• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
13:25
Adliyede görevli katip zimmetine 6,5 milyon TL geçirdi! Paraları sanal bahiste oynayarak harcadı
13:19
'Halkın sağlığıyla oynatmam' diyen Devrek Zabıta Amiri Abdurrahim Altuntaş görevden alındı
11:27
Çekmeköy'deki uyuşturucu operasyonunda çatışma çıktı: Bir polis şehit oldu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Runik Yazı
Yayınlanma: 04 Şubat 2024 - 13:45

Runik Yazı

04 Şubat 2024 - 13:45
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

Geçen haftalarda, Çağıl Çayır’ın “Cermen’ Runik Yazısının Türk Kökeni (Kaynak Yayınları, 1.Basım, Mayıs 2023)” adlı kitabından yararlanarak, “Odin Türk’müş” başlıklı iki yazı yazmıştım. Aslında konu uzun; kısa köşe yazılarıyla anlatmak da zor. Yazar hem mitolojik olarak hem de somut deliller ışığında Avrupa’daki tartışmaları aktarmaya çalışmış.

Odin’le ilgili ayrıntılı araştırmayı size bırakıp kitaptan şu ifadeleri de aktarayım: “Wotan-Odin kültünün Cermen topraklarında yayılmasının çeşitli şekillerde ya ‘savaşçı bir kültürel hareketle’ ya da seçkin bir Cermen savaş ağasının maiyetinin kültünün sağladığı prestijle gerçekleştiği söyleniyor. Diğer filolojistler de benzer şekilde tanrının arka planının öncelikle mitsel değil, kültsel olduğunu vurguladılar. Wotan-Odin en başından beri kendinden geçen bir kâhin ve sihirbaz imajı üzerine ‘şamanistik’ özelliklerle şekillenmiş. Cermen bölgesine akın eden Doğulu kabileler, muhtemelen benzer bir yerli tanrı kültüyle karışmış olan bu gezgin ve şifacı şaman-tanrı imgesini de beraberlerinde getirdiler. Daha sonraki bir dönemde Wotan-Odin imgesi, savaşçı bir kültürün ortamında atlı bir savaşçı ve büyücü olarak yeniden şekillenmiş (s.93-94).” olduğu belirtilmektedir.

Başlıktaki konunun anlaşılır hale gelmesi için, Çağıl Çayır’ın kitabına geçmeden önce kitapta geçen bazı sözcüklerin tanımını, Türk Dil Kurumu (TDK) Güncel Sözlüğü’den aktarmak istiyorum:

*Run (Fransızca run): 1.(isim) III-XIII.yüzyıllarda İngiliz İskandinav dillerinde kullanılan alfabenin harflerinin her biri. 2.(isim) Göktürk yazıtlarında kullanılan yazı türünün harflerinden her biri.

*Runik (sıfat, Fransızca runique): Run harfleriyle yazılmış.

*Runik yazı: 1.(isim) Run harflerinin kullanıldığı eski bir Germen yazısı. 2.(isim) Göktürk yazıtlarında kullanılan yazı sistemi.

*Cermen (isim, özel, Fransızca germain): Bugünkü Almanya’yı, Bohemya’yı ve Polonya’nın batı bölümünü kapsayan Cermanya’da milattan önce III.yüzyıldan IX.yüzyıla kadar yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse.

*Cermen dilleri (isim, özel, çokluk): Kuzey Avrupa’da konuşulan, Hint-Avrupa dil ailesinin bir kolu.

*Cermence (özel): 1.(isim) Cermenlerin kullandığı dil. 2.(sıfat) Bu dille yazılmış olan.

*Latin (özel): 1.(isim) İtalya’nın orta kesimindeki Latium bölgesinde yaşamış olan halk veya bu halkın soyundan olan kimse. 2.(isim) Latin halkları.

*Latin halkları (isim, çokluk): Dilleri Latinceden türemiş Fransız, İspanyol, İtalyan, Portekiz halkları; Latin.

*Latince (özel, L ince okunur): 1.(isim) Latinlerin kullandığı dil. 2.(sıfat) Bu dille yazılmış olan.

*Latin dilleri (isim, dil bilimi, çokluk): Latin halkları tarafından konuşulan, Hint-Avrupa dil ailesinin bir kolu.

Runik yazılarının Avrupa’da tartışılması

Çağıl Çayır; kitabının önsözünde şu ifadeyi kullanmaktadır: “Özellikle runik yazı araştırmaları Avrupa'da ırkçı ideolojilere alet edildi ve siyasi çıkarlar için kötüye kullanıldı (s.12).” Yazar, araştırmaları ve tartışmaları üç ana döneme ayırarak değerlendirmiş. Bunlar:

1) 1453'ten sonra halkların ayrıştırılması,

2) 1893'ten sonra yazıların ayrıştırılması,

3) Günümüzün araştırılmaları (s.21).

“…araştırmalara göre; ‘Avrupa için en etkili göçler, …Hint-Avrupa dil ailesinin etnik gruplarından, Hunlardan, Türklerden ve Moğollardan gelmiştir. Asya ve Avrupa arasındaki kıtalar-üstü etkileşimin ve göçün tarihi 6 bin yıldan geriye uzanmakta. Üstelik tarihöncesi göçler 14.000 ve 19.000 yıl önce ‘Doğu Sibirya bölgesinden İskandinavya'ya kadar’ genişlemiş: ‘O halde bilinen tarihsel göçlerin tamamen eski Doğu-Batı göçlerinin ve beraberinde gelen dil temaslarının devamı olduğu görülmektedir.’

Böylece Avrasya bozkırlar kuşağı kültürlerarası bir temas alanı olarak ortaya çıkıyor ve arkeolojinin yanında dilbiliminde de artan ilgi görüyor. Bununla beraber halkların birliğinden ve runik yazının Türk kökeninden söz eden Frank ve İzlanda göç destanları da yeniden gündeme geliyor. Bunun dışında sadece yazıların benzerliği karşılaştırılmaları için yeterince sebep ve imkanlar sunuyor. Ayrıca eski Türk yazısı için ‘runik’ teriminin kullanılmasının uygunluğunu ölçmek için de yazıların karşılaştırılmaları gerek. Tarihsel sorunların yanında felsefi nedenler de bütünsel bir bakışa çağırıyor: ‘Günümüzde insanlık artarak kültürlerarası iletişime girmeye zorlanıyor; dünya kültürlerin birbirine bağımlı olduğu bir topluluğa dönüşmektedir… (s.18-19)

Bunu dikkate almak da özellikle tarih biliminin sorumluluğu olarak görünüyor. (s.20)

O zamana kadar Asya ve Avrupa ‘runik’ yazılarının arasında bir tarihsel bağın olup olmadığı sorusu, Avrupa ve Cermen merkezci çarpıtmalar ve önyargılar, çelişkiler, yetersiz kaynak eleştirileri ve siyasi işgaller altında tutuldu… (s.22)

…Şimdiye kadarki ayrıştırılmalara karşı, Werner’in eski Türk ve Cermen runik yazısının ortak kökten geldiklerinin açıklaması önemlidir. Konunun disiplinler-arasılığı da vurgulanmalıdır. Ayrıca yazıların yanında, mitolojik, arkeolojik, dilbilimsel, dinsel-tarihsel yönler de dikkate alınmalıdır (s.23).

Runik yazı yazanların kendileri yazılarının tanrısal kökenine inanıyorlardı ve runik işaretlerini …çok eski zamanlardan beri sadece insanlar arasında bir iletişim aracı olarak görmüyorlardı:

Runik yazının Tanrı vergisi olduğuna dair inanç en erken yaklaşık 600.yıldan kalan Noleby Yazıtında aktarılıyor: (s.26)

‘…O dönemde, tarihsel olarak başarılı olanlar gezginlerdi, yerlerinde kalanlar değil. Avrupa oluşma sürecindeydi ve çalkantılar, göçler ve fetihlerle yaşıyordu. En azından ortaçağın hafızası bunu böyle anlatıyor. Ancak aydınlanmış yeniçağ kendini eski köken efsanelerinden izole ettiğinde, uluslarının köklerini çok eski zamanlardan beri Avrupa topraklarına taşıdı (s.88).’

Eski Türk yazısı ile runik yazı arasındaki tarihsel bağlantı sorusuna şu anda bir devrim niteliğinde bir araştırma ihtiyacı var. Bu ihtiyacı, bu çalışma, bilim tarihinde araştırdı ve şu sonuca vardı: Runik yazarların kendileri yazılarının ilahi bir buluş olduğuna inanıyorlardı. Dahası ortaçağda insanlar Türk ve ‘Cermen’ halkların akrabalığına inanıyordu. Runik yazının kökenine dair Eski İzlanda efsaneleri, yazının Türklerden geldiğini öne sürmektedir. Ancak Türk savaşları çağında bu tür türetmeler Roma siyaseti için çok sıkıntılı hale geldi ve saptırıldı. İstanbul’un Osmanlı fethinden sonra Türkler sistematik olarak barbarlaştırıldı, ebedi ve öz düşman ilan edildi. Bununla beraber, Hıristiyanlığın ‘kalesi’ olarak Avrupa kavramı ve bir savaş terimi olarak da ‘Cermen’ efsanesi ortaya atıldı (s.97):

            Belki dikkat etmişsinizdir: Önceki yazılarımda da bahsettim ama bu yazımda da bir defa daha yazacağım. Hatta bundan sonraki yazılarımda da zaman zaman belirteceğim: Batılı bilim insanlarının, konulara ve olaylara objektif baktıklarını genelde düşünürüz. Esasen böyle olmadığını eserlerini okurken fark ediyorsunuz. Biz de olduğu gibi onlarda da marjinal, fanatik, bağnaz, aşırı kişiler/ bilim insanları, din adamları çıkıyor.

Onun için, nasıl ülkemin “yerli ve milli ulemaları (!)”mızın veya “solcuları”mızın eserlerini okurken veya onların söylemlerini dinlerken sorguluyorsam; Batılıların eserlerini, okurken de veya filmlerini ya da dizilerini seyrederken de sorguluyorum.

Haftaya devam…

Yazarın Diğer Yazıları

  • Al Mitolojisi-1 - 07 Aralık 2025
  • Geçmişten Günümüze Kaplumbağa - 30 Kasım 2025
  • Halk İnançlarında Hayvanlar - 23 Kasım 2025
  • Ayrımlı Türklerinin Adetleri - 16 Kasım 2025
  • Türk Kültürlü Halklar - 09 Kasım 2025
  • Mitoloji ve Efsaneler-5 - 02 Kasım 2025
  • Mitoloji ve Efsaneler-4 - 26 Ekim 2025
  • Mitoloji ve Efsaneler-3 - 19 Ekim 2025
  • Mitoloji ve Efsaneler-2 - 12 Ekim 2025
  • Sendikaların Durumu - 05 Ekim 2025
  • Sendikalar ve Türk Dünyası-3 - 28 Eylül 2025
  • Sendikalar ve Türk Dünyası-2 - 21 Eylül 2025
  • Sendikalar ve Türk Dünyası-1 - 14 Eylül 2025
  • Mitoloji ve Efsaneler-1 - 07 Eylül 2025
  • Tuz-Ekmek Hakkı-3 - 31 Ağustos 2025
  • Tuz-Ekmek Hakkı-2 - 24 Ağustos 2025
  • Tuz-Ekmek Hakkı-1 - 17 Ağustos 2025
  • Asya Coğrafyasındaki Devletler - 10 Ağustos 2025
  • Eski Türk Yazıtları - 03 Ağustos 2025
  • Ankara Savaşı Yıldönümünde Timur - 27 Temmuz 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 26
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Ahlak Toplumsal Suç Oranlarını Nasıl Etkiler?
Sayın Yusuf Tekin, Hatıran Yeter!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Sayın Yusuf Tekin, Hatıran Yeter!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Girit; pahalıya alınıp bedavaya verilen ada
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Al Mitolojisi-1
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Öğretmen Ataması Yetersizdir
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Ruhumuzu Kilitleyen Pranga: Mobbing
Cahit Akdoğan Giresun Valiliği Esk.Halkla İliş. Md
Cahit Akdoğan Giresun Valiliği Esk.Halkla İliş. Md
Fıkra Gibi İhale...
Aşk
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Aşk
Serdar Gündüz Şb. Müd. Liyakat-Sen Genel Seketeri
Serdar Gündüz Şb. Müd. Liyakat-Sen Genel Seketeri
Bir Namuslu Yeter
Kahramanmaraş Olayları ve Olayları Hazırlayan Süreçler Gerçeği (2)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Kahramanmaraş Olayları ve Olayları Hazırlayan Süreçler Gerçeği (2)
Avrupa Turundan,Gondollar Şehri Venedik
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Avrupa Turundan,Gondollar Şehri Venedik
İmralı Görüşmesinin Düşündürdükleri
Misafir Yazılar
İmralı Görüşmesinin Düşündürdükleri
Türk Devleti Mağlup mu Oldu?
Orhan KILIÇOĞLU
Türk Devleti Mağlup mu Oldu?
Anayasa'nın 66.Maddesinde İfadesini Bulan Milli Kimlik Tanımı, Etnik Ayrıştırmadan Uzak Hukuki Bir Tanımdır
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Anayasa'nın 66.Maddesinde İfadesini Bulan Milli Kimlik Tanımı, Etnik Ayrıştırmadan Uzak Hukuki Bir Tanımdır
Türk Kadını ve Atatürk
Ali Kemal Gül
Türk Kadını ve Atatürk
Cumhuriyet'imizin 102. Yılı Kutlu Olsun
Türk Ocakları'ndan
Cumhuriyet'imizin 102. Yılı Kutlu Olsun
Ülküdaşım ve Beyim Önder Güven
Şerife Güven
Ülküdaşım ve Beyim Önder Güven
Ben Deyim, Siz Anlayın!...
Köksal Cengiz
Ben Deyim, Siz Anlayın!...
Kurtuluş Savaşımızda Rus Yardımı Hakkında
Şevket Sezer
Kurtuluş Savaşımızda Rus Yardımı Hakkında
Çok Okunan Haberler
Pes artık! Üniversitede kadro benim için hazırlandı, ilan sadece prosedür!
Pes artık! Üniversitede kadro benim için hazırlandı, ilan sadece...
Zorbalık yapılan öğretmenin asil hareketi
Zorbalık yapılan öğretmenin asil hareketi
Kamu Yönetiminde Adalet ve İş Barışı İçin: MEB Şefleri ve MEB Şube Müdürleri Görmezden Gelinemez
Kamu Yönetiminde Adalet ve İş Barışı İçin: MEB Şefleri ve MEB...
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim