• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
09:31
GSB'den Sınavsız Atama Müjdesi: 2.610 Personel Alınacak!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Dava Büyük (4)
Yayınlanma: 21 Şubat 2021 - 09:51

Dava Büyük (4)

21 Şubat 2021 - 09:51
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk


İktidarda CHP-MSP koalisyonu vardı: Bülent Ecevit Başbakan, Prof.Dr. Necmettin Erbakan da başbakan yardımcısıydı.
8 Mart 1974 tarihinde yapılan Milli Eğitim Bakanlığı’nın açtığı memurluk sınavı için Ankara’ya gidip dönmüştüm. Sınavı kazandığımı öğrenmiştim ve atama kararnamemi bekliyordum.
Ardından 15 Mayıs 1974 tarihinde 1803 sayılı “Cumhuriyetin 50 nci Yılı Nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı Hakkında” Kanun (RG: 18/05/1974 - 14890) kabul edilmişti.
Kanunun 15 inci maddesi D bendindeki: “1973 - 1974 ders yılı için yapılan üniversite giriş sınavları sonunda aldıkları puanlar itibariyle fakülte ve yüksek öğrenim kurumlarına girmeye hak kazanmış lise mezunları, önkaydını yaptırmış olsun, olmasın, bu kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde girmeye hak kazandıkları fakülte ve yüksek öğrenim kurumlarına başvurdukları takdirde kesin kayıtları yapılır.” hükmünden yararlanarak, bir önceki yılın üniversite sınav puanıyla AİTİA Mali Bilimler ve Muhasebe Yüksek Okulu’na kayıt yaptırmış, henüz okullar açık olmadığından Elbistan’a dönmüştüm.

Bir ay eczanede çalıştım. Elbistan’da iki yıl kalmış, artık iyice bunalmıştım. Sonunda Bakanlıktan göreve başlama yazım geldi. Hem memuriyete başlayacağımdan hem de okulum açılacağından, Eylül başında Ankara’ya döndüm. 6 Eylül 1974 tarihinde Bakanlıktaki görevime başladım.
Lise son sınıftayken, ağabeyimler; Demirlibahçe’deki evlerinden Altmışevler’e lojmanlara taşınmışlardı. Ankara’ya dönünce bir süre ağabeyimlerde kaldım. Sonra kendime küçük bir ev aramaya başladım. Çünkü hem lojman küçüktü hem de yeğenler büyümüşlerdi; ev dar geliyordu. Zaten bir süre sonra ağabeyimin tayini Diyarbakır’a çıktı.
Bakanlıktaki çalışma arkadaşlarım da ev aramama yardımcı oluyorlardı. Tavsiyelere göre kiralık evlere bakıyordum; ancak uygun bir ev bulamıyordum, beğendiklerimi de -bekar olduğum için- vermiyorlardı.

Yurt hayatım
Memur olduğum için çıkmayacağını düşünmeme rağmen Kredi ve Yurtlar Kurumu’na müracaat etmiştim. Liste açıklandığında Atatürk Öğrenci Yurdu listesinde adım çıktı ve hemen gidip kayıt yaptırdım.
Yurt; Dörtyol’dan Aktaş - Gülveren tarafına giden Plevne Caddesi üzerindeydi. Yan tarafında Devlet Konservatuvarı, caddenin diğer tarafında tam karşıda Ankara Hastanesi bulunuyordu. Lise yıllarım buralarda geçtiği için semti biliyordum. Eskiden oturduğumuz Doğanbahçesi Sokak’la yurdun arkasındaki Demirkapı Sokak (şimdi İLKSAN Başkanlığı binası burada) birbirine paralel sokaklardı. Arada dikey kesen ve üzerinde demiryolu köprüsü bulanan Yemeni Sokak’tan yukarı çıkılarak varılabiliyordu.
Yurt, bir bahçe içinde altı katlı üç büyük binadan oluşması sebebiyle “Site Yurdu” diye de bilinirdi.
CHP-MSP hükümeti istifa etmiş, ardından 17 Kasım 1974 tarihinde Sadi Irmak başbakanlığında hükümet kurulmuştu; ancak güven oyu alamamıştı. DP’den ayrılan 9 milletvekilinin desteği ile 31 Mart 1975 tarihinde Süleyman Demirel başbakanlığında AP-MSP-MGP-MHP’nden oluşan koalisyon hükümeti (Bazı çevrelerce I. Milliyetçi Cephe, MC diye adlandırılan) kurulmuştu.
Başlangıçta yurt biraz karışık olsa da zamanla ülkücülerin hâkim olduğu bir yurt haline geldi. Yurtta, Kahramanmaraşlı hemşehrilerimin yanı sıra Elbistanlı da birçok hemşehrim vardı. Odalar dört kişilikti. Yönetimle görüşerek aynı odada kalabiliyorduk. Benim kaldığım odada Elbistanlı Sabri Yektauşakları (rahmetli oldu), Göksunlu Ali Dal ve Ispartalı Ali Altıntuğ vardı. Yurtta çok zor günler geçirdiğimiz gibi çok eğlenceli günlerimiz de oluyordu.
Yurt yöneticileri dışında öğrencilerin seçtiği yurt başkanları da vardı. Bir süre sonra öğrenci başkanı hemşehrim Esat Bütün oldu.
Git gide öğrenci kavgaları artmaya başlamıştı. Üniversiteler, okullar, yurtlar basılıyor; silahlar kullanılıyordu. Gerek yurt yöneticileri gerekse öğrenci başkanları tedbir alıyorlardı. Her ihtimale karşı geceleri bina önlerinde ve katlarda sırayla nöbet tutuluyordu. Duruma göre 15 günde bir nöbet geliyordu. Bir gece nöbetim esnasında -saat 01.30 sıralarında- Dörtyol’dan Aktaş istikametine hızla giden bir araçtan yurdun kurşunlanmasına şahit olmuştum.
Ülkü Ocakları Genel Merkezi, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı üzerinde Demirtepe Köprüsü’nün yanındaki binanın en üst katındaydı. Bazen nöbet tutmak, bazen de derneğin gazete, dergi ve bildirilerini dağıtıma hazırlamak için görevlendirildiğimiz oluyordu.
Doğu Kültür Ocakları ise Kızılay’da Adem Yavuz Sokağı’nın köşesindeki binanın en üst katındaydı. Kızılay’da bildiri dağıtılırken çok sıkı tedbir alınıyordu.
Gündüzleri işe, akşamları da okula gidiyordum. Bazı geceler, genellikle saat 24.00’den sonra afiş asmaya çıkıyorduk. Hem memur hem de öğrenci olmam sebebiyle tedirginlik yaşadığım oluyordu. Ama arkadaşlarımı yalnız bırakmamak ve korktu dedirtmemek için verilen görevleri yapıyordum.
Afiş asarken bazen polislerle karşılaşıyor, yakalanmamak için kaçıyorduk; bazı arkadaşlarımızı yakalıyorlardı. Yurda dönüp durumu başkana bildiriyorduk. O dönemde Pol-Der ve Pol-Bir adıyla farklı dernek kuran polisler dahi ikiye ayrılmışlardı. Karşılaşılan polisler; fikri yapılarına göre ya yardım edip bırakıyorlardı ya da nezarethaneye götürüp dayak atıyor, işkence ediyorlardı. Allah’tan, kendim yakalanma hadisesiyle karşılaşmadım.
Okulumuz; Dörtyol’da Cebeci Stadının karşısında, bugün ki Dumlupınar Caddesi ile Geçit Sokağı’n köşesindeydi. Büyük bir binaydı; bir tarafı okul, bir tarafı Manisa Öğrenci Yurdu’ydu. Demiryolunun altındaki geçitten Cebeci’ye geçiliyordu; AÜ. Siyasal Bilgiler ve Hukuk Fakültelerine yakındı. Sol’un hâkimiyetindeki Cumhuriyet Yurdu buradaydı. Bazen okulun basılacağı istihbaratı alınıyor; Sol’a teslim etmemek için ya akşamdan ya da sabah çok erken okula gidip bekliyorduk. Bizdeki bu endişe karşı tarafta da vardı: Onlar da benzer tedbirler alıyorlardı.
1976 yılı olabilir. Hatırladığım kadarıyla bir ülkücü Hacettepe civarında şehit edilmişti. Ayrıca Hacettepe Hastanesi’ne kaldırılan yaralı ülkücülere kötü muamele yapıldığı söyleniyordu. Bir veya iki gün sonraydı; sabah 07.00 gibi odalara “yurdun önünde toplanılacağı” haberi geldi. Ne için toplandığımız konusunda net bir bilgimiz yoktu; aşağı indik. Zaman zaman böyle durumlar oluyordu. Gitgide kalabalık arttı. Sonra yürüyüş koluna geçerek ilerlemeye başladık. Ülkü Ocakları’ndan görevliler yürüyüşü yönlendiriyorlardı.
Talatpaşa Bulvarı’ndan Samanpazarı’na çıkarak Hacettepe Üniversitesi’ne vardık. Çeşitli yerlerden ve farklı yollardan gelenlerle birlikte çok büyük bir kalabalık oluştu. Üniversite bahçesine girdik; aniden silah sesleri duyuldu ve görevliler “yere yatın” dedi. Hepimiz yüz üstü yere yattık, silah seslerinin geldiği yere doğru bakıyorduk. Bazı arkadaşların yaralandıkları haberi geldi. Az sonra daha çok silah sesleri duyuldu ve bir süre sonra kesildi. Karşı taraftan silah sıkanların kaçtıkları ve okula girildiği bildirildi.
Yurttan çıkışımızla olayların bitmesi üç, üç buçuk saat kadar sürmüştü. Saat 10.30 gibi dağılmamız söylendi. Öğrenciler kendi okullarına, çalışanlar işlerine gittiler.
Haftaya devam…

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • Mitostrateji'den Son Sözler - 25 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-2 - 18 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-1 - 11 Ocak 2026
  • İyeler ve Cinler - 04 Ocak 2026
  • Ak ve Kara İyeler - 28 Aralık 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 27
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Mayıs,Ayı ve Gazi Turhan Beyi Anma Töreni
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Eski Türklerde Hayvancılık-2
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Anneler Günü'nün Sessiz Çocukları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Tek Adama Yönelik Rejim
Ali Kemal Gül
Tek Adama Yönelik Rejim
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Niçin Türkçüyüz
Şerife Güven
Niçin Türkçüyüz
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet Etti
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet...
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür kayıp, kayıtlar eksik, projeler hayali..
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür...
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo