• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
09:31
GSB'den Sınavsız Atama Müjdesi: 2.610 Personel Alınacak!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Dinî Bazı Tespitler-1
Yayınlanma: 08 Mayıs 2022 - 08:16

Dinî Bazı Tespitler-1

08 Mayıs 2022 - 08:16
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

“Halifelik” üzerine -kendi görüşlerime fazla yer vermeden- seri olarak yazdığım dört yazıyı okudunuz; sanıyorum bir kanaat oluşmuştur.
Yılmaz Öztuna (Büyük Türkiye Tarihi)’nın ifadesiyle “İslâm dininde Halife’nin, Papa’nın ve Patrik’in olduğu gibi geniş ve vicdanların derinliğine kadar inen hiçbir salahiyetleri olmadığı, kendiliklerinden dini meseleleri tefsir dahi edemedikleri malumdur. Halife, sadece Peygamber’in halefi ve İslâm birliğinin, kardeşliğinin bir sembolünden ibarettir (c.3/s.232).”
Konunun biraz daha anlaşılması için TDV.İslâm Ans. “Emeviler” başlıklı maddeden (c.11/s.87) şu cümleleri de eklemek isterim: “Hulefâ-yi Râşidin,‘halifetü resûlillah (Allah resulünün halifesi) veya ‘emirü’l mü’minin’ unvanı kullanmışken ‘halifetullah (Allah’ın halifesi)’ unvanını kullanan Muaviye’nin hilâfet makamına geçmesiyle İslâm tarihinde yeni bir dönem başlamıştır. Hilafetin saltanata dönüşmesi olarak tanımlanan bu değişiklik, onun ilk dört halifenin seçilme usullerinden farklı olarak, …kabile hâkimiyeti yönü ağır basan bir mücadeleyi kılıcının kuvvetiyle kazanması neticesinde ortaya çıkmıştır… Bu değişiklikler, Hz.Osman’ın kanını dava etmenin hilâfet meselesiyle hiçbir ilgisi olmadığı halde sırf bu motifi kullanarak hilâfet makamına oturan Muaviye’nin, oğlu Yezid’i veliaht tayin etmesi ve halifeliğin intikalinde veraset sisteminin ortaya çıkmasıyla yeni bir boyut kazanmıştır. Halkın yönetiminde Kitap ve Sünnet’in uygulanmasını sağlayan, Hz.Peygamber’in vekili sıfatıyla iş gören ve devletin menfaatleriyle şahsî ve ailevî menfaatlerini birbirinden ayıran ideal râşid halifelerin yerini dini ikinci plana atan, kuvvete dayanarak devleti hilâfet-saltanat karışımı mutlak- teokratik- ırsî bir monarşi ile idare eden halifeler aldı. Artık halife resmî unvanı bakımından olmasa bile fiilen hükümdardı. Emevî halifeleri namazlarda halka imamlık yapsalar da bir kisrâ veya kayser gibi davranıyorlar, muhaliflerinin tenkit için kullandığı bu tabirleri kendileri de benimsiyorlardı. Bu dönemde devlet yönetimi dünyevî bir mahiyet kazandı…”
Emeviler dönemi ile birlikte halifelik babadan oğula geçen bir makam haline gelmiş, saltanat makamına oturan aynı zamanda halife sayılmıştır. Ama “Halifelik/ Hilafet makamı”, Müslümanlar üzerinde hep siyasetle karışık bir güç olarak kullanılmıştır. Ne yazık ki din, siyasetçilerin Müslümanları kandırma aracı olarak bugün de kullanılmaktadır.
“Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak” sözünü duymuşsunuzdur. Önce bilgi sahibi olmalıyız ki, fikir sahibi olalım ve ufkumuz genişlesin. Yaşananlara “at gözlüğü” ile değil geniş çerçeveden bakıp “dinî oyunlara” gelmeyelim.
Arkadaşlarım, yazdığım bazı yazıları veya ifadeleri yadırgasa veya farklı algılasa da “nakle dayalı geleneksel din anlayışından” hoşlanmıyorum. Mümkün olduğunca çeşitli Kur’ân meallerini ve tefsirlerini okuyup değerlendirerek kendime yol çiziyorum.
Tespitler
Başta şunu belirteyim: Bugün tartışmakta zorlandığımız veya farklı açıklamalar getirdiğimiz birçok konunun; X, XI, XII.yüzyıllarda rahatlıkla konuşulduğu/ tartışıldığı görülüyor. Ancak bugün, benzer konuları konuşmak isteyen akademisyen ve din görevlileri -maalesef tabulaştırma/ kutsallaştırma yüzünden- radikal cemaat veya tarikatlar tarafından “aforoz” ediliyor, konuşturulmuyor!..
Oysa, bu radikal gruplar; istedikleri her mecrada/ platformda “Anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilmesini, laiklik ilkesinin kaldırılmasını” veya diğer dinî konuları rahatlıkla konuşup tartışabiliyorlar. Ama bu ortamı “laiklik ilkesi” sayesinde bulduklarını düşünmüyorlar!.. Mesela; şeriatla idare edilen bir devlette yaşıyor olsalardı, acaba o devletin kabullendiği inanca karşı kendi doğru veya aykırı/çarpık düşüncelerini açıklayabilirler miydi?.. İslâm İş Birliği Teşkilatı (İİT)’na üye 57 ülkeden kaçı -gerçek anlamda- din kurallarıyla yönetiliyor? Kaçı demokrasiyle yönetiliyor? Kaçında insan hakları ve özgürlükler var?..
Daha önce 2017 MAK-Danışmanlık’ın “Türkiye’de Toplumun Dine ve Dini Değerlere Bakışı” başlıklı bir araştırmasından bahsetmiştim. Yine, bu araştırmaya döneceğim:
- “Kur'an-ı Kerim ve diğer kitapların vahiyle geldiğine inanıyor musunuz?” sorusuna “Evet” %76, “Hayır, inanmıyorum” %14, “Cevap vermeyen/Kararsız” %10 çıkmış.
Bilindiği üzere; Allah, emirlerini bazı peygamberlere sahifeler (suhuf) olarak, bazı peygamberlere kitap olarak göndermiştir. Kitap veya sayfa diye bahsedilmesinin nedeni, somutlaştırarak insanların anlamasını sağlamaktır. İlahi emirler; peygamberlere, Cebrail tarafından sözcükler veya cümleler halinde fısıldanmak suretiyle aktarılmış/ ezberlettirilmiş, sonra yazıya geçirilmiştir.
Diğer yandan; Zebur ve Tevrat İbranice, İncil Aramice ve Yunanca, Kur’an-ı Kerim Arapça yazıya geçirilmiştir. (Peygamberimizin Arapların arasında yetişmesi, Arapça bilmesi ve ilk muhataplarının Araplar olması sebebiyle Kur’ân Arapça indirilmiştir. Bunu çeşitli tarihlerde yazmıştım.) Bu kitaplarda açıklanan ifadelerin “Levh-i Mahfuz”da, yani ana kitapta hangi dilde yazıldığı ise bir sırdır.
- “Peygamberlere inanıyor musunuz? Hz.Muhammed sizin için her anlamda örnek alınacak rol model/örnek insan mıdır?” sorusuna “Evet” %63, “Evet, Peygamberlere inanıyorum ama bazı konularda örnek alsam da her konuda Hz.Muhammed örnek alınacak rol model/örnek değildir” diyenler %20, “Hayır, Peygamberlere inanmıyorum” diyenler %9, “Cevap yok/Kararsızlar” %8.
- “Peygamberimiz Hz.Muhammed’in hayatını hiç okudunuz mu?” sorusuna “Evet” %23, “Hayır” %65, “Kararsız/Görüş yok” %12.
Peygamberimizle ilgili iki soruya verilen cevaplardaki çelişkiyi fark etmişsinizdir. “Siyer-i Nebi” dediğimiz Peygamberimizin hayatına ilişkin kitap okumayanlar (hayır diyenler) %65 ama -hayret edilecek şekilde- O’nu örnek/rol model alanların oranı da %63. Demek ki okumamışlar, duyduklarıyla yetinmişler!.. Bu çelişkide, acaba cemaat ve tarikat liderlerinin -Peygamberimizden daha çok- kendilerini öne çıkarmalarının etkisi var mıdır?..
Bağlantı kurmak için araya bu soruyu da aldım: “İslam dini ile ilgili bilgileri daha çok hangi kaynaklardan öğreniyorsunuz?” sorusuna “Dini kitaplar” %30, “İnternet” %45, “Birine sorarak” %20, “Kararsız/Görüş yok” %5.
- “Kadere (Hayır ve Şerrin Allah'tan geldiğine) inanıyor musunuz?” sorusuna “Evet” %55, “Evet, kadere inanıyorum ama insan kendi kaderini kendi yapar” %15, “Evet, kadere inanıyorum çünkü insanın zaten hiçbir iradesi yok” %15, “Hayır, inanmıyorum” %10 ve “Cevap yok/Kararsız” %5.
Bilim ve teknolojideki (bilgisayar yazılımı dahil) gelişmeler dikkate alındığında, “Kader” konusunun daha kolay anlaşılacağını düşünüyorum: Kur’ân’daki bazı ayetlerden hareketle Allah; evrende yaşayan canlı-cansız tüm varlıklarla ilgili kıyamete kadar olacakları ana kitap olan “Levh-i Mahfuz”da yazmış. Allah; yarattığı kulunun hayatı boyunca neler yapacağını bilir. Bilir ama biz kullar, “Allah’ın hakkımızda yazdıklarını, yani kaderimizi (alın yazısı, yazgı) bilmeyiz.” Aklımızla, zekamızla, özgür irademizle yaptığımız kendi davranışlarımız sonucu başımıza gelenler; tamamen Allah’ın hakkımızda yazdıklarının gerçekleşmesinden ibarettir.
Bu sebepten, “Hayrın ve şerrin Allah’tan geldiği” gibi bir anlayışa şüpheli bakıyorum: Hayır/iyi davranışlarımız bir tarafa, kendi irademizle yaptığımız günahları, kötülükleri, yanlışları, suçları “Allah’a yüklemeyi” doğru bulmuyorum. Merhametli olan Tanrı, kulunun kötülüğünü istemez.
Haftaya devam…

Yazarın Diğer Yazıları

  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • Mitostrateji'den Son Sözler - 25 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-2 - 18 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-1 - 11 Ocak 2026
  • İyeler ve Cinler - 04 Ocak 2026
  • Ak ve Kara İyeler - 28 Aralık 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 27
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Mayıs,Ayı ve Gazi Turhan Beyi Anma Töreni
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Eski Türklerde Hayvancılık-2
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Anneler Günü'nün Sessiz Çocukları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Tek Adama Yönelik Rejim
Ali Kemal Gül
Tek Adama Yönelik Rejim
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Niçin Türkçüyüz
Şerife Güven
Niçin Türkçüyüz
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet Etti
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet...
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür kayıp, kayıtlar eksik, projeler hayali..
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür...
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo