• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
00:51
ÖSYM duyurdu: 2026 DGS sonuçları açıklandı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Milletleşme/Devletleşme-1
Yayınlanma: 10 Eylül 2023 - 09:14

Milletleşme/Devletleşme-1

10 Eylül 2023 - 09:14
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

          Dikkatinizi çekmiştir: Yazılarımda mümkün olduğunca tarihçelerimizin görüşlerine yer vererek sağlıklı bilgilenmenizi sağlarken, değerlendirmeyi de sizlere bırakıyorum.

Başlıktaki konuyu da, uzun yıllar Harp Okullarında ve üniversitelerde tarih dersleri veren Dr.Tahsin Ünal’ın, “Türk’ün Sosyo-Ekonomik Tarihi (Emel Yayınları, 1977)” adlı eserinden aldığım paylaşımlarla anlatmaya çalışacağım:

“…bütün toplumlar başlıca şu dört sosyo-politik safhadan geçmişler ve tekâmül ederek millet olmuşlardır: 1.Köy, köy devleti, 2.Şehir, şehir devleti, 3.Devlet, 4.İmparatorluk.

Bir toplum bu safhaları birer birer geçerek gelmişse mütekâmil ve medeni bir millet olmuştur (s.22-23).

…bir toplumun millet olabilmesi için başlıca iki büyük faktör vardır. Bunlardan biri maddi (objektif), öteki manevi (sübjektif) faktördür.

Objektif (maddi) olanı, geniş toplumsal azınlıklar dünyasındaki millet gruplarının müşterek ekonomik, sosyal, dil, soy ve vatan gibi tabii ve sosyolojik sebeplerle, subjektif (manevi) olanı da yine müşterek ruhî, dinî, fikrî ve hissî gibi sebeplerle insanlar bir araya gelirler ve millet olurlar. İlave edelim ki, bir millet her şeyden önce bir ruh ve gönül anlaşması ve birliğidir (s.14-15).

Bu iki faktör, zamanla müşterek bir duygu yaratır. Bu duygu ‘millî duygudur’. Millî duygu, aynı millete mensup olma duygusudur. O halde millet oluşumu; ferdi olmayıp maşerî (toplumsal) olduğu gibi millî duygunun oluşumu ve gelişimi de ferdi değil toplumsal (maşerî)’dır (s.16-17).”

Türklerin milletleşmesi

“(Tarihi süreç içinde zaferleri ve kederleri ortak yaşayan bu insanlarda) müşterek bir duygu ve müşterek bir şuur (bilinç) meydana gelmiştir. Bu ortak duygu ve şuur Türk milletini ve Türk millî bütünlüğünü doğurmuştur (s.18).

Bir millî şuurla sahne-i tarihe çıkmış olan bu milletin adı Türk’dür. Türk, Büyük Türk çınarının gövdesinin adıdır. Sakalar, İskitler, Hunlar, Avarlar, Çerkezler, Cücenler, Hazarlar, Göktürkler, Uygurlar, Karahanlılar, Karahitaylar, Akkoyunlular, Karakoyunlular, Türkişler, Oğuzlar, Onoğuzlar, Dokuzoğuzlar, Babakurtlar (Kürtler), Salurlar, Bozoklar, Üçoklar, Kumanlar, Uzlar, Peçenekler, Moğollar, Kırgızlar, Karluklar, Karaçaylar, Çuvaşlar, Selçuklar vb. Büyük Türk çınarının, büyük ve küçük dallarıdır (s.19).

Türkler sosyo-politik bakımdan ‘Tudunluk, Yapguluk, Hakanlık ve İmparatorluk devirlerini geçirmişlerdir. Tudunluk, bir köy devleti (boy yahut aşiret) olup küçük bir siyasi birliktir. Yapguluk bir şehir devleti olup boy veya aşiretlerin ‘köy devletlerinin’ birleşmesinden meydana gelmiş, siyasi bir organizmadır.

Hakanlık, belli bir mıntıkada, sınırları çöller, göller veya nehirlerle ayrılmış, fakat yapguluğun üstünde ve ona hâkim, daha geniş siyasi bir organizmadır. Yani birkaç şehir devletinin birleşmesinden meydana gelmiş, daha geniş bir siyasi organizma ‘devlet’tir. Bunun da üstünde imparatorluklar vardır. O halde Türk toplumunda sosyo-politik oluşum ve gelişim şöyle olmuştur:

a) 50-100 soyun birleşmesinden bir sop, 100-200 sop’un birleşmesinden bir boy meydana gelmiş ve oldukça kalabalık bir aile devleti kurulmuştur. 200-300 boy’un birleşmesinden de bir uz, yani köy meydana gelmiş ve köy devleti kurulmuştur. Köy devletinin belli bir sınırı, bu sınır içinde belli mezra ve mer’a araziler, yazlak ve kışlaklar bulunurdu. Türk tarihinde köyü idare edenlere ‘Tudun’ denirdi. Köy, ortalama olarak 200-300 boydan, 700-750 haneden (aileden), bir ailede 5 kişi hesabiyle 3500-4000 nüfustan ibaretti (s.25).

Köyün Tudun’u, köyde oturan boy beylerinin teşkil ettiği ‘Boy beyleri meclisi’ tarafından seçilirdi. Seçilen Tudun, köyün hem en zengini hem de en cesuru ve bilgilisiydi. Tudun, bütün selâhiyetini bu meclisten alırdı (s.25-26).

M.Ö.8000-7000 tarihleri arasında Türkler, köy devleti safhasında kalmışlardır. Sonra şehir devleti, devlet ve imparatorluklar kurulunca, Tudun’un (köy kralının) siyasi ve askeri hakları sınırlandırılmakla beraber, köyün ekonomik, sosyal ve kültürel yanına dokunulmamış, hatta daha güçlenmesi için desteklenmiştir. Çünkü köy, sosyo-ekonomik ve politik organizmanın hücresi, milletlerin güç kaynağıdır. Güçlü köylere sahip olan devletler güçlü, fakir köylere sahip olanlar zayıf olurlar. Bu bir realitedir. Dün de bugün de doğrudur.

M.Ö.7000- M.S.1600 döneminde, yani 8600 sene Türk köylerinin sosyo-ekonomik ve iskân durumu (Göktürkler, Uygurlar, Selçuklar ve Osmanlılar döneminde) şöyle idi: Merkezde 3500-4000 nüfuslu köyler vardı (s.27-28).

b) Böylece bazan 20-30, bazan da 40-60 köy devletinin (uz ve aşiretin) idaresi birleşti ve bir elde toplandı. Dün köy kralı olan Tudun; bugün Tudunlar Tudunu, yani Yapgu oldu (s.30).

Şehir devletinin kralı, artık tudun değil Yapgu’dur. Yapgu’nun meclis (divan) üyeleri artık boy beyleri değil tudunlardır. …Artık şehir devletinin nüfusu 100.000-200.000, askerî gücü de 8.000-10.000, yani bir tümene yükselmiştir (s.31). …Şehirlerde ve idare edenler kadrosundaki bu devamlı sosyal değişme, bir yandan Türk milletinin millî asabiyetini, cengaverlik ruhunu, idarî kabiliyetini beslemiş, bir yandan da Türk milletinin asırlar boyunca devletler ve imparatorluklar kurarak, egemen yaşamasını temin etmiştir (s.32).

Türk tarihinde şehir devletleri dönemi, zaman zaman köy devletleri dönemine dönülmekle beraber, M.Ö. takriben 7000-6500 tarihleri arasındadır.

c) Şehir devletleri de çeşitli nedenlerle birbirleriyle savaşmışlardır. Bu savaşların sonunda biri diğerini yenmiş, mağluplara kendi yüksek hâkimiyetini kabul ettirmiştir.

Bu tarihten itibaren iki şehir devletini birleştiren galip kral (yapgu) süratle öteki şehir devletlerini de kendi egemenliği altında birleştirmiştir. Böylece bazı hallerde 20-30, bazı hallerde 40-50 şehir devletinin birleşmesi veya birleştirilmesiyle devlet kurulmuştur. Devletin başında bulunana artık ‘Hakan’ deniyordu (s.33-34).

Artık köy devletlerinin, hatta şehir devletlerinin sınırları dışına çıkılmış, fetihler dönemi başlamıştır.

Türk tarihinde devlet dönemi, takriben 650-400’dür.

ç) Türk devletleri kurulduktan sonra, yine ekonomik, siyasi ve askerî nedenlerle birbirleriyle savaşmışlardır. Bu savaşlarda galip gelen taraf süratle, bazan 8-10 bazan 10-20 devleti egemenliği altına alarak imparatorluk kurmuştur. Hun, Selçuk, Moğol, Timur ve nihayet Osmanlı İmparatorluğu böyle kurulmuşlardır. …Bu dönem M.Ö.400-225 tarihleri arasındadır (s.35).

Tarih boyunca, Türk milleti, bir yandan sair milletlerden çok önce ve onlara örnek olarak köy, şehir, devlet ve imparatorluk gibi siyasi safhaları birer birer geçmiştir. Bir yandan da üç kıt’aya yayılarak gittiği her yerde devletler kurmuştur. Türkler uzun seneler yıkılmadan devam eden bir devlet kronolojisine sahiptir (s.38).

Acaba milletleri ayakta tutan veya yıkılışına sebep olan güçler maddî (tarımsal, teknik, sanayi, ticari vb.) güçler midir? Yoksa manevî (fikrî, dinî, ahlâkî vb.) güçler midir? Yani milletleri ayakta tutan madde midir, ruh mudur? Bize öyle geliyor ki, insan faktörü, sair faktörlerin başında geldiğine ve insan faktöründe de insanın ruhî davranışı esas ve öz olduğuna göre, toplumları ayakta tutan veya yıkan sebepler önce manevî, sonra maddidir… (s.45)

Haftaya devam.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Büyük Türk Kağanlığı-8 - 26 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-7 - 19 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-6 - 12 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-5 - 05 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-4 - 28 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-3 - 22 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-2 - 14 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı - 07 Haziran 2026
  • Asr-ı Saâdet Dönemi - 31 Mayıs 2026
  • Yeryüzünde Gezin Dolaşın!.. - 24 Mayıs 2026
  • Türk Milletinin Kültürel Değerleri - 17 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 28
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Kamu Araçlarında Camlar Neden Karartılıyor?
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Çerçeve Yasaya Hayır!
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Türk ve Türkçe Giderse, Kürt Ve Müslüman Kalır mı?
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Azınlık Okullarını Devlet Denetimine Alarak Misyonerlik Faaliyetlerine Son Veren Mustafa Kemal Atatürk'e Minnettarız
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Gündem Sıcak
Sarı Torbadan İmralı Masasına: MHP'deki Büyük Çark
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sarı Torbadan İmralı Masasına: MHP'deki Büyük Çark
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Eğitimde Fırsat Eşitliği Var mıdır?
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Atatürk Adam Gibi Adamdır
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-8
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
O Günlerin Dünyası
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
O Günlerin Dünyası
Sri Lanka Kandy Seyahati
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Kandy Seyahati
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Misafir Yazılar
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Özgür Özel'e Güvenmeyin, Kovun Gitsin Demiştim.
Orhan KILIÇOĞLU
Özgür Özel'e Güvenmeyin, Kovun Gitsin Demiştim.
Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum
Atatürkçülük
Ali Kemal Gül
Atatürkçülük
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Türk Ocakları'ndan
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Kutlu Rüyalar Görmeliyiz
Şerife Güven
Kutlu Rüyalar Görmeliyiz
İhanetin Bedeli Var
Köksal Cengiz
İhanetin Bedeli Var
Türklerde Hayvan Sevgisi Ve Mancacılık
Şevket Sezer
Türklerde Hayvan Sevgisi Ve Mancacılık
Çok Okunan Haberler
Öğretmenlerin İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Ek Tercih Başvurusu Açıklandı
Öğretmenlerin İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Ek Tercih...
Okullara 30 Bin Güvenlik Görevlisi Alınacak: Detaylar Ve Başvuru Süreci
Okullara 30 Bin Güvenlik Görevlisi Alınacak: Detaylar Ve Başvuru Süreci
Toplumda PKK ve Bölücülere Af Yasası Mecliste Yüksek Oyla Kabul Edildi!
Toplumda PKK ve Bölücülere Af Yasası Mecliste Yüksek Oyla Kabul Edildi!
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo