• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
09:31
GSB'den Sınavsız Atama Müjdesi: 2.610 Personel Alınacak!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Dedem Korkut Ata
Yayınlanma: 02 Ocak 2022 - 12:22

Dedem Korkut Ata

02 Ocak 2022 - 12:22
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk


Türk Milleti’nin değerlerinden biri olan Dede Korkut’u / Korkut Ata’yı tanıtmadan önce yeni yılla ilgili görüşlerimi paylaşmak istiyorum. İnşallah! 2022 yılını salgın, kıtlık, deprem, yangın, sel gibi felaketlerle karşılaşmadan sevgi, barış, huzur ve mutluluk içinde geçiririz.
Tüm dünyada olduğu gibi yılbaşı çeşitli etkinliklerle kutlandı; gençler çılgınca eğlendi, çocuklara hediyeler verildi. (Noel Baba’nın, IV.yüzyılda Antalya’nın Demre İlçesi’nde Aziz Nikolas adıyla yaşadığı belirtilmektedir. 1985 yılında bir kurs gezisinde kiliseye uğramıştık.)
Teknolojinin ve iletişimin bu kadar geliştiği bir ortamda, benzer kutlamaların ülkemizde de yapılması, çok yadırganmamalıdır. Bunu vaazlar verdirerek, hutbeler okutarak önlemeniz mümkün değildir. Hele de dinin en çok istismar edildiği, diyanete inancın ve güvenin kalmadığı bir dönemde beyhude bir çaba… Zaten sosyal medyada bunu rahatlıkla görebiliyorsunuz.
Türklerin eski inanç ve düşünce sisteminde “Akçam, Hayat Ağacı, Ayaz Ata” gibi semboller vardır. Doğada ağaç süslemek, ışık yakmak, dilekte bulunmak geçmiş geleneklerimizdir ve Batı kültürüne bizden geçmiştir. Bunu fazla abartmamak lâzımdır.
Biliyorsunuz bu dönem, “Değerler Eğitimi”nin en çok konuşulduğu bir dönemdi; ama göstermelik faaliyetlerden öteye geçemedi. Aksine buldozer gibi tümünün üstünden geçildi. Millî değerlerimiz bir tarafa, dinî değerlerimiz bile yerle yeksan edildi.
Her şeye rağmen çocuklarımızın, gençlerimizin eğitiminde; başta biz ebeveynler olmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’na düşen görevler bulunmaktadır: Millî kültürümüze dönmek ve kendi kültürümüzden seçtiğimiz değerleri öğretmektir.

Dede Korkut / Korkut Ata
“Bilge kişi” olarak bilinen bir halk ozanıdır. Kopuzu elinde Orta Asya’da Oğuz boyları ve kabileleri arasında dolaşır. Hakanlara, hanlara, beylere, başına toplanan erkek-kadın, yaşlı-genç herkese Türk inancını, töresini, ahlâkını, geleneklerini, kahramanlıkları hikâye şeklinde anlatan tarihî kişiliktir.
İnsanların sıkıntılarına, dertlerine çare aradığı için bir kısım halk kam, baksı (şaman) olarak tanır. Bazıları da hükümdarlara vezirlik, danışmanlık yapan bir Türk velisi olarak bilir.
Halk; onun aydın, berrak gözlü bir dev kızından dünyaya geldiğini söyler; oysa o bir insandır. Doğum tarihi bilinmez; 8.yüzyılda, yani 700’lü yıllarda Göktürkler döneminde yaşadığı söylenir. Kaç yıl yaşadığı tam bilinmese de uzun bir hayatı olmuştur: Kimisi 100 yıl, kimisi 295 yıl yaşadığını belirtmektedir.
Bazılarına göre Aral Gölü’ne dökülen Seyhun (Sir-i Derya) nehrinin sol tarafında kurulmuş bir Kazak obasında, bazıları da Derbent Bölgesinde yaşadığını yazar. (Derbent: Şimdiki Azerbaycan Cumhuriyeti ile Rusya’nın Dağıstan Özerk Cumhuriyeti arasında bir dağ geçididir. Eski kaynaklarda Hun Geçidi olarak geçer.)
Mezarının yeri hakkında;
- Seyhun (Sir-i Derya) nehrinin sağ tarafına gömüldüğü,
- Alman İmparatoru’nun Moskova ve İran elçisi Adam Olearius; hatırasında 1638’de Demirkapı-Derbent şehri yakınlarında “İmam Korkut” adlı bir velinin mezarını gördüğü,
- Evliya Çelebi Seyahatnamesinde, 1647’de Demirkapı’da gördüğü ziyaretgâhın Dede Korkut’a ait olduğu,
- Kalinski ile Kızılorda şehirleri arasında Seyhun (Sir-i Derya) nehrinin Aral gölüne yakın sahilde havzada yaşayan Kırgız, Kazak, Karakalpak ve Türkmenler tarafından Korkut Ata'nın kabri diye ziyaret edilen bir mezar olduğu,
- Azerbaycan’da ve Anadolu’da mezarının olduğu,
- Bayburt'un Masat köyü çıkışında, halk arasında Ali Baba türbesi denen Türkmen türbesinin Dede Korkut’a ait olduğu (Orhan Şaik Gökyay'ın ifadesidir) gibi birçok iddia bulunmaktadır.
Korkut Ata’nın, Oğuzların Kayı veya Bayat boyundan olduğu söylenir. O kendisini bütün Türk boylarından sayar. Çünkü o tarihlerde Oğuz boyları arasında iç kavgalar oluyordu. Bu durum düşman karşısında zayıf düşürüyordu. Sevgiye, aşka, yiğitliğe, fedakârlığa ve birliğe çağırıyor; kabileleri barıştırıyordu.
Destanlarımızdan, atasözlerimizden, deyimlerimizden, kahramanlıklardan yararlanarak halka iyiyi, güzeli, doğruyu aktarıyordu.
Oğuz Türkçesi konuşuyor; öyküyü anlatırken arada şiirler söyleyip, kopuzla türküler okuyordu. Hatta bazen olağanüstü güçleri olan yaratıkları ve kahramanları hikâyelerine katıyordu.
O dönemde Türklerde kadına çok büyük değer verilirdi; en üst makam kadına aitti. Kadının her konuda söz hakkı vardı. Oğuz beyleri dahil erkekler tek eşli olup aile; anne, baba ve çocuktan oluşurdu. Ailede sadakat, şeref ve namus anlayışına çok değer verilirdi. Aile bireyleri arasındaki ilişkiler sevgi, saygı, bağlılık ve yardımlaşma üzerineydi.
Doğan çocuğa ad verilmesi büyük önem taşırdı. Çocuklar belli bir yaşa gelince, yaptığı kahramanlığa veya işe bakılarak Korkut Ata tarafından adı verilirdi. Mesela: Boğaç Han; ismini, çocuklarla oynarken kendilerine saldıran boğayı öldürmesi dolayısıyla almıştır.
Oğuzlar, önemli konuları görüşmek ve karar vermek için kurultaylar toplarlardı. Nevruz gibi özel günlerde ve bayramlarda beyler ve halk bir araya gelip toy düzenler, şölenler-şenlikler yapar, eğlenirlerdi. Bahar aylarında topluca dağlara çıkılır; ekinlerin ve hayvanların çok olması için Tanrı’ya dua edilir ve kurban kesilirdi. Herkes en güzel elbiseleri ile bu eğlencelere katılır; kızlı erkekli çeşitli yarışlar yapılır, güreş tutulur, oyunlar oynanırdı. Baş konuk Dedem Korkut’tu.
Ölümlerde yas tutulur; yasa katılanlar hem giyecekleriyle hem de davranışlarıyla bunu belli ederlerdi. Ölenin ruhu huzur bulsun diye halka yemek (aş) verilirdi.
Bozkır hayatı çok zorlu bir hayattı ama aynı zamanda insanları güçlü kılardı.

Hikâyeler
15.yüzyılın ikinci yarısında yazıya geçirildiği tahmin edilmektedir. Oğuzların yaşam biçimlerinden ekonomisine, inançlarından giyinişlerine, beslenmelerinden içinde yaşadıkları doğaya kadar pek çok konuda bilgi sağlayan bir kaynaktır. Günümüze ulaşan iki el yazması nüshadan birisi Dresden Kütüphanesi’nde, birisi de Vatikan Kütüphanesi’ndedir.
Eserde, X-XI.yüzyılda yaşanmış 12 öykü bulunmaktadır. Bu öyküler: 1.Dirse Han Oğlu Boğaç Han, 2.Salur Kazan’ın Evinin Yağmalanması, 3.Bay Büre Bey Oğlu Bamsı Beyrek, 4.Kazan Oğlu Uruz’un Tutsak Olması, 5.Duha Koca Oğlu Deli Dumrul, 6.Kazlık Koca Oğlu Bey Yiğenek, 7.Kanlı Koca Oğlu Kan Turalı, 8.Başat ile Tepegöz, 9.Beğil Oğlu İmren, 10.Uşun Koca Oğlu Zeyrek, 11.Salur Kazan’ın Tutsak Olması, 12-Dış Oğuz’un İç Oğuza Baş Kaldırması.
Hikâyelerin hepsi bir toyla (eğlenceyle) başlar; farklı dualarla biter. Örnek olarak Deli Dumrul hikâyesindeki duayı alalım:
“Yücelerden Yücesin,
Kimse bilmez nicesin.
Güzel Tanrı,
Nice cahiller seni gökte arar yerde ister.
Sen bizzat müminlerin gönlündesin.
Daim duran Cebbar Tanrı.
Baki kalan Settar Tanrı.
Ulu yollar üzerine imaretler yapayım senin için.
Aç görsem donatayım senin için.
Alırsan ikimizin canını beraber al.
Bırakırsan ikimizin canını beraber bırak,
Keremi çok Kadir Tanrı.”
Unutmayalım! Kendi milletine bağlılık, mensubiyet ve aidiyet duygusu; önce milletinin kadim tarihini, değerlerini, kahramanlarını bilmekle başlar.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • Mitostrateji'den Son Sözler - 25 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-2 - 18 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-1 - 11 Ocak 2026
  • İyeler ve Cinler - 04 Ocak 2026
  • Ak ve Kara İyeler - 28 Aralık 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 27
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Mayıs,Ayı ve Gazi Turhan Beyi Anma Töreni
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Eski Türklerde Hayvancılık-2
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Anneler Günü'nün Sessiz Çocukları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Tek Adama Yönelik Rejim
Ali Kemal Gül
Tek Adama Yönelik Rejim
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Niçin Türkçüyüz
Şerife Güven
Niçin Türkçüyüz
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet Etti
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet...
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür kayıp, kayıtlar eksik, projeler hayali..
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür...
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo