• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
11:19
Madencinin maaşına ödemeyen şirkete devletin kasasından milyon dolarlık kıyak
10:55
Nisan 2026 Enflasyon Verileri ve Ekonomik Yansımaları
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Bin Kere Düşün!..
Yayınlanma: 21 Mayıs 2023 - 10:36

Bin Kere Düşün!..

21 Mayıs 2023 - 10:36
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

Unutkan olan bazı insanlara “balık hafızalı” derler. Bu sözü, hayatım boyunca kimse için kullanmadım ve bu şekilde hitap edilmesini de hoş bulmadım. İnsanları, belki çok akıllı-az akıllı, zeki olan-olmayan veya hafızası güçlü-zayıf gibi sınıflara ayırabiliriz ama tam bir kıyas yapamayız. Bu durum, biraz da insanın kendisinden kaynaklanıyor. Eğer insanlar okumaya, araştırmaya önem verir; okuduklarını, duyduklarını, gördüklerini sorgulamak için çaba gösterirlerse, eminim ki bu zayıf yönlerinden kurtulabilirler. Atalarımız “işleyen demir pas tutmaz!” demişler.

Ayrıca, bol bol okuyup öğrenen kişilerin ufukları açılır; olaylara, yaşananlara “At gözlüğü ile bakmaz.”

Aynı şekilde bilgi, beceri ve kültür seviyesi yüksek insanların oluşturduğu toplumların, milletlerin kalitesi ve seviyesi de yüksek olur; toplumsal hafızaları gelişir ve unutkanlıkları azalır.

İnsanlar; tek başına veya içinde yaşadığı toplum ya da milletle birlikte büyük afetler, felaketler, musibetler, savaşlar vs. yaşayabilir. Bundan dolayı çok büyük travmalar oluşur. Bazıları, bu travmanın etkisinden kurtulamaz sonraki hayatı zehir olur; bazıları da unutmayı yeğler, kendisini başka işlerle meşgul ederek atlatmaya çalışır.

Türk Milleti; tarihte -dayanması gerçekten çok zor- o kadar travma yaşamıştır ki; “ders veya ibret almış mı?” derseniz: Hayır. Milletimizin zaaflarından birisi; geçmişte yaşadıklarını, hatta çok geriyi değil dün yaşadıklarını bile çok çabuk unutması veya unutmuş görünmesidir. Mesela; “Türk” kimliğini unutur veya unutmuş gibi görünür ya da kimliğini söylerse Müslümanlığına zarar geleceğini sanır. İslâm’ın, bütün milletlere geldiğini ve Müslümanlığın Arapçılık olmadığını düşünmez. Batı’da; “Türk” denince “Müslüman”, “Müslüman” denince “Türk”ün akla geldiğini bilmez!..

Prof.Dr.Özcan Yeniçeri’nin, 26/11/2022 tarihinde Ankara Türk Ocağı’ndaki konferansında aldığım notlardan birkaç cümle paylaşmak isterim: “Milletlerarası mücadele saflık kaldırmaz… Bütün planlar Ortadoğu ve bizim üzerimize… Tarih aklı olmayan kişiler, devlet yönetemez… Bastığınız toprak, taşıdığınız bayrak, döndüğünüz kıble belli olacak… Türk Milleti kendisini başkası sanma hastalığına tutuldu… Yeniden Türkleşmek gerekiyor...”

Sığınmacı Meselesi

Şehitler vererek işgalci düşmanları kovup kurtardığımız vatanımız, sessiz bir istilaya uğramaktadır. Hiçbir devlet bunu kabul etmez. Maalesef! Milletimiz ve yöneticilerimiz -gerekçelerini bilemiyorum- göz yumuyorlar gibi... Sanki dünyanın sığınma kampına döndük: Halen de geliyorlar. Sınır güvenliğimizi ve millî güvenliğimizi sağlamak zorundayız.

Şu anda, 10-13 milyon göçmenden bahsedilmektedir: Bu, Türkiye nüfusunun yaklaşık %13’ü demektir. Maşallah! Bir de durmadan doğuruyorlar. Ne derece doğrudur, bilemiyorum: Geçen bir arkadaşım bahsetti; bir hastanede gece 12 doğum olmuş; 2’si Türk, 2’si Pakistanlı, 8’i Suriyeliymiş. Bu gidişle 10-15 yıla kalmaz, nüfusumuzun %30’u yabancı olur.

Eşeğini kaybeden Nasreddin Hoca, yanındakilere; “bir ümidim şu tepenin ardında; orada da bulamazsam, bakın o zaman hocanın ağıdına…” demiş!..

Nüfus yapımız (demografik yapı) her geçen gün bozulmaktadır. Bu durum, iç kargaşaya zemin hazırlamak demektir ki; gelecekte Türkiye’nin de hepimizin de iç tehdit ve tehlike ile karşılaşacağı anlamına gelir. Sıkıntıları başladı bile... Çok geç olmadan çözüm bulmak zorundayız.

Bu insanlar vatansız değildir; hepsinin geldiği bir vatanları var. “Ensar-Muhacir” edebiyatı da bitti!.. Göçmenlere, insanî açıdan elimizden gelen her türlü yardımı fazlasıyla yaptık. Bir atasözümüz der ki; “Misafirlik üç gündür.” 2011 yılında gelmeye başlayan Suriyeli göçmenlerin misafirlikleri 12 yıl oldu.

Devletlerarası ilişkiler, karşılıklı çıkar amaçlı ilişkilerdir. AB, 5-6 milyar Avro’yu Türkiye’ye niye veriyor? “Türkiye sınırları açmasın, göçmenler kendi ülkelerine gelmesin” diye; yani korkularından… Bu yüzden, ya sınırlar açılarak Avrupa’ya gitmelerinin önü açılmalı ya da ülkeleriyle temas kurularak geri gönderilmeleri sağlanmalıdır.

Sığınmacılara, AB’nin gönderdiği paranın kat kat fazlasını harcadık: “Ekmek elden, su gölden” yaşıyorlar; keyifleri yerinde… Yine de fırsat buldukları an, batı ülkelerine kaçmayı düşünüyorlar; “yardımcı olalım” derim!..

Ekonomi ile sığınmacıların ilişkisi

Bir ülke için nüfus çok önemlidir: Ancak derleme-toplama nüfustan bahsetmiyorum. Ülkenin kendi millî nüfusunun artması; hem iş alanlarının, üretimin ve millî gelirin artırılması için siyasileri (iktidardakileri) zorlar, hem de tüketim yoluyla ekonominin canlanmasını sağlar.

Bugün vatandaşımızın yaşadığı sıkıntılar çok fazladır. Bu sıkıntıların baş sorumlusu mevcut iktidardır ve uyguladığı yanlış ekonomi politikasıdır. Ancak, sığınmacı nüfusunun çok fazla olması, ekonomik sorunları da tetiklemiştir.

Ülkeye göçmenler gelmemiş olsaydı;

* Enflasyon, hayat pahalılığı, geçim zorluğu, işsizlik bu kadar artmayacaktı.

* Ekonomi “arz-talep dengesi” üzerine kurulur; piyasadaki her çeşit malın ve malzemenin fiyatı bu kadar yükselmeyecekti.

* Ev fiyatları, kiralar çok aşırı artmayacaktı.

* Döviz yükselmeyecek, devletin iç ve dış borcu artmayacaktı.

* Dış ticaret (ihracat-ithalat) açığı ve bütçe açığı artmayacaktı.

* Kısacası ekonomi bu kadar kötü olmayacaktı.

Aslında bu problemleri başımıza kendimiz bela ettik: “Kendi düşen ağlamaz.” Ama bazılarının bencil ve duyarsız tavırlarını belirtmem gerekiyor. Futbol takımı tutar gibi parti tutuluyor. Takım tutmanın kimseye zararı yoktur ama iktidarın beceriksiz uygulamalarının herkese zararı oluyor. Özgür iradenizle değil de birilerinin işaret ettiği yere oy verirseniz; sonuç da böyle olacaktır.

Süleyman Şah Türbesi ve adalar

Suriye’de Caber Kalesi eteklerinde Türkiye’ye 30 km. ötede bulunan ve 20 Ekim 1921 tarihli Ankara anlaşması ile Türk toprağı sayılan ve Türk askerleri tarafından korunan Süleyman Şah Türbesi, Suriye’deki iç savaş öne sürülerek 21 Şubat 2015 tarihinde (geçici olarak) sınıra 180 metre mesafedeki Eşme Köyü’ne getirilmişti. Halen esas türbesine taşınamadı.

Yine, Ege’de Türkiye’ye ait 20 ada ve 2 kayalık Yunanistan’ın işgali altında ama bugüne kadar bir şey yapılamadı.

Türk töresinde, vatanın bir karış toprağı verilmezdi. Hakan/Hükümdar önce halkını düşünür; halkını zengin kılmadan kendisi zenginleşmezdi. Hatta her yıl toyda malını yağmalattırırdı.

Sonuç olarak; düşünmeniz için yazımın başından beri bir şeyler anlatmaya çalıştım. Şimdi soruyorum: Bu meselelere kim sebep oldu? Sebep olanlar çözebilir mi?..

Türkiye, önümüzdeki Pazar günü “Referandum” gibi bir seçime gidiyor. İki aday kaldı: Bir aday, beş yıldır uygulanan ve yukarıdaki sorunlara sebep olan mevcut “Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”nin devamından yana; diğer aday ise güçler ayrılığının da olduğu “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem”den yana…

Bin defa düşüneceğiz: kendimiz için değil, çocuklarımız, torunlarımız, geleceğimiz için… Bir oy, bazan bir bazan bin oy değerindedir.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • Mitostrateji'den Son Sözler - 25 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-2 - 18 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-1 - 11 Ocak 2026
  • İyeler ve Cinler - 04 Ocak 2026
  • Ak ve Kara İyeler - 28 Aralık 2025
  • Al Karısı, Doğum ve İyeler - 21 Aralık 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 27
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Mesleğiniz nedir? "Cumhuriyet öğretmeniyim."
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Yöneticilerin En Ağır Yükü: Kul Hakkı...
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Eğitim Meselemiz /Ulusal Egemenlik ve Türk Ocakları
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
ABD İsrail Savaşı İnsanlıkladır!..
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Anadolu'nun Türklüğü
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Eski Türklerde Hayvancılık-1
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Kalbin Sükûtuna Doğru: Bir Ramazan-ı Şerif Niyeti
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Eğitim Zorunlu Mu, Sorunlu mu?
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Ürkek Bir Ceylan Gibiyiz.
Orhan KILIÇOĞLU
Ürkek Bir Ceylan Gibiyiz.
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Türk Olmanın Gururu
Ali Kemal Gül
Türk Olmanın Gururu
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Kadını Niye Siyaset Yapmalıdır?
Şerife Güven
Türk Kadını Niye Siyaset Yapmalıdır?
Ne Mutlu Türk'üm Diyene!
Köksal Cengiz
Ne Mutlu Türk'üm Diyene!
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
Malatya'daki Okul Kütüphanesine Kitap Bağış Çağrısı
Malatya'daki Okul Kütüphanesine Kitap Bağış Çağrısı
Kamuda Üst Düzey Atamalar.Ankara Valisi ve Emniyet Genel Müdürü değişti
Kamuda Üst Düzey Atamalar.Ankara Valisi ve Emniyet Genel Müdürü değişti
Bayan Öğretmenlere Mesaj Atan 2. İl Milli Eğitim Müdürü İddiası
Bayan Öğretmenlere Mesaj Atan 2. İl Milli Eğitim Müdürü İddiası
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim