• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
09:31
GSB'den Sınavsız Atama Müjdesi: 2.610 Personel Alınacak!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Kırım Hep İşgalde!..
Yayınlanma: 17 Temmuz 2022 - 08:21

Kırım Hep İşgalde!..

17 Temmuz 2022 - 08:21
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

Biliyorsunuz, göstermelik bir referandum sonucu 17 Mart 2014’de Kırım, Rusya tarafından ilhak edilmişti. Benzer durum 13 Temmuz 1771’de de yaşanmış, Kırım çarlık Rusya tarafından işgal edilmişti.

Öncelikle II.Viyana Kuşatmasında Kırım Hanı’nın ihaneti meselesine iki ünlü yazarımızın açıklamalarından yararlanarak kısaca değinip değerlendirmeyi size bırakacağım:

Yılmaz Öztuna, kuşatma ile ilgili şunları belirtmektedir (Büyük Türkiye Tarihi): “Çok sıkı menfaatler, ırk, dil, din ve mezhep, kültür birliği, birlik olmanın kudreti; Kırım’ı İstanbul’dan ayrılmaz bağlarla perçinlemişti. Kırım’ın Osmanlı birliğinden ayrılmasına imkân ve ihtimal yoktu. Ancak iç bağımsızlığını ve mahalli geleneklerini korumakta çok kıskançtı. Karamanoğulları gibi Anadolulu ve Oğuz Türk’ü bir hanedanın bile geçen asırlarda Osmanlılar’a karşı davranış ve tutumları hatırlanırsa, Kırımlılar’ın psikolojisi daha iyi anlaşılabilir. Bir de Kırım Hanlarının eskiden beri onulmaz bir illetleri vardı. Cengiz, onlar için tarihin en büyük adamıydı ve hiçbir hanedan, Cengiz hanedanından üstün ve asil olamazdı.

Murad Giray Han, düşmanın Tuna köprüsünden geçmesine seyirci kaldı (c.6/s.31). Binaenaleyh Murad Giray’ın ihaneti olmasaydı Kara Mustafa Paşa’nın Viyana’yı alacağı muhakkaktı (c.6/s.36).

Viyana Muhasarası ile Türkiye devleti, Sultan Alparslan’ın 26 Ağustos 1071 günü başlayan taarruz ve genişleme hamlesini kaybetmiştir… 1769’da Türkiye, dünyanın birinci devleti olma vasfını kaybeder ve tam bir gerileme, hatta çözülme ve yıkım devresine girer (c.6/s.38).

1683 yılını Orta Avrupa, asırlarca, hatta günümüze kadar unutamamıştır. Almanlar, bu yıla ‘Türk Yılı’ derler (c.6/s.39).”

Prof.Dr.Halil İnalcık (Tarihçilerin Kutbu Söyleşi, Emine Çaykara, İş Bankası Yayın.,2005) ise; "Muhasarada Osmanlı başkumandanın büyük hatası oldu. Merzifonlu, Viyana düşmek üzere sanarak, Yeniçerileri, yani ateşli silâhlar kullanan ordunun büyük kısmını metrisler içinde bıraktı. Onları, gelen düşmana karşı almadı orduya; o yüzden müthiş bir yenilgi, panik oldu. Tam bir katliâm... (s.118).

Avusturyalılar hâlâ o tarihî hatıralar içinde yaşıyorlar. Her adımda Türklere karşı mücadelenin bir sembolü var.

Habsburg hanedanı Avrupa’yı bizler koruduk, diye övünür. Viyana muhasarası sırasında bütün Avrupa ayaktaydı. Türkler Viyana’yı kuşatınca, İngiltere bile endişe içindeydi. İlk günlük gazete, o zaman çıkıyor; halk Avrupa’da her gün cepheden haber bekliyor. Türk kuşatması Avrupa için sıra dışı bir hadise. Viyana muhasarası benim profesörlük tezimdir. Napolyon nasıl Fransa’yı mahvetmişse, Osmanlı’yı da Merzifonlu Mustafa Paşa mahvetmiştir; düşüncesiz, mağrur bir adamdı. Halbuki bizde hâlâ korunur. Tarihçi olarak Merzifonlu’nun büyük hata yaptığını yazdım; nitekim Budin beylerbeyi onu uyarmıştı. Merzifonlu’nun Avrupa ordularının silâh gücü hakkında bir fikri yoktu.

Almanya-Avusturya iyi hazırlık yapmıştı, Merzifonlu yüz binlerce insanı oraya götürse yine kazanamazdı, çünkü Almanya o zaman askeri bakımdan çok güçlüydü. Onu kestiremedi. Budin beylerbeyi hudutta olduğu için biliyordu o şartları, ‘Viyana’ya gitmeyin’ dedi ama dinletemedi (s.119).

Avrupa askerî bakımdan çok ileri bir hale gelmiş ve o zaman cepheden Osmanlı paşalarından saraya, ‘Aman bize ateşli silâhlarla donatılmış asker gönderin, süvari bir işe yaramıyor’ diye raporlar geliyor. Savaşın 13 yıl sürmesi bu yüzden, Avrupa ile aramızdaki mesafenin açıldığı devir, bu 1593-1606 savaşlarıdır; kültür, silâhlar, teknoloji bakımdan Avrupa’nın çok ileri gittiği bir devre rastladı. Mektep kitaplarında bunlar bulunmuyor maalesef.

Bizi devamlı tehdit eden büyük güç Rusya’dır, Avrupa’yı bizden önce benimsemiş, nükleer silâhları var. Bu güç karşısında Türkiye dayanabilmek için Avrupa ile bütünleşmek zorunda. Türk tarihinin gelişimi, mukadderatı Avrupa’ya bağlıdır. Avrupa’nın geleceği de bize bağlıdır. Bunu Avrupa anlayamıyor. Tarihte Avrupa’nın siyasî coğrafyasını, hatta kültürünü, Osmanlı etkisini hesaba katmadan anlayamazsınız,… (s.121).”

Kırım’ın işgali

Yılmaz Öztuna aynı eserinde: “1739 Belgrad Muahedesi’nden sonra Rusya, açıkça Türkiye’ye savaş açmaktan çekinmekle beraber, sinsi bir Türk düşmanlığı siyaseti gütmüştür. Türk imparatorluğunun Ortodoks tab’ası arasında propagandaya başlamış, Karadağ ve Batı Gürcistan’da huzursuzluklar çıkartmıştır (c.6/s.352).

Rus vaatlerine göre güya Kırım işgal edilince Osmanlılar kovulacak ve Kırım’a istiklâl verilecekti. Türkiye’den ayrılıp XV.asırda olduğu gibi bağımsız bir devlet olurlarsa, daha bahtiyar yaşayacaklarını ve her zaman Rusya ile çatışan Osmanlılar’ın yanında savaşa girmek mecburiyetinden kurtulacaklarını düşünüyorlardı. …tam bir gaflet içinde bulunuyorlardı.

III.Selim Giray’ın iki oğlu Petersburg’a gidip Çariçe ile Kırım’ın sözde istiklâlini görüştüler. 13 Temmuz 1771’de Kırım yarımadası Rus işgaline girdi (c.6/s.361).

Kaynarca Muahedesi (21 Temmuz 1774): İngiltere ve Fransa’nın Türkiye’de faydalandıkları ‘kapitülasyon’ denen haklar, Rusya’ya da veriliyordu. Bu muahede, Türkiye’nin tarih boyunca imza koyduğu en feci anlaşmalardan biridir. Bu muahede ile Rusya, İngiltere ve Fransa’dan sonra dünyanın en güçlü devleti durumuna yükseliyor, Türkiye ise dünya devletleri arasında birincilikten, birden dördüncülüğü düşüyordu (c.6/s.367).

21 Mart 1779’da İstanbul’da Aynalı kavak Anlaşması imzalandı. Kaynarca’nın tavzihi mahiyetinde olan bu anlaşmaya göre Rusya, Romanya prenslerinin tayinine karışmaktan vazgeçiyor, padişah da Kırım hanlarını tayinine karışmaktan feragat ediyordu (c.6/s.373).

Türkiye Kırım’ın ilhakını savaşla karşılayacak güçte olmadığı için 8 Ocak 1784’de Kırım’ın Rus ülkesi olduğunu resmen tanıdı (c.13/s.114).

Halil İnalcık hoca ise; “Rusya 1854’te, Osmanlı imparatorluğundaki Ortodoksların hamisi olmak iddiasında: 1853’ten beri Çar I.Nikola Osmanlı İmparatorluğunu bağımlı bir hale getirmek için uğraşıyor, Batı devletleri buna karşı cephe aldı, Osmanlı ile ittifak etti, Fransa-İngiltere-Sardunya Kırım’da Rus ordularını yendiler, başlıca savaş meydanı Sivastopol... Şarkıları da var, ‘Sivastopol önünde yatan gemiler’ diye... İşte bu ittifak Osmanlı’nın, Reşit Paşa’nın büyük bir başarısıydı, yani Osmanlı o tarihte Avrupa’nın garantisini aldı; bugünkü AB’ne girme çabasına benzer bir gelişme... 1877-78’de Osmanlı Rusya’ya bu kez tek başına savaş açtı, Balkanlar’da isyanlar çıkardı, o zaman Avrupa bize yardıma gelmedi (s.78).

(Daha önce yazmıştım: Osmanlı, ilk dış borcu Kırım Savaşı sebebiyle almıştı.) 1875’te Osmanlı devleti ilân-ı iflâs etti, parayı ödeyemiyor, bugün ertelemeler yeniden borçlanmalar var ya, ona benzer; hükümet borçları ödeyemeyecek duruma geldi, rica ettiler, ertelediler. O zamanda bankalara para yatıran Avrupalılar, Batı kamuoyu bizim aleyhimize döndü. Rusya bu durumdan istifade edip Balkanlar’da, Bulgaristan’da isyanlar çıkardı ve harp açıp Yeşilköy’e kadar geldi (s.78).

Osmanlı’nın kaderi meselesi, dünya büyük güçler dengesinde en önemli meseleydi. Rusya İstanbul’u, Boğazlar’ı alırsa Avrupa o zaman Rusya’ya mahkûm olabilirdi. Avrupa bunu önlemek için müdahale etti ve kurtardı Boğazlar’ı. Bu mesele, bugünlere kadar geliyor (s.78).”

Anlayacağınız; Kıbrıs, Türkiye için ne kadar stratejik önemdeyse Kırım da öyle…

Yazarın Diğer Yazıları

  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • Mitostrateji'den Son Sözler - 25 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-2 - 18 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-1 - 11 Ocak 2026
  • İyeler ve Cinler - 04 Ocak 2026
  • Ak ve Kara İyeler - 28 Aralık 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 27
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Mayıs,Ayı ve Gazi Turhan Beyi Anma Töreni
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Eski Türklerde Hayvancılık-2
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Anneler Günü'nün Sessiz Çocukları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Tek Adama Yönelik Rejim
Ali Kemal Gül
Tek Adama Yönelik Rejim
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Niçin Türkçüyüz
Şerife Güven
Niçin Türkçüyüz
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet Etti
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet...
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür kayıp, kayıtlar eksik, projeler hayali..
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür...
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo