• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
09:31
GSB'den Sınavsız Atama Müjdesi: 2.610 Personel Alınacak!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Partiler ve Kanunlar
Yayınlanma: 12 Mayıs 2024 - 18:40

Partiler ve Kanunlar

12 Mayıs 2024 - 18:40
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

21 Nisan 2024’de yazdığım “Şükür Seçimler Bitti!..” başlıklı yazımda; millet olarak sık sık sandığa gitmekten ve yaşadığımız gerginliklerden dolayı çok yorulduğumuzu, biraz olsun artık dinlenmek istediğimizi belirtmiştim.

Ama mahalli seçimlerin hemen ardından, ülkenin asıl meselelerini unutturmak ve tabanındaki yenilgi psikolojisini bastırmak için iktidar “Anayasa değişikliği” konusunu gündeme getirdi: “Haydi ekonomik sıkıntıları geçtik; çevremiz ateş altındayken, derdimiz Anayasa mı?..” demek zorunda kalmıştım.

Bugüne kadar Anayasaya uyulmadığı ve değiştirilmedik maddesi kalmadığı halde hâlâ darbe Anayasası çığırtkanlığı yapılıyor. Anayasanın 177 maddesinin 96’sı değiştirilmiş, 23 maddesi yürürlükten kaldırılmış. Herhalde son amaçları, başlangıç maddeleri ile “Türk ve Türklük” kavramlarını kaldırmak!..

Yasalar

Söz konusu yazımda; “Öncelikle TBBM’nin itibarı ve milletvekillerinin niteliği sağlanmalıdır. Bunun için de TBMM İçtüzüğü değiştirilip meclise çeki düzen verilmelidir.” demiş ve sebebi olarak “Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu”nu göstermiştim.

Aslında Anayasadan önce bu yasaların değişmesi gerekmektedir. Çünkü mevcut bu iki yasa; partilerde lider sultasına (lider tanımına ve ölçütlerine göre değerlendirirsek, genel başkan ifadesi daha uygun düşmektedir) ve tek karar verici olmalarına sebep olmaktadır. Partilerin, parti üyelerinin ve seçmenlerin bu prangadan kurtarılması lâzımdır.

Partiler; genel başkanın hâkim ve güçlü olduğu kuruluşlar iken, bir de Anayasa değişikliği yaparak “Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” ile tek adam rejimini getirdik. Bundan bir an önce kurtularak hem ülkede hem de partilerde demokratik ortam oluşturulmalıdır.

Ayrıca, partilerin amaçları farklı olsa da birer sivil toplum kuruluşu olduklarının farkında olarak sivilleşmeye yönelmelidirler.

Partiler

Tüzel kişi sayılan partilerin tüzüklerine uygun ilkeli bir duruşları olmalıdır. Kurumsallaşmak için bu şarttır. Maalesef! Partilerde kurumsal yapı oluşmamıştır. Ne parti açıklamalarında ne de yöneticilerin söylemlerinde bunu göremiyoruz. Partiler; yalan, yanlış ve çelişkili ifadelerle ve birilerine “temenna çakmadan” konuşamayan kişilerle dolu. Partilerin icraatları ise genel başkanların iki dudağı arasında… (Siyasi Partiler Kanunu’nun 15.maddesine 2014 yılında eklenen maddeyle “eş başkanlık” getirilmesi de yönetim açısından yanlıştır. Çift başlılık her zaman zarar verir. Konuya cinsiyet açısından da bakılmamalıdır.)

Siyasi Partiler Kanunu; bazı kıstaslar koysa da -özellikle 37.madde- inisiyatif kullanma hakkını, parti tüzüklerine bırakmıştır. Aynı maddenin, “(Ek: 31/7/1998- 4381/7 md.) Siyasi partiler, ön seçim ya da aday yoklaması yaptıkları seçim çevrelerinde, toplam olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının %5’ini aşmamak üzere, ilini, seçim çevresini, aday listesindeki sırasını, ön seçim veya aday yoklaması tarihinden en az on gün önce Yüksek Seçim Kuruluna bildirmek koşuluyla merkez adayı gösterebilirler. Ön seçim ya da aday yoklaması yapılmayan yerlerde, siyasi partilerin merkez yoklaması veya diğer usullerden biri veya birkaçı ile aday belirleme yetkileri saklıdır.” demektedir.

Partilerin mutlaka ön seçim yapmaları sağlanmalıdır. Yasa değişikliği ile inisiyatif kullanma hakkı kısıtlanmalıdır. Sadece doğrudan siyasetle bağı olmayan tecrübeli, birikimli, yetişmiş kişiler için genel başkana (veya MKYK’na) verilen merkez aday belirleme oranı %1-2’ye düşürülmelidir.

Parası olanın veya genel başkana yakın olanların milletvekili listesine girmelerinin önü kapatılmalıdır. En önemlisi partiler şirket görüntüsü vermemeli, genel başkanların ya da bir grubun şirketi gibi olmaktan kurtarılmalıdır. Partiler, parti gibi olmalıdır.

Bu kanunlarda gerekli değişiklikler yapılarak partilere çeki-düzen verilmelidir. Hem parti üyeleri hem de seçmenler, önlerine konulan listelere oy vermek zorunda kalmaktan kurtarılmalıdır. Teknolojinin bu kadar ileri olduğu bir çağda en azından parti içi ön seçimler yapılabilmelidir.

Mevcut “Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” cumhurbaşkanı adaylarını, seçilebilmek için diğer partilerin bir oyuna bile muhtaç duruma getirmiştir. Dolayısıyla partiler arası pazarlıklar da artmıştır. Hem partilerin hem de adayların eli kolu bağlı hale gelmiştir. Koalisyon dönemlerinden daha kötü durum ortaya çıkmıştır.

Başka bir konu ise ülkemizde partilerin çokluğudur. Nisan 2024 itibarıyla 138 partinin etkin olduğu belirtilmektedir. Bu kadar siyasi partinin seçimlere katılması sıkıntıları da beraberinde getirmekte; harcamayı artırdığı gibi karmaşaya, kargaşaya ve oy pusulalarının iptaline sebep olmaktadır.

Birbirine benzer veya birbirinden bölünerek çoğalmış dolu parti vardır; önüne gelen parti kurabilmektedir. Ama birçoğu “tabela partisi” konumundadır. Maddi yanına değinmeyeceğim ama öyle kolay parti kurulmamalıdır. “Demokrasilerde böyle bir engel konulamaz” diyeceksiniz. Haklısınız ama “kurban pazarlığı yapar gibi” partiler arası pazarlık da olmamalıdır. Bir baraj getirilmelidir. Bu baraj %7’lik milletvekili çıkarabilme barajının dışında, seçimde yeterli -diyelim ki %1- oy alma zorunluluğu olmalıdır. Bu oyu alamayan partiler daha sonraki seçime -en azından bir seçime- katılmamalıdır.

Yasalar çıkarılırken muğlak olmamalı, kesin hüküm içermelidir.

Parti içi konular

Partilerde ön seçim yapma zorunluluğu getirilmelidir. Ayrıca, seçimlerde aday (aday adayı) olacakların, seçim tarihinden en az altı ay veya bir yıl öncesinde aday olacağı partiye üye olma zorunluluğu getirilmelidir. Zaten devlet memurları hariç, partilere herkes üye olabilmektedir. Aday olup seçilemeyen, geri memuriyete dönebildiğine göre devlet memurlarından da bu yasak kaldırılmalıdır. Memurlar da dolaylı olarak gönül verdiği partinin içindedir. Gerçek partililerin aday olmalarının önü açılmalı, derleme toplama adaylarla bir yere varılamayacağı bilinmelidir.

Partisinin amaç ve ilkelerinin bilmeden partiye üye olmak da ayrı bir garabettir. Zaten zırt-pırt parti değiştirenler bu tiplerdir. İnsan, her şeyden önce kendine, sonra da seçmenine saygı duymalı, kişilikli ve ilkeli olmalıdır.

Tam bağımsız ve tarafsız bir Yüksek Seçim Kurulu, partilerin üye listelerini düzenleyerek ön seçimi (aday yoklamasını) kolayca yapabilir. Sonuçlara -parti yönetimi dahil- herkes kesinkes uymalıdır.

Partilerin taşra teşkilatlarının genel kurullarında seçilen yönetimlerin görevden alınması keyfiliği -çok zorunlu haller dışında- kaldırılmalıdır.

Ayrıca, “çocukların evcilik oynadığı gibi” ülkede bir particilik oyunu oynanıyor. Bundan kurtulup gerçek partiler haline dönüşecek yollar açılmalıdır.

Tüm resmî ve özel kurum ve kuruluşlarda ciddiyet ve disiplin kalmadığı gibi partilerde de kalmamıştır. Parti değiştirenleri mi dersiniz, “zıllıdım/ cıllıdım oynamıyorum” diyen siyasileri mi dersiniz, herkes bir garip oldu. Gerçekten, bu durumu ne ülkemize ne de kişilere yakıştıramıyorum. Kendi çıkarlarından önce ve her zaman, vatan-millet sevdası ve çıkarı öne gelmelidir.

Mutlaka uygun bulmadıklarınız olmuştur ama siyasi bir gelecek düşünmediğim için görüşlerimi rahatlıkla sizlerle paylaşmış oldum.

Son olarak; genel ve yerel seçimler bir arada yapılarak, şu seçim yoğunluğundan çıkmalıyız. Stres yaşamaktan gerçekten çok yorulduk.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • Mitostrateji'den Son Sözler - 25 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-2 - 18 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-1 - 11 Ocak 2026
  • İyeler ve Cinler - 04 Ocak 2026
  • Ak ve Kara İyeler - 28 Aralık 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 27
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Mayıs,Ayı ve Gazi Turhan Beyi Anma Töreni
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Eski Türklerde Hayvancılık-2
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Anneler Günü'nün Sessiz Çocukları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Tek Adama Yönelik Rejim
Ali Kemal Gül
Tek Adama Yönelik Rejim
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Niçin Türkçüyüz
Şerife Güven
Niçin Türkçüyüz
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet Etti
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet...
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür kayıp, kayıtlar eksik, projeler hayali..
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür...
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo