• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
09:31
GSB'den Sınavsız Atama Müjdesi: 2.610 Personel Alınacak!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Dava Büyük (6)
Yayınlanma: 07 Mart 2021 - 09:35

Dava Büyük (6)

07 Mart 2021 - 09:35
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk


Muhafazakâr merkez sağ hariç, “Siyasal İslâmcılar”a gelince; dindar (!) görünümlü bu kişiler, komünistleri bırakıp bize musallat oluyorlardı. Herhalde bizi kandırabileceklerini sanıyorlardı ki, bizi iknaya çalışmakla ömürlerini geçirdiler.
Hep bizimle tartışıyorlar; devamlı kafa karıştırmaya çalışıyorlardı. “Türk müsün, Müslüman mısın?” diye akla ziyan sorular soruyorlardı: Sanki bunlar birbirinin karşıtı kavramlarmış gibi!.. “Sadece kendilerini Müslüman gören, kendileri dışındakileri dinsiz, zındık, kâfir sayan” bir zihniyete sahiptiler.
Devamlı Atatürk’ü ve Cumhuriyeti kötülüyorlardı. Ayasofya’nın açılması için mücadeleyi ilk başlatanların, dilekçe kampanyası düzenleyenlerin ülkücüler olduğunu bilmediklerinden; Ayasofya gibi, halifelik gibi konuları gündeme getirip aklımızı çelmeye çalışıyorlardı. Hep Osmanlı’yı öne çıkarıyorlar; adaletinden, ahlâkından, fetihlerinden bahsediyorlardı.
Esasen derin bir bilgileri de yoktu; anlattıkları ya Fatih ya Yavuz ya da Kanuni’ydi. Mesela; Osmanlı’nın son 200-300 yılından hiç haberleri yoktu veya konuşmazlardı. “Resmî tarih”, “alternatif tarih” deyip dururlardı!..
Hep sübjektif, yüzeysel, kulaktan dolma ve tek taraflı bilgilerle tartışıyorlardı ve aşırı önyargılıydılar. Hiçbir meseleye; insanî, objektif, bilimsel bakmadıkları gibi ahlâkî değillerdi ve dünya gerçeklerinden uzaktılar. Sözlerinin çoğu fitne, fesat, dedikodu ve iftira sayılacak ifadelerdi.
Birbiri ile hiç karşıt olmayacak kavramları ve/veya kişileri karşı karşıya getiriyorlar; bizi, cendereye almak istiyorlardı.
Evet, Osmanlıyı da seviyorduk; çünkü “Kadim Türk Tarihi”nin bir parçasıydı. Ama Atatürk’ü ve Cumhuriyeti de seviyorduk; çünkü Atatürk devletimizin kurucusuydu ve Türkiye Cumhuriyeti de Anadolu’da kurduğumuz son devletimizdi. Onlar “kâfir devlet” derken, biz korumak için mücadele ediyorduk.
Bütün bunlara rağmen; “alınları secde görüyor” diye okumalarına, derslere girmelerine, mezun olmalarına yardımcı oluyorduk. Koltuklarımızın altında işlerini yürütüyorlardı. Daha sonraki dönemlerde bunların bazılarını gözlemledim. Özellikle din eğitimi alanların karakterleri ve davranışları çok dikkatimi çekmiştir. Tabii ki tamamını suçlamak istemiyorum ama birçoğu sıkıştığında bukalemun gibi renk değiştirip bulundukları ortama uyum sağlayabiliyorlardı; riyakârdılar. Kişilikli ve ilkeli bir tavırları yoktu.
Mücadeleleri, sadece bizimleydi ve işleri de aramıza fitne sokmaktı. Bazen “bizdenmiş gibi göründüler” ama hiçbir zaman “bizden de bizimle de” olmadılar.
Solun elindeki okullara da rahat rahat gidip geldiklerini, öğrenci başkanı seçimlerinde iş birliği yaptıklarını biliyorduk. “Palavra sıkmalarına bakmayın”, bedel ödemediler. Mesela; 12 Eylül 1980 darbesinden sonra MEB mescidinde bunlardan kimse kalmadı. Vakit namazlarına, Cuma’ya bile inmiyorlardı.
Bunlar hep “kolay dönem Müslümanları”dır; Gücü gördüklerinde itaat ederler ya da gücü ellerine geçirdiklerinde acımasızca diğer insanları ezmeye çalışırlar.
Daha önce defalarca yazdım; yine yazıyorum: Çocukluğumdan beri namazlarımı kılar, Ramazan orucumu tutarım. Evlendiğimden beri de beş vakit namazımı kesintisiz kılarım.
En çok kızdığım şey, iman ve inancımın tartılmasıdır. Hele hele dinî samimiyetimi kimse ölçemez, biçemez!.. Bildiklerimi -uygun ortamlarda- karşımdakilere aktarırım ama kimsenin inancına karışmam.
Allah’ın; Kafirûn Suresi’nin son ayetinde belirttiği gibi (mealen) “Sizin dininiz size, benim dinim de banadır.” Kâfi değil mi?

Kitap tavsiyeleri
İşimden ve okulumdan (derslerden) arta kalan zamanlarımda genelde kitap okuyordum. Kendimi yetiştirme ihtiyacı duyuyordum. Çünkü işyerinde farklı düşüncede arkadaşlar vardı ve onlarla müsait oldukça tartışıyorduk.
Bir fikri savunuyorsanız, o fikri iyi bilmeniz gerekir. Alparslan Türkeş’in; “Bir fikre, bir ideolojiye, kendisinden daha üstün bir fikirle karşı çıkılır. Karşı fikir kaba kuvvetle ezilemez.” sözünü şiar edinmiştim.
Yurttayken, okumamızda fayda görülen kitapların listesi verilirdi; arkadaşlar da birbirine kitap tavsiyesinde bulunurdu. Tavsiye edilen kitapları okumaya çalışıyordum. Şimdi düşünüyorum da bazı kitapları bize niye tavsiye etmişler acaba?.. Mesela; kim, neden Kadir Mısıroğlu’nun “Lozan Zafer mi, Hezimet mi?” adlı kitabını tavsiye etti, bilemiyorum?.. Tabii ki kitaba bakarsanız, Lozan hezimetle bitmişti; kazandıklarımızdan çok kaybettiklerimiz vardı.
Düşünün!.. Bu Kadir Mısıroğlu, kendi yazdığı “Yunan Mezalimi” adlı kitabın içeriğine ters düşmüş; maalesef! “Keşke Yunan galip gelseydi” diyecek kadar şaşırmıştı.
Lozan konusunu, daha sonra başka kaynaklardan da okudum: Aslında Lozan’da azınlıklar konusuna, etnik açıdan değil inanç açısından bakılmış, onu anladım. “Azınlık” olarak gayrimüslim (İslâm harici, Müslümanların dışında) olan Rumlar, Ermeniler ve Yahudiler sayılmış. Buradan şu sonuca varabiliriz: Atatürk; ülkede yaşayan ve diğer etnik gruplardan olup Müslüman olan halkı dışlamamış, tam tersi onlara olumlu bakmış, kucaklamıştır.
Zamanla farklı kitapları okudukça anladım ki ne Atatürk’ün ne Cumhuriyetin ne de kuruluş ilkelerinin İslâm’la çatışan bir yanı yok. “Siyasal İslâmcılar”ın gençlik yıllarımızda anlattıkları, söyledikleri, tartışma konusu yaptıkları konular; aslında İslâm sanılan geleneklermiş. Atatürk; ülkesi ve milleti için çabalayan çok önemli bir insan. Hele hele Osmanlı padişahları ile karşılaştırılmasını hiç uygun bulmam. Kimse kimseyle de kıyaslanmamalıdır.
Geçmişte hükümdarlar, padişahlar, şehzadeler; yaşadıkları çağın gereği olarak kavga etmişler, mücadele etmişler, kardeş katli yapmışlar; aynı soydan-boydan olan insanlar, taraftarı oldukları hükümdarın / beylerin yanında birbirleriyle savaşmışlar; taht kavgaları olmuş. Mülk, yani devlet ve topraklar hükümdarların olmuş, halk / ahali kul olmuş. Gayrimüslimler vergi vererek askerlikten muaf olup kendi işiyle gücüyle uğraşmış. Ticareti, neredeyse tamamen ellerine alıp zenginleşmişler ve Osmanlı’ya borç verir hale gelmişler. Sonra da Osmanlıya başkaldırmışlar ve devletin yıkılışının sebeplerinden biri olmuşlar.
Müslüman kardeşlerimiz (!) olan Araplar ise; İngilizlerin, Fransızların oyuncağı olmuş, Osmanlı’ya başkaldırmışlar. Daha ne anlatalım!..

Tek yanlı okumak
Bazen biz ülkücülerin de tek yanlı okuduğunu düşünmekteyim. Okuduğum eserler, takip ettiğim medya farklılaştıkça ve yaşadıklarım ve yaşım ilerledikçe -ister istemez-gençliğimizde yönlendirildiğimizi düşünüyorum.
Tarihten ders ve ibret almaktan başka ne yapabiliriz? Çünkü geçmiştir. Ama şu bir gerçek; aşırı sağ dini, aşırı sol da Atatürk’ü fazlasıyla kullanmış ve hâlâ da kullanıyorlar. Dışarı ile bağlantıları var mı? Bence var.
Türk Milliyetçileri, Ülkücüler ise; “Elhamdülillah, Müslümandırlar” ama inançlarını Allah için yaşarlar. Ayrıca;
* Türk Milleti’ni karşılıksız severler.
* Türkiye Cumhuriyeti’nin kalkınmasını, büyümesini, çağdaş medeniyetler seviyesine yükselmesini; vatandaşlarının zengin, mutlu ve müreffeh olmasını isterler, bunun için çaba gösterirler.
* Çok büyük idealleri vardır. Samimi, ilkeli, dürüst ve ahlâklıdırlar. Kendi tarihlerini, kendi atalarını eleştirebilirler ama kınamazlar, ayıplamazlar.
* Diğer milletleri ve devletleri aşağılamazlar; fakat dünyanın bir milletler mücadelesi olduğunun bilincindedirler, bilirler.
 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • Mitostrateji'den Son Sözler - 25 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-2 - 18 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-1 - 11 Ocak 2026
  • İyeler ve Cinler - 04 Ocak 2026
  • Ak ve Kara İyeler - 28 Aralık 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 27
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Mayıs,Ayı ve Gazi Turhan Beyi Anma Töreni
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Eski Türklerde Hayvancılık-2
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Anneler Günü'nün Sessiz Çocukları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Tek Adama Yönelik Rejim
Ali Kemal Gül
Tek Adama Yönelik Rejim
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Niçin Türkçüyüz
Şerife Güven
Niçin Türkçüyüz
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet Etti
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet...
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür kayıp, kayıtlar eksik, projeler hayali..
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür...
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo