• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
09:31
GSB'den Sınavsız Atama Müjdesi: 2.610 Personel Alınacak!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Din Anlayışımız!
Yayınlanma: 17 Mart 2024 - 11:21

Din Anlayışımız!

17 Mart 2024 - 11:21
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

Bugün Ramazan’ın yedisi. Öğrendiğimiz kadarıyla ve gücümüzün yettiğince namaz, oruç ve yardımlaşma ibadetlerini yerine getiriyoruz. Peki, iman ve ahlâk hususunda ne durumdayız?.. İslâm’la ilgili kendimizi sorgulamaya bu soruyla başlayalım!..

Dini konularda yazı yazmak; öncelikle bilgi gerektiriyor, sonra da sorumluluk. Bazıları, İslâmî konularda eğitim almamış kişilerin görüş belirtmesini uygun bulmuyorlar ama zaman zaman -yazımın konusuna göre- Kur’an’dan ve hadislerden örnekler vererek ben de paylaşımlar yapıyorum.

Dinimizi öğrenmek

Bulunduğumuz çeşitli ortamlarda, sanki “İslâm, kendi tekellerindeymiş gibi” davranan veya “Siz anlamazsınız” havalarında laflar eden bencil, fanatik, marjinal hocalar; dinimizi konuşmamıza ve yazmamıza karşı çıkıyorlar, itiraz ediyorlar. Dini kendilerinden öğrenmemizi, dolaylı olarak kendilerine muhtaç olmamızı bekliyorlar.

Biliyorsunuz, İslâm’da “ruhban sınıfı” yoktur. Tarihi tecrübeler gereği, din eğitimi vermek amacıyla bazı kurumlar/ kuruluşlar oluşturulmuş ve buralarda din görevlileri istihdam edilmiştir. Ancak, iktidarlara göre sıkıntılar getirmektedir.

Bu durum, bugünlerde daha da önem kazanmıştır. Çünkü etraf, İslâm’ı kötü emellerine alet eden, samimi olmayan, kötü niyetli, çıkarcı, aklını cinsellikle bozmuş birtakım kişi ve kuruluşlarla doldu. Bunların büyük çoğunluğu çağı kavrayamayan, sadece yüzyıllar öncesi yazılmış kitaplardan okuduklarını nakleden, klasik din anlayışını devam ettirenler. Amaçları; din eğitimi değil, kendilerine yandaş yetiştirmek. Bir yandan da iktidarı, bürokrasiyi ve parayı/rantı ele geçirip güç kazanmak. Aynı faaliyetleri Batılı misyonerler de yapıyorlar!..

Kur’an’ın ilk emri “ikra/oku”dur. Esas olan her Müslüman’ın “dosdoğru yaşayabilmek için” dinini, öncelikle kendisinin -güvenilir kaynaklardan- araştırıp öğrenmesidir. Böyle yaparsa, kimsenin etkisinde kalmaz, kimseye muhtaç olmaz, aklını ve iradesini kimseye ipotek etmez; yani “Allah’tan başkasına kul olmaz”.

Çocukluğumdan beri çok vaaz dinledim. Bazı konuları anlamasak da çocuk aklımızla hoşumuza giderdi; sözlerin üzerinde düşünmezdik. Ama zamanla elime geçen her yazıyı/kitabı okudukça, anlatılanlarda gariplikler, çelişkiler, hatta saçmalıklar olduğunu anladım. Sürekli okuyup Türk kültürüne ve Türk din anlayışına vakıf oldukça; Arap, Fars gibi milletlerin kültürlerini öğrenip karşılaştırma yaptıkça anlatılanları daha da garipsedim. Kısacası İslâm dini diye daha çok Arap kültürü anlatılıyormuş!..

İslâm, insanları ahlâklı yapmak için gelmiştir. Müslüman ahlâklı olmak zorundadır. Peygamberimiz, “Ben, güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim” demektedir. Ahlâklı insanlardan oluşan toplum/ halk/ millet de ahlâklı olur. Herkes; dininin gereklerini öğrenirken, yetenekleri ölçüsünde çalışarak, çabalayarak, kendini yetiştirerek topluma faydalı olmak ve hayata katkıda bulunmak sorumluluğundadır.

Okumak, okumak, okumak

70 yaşını aştım. Çocukluğumdan beri okuyorum. Sadece kitap okumakla yetinmiyor, medyayı da takip ediyorum. Bazı belgeleri saklıyorum. Konuyla ilgili iki röportajdan bazı cümleler aktaracağım: İktidarın ilk Diyanet İşleri Başkanı olan Prof.Dr. Ali Bardakoğlu röportajında (Hürriyet Gaz., 29/05/2017), Ramazan’la ilgili bir soruya; “…ötekinin yapıp ettikleriyle, hatta ne kadar dindar olduğuyla ilgilenmek yerine kendimizin ne kadar iyi bir insan, iyi bir dindar olduğuyla ilgilenmemiz gerekiyor… Kur’an-ı Kerim ile aramız açıldı. Kur’an-ı Kerim’in bize verdiği öğütlere kulak tıkadık ve kendi yanlışlarımıza kendimiz fetva verir olduk. Çünkü dini bilgi üretiminde metot kalmadı. Serbest Pazar mantığıyla fetva arayan, müşteri memnuniyetine göre fetva verenler kapladı ortalığı. İslâm âlimlerinin içinde yaşadığı hayatla ve gerçekliklerle bağı koptu. Üçüncü, beşinci asırda yazılan kitaplardaki bilgileri tekrar ederek insanlara dini anlattığımızı düşünemeyiz…

İslâm dini dünyada yaşansın diye gönderildi, ahirette değil. Yani dünyayı terk et, hiçbir şey yapma, ahirette kazanırsın mesajını vermiyor. Müslümanlar dünya-ahiret dengesini yitirdiler…

‘Din, acı, gözyaşı, melankoli ve menkıbedir’ dedik. Ya geçmişe özlemle ya da bir kurtarıcı bekleyerek vakit geçiriyoruz. Bireyi ve birey bilincini, birey sorumluluğunu yok ettik. Başımıza geleni de hep ‘ya Allah’ın gazabı ya da ötekinin kötülüğü’ diye anlattık. ‘Sen sadece dua et, hatta en etkili ve gizemli duayı ve zamanı bul yeter, bunlardan kurtulursun’ diyerek piyangocu bir anlayışı besledik. Halkı böyle besleyince onlar da buna uygun hoca tipi istemeye başladı…

Biz Müslümanlığı sadece inanma ve namaz, oruç, hac gibi belli ritüelleri yerine getirme olarak algıladığımız sürece bu mahcup edici durum devam edecektir. Allah ‘Dünyaya inanan ve yararlı iş işleyenler egemen olacaktır’ diyor… Bizim din anlayışımız sığlaştı. Dindarlığı dar bir alana hapsettik. Müslümanlar şeklen dindarlaştıkça, dünyevileşmesi de artıyor…”

İkinci röportaj ise Prof.Dr. Hayri Kırbaşoğlu ile (Sözcü, 19/10/2015) yapılmış. “Görüntüde dindarlık var ama içi boş, kof” başlığıyla sunulan bu röportajda; “Sorun şu: İktidarı destekliyorsanız her şey mübah! En sapık anlayışlar bile revaç bulabiliyor. Cumhurbaşkanına Allah’ın sıfatlarını atfetti adamlar, sükut. Ona dokunmak ibadettir denildi, sükut. Kur’an’la alay etti bir bakan, sükut. ‘Bağış rüşvet değildir’ diye fetvalar uçuştu, sükut.

İslâmî hareketlerin tümünde üç aşama var; nübuvet, asabiyet, ganimet… Nübuvet, başlangıç idealleri. Peygamber dönemi bizde. Her hareketin en saf dönemi. Asabiyet, yani dayanışma dönemi. Her hareketin sahip olduğu gücü kontrol etmek üzere oluşan gruplar, yapılar. Ve ganimet, yani rant ve çıkar paylaşımı dönemi. Şu anda İslâmi hareket Türkiye’de rant dönemini yaşıyor. Histerik bir ganimet dönemi hem de!

İslâm dünyası, yeni bir kültür inşa etmedikçe bu durumun düzelmesi imkânsız…

İslâm’ın beş hedefi var aslında; canı korumak, malı korumak, aklı korumak, nesli korumak ve inancı korumak.

Sorun derinde; kültürümüz çökmüş vaziyette. Siyasi kültürümüz, dini kültürümüz, sanat kültürümüz kokuşmuş vaziyette, yerlerde sürünüyor.

…içi boşaltılmış bir İslâm. Şu anda bu gerçekleşti Türkiye’de. Bütün derdi “masa, kasa, nisa” olan bir anlayış. Şu anda İslâmcıların şartı beşten üçe düştü: Masa; iktidar. Kasa; para. Nisa; cinsellik, kadın…

Medya vaizleri halkın kendisi etrafında toplanması için rating amaçlı bir dil kullanan, bilimsel araştırmalara sırtını dönen, çoğu hizipçi, tarikatçı, cemaatçi, mezhepçi, ayrımcı, dogmatik bir zihniyeti pompalayan insanlar…” demektedir.

Hacı Bektaş-ı Veli’nin meşhur bir sözü vardır: “Eline, beline, diline sahip ol” diye. Sadece el, bel, dil değil bütün organları harama ve günaha bulaşmış vaziyette ama Müslümanlarda bir rahatsızlık yok!..

Peygamberimiz bir hadisinde; “Sizden her kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse diliyle değiştirsin; Ona da gücü yetmezse kalbiyle onu hoş görmeyip kabullenmesin ki, bu da imanın en zayıf derecesidir” diyor.

Anlayacağınız; akıllı, şuurlu, samimi Müslümanlara çok iş düşüyor!..

Uyanırlar mı?..

Yazarın Diğer Yazıları

  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • Mitostrateji'den Son Sözler - 25 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-2 - 18 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-1 - 11 Ocak 2026
  • İyeler ve Cinler - 04 Ocak 2026
  • Ak ve Kara İyeler - 28 Aralık 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 27
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Mayıs,Ayı ve Gazi Turhan Beyi Anma Töreni
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Eski Türklerde Hayvancılık-2
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Anneler Günü'nün Sessiz Çocukları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Tek Adama Yönelik Rejim
Ali Kemal Gül
Tek Adama Yönelik Rejim
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Niçin Türkçüyüz
Şerife Güven
Niçin Türkçüyüz
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet Etti
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet...
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür kayıp, kayıtlar eksik, projeler hayali..
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür...
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo