• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
09:31
GSB'den Sınavsız Atama Müjdesi: 2.610 Personel Alınacak!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Şükür Seçimler Bitti!..
Yayınlanma: 21 Nisan 2024 - 12:05

Şükür Seçimler Bitti!..

21 Nisan 2024 - 12:05
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimi ile birlikte “Oh! Seçimler bitti, 4 yıl seçim yok” diye düşünmüştük. Biraz olsun “bütün vücut azalarımız, aklımız, dimağımız, ruhumuz rahatlayacak” diyorduk. Çünkü sık sık yapılan seçimler ya da referandumlar yüzünden bayağı gerilmiştik. Aslında 22 yıldır hep gerginiz. Bu gerginlik bizden kaynaklanmıyor; iktidar ve muhalefet yöneticilerinin tutumlarından, davranışlarından, konuşmalarından kaynaklanıyordu.

Başta emeklilerimiz olmak üzere işsiz ve yoksul vatandaşlarımızı, gelecekten umudunu kesen gençlerimizi, dolayısıyla hepimizi çok etkilemişti: Toplumun büyük çoğunluğunun psikolojisi bozulmuş durumdaydı. Sabırlı bir millet olmasak, toplumsal huzur bozulabilirdi!..

Ama iktidar durur mu?  Bir süredir fısıldadıkları “Anayasa değişikliği yapma” isteklerini hemen ortaya döktüler. Yine bizi; kavgalı, dövüşlü, hakaretli, gergin ortama götürmek istiyorlar. Bize, hiç rahat yok!.. İzin vermiyorlar ki, kendi dertlerimizi düşünelim.

Gerçekten millete yazık ediyorlar; millete yazık oluyor. Haydi ekonomik sıkıntıları geçtik; çevremiz ateş altındayken, derdimiz Anayasa mı?.. Demek ki, iktidarın derdi ne milletin derdi ne de ülkenin derdi!..

İktidarın en büyük başarısı algıyı iyi yönetmesidir. Ele geçirdikleri ya da çeşitli yollarla yandaşlarına satın aldırdıkları medya (radyo, televizyon, gazete vb.) ve trolleriyle algı oluşturup milleti kolayca aldatıyorlardı. Ama bu algı yönetiminin, mahalli seçimlerde tutmadığı görüldü.

Bugüne kadar, iktidara sıkıntı çıkmaması için farklı konular ortaya atarak gündem değiştiriyor; ülkenin ve halkın gerçek sorunları düşünmesi engelleniyordu. Her seçim öncesi ya bir şey buluyorlar ya da bir şey uçuruyorlardı. Ülke uçuyor, kaçıyordu!.. Ekonomide dünyanın en üst sıralarındaydık!.. Gördük ki hiç de öyle değilmiş!..

Anayasa değişimi

Mevcut Anayasaya uymayanlar -sanki yenisine uyacaklarmış gibi- yeni Anayasa yapmak istiyorlarmış. Milletin Anayasa ile ilgili bir sıkıntısı yok. Sonra, millet Anayasa düşünecek halde mi ki!.. Veya “Milletimizin yüzde kaçının Anayasa’dan, Anayasal haklarından, ödevlerinden, sorumluluklarından haberi var?..” Ya da “haberdar olanların oranı % 15-20 çıkar mı?..”

Esasen, iktidarlar Anayasaya uymuş olsalar, Anayasadaki hak ve özgürlüklerin önüne geçmeseler, sıkıntı duyanların da sıkıntısı kalmaz. (Bölücüleri ayrı tutuyorum.)

Yeni Anayasa yapsanız, ne olacak ki; 22 yıllık iktidarınız ve icraatlarınız “nasıl bir Anayasa yapmak istediğinizi ortaya koyuyor”. 2010 ve 2017 Referandumları ile Anayasa’nın bazı maddelerini değiştirdik de ne oldu? Ülke daha kötüye gitti. “Görünen köy kılavuz istemez” misali, yapmak istediğiniz Anayasa’nın da millete yararı olmayacaktır.

Milletin derdi, geçim: Açlık, yokluk ve yoksulluk. Öncelikle çözülmesi gerekenler bu sıkıntılar. Yani ekonomi!.. Çözebilir misiniz? 22 yılın sonunda bu hale getirdiğiniz ekonomiyi düzeltmeniz zor: Çünkü, öncelikle anlayışınız ve zihniyetiniz değişmeli!..

Yerel seçim sonuçları, vatandaşın bir işareti, bir ikazıdır: Ders almak gerekir. Alınmaz da farklı gündemler ortaya atarsanız; gelecek seçimler, sizin için daha da kötü ve hüsranla biten sonuçlar doğurabilir.

Ana muhalefet

Hiç öyle zafer naraları falan atmayın; ortada bir zafer yok. Türkiye’yi yönetmeyeceksiniz. Sadece belediyelerin yönetimini aldınız. Erken bir seçim olmazsa ki, ihtimal dahilindedir; genel seçimlere kadar vaktiniz var.

Birinci parti çıkmanız ve %38 oy almanız; sadece sizin çabalarınızla olmadı: 22 yıllık iktidarın yanlışları, milleti açlığa ve sefalete sürüklemesi, kırgınlıklar ve kızgınlıklar sebebiyle oldu. Diğer partilerin seçmenleri de iktidarı uyarmak için size yöneldi.

Bir defa şunun bilinmesi gerekir: %38’lik oy oranınızın içinde yaklaşık %10-15’lik bölümü emanet oydur. Eğer kazandığınız belediyelerde iyi bir performans gösterip başarı sağlarsanız, destek de devam eder. Aksi halde, farklı partilerin seçmeni olan veya hiç partisi olmayan bu kişileri, ilk seçimde kaybedersiniz.

Anayasa’dan önce

Anayasa değişikliğine gelinceye kadar; öncelikle TBBM’nin itibarı ve niteliği sağlanmalıdır. Bunun için de milletvekillerinin niteliğini artırıcı tedbirler alınmalıdır.

Sonra, TBMM İçtüzüğü değiştirilip meclise çeki düzen verilmelidir. Meclise gelmeyen, oturumlara katılmayan, hiç söz almadan dönemini bitiren milletvekillerimiz var. Böyle bir şey olabilir mi? Peki, bu durum nereden doğuyor derseniz; bence "Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu ile bağlantılı" derim. Bunu haftaya yazmaya çalışacağım.

Meclisi takip ediyorsanız, kanunların nasıl çıkarıldığını fark etmişsinizdir. TBMM İçtüzüğü’nün “Karar yeter sayısı” başlıklı 146 ncı maddesinde; “Oya konulan bütün hususlar, Anayasada, kanunlarda veya İçtüzükte ayrıca hüküm yoksa, toplantıya katılan milletvekillerinin salt çoğunluğuyla kararlaştırılır. Salt çoğunluk belli bir sayının yarısından az olmayan çoğunluktur.

İşaretle oylamada olumlu oylar, olumsuz oylardan fazlaysa, oya konan husus kabul edilmiş; aksi halde, reddedilmiş olur. Genel Kurulda bulunup da oya katılmayanlar yeter sayıya dahil edilirler.” denilmektedir.

Bu maddeye göre 600 milletvekili olan meclisimizde salt çoğunluk 301’dir. Ama TBMM’nin toplanması için (1/3’ü) 201 oy yetmektedir. Bu durumda salt çoğunluk 101’dir. Yani yasa teklifleri -af yasaları hariç- bu sayıyla bile kabul edilebilmektedir.

Yasa çıkartmak bu kadar basit olmamalıdır. Gündüz yasa hazırlanıyor, gece çıkarılıyor. Ne kamuoyunda ne de mecliste yasa değişikliği üzerinde bir çalışma yapılmıyor. Şimdi diyeceksiniz ki, komisyonlarda görüşülüyor ya!.. Ben, görüşüldüğünü düşünmüyorum: Talimatlara göre hareket ediliyor. Maalesef! Milletvekilleri el kaldırıp indiren insanlara dönüştürüldü. Zaten yasa görüşülürken mecliste kaç milletvekili bulunuyor ki?.. Gülünç haldeyiz.

Meclis genel kurul toplantılarının yeter sayıları artırılmalıdır. Meclise devamlılık konusunda cezalar artırılmalıdır. Özellikle yasalar çıkarılırken veya değişiklik yapılırken, uzaktan da olsa milletvekillerinin meclis çalışmalarına katılımları sağlanmalıdır.

Ayrıca, hazırlanan yasa tasarıları veya teklifleri, TBMM’ne verilmeden önce en az üç ay öncesinden kamuoyu ile paylaşılmalı ve tartışma ortamı hazırlanmalıdır. Her kesimin görüşü alınmalıdır. Bu süre dolduktan sonra TBMM’nde komisyonlara ve genel kurula getirilmelidir.

Kanun tasarı ve teklifleri, keşke tüm kesimler tarafından üzerinde uzlaşılarak ortak metinler halinde meclise sunulsa ne güzel olur.

Yüksek Seçim Kurulu’na da dikkat çekmek istiyorum: Her seçimde ortaya atılan “oylar çalındı, trafoya kediler girdi, şaibeli seçim gibi” suçlamalardan kurtulması, mevzuata aykırı davranması ve keyfi tutumdan kaçınması için gerçek anlamda bağımsız ve bağlantısız hale getirilmelidir. YSK üyeleri, adaletle ilgili kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının (avukatların, hâkimlerin, savcıların vb.) katılacağı oylama ile seçilmelidir.

Teknolojinin ve bilgisayar programcılığının bu kadar ileri olduğu bir çağda, böyle seçimlerin yapılması mümkün görülmektedir.

Son cümlem: Vatandaşlar olarak sık sık yapılan seçimler sebebiyle devamlı stres altındayız; bundan kurtulmak istiyoruz. Gerçekten çok yorulduk.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • Mitostrateji'den Son Sözler - 25 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-2 - 18 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-1 - 11 Ocak 2026
  • İyeler ve Cinler - 04 Ocak 2026
  • Ak ve Kara İyeler - 28 Aralık 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 27
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Mayıs,Ayı ve Gazi Turhan Beyi Anma Töreni
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Eski Türklerde Hayvancılık-2
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Anneler Günü'nün Sessiz Çocukları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Tek Adama Yönelik Rejim
Ali Kemal Gül
Tek Adama Yönelik Rejim
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Niçin Türkçüyüz
Şerife Güven
Niçin Türkçüyüz
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet Etti
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet...
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür kayıp, kayıtlar eksik, projeler hayali..
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür...
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo