• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
09:31
GSB'den Sınavsız Atama Müjdesi: 2.610 Personel Alınacak!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Sosyal Medya
Yayınlanma: 02 Mayıs 2021 - 10:15

Sosyal Medya

02 Mayıs 2021 - 10:15
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk


Hacı Bektaş-ı Veli’nin üç güzel sözüyle yazıma başlamak istiyorum: “En yüce servet ilimdir”, “İnsanın cemali sözünün güzelliğidir” ve “Her ne ararsan kendinde ara”.
Her gün gazetemi alır dikkatlice okurum. Sonra internetten bazı gazete ve köşe yazılarını gözden geçiririm. Gündüzleri pek televizyon seyretmem; genelde akşamları bakarım. Vakit buldukça da sosyal medyayı takip ederim.
Ülkemiz, teknolojik araç üretmese de maşallah insanlarımız teknolojiden yararlanmada ve teknolojiyi kullanmada mahirler: Günümüzün büyük kısmı akıllı telefonun, bilgisayarın veya televizyonun başında geçiyor.
Sosyal medyayı kullanma işinde, o kadar ileri gittik ki; artık devleti yönetenler ve bürokratlar talimatlarını bu yolla veriyorlar, icraatlarını bu yolla duyuruyorlar. Hatta daha ilerisi de var: Bakanların görevlendirilmesini, görevine son verilmesini, el çektirilmesini, azledilmesini ya da bakanların istifalarını, istifalarını geri almalarını, vazgeçirilmelerini, teşekkür etmelerini hep bu kanaldan öğreniyoruz. Yani, anlayacağınız devletimiz de sosyal medyadan yönetilir oldu.

Sosyal ağlar ve bağımlılık
Basında ve sosyal medyada herkes bir şeyler yazıyor; kendince fikirlerini, görüşlerini paylaşıyor. Gerçekten çok güzel yazılar ve paylaşımlar oluyor.
Yalnız, o kadar çok şahsî ve grup sitesi var ki takipte zorlanıyorum. Kontrolümüzde olmayan paylaşımlar da cabası. Bazıları “sponsorlu”ymuş; yani “parayı veren düdüğü çalıyor.”
Sosyal medyayı güzel kullananlar olduğu gibi kötüye kullananlar da var. Burada insanları aldatanları kastetmiyorum; zaten onlar suç işliyorlar. Benim kastım; başkaları aleyhine yalan - yanlış, iftira ve nefret kokan paylaşım yapanlaradır.
Paylaşımlar ve altına yazılan yorumlar; kişilerin bilgisinin ve ilgi alanının derecesini de ortaya koymaktadır. Hatta bazı paylaşım ve yorumların, bilerek ve kötü niyetle yazıldığına inanıyorum. Onun için -haddim olmayarak- bazı yazıları, paylaşımları ve yorumları çok yetersiz, seviyesiz, cahilce ve hatta terbiyesiz buluyorum.
Paylaşımlara yorum yazmadığım veya beğenmediğim için alınanlar, kızanlar oluyor, biliyorum. Maalesef yetişemiyorum. “Emeklisin, zamanından çok ne var?” diyenleri duyar gibiyim. Siteleri ve şahsî hesapları hep takip etmeye kalkışsam; ne kitap / gazete okumaya ne önemli programları seyretmeye ne de yazılarımı hazırlamaya zaman ayıra bilirim.
Farkındaysanız; çok fazla paylaşım yapmıyorum. Sadece haftalık yazımı ve önemli gün ve olayların yıldönümlerinde faydalı bulduğum mesajlar paylaşıyorum. Yapılan yorumları mümkün olduğunca okuyorum. Yazılarımın çok güzel ve doyurucu olduğunu iddia edemem; ayrıca kimseyi ikna etmek gibi bir düşüncem de yoktur.

Dini mesajlar
Özellikle bu iktidar döneminde dinî içerikli yazılar, mesajlar, kutlamalar çok yapılıyor. Herhalde popülizmin veya geçinmenin bir yolu oldu!.. Ama maalesef! Millî ve manevî değerlerimiz; en çok bu dönemde yozlaştı, “yerle yeksan oldu”.
Ramazan ayı dolayısıyla manevî atmosfere girdiğimiz malûm. Arkadaşlar ve tanıdıklar arasındaki mesajlaşma trafiği bayağı arttı. Ramazan, kandil geceleri ve Cuma günleri paylaşılan sözlerin bazıları çok güzel, bazılarıysa çok basit kalıyor. Hâlâ, herkesin ezberlediği veya bugün için yanlış yorumlanabilecek sözler paylaşılıyor: Bu bilindik paylaşımları es geçiyorum.
Aynı yanlışı Diyanet de yapıyor: Yüzyıllar önce yaşamış bazı eski alimlerin sözlerini paylaşıyor. Bu sözler, söylendikleri yıllardaki insanların eğitim seviyeleri düşünülünce uygun olabilir ama bugün için çok basit ve yavan kalmaktadır. Bugün sokaktaki normal bir vatandaşın bile rahatlıkla söyleyebileceği bir sözü, çok önemliymiş gibi sunmanın alemi yoktur. Mesajların, insanı tatmin edici ve ufuk açıcı olmaları gerekir. Mesajlarda çağımız gerçekleri ve gerekleri dikkat alınmalıdır.
Gelen mesajları anlayışla karşılıyor ve okuyorum. Ancak, bu mesaj gönderme işinin sıradan hale getirilmesine karşıyım. Bulundukları görev ve sorumlulukları gereği veya ortam sebebiyle paylaşım yapan arkadaşlarımın farkındayım. Bazılarında ise “paylaşım yapmazsam ayıplanırım” endişesi var gibi...
Bu tavır, biraz da “güven eksikliğinden kaynaklanıyor” diye düşünüyorum. Paylaşım yaptığımız veya mesaj gönderdiğimiz kişiler; büyük oranda tanıdıklarımızdır: Onlar da bizi tanıyorlar. Kim olduğumuzu ve nasıl bir kimliğe sahip olduğumuzu bilmiyorlarsa, bizi tanımamışlarsa, o da onların ayıbıdır. Mevlana’nın “Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol” sözünü, tam sırası paylaşmalıyım.
İnancımızda “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” ilkesi vardır. Kendimi de katarak söylüyorum; bilen de yazıyor, bilmeyen de… Benim söylemek istediğim; paylaşımlarımıza biraz daha dikkat edelim. Hatırlarsanız bir bakanımız vardı: “Her Cuma bir ayet sallıyorum” diyen; “Bakara makara” diye dalga geçen. O duruma düşmeyelim.
Telefonumuzda kayıtlı kişilere grup mesajı atıyoruz. Hepsi, gerçekten bizim sevdiğimiz, saygı duyduğumuz, değer verdiğimiz, dost gördüğümüz kişiler mi? Hayır!.. “Âdet yerini bulsun.” Aynen devlet bakanının yaptığı gibi, her Cuma bir ayet veya hadis salla olsun bitsin!..
Bir de her yazının, haberin altına çarpıtıcı yorum yazanlar; hatta terbiyesizlik yapanlar var. Bunlar “ipini koparanlar”. Hatırlarsanız, bir ara bunu görev sayan özel elemanlar vardı. Şimdi bu işi; devlet memuru dediğimiz atanmış kişiler yapıyor. Yasa gereği hiç açıklama, görüş vermemesi gerekenler; muhaliflere veryansın ediyorlar.
İnsanlara “tebessüm” sadakadır. Bırakın karşılaştığımız insanla selamlaşmayı; akraba, eş, dost, komşuyla bile selamlaşmıyor, gülümsemiyoruz! Aynı davaya inanmış, birlikte mücadele etmiş insanlar dahi bu emri yerine getirmiyorlar. Farklı bir söz edene hemen “hain” damgası vuruluyor. Dava arkadaşlığından nerelere geldik; sevgimizi, saygımızı yitirdik. Karşısındakinin Müslüman olduğunu bile bile saygı göstermeyip yargılayanlar, saygı bekleyemez.
Artık insanlar o hale geldi ki; yapacakları icraatları (!) önce sosyal medyadan paylaşıyor, sonra da yerine getiriyor. Mesela; intihar ediyor, uyuşturucu kullanıyor, cinayet işliyor, tecavüzde bulunuyor. Galiba toplumumuz cinnet geçiriyor!..
Ne yazık ki, toplumumuzda adalet ve hak duygusu kalmadığı gibi ilkesizlik ve kuralsızlık da aldı başını gidiyor; bocalayıp duruyoruz. Değerlerimizi bilmeyenler bir tarafa bildiğini iddia edenler bile değerlerimize saygısızlık ediyor. Ne millî ne de manevî bir değerimizi bırakmadılar.
Üzerinde durulması gereken o kadar çok ve önemli sorunlarımız var ki; insanlara dinle, diyanetle, vaazla, hutbeyle, mesajla moral veremez, onları motive edemez hale geldik. Herkes sıkıntıda… “Aç köpek fırın duvarını yıkar” veya “Aç ayı oynamaz” özdeyişlerimizi unutmayalım.
Kısacası; sosyal medyayı kullanmada ve paylaşımlarda hassasiyet gösterelim, samimi davranalım ve duyarlı olalım. Öncelikle kendi öz eleştirimizi yapıp yaşantımızı Kur’an’ın ilkelerine uyarlayalım.
Yazımı; bizim “erken öten horozun başını keserler” özdeyişi ve bir Afrika atasözüyle bitireyim: “Horoz ötsün veya ötmesin mutlaka sabah olacaktır.”

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • Mitostrateji'den Son Sözler - 25 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-2 - 18 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-1 - 11 Ocak 2026
  • İyeler ve Cinler - 04 Ocak 2026
  • Ak ve Kara İyeler - 28 Aralık 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 27
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Mayıs,Ayı ve Gazi Turhan Beyi Anma Töreni
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Eski Türklerde Hayvancılık-2
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Anneler Günü'nün Sessiz Çocukları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Tek Adama Yönelik Rejim
Ali Kemal Gül
Tek Adama Yönelik Rejim
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Niçin Türkçüyüz
Şerife Güven
Niçin Türkçüyüz
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet Etti
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet...
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür kayıp, kayıtlar eksik, projeler hayali..
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür...
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo