• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
00:07
Tokat'ta 3 bin kişi hastanelik oldu: Okullar tatil!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Gavur Padişah
Yayınlanma: 27 Şubat 2022 - 08:30

Gavur Padişah

27 Şubat 2022 - 08:30
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk


1808-1839 yılları arasında padişahlık yapan II.Mahmud’dan bahsedeceğim. Konuya (TDV.İslâm Ans. c.27/s.352) kısa bir alıntıyla başlıyorum: “Saltanatının Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasına kadar (1826) geçen ilk devresi, bu ocağın adını öne çıkartmış olarak bütünleşen, menfaatini geleneksel düzenin korunmasında gören, ağırlıklı olarak askerî ve ilmiye sınıfı tarafından temsil edilen, Anadolu ve Rumeli’deki âyanlar (taşrada söz sahibi kişiler) tarafından desteklenen ıslahat karşıtı cephenin tahakkümü altında geçti…
Kendisinin kılık kıyafetle ilgili düzenlemeleri bu anlamdadır. …bıyıkların uzunluğunun kaş genişliğini aşmaması ve sakalların çeneden aşağıya ancak iki parmak kadar sarkması gerektiği tesbit edildi. Din âlimi ve din görevlileri özel kıyafetlerini muhafaza etmekle beraber devlet hizmetinde yer alacak mülkî idare elemanları için Avrupaî bir kıyafet olarak ceket ve pantolon öngörüldü ve fes giyilmesi kabul edilerek geleneksel kıyafetlerden vazgeçildi. Avrupaî kıyafeti içinde …başındaki fes istisna edilirse artık hiçbir farkı kalmayan, resimlerini devlet dairelerine, yurt dışındaki elçiliklerine astıran ve mehter müziği yerine acemice çalınan opera parçalarının bozuk tonlarıyla cuma selâmlıklarında dehşet saçan II.Mahmud’a, Petro’ya ‘deli’ diyen halkı gibi ‘gâvur padişah’ denilmiş olması, milletlerin mukadderatını değiştiren büyük müceddidlerin (Yenilikçilerin) ortak kaderi olsa gerektir.”
Yılmaz Öztuna (Büyük Türkiye Tarihi): “(III.Selim) IV.Mustafa’nın saltanatı sırasında, Veliahd-Şehzade (II.Mahmud) ile sık sık temas ederek, musiki öğretmek bahanesiyle tahta geçeceği zaman yapması icab eden şeyleri kendisine iyice telkin etmişti. Kanuni’den sonra (1566) gelen Osmanlı hükümdarlarının münakaşasız şekilde en büyüğü olan II.Mahmud, Türkiye tarihinde de modern devrin açıcısıdır. İyi şair, bestekâr ve hattattı. Mahlası ‘Adli’ idi. Bütün Batılı tarihçilerin ‘büyük hükümdar’ olarak vasıflandırdıkları II.Mahmud, doğuş eseri olan dehası bir yana, sabır, takip fikri, azim, bir işi sona erdirme, icabında adımını geri almasını bildiği gibi yerinde son derece atak ve sert olma gibi vasıfları nefsinde toplamıştı. İmparatorluğun en felaketli bir anında, dağılması adeta muhakkak bir durumda tahta geçmişti (c.6/s.420).
1826’da Vaka-i Hayriyye’den sonra imparatorluk Batı’ya döndü. Yenileşme kesin ve radikal şekilde başladı. Batı medeniyet ve tekniği alındı. (c.7/s.342)
Ayanların çoğu İstanbul’a çağrıldı ve 29 eylülde (1808) kendileriyle ‘Sened-i İttifak’ imzalandı. 14 ekimde ise Nizam-ı Cedid ordusu ‘Segbân-ı Cedid’ adıyle yeniden kuruldu (c.6/s.442).
…bütün serkeş valileri ve ‘ayan’ denen bir çeşit derebeylerinin çoğunu merkeze bağladı. 1789-1826 arasında gittikçe zayıflayan devletin eyaletler üzerindeki otoritesini yeniden kurdu. Gerçekte Tanzimat, II.Mahmud’un eseri sayılabilir (c.6/s.451).
Büyük reform, Kapıkulu Ocaklarının kan ve ateş bahasına da olsa kaldırılması ve modern ordunun kurulması idi. …Bu kapıkulu Ocakları, kendilerini ıslah etmek isteyen kaç padişahın başını yemişlerdi: II.Osman’dan III.Selim’e kadar. Yanlarında ulema, ilmiye sınıfı vardı. II.Mahmud şu mucizeyi hazırladı ki, ilk defa olarak 1826’da ilmiyye, reformcu padişahın tarafını tuttu ve kapıkulu ocaklarına cephe aldı (c.7/s.342).
465 yıllık ocak tarihe karıştı ve ‘Asakir-i Mansure-i Muhammediye’ adıyla modern Türk ordusu kurulmaya başlandı (c.6/s.447).
1826’dan 1839’a kadar Sultan Mahmud, reform yapan bir hükümdardı. Radikal reform yapan ilk Türk hükümdarı idi. Ama eski tarz padişahtı. İmparatorlukta her şeyin ve her kişinin mukadderatı iki dudağının arasında idi (c.7/s.343).”
1829’da İstanbul’a gelen ve son yeniçerileri gören Sir Adolphus Slade (1804-1877, Osmanlı donanmasında amiral olarak görev yapan İngiliz.)’nin Kaptan Paşa adlı kitabından aktarılan bir anekdotta; “… Mesela İstanbul’da asırlardır zaman zaman veba salgını olur, halk ve ulema bunu Allah’ın işi addederdi. Bugün bütün Avrupa’da salgının önüne geçmek için tatbik olunan karantina usulünü Türkler bir türlü kabul etmemişlerdir. Bilhassa Mekke’den dönen hacıların birçok hastalıklar getirdikleri muhakkaktı. Fakat mübarek yerlerden dönen hacılara kimse söz söylemek istemiyordu. O sıralarda Kız Kulesi, veba hastahanesi olarak kullanılıyordu. II.Sultan Mahmud, halkın cahil tabakasının karantinayı bir gâvur icadı saymasına aldırmadı, kararını verdi ve Fransız doktorunu işin başına geçirerek Türkiye’de ilk defa karantina teşkilatını kurdu.
Benim İstanbul’da bulunduğum bu yıllarda padişahın emriyle Avrupa’da tahsil gören yüzden fazla Türk memuru vardı. Fakat Büyük Devletler, Türkler’e nefes aldırmıyor ve Ruslar’la savaş da Türkler için iyi gitmiyordu. İstanbul’da gıda maddelerine kadar sirayet eden darlık, her şeyi padişahtan bilen halkı bezdiriyordu… (c.9/s.383)”

Kıyafet Kanunu
Yılmaz Öztuna (aynı eser): “1828’de fes resmen kabul edildi. Bizzat padişah bu tarihten ölümüne kadar 11 yıl, festen başka bir şey giymedi ve bir daha başına asla kavuk koymadı. Pantolonu, ceketi, pelerini ile II.Mahmud, kendi başına, bambaşka bir devrin başladığını göstermeye yeter de artar bile… (c.9/s.450).
Artık kavuk falan da yoktu. Asker, sivil -ilmiyyye dışında- kim ki devlet memuru idi, padişah gibi fes giymeye mecburdu. Pantolon ve setre ceket de mecburi idi. Görünüş bakımından Batı’dan fark kalmamıştı (c.9/s.447).
Sultan Mahmud: 3 Mart 1829’da Türkiye tarihinde mühim bir dönüm noktası olan kıyafet kanununu yayınladı. Bununla, bütün devlet memurları (ilmiye sınıfı hariç) fes ve pantolon, ceket giyeceklerdi. Kavuk ve sarık, şalvar ve çarık yasaktı. …Taassubu yenmek için resmini devlet dairelerine astıran II.Mahmud, bu ıslahat aleyhinde bulunanları veya umursamayanları şiddetle cezalandırdı. …II.Mahmud’a ‘Gavur padişah’ diyorlardı.
II.Mahmud’un, kızı Atıyye Sultan’a subay üniforması giydirip saçlarını fes altında toplatarak pantolonla ve erkek kıyafetinde, yanına bir yaş büyük ağabeyi Veliahd-Şehzade Sultan Abdülmecid’i verip askerî birliklere, Seraskerlik makamına, şuraya buraya göndermesi, muhafazakârları artık iyiden iyiye çileden çıkarmıştı (c.7/s.12).
Milli Türk başlığı börk’tür. Kalpak börk’ten çıkmıştır. …Türkler, bilhassa askeri sınıf, XVI.asra kadar börk giymeye devam ettiler. Ama İslâm başlığı olan sarığı da aldılar (börk, kalpak, sarık, kavuk kelimelerinin hepsi öz Türkçedir). Yeniçeriler üsküf giyiyorlardı. …vatandaş istediği başlığı giyemezdi. Zira başlık, üniformanın bir parçası mahiyetinde idi. Baştan börkünü çıkarıp yere çalmak, İslâm’dan önce büyük matem alâmeti idi. Osmanlılarda da devam etmiştir. II.Mahmud, fesi kabul etti. Fes giymemek için ağır reaksiyon oldu. Türkiye’de Hristiyanlar da Müslümanlar gibi giyinirlerdi (c.7/s.329).
Çarşaf denilen çirkin kadın kıyafetine gelince, klasik Osmanlı kadın kıyafetinde mevcut değildir. 1889’dan 1908’e kadar giyilmiş olan kara çarşafın ömrü 19 yıl sürmüştür. (c.7/s.330) …Arab kadınlarına mahsus bir kıyafetti.
Fakat saray hanımları hiçbir zaman çarşaf ve peçe giymemişler, ferace ve yaşmağa devam etmişlerdir (c.7/s.331).”
Haftaya devam…
 

Yazarın Diğer Yazıları

  • Kimler Ahi Olamaz - 11 Ekim 2026
  • Türk Dil Bayramı mı?.. - 27 Eylül 2026
  • Tarihte Evlilikler - 13 Eylül 2026
  • Hun-Türk Kurultayları Hakkında - 30 Ağustos 2026
  • İtin Taşa Gideni!.. - 16 Ağustos 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-8 - 26 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-7 - 19 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-6 - 12 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-5 - 05 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-4 - 28 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-3 - 22 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-2 - 14 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı - 07 Haziran 2026
  • Asr-ı Saâdet Dönemi - 31 Mayıs 2026
  • Yeryüzünde Gezin Dolaşın!.. - 24 Mayıs 2026
  • Türk Milletinin Kültürel Değerleri - 17 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 28
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Kokarca Alarmı! Daha Neyi Bekliyoruz?
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Çerçeve Yasanın Hukuki Ve Siyasi Açıdan Değerlendirmesi
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Burnundan Soluyan Türk Milleti Son Sözünü Söylemeden Tarihin Akışı Değişmez.
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memurun Ekmeğiyle İlgilenmeyenler, Sendikal Özgürlüğüne Göz Dikti!
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Fon Skandalı- Yatırım Dolandırıcılığı
Geleceğin Anahtarı: Eğitim Mücadelesi Ve Ortak Sorumluluklarımız
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Geleceğin Anahtarı: Eğitim Mücadelesi Ve Ortak Sorumluluklarımız
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Birliğe Çağrı Nasıl Olmalıdır?
Okullarımızın Güvenliği Öncelikli Meseledir
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Okullarımızın Güvenliği Öncelikli Meseledir
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
MEB, OECD ve PİSA Raporu
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Kimler Ahi Olamaz
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
30 Ağustos
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
30 Ağustos
Muson Yağmurlarının Gölgesinde Bir Sri Lanka Hatırası: Pettah'tan Negombo'ya(2)
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Muson Yağmurlarının Gölgesinde Bir Sri Lanka Hatırası: Pettah'tan Negombo'ya(2)
Dramatik bir tornistan vak'ası
Misafir Yazılar
Dramatik bir tornistan vak'ası
Bir Ömür Sürdü Kavgam, Bir Ömür Daha Sürsün!
Orhan KILIÇOĞLU
Bir Ömür Sürdü Kavgam, Bir Ömür Daha Sürsün!
Siyasal İslam'ın Ve ( İslamcılığın ) İflası
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Siyasal İslam'ın Ve ( İslamcılığın ) İflası
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Ali Kemal Gül
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Terör Örgütünün Amacı Egemenliği Paylaşmak
Türk Ocakları'ndan
Terör Örgütünün Amacı Egemenliği Paylaşmak
Sisli Havaların Çağrısı: Çelik İrade ve Türklük Bilinci
Şerife Güven
Sisli Havaların Çağrısı: Çelik İrade ve Türklük Bilinci
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
Köksal Cengiz
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
"Bugünkü Ermenistan Toprakları Türklerin Yurduydu"
Şevket Sezer
"Bugünkü Ermenistan Toprakları Türklerin Yurduydu"
Çok Okunan Haberler
Başakşehir’de Ortaokul Önünde Bıçaklı Saldırı: 1 Öğrenci Hayatını Kaybetti, 7 Yaralı
Başakşehir’de Ortaokul Önünde Bıçaklı Saldırı: 1 Öğrenci...
Biga Belediyesi'nde Fon Mesaisi: Mali Hizmetler Müdürü Görevden Uzaklaştırıldı
Biga Belediyesi'nde Fon Mesaisi: Mali Hizmetler Müdürü Görevden Uzaklaştırıldı
Silahla vurulan Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı hayatını kaybetti
Silahla vurulan Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı hayatını...
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo