'yı Mahşeri Kalabalıkla Ahirete Yolcu Ettik - 17 Mart 2026
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği(5) - 10 Mart 2026
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (4) - 08 Şubat 2026
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (3) - 21 Ocak 2026
  • Sarıkamışta, Soğuğa ve Moskof'a Karşı Destan Yazan Vatan Evlatları - 22 Aralık 2025
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (2) - 11 Kasım 2025
  • Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (1) - 22 Ekim 2025
  • Soğuk Savaş Döneminde SSCB Talepleri ve Baskıları Türkiye'yi Batı ve ABD'ye Mecbur Bırakmıştı - 02 Ekim 2025
  • Bize Ne Oldu! - 10 Eylül 2025
  • Milli Mücadelenin Kazanıldığının Resmileşmeye Başladığı Büyük Zaferimiz - 31 Ağustos 2025
  • Memur-Sen Hakem Heyetine Güvenmiyormuş! - 24 Ağustos 2025
  • 15 Temmuz Kalkışması Üzerine Düşünceler - 15 Temmuz 2025
  • Birliğimize Kast Edenlere Verilen Değeri, Anlamak Mümkün Değil - 16 Mayıs 2025
  • Tam Çökmenin Yaşandığı MEB'de Yeni Çökme "Proje Okulları" (2) - 27 Nisan 2025
  • Tam Çökmenin Yaşandığı MEB'de Yeni Çökme "Proje Okulları" (1) - 15 Nisan 2025
  • Volkan Konak'ın Ölümüyle Ölümü Yeniden Öldürenler - 04 Nisan 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 13
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Yıllardır Bekleyen Hacı Adaylarının Feryadı...
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Edirne ve Uzunköprü'de Fetih Coşkusu
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yeryüzünde Gezin Dolaşın!..
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Mürailer Arasında Hakikatin Vakur Adımları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Bayram Vesilesiyle
Ali Kemal Gül
Bayram Vesilesiyle
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo