• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
09:31
GSB'den Sınavsız Atama Müjdesi: 2.610 Personel Alınacak!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Mazi, Hâl ve Ati
Yayınlanma: 20 Haziran 2021 - 09:06

Mazi, Hâl ve Ati

20 Haziran 2021 - 09:06
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk


İki hafta önce “Üzülüyorum” başlıklı bir yazı kaleme almış; Ülkemizin ekonomik ve sosyal sorunlarından bahsetmiş ve istatistiki bilgiler vermiştim.
Yazımdaki,“Çünkü bizler, 1970’li yılları yaşamış, “sağ-sol çatışması” denen cenderenin içinden çıkmış kişileriz. Milletimiz ve devletimiz için acılar çektik; hamdık, piştik, “aksakallılar”a karıştık…” ifademden hareketle, şu anda AKP’ye yakın bir arkadaşım; yazının içeriğiyle alâkasız bir yorum yazmış. “…Doğru, çok çektik. Peki o çatışmayı yaptığınız karşı cenah ve onların HDPKK ile yaptıkları iş birliğine, ortaklığa, ittifaka, hatta anayasanın ilk dört maddesini bile değiştirmeye razı olarak Anayasa yapmaya oturmalarına… ne diyorsunuz? Destekliyor musunuz, karşı tavır alarak dirsek mi gösteriyorsunuz?” demiş.
Yorumları genellikle okurum; ancak cevap yazmıyorum. Çünkü, Hacı Bektaş-ı Veli’nin çok önemsediğim, “İncinsen de incitme” sözünü kendime ilke edindim ve “kimseyi kırmamaya” çalışıyorum. Ağır eleştirileri bile sineye çekiyorum. Bu yoruma da cevap vermeyi düşünmüyordum; fakat daha önce benzer yorumlar atan aynı düşüncedeki herkese bir cevap olarak bu yazıyı yazmaya karar verdim.
İsterim ki, yazılarımda eksik, yanlış ve hata varsa düzeltmeye yönelik yorum yazılsın veya katkı yapılsın; hoş karşılarım. Yazının içeriğine itirazda bulunmadan ya da eleştirmeden konuyu saptırmaya çalışmak, hiç yakışık almıyor. Alâkasız yorumlarla, sorularla meseleyi çarpıtmak, farklı yöne çekmek bir aydın insan davranışı değildir!..
İşin ilginç yanı, geçmişte “çalıyorlar ama çalışıyorlar” dedikleri gibi, yine ağız birliği etmişçesine benzer yorumları paylaşıyorlar veya söylüyorlar. Mesela muhalefet “yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, kaçakçılık vs…” diyor; bunlar karşılık olarak “Ayasofya’yı açtık, büyük büyük camiler yaptık …” diyebiliyor!.. Bu nasıl zihniyet, anlamak mümkün değil.
“Ülke sorunlarından uzaklar” diyeceğim; sıkıntıları kendileri de yaşıyor. Herhalde havuz medyasının verdiği bilgilerle yüklendiklerinden robotlaşıyorlar, mankurtlaşıyorlar. Bunun başka izahı olamaz. Allah’ın en şerefli ve özgür yarattığı insanın “biat kültürü” ve fanatiklik yüzünden, işte geldiği nokta!.. Körü körüne itaat ve savunma!..
Bugüne kadar sert söylemlerle, gerginlikle, geçmişe hakaretle, ötekileştirme ve kamplaştırma politikasıyla gelindi. Şimdide suçu başkalarına atmaya çalışıyorlar; fitne, fesat ve iftira üzerinden yürüyorlar. Vatandaşı sürekli kandırmak mümkün değildir. Kimseyi aptal yerine koymayın, aklıyla alay etmeyin!.. Yoksa, söyleyecek sözünüz mü kalmadı da meseleleri çarpıtıyorsunuz?
“Aksakallılara karıştık” derken, “bunadım” demedim!.. Ülkemizin geldiği noktanın farkında olduğumuzu anlatmak istedim. “Güllük, gülistanlık bir Türkiye yok!..” Çok şükür, aklım da zekâm da yerinde… Dün de yaşamam ama düne değer veririm. Mazisi şerefli bir milletin evlatlarıyız.
Şehit kanları ile sulanmış vatan topraklarına arazi, arsa gözü ile bakmayız. Camileri ise manevî dünyamıza güç katan, sadece İslâm’ın iman ve ahlâk kurallarının konuşulup ibadet yapıldığı yerler olarak görürüz; büyük ve gösterişli inşaatlar, binalar olarak değil.

Sütte leke var ama!
“Eyyamcı” değilim. Geçmişte yaşadıklarımızı unutmam; çünkü geçmişini unutanın geleceği olmaz. Maziyi, hâli ve atiyi birlikte değerlendirmeye çalışırım. Anı yaşarken geçmişe bakarım ve aklım yettiğince gelecekle ilgili öngörülerde bulunurum. Sizler, belki unutmuş olabilirsiniz ama bizler unutmadık. Çünkü hepsi gözümüzün önünde oldu.
Çok eskiye gitmeden, yorumdaki sorulardan hareketle son 15 yılda yaşananları hatırlayalım. Terör, neredeyse sıfır durumuna gelmişken; ne oldu da PKK terör örgütü yetkilileri ile Oslo’da görüşmeler başladı? Ne oldu da Dolmabahçe’de HDP ile ortak mutabakat metni okundu? 800 şehit vermemize sebep olan “çözüm süreci” nasıl başladı ve nasıl bitti?
Neden Diyarbakır’da ortak miting yapıldı, “megri megri” türküleri söylendi, kongrede başlarına konfeti atıldı, hatta teröristlere pide ısmarlandı?
Dün FETÖ ile, bugün diğer cemaat ve tarikatlarla, sonra mafya ile karanlık ve kirli ilişkilere girildi?
Daha yeni, İstanbul Belediye seçimlerinde İmralı’daki bebek katilinden mektup getirtilip Kürtlerin, AKP (cumhur ittifakı)’nin adayına oy vermeleri için çağrı yapılmadı mı? Öcalan’ın kardeşi TRT’ye çıkarılmadı mı?
Yaşananları unutturmak için devamlı algı oluşturuluyor, gündem değiştiriliyor ya da dinî terimler kullanılıyor. “İstanbul’a ihanet ettik”, “Allah’ım affetsin”, “Hamdolsun gündeme gelmedi” diyerek, özür ve helallik dileyerek vebalden kurtulmak mümkün değil.

Anayasa değişikliği
Yorumda, Anayasa’nın ilk dört maddesini değiştirmek isteyenlerle hareket etme suçlaması da vardı.
Öncelikle partilerin meclisteki sayıları, partili cumhurbaşkanlığı sistemi ısrarı ve “uzlaşma kültürü”müzün olmaması sebebiyle bu aşamada bir Anayasa değişikliği yapılabileceğine ihtimal vermiyorum.
Ayrıca mevcut anayasaya, mevzuata ve teamüllere uymuyor, bildiğinizi okuyorsunuz: Değiştirip de ne olacak ki? Niye zamanınızı boşa harcayacaksınız!..
Değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek olan ilk dört maddeye gelince; içlerinde yanlış insanlar bulunsa da Atatürk’ün kurduğu ve ilkelerini koyduğu CHP buna yanaşamaz.
Ne Atatürk’le ne de devletle problemi olmadığını düşündüğüm MHP de İYİ Parti de hiç kalkışmaz.
O halde Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve kuruluş ilkeleriyle problemi ve kavgası olan partilere bakmak lâzım: AKP ve HDP değil mi?
İlk dört maddenin değiştirilmesini, herhalde en çok bunlar ister. Zaten daha önce bu konuları bayağı konuşmuşlardı: Milletvekilleri, yandaş akademisyen ve yazarlar, gazeteciler görüşlerini açıklamışlardı. T.C’nin ve Türk Bayrağı’nın adını bile az mı tartıştılar? Millî değerlerimize saldırmadılar mı? Hâlâ da bu saldırılar devam etmiyor mu?
Yine de bu değişikliği yapabileceklerini sanmıyorum. HDP çok ister ama AKP buna kalkışamaz.

Sonuç
Dinî değerleri referans göstererek iktidara geldiler ama öyle bir icraat yaptılar ki dinin içini boşalttılar. Paraya tamah ettiklerinden “rol model” olamadılar; tam tersi kötü örnek oldular. Her şeyi yozlaştırdılar, sıradanlaştırdılar; ortada değer-meğer bırakmadılar. İmam-Hatip öğrencileri bile çelişkilere bakıp “deizm”e yöneldiler.
Şimdi de kendi aralarındaki kirli ve karanlık ilişkiler ifşa edilmeye başlanınca, işler iyice sarpa sardı. Başkalarına suç veya iftira atmak da işe yaramayacak. Çünkü, birilerine “dibin kara” demek için “kendi dibin kara olmayacak”.
Anlayacağınız arkadaşlar; yorum yaparken biraz düşünün. Savunmak istediklerinizin geçmişte yaptıklarını, söylediklerini aklınıza getirin ve yüzünüze vurulacağını unutmayın. Havuz medyası ağzıyla ve cahiller gibi konuşmayın. Başkalarına çamur atmaya kalkışmayın. Müslümansanız, dine aykırı davranışlar yapmayın ve sözler söylemeyin!.. Kişilikli ve ilkeli olun.
Unutmayın!.. Dün olduğu gibi bugün de “Türk’süz bir Türkiye” istenmektedir. Düşmanlarımız da içimizdeki hainler de bunu istiyor. Bu mücadele hiç bitmeyecek; gelecekte de böyle olacak.
“Sü uyur, düşman uyumaz.” Yeter ki bizler uyanık olalım.
 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Hikmet Bodovoğlu
4 yıl önce

Çok güzel bir yazı yazmışsın,Kutlarım

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)

Yazarın Diğer Yazıları

  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • Mitostrateji'den Son Sözler - 25 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-2 - 18 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-1 - 11 Ocak 2026
  • İyeler ve Cinler - 04 Ocak 2026
  • Ak ve Kara İyeler - 28 Aralık 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 27
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Mayıs,Ayı ve Gazi Turhan Beyi Anma Töreni
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Eski Türklerde Hayvancılık-2
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Anneler Günü'nün Sessiz Çocukları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Tek Adama Yönelik Rejim
Ali Kemal Gül
Tek Adama Yönelik Rejim
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Niçin Türkçüyüz
Şerife Güven
Niçin Türkçüyüz
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet Etti
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet...
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür kayıp, kayıtlar eksik, projeler hayali..
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür...
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo