• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
09:31
GSB'den Sınavsız Atama Müjdesi: 2.610 Personel Alınacak!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Turan'a Doğru
Yayınlanma: 06 Aralık 2020 - 09:29

Turan'a Doğru

06 Aralık 2020 - 09:29
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

 

Geçmişi eski milletlerin genellikle bir millî idealleri vardır. Tabii ki, dünyanın en kadim milleti olan Türk Milleti’nin de “millî ülküleri” vardır: “Kızılelma, Turan, Cihangirlik” gibi ülküler… Türkler mücadelelerini hep bu ülküler uğrunda yapmışlardır. Mesela; Osmanlı’da Yeniçeriler “Kızılelma’ya” diye eğitilmişlerdir.

Atatürk de kendisini bu anlayışla yetiştirmiş ve hayatının her döneminde icraatları ile bunu ortaya koymuştur. Millî mücadelede uyguladığı strateji ile SSCB’nin desteğini alarak Türklerden ve Müslümanlardan toplanan yardımların Anadolu’ya getirilmesini sağlamıştır. Komünizm’le ilgili sonraki uygulamaları malûmdur.

Atatürk’ten sonra yönetime gelenler; SSCB’nin ülkemiz üzerindeki amacından kaynaklı endişe ile “Turancılığı” milletimize yanlış aksettirmişlerdir. Cumhurbaşkanı İnönü döneminde yaşanan “3 Mayıs 1944 Türkçülük - Turancılık Davası” gibi… Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk (1973-1980)’ün, 27 Mayıs 1976 tarihindeki bayram mesajında “Türkiye için en büyük tehlike olarak Pantürkizm’i ve Panislâmizm’i” göstermesi gibi… Ayrıntıya girmiyorum.

Oysa biz, Türk Milliyetçileri, ülkücüler; her şeyi Türk olmanın bilinciyle yaptık. Günlerimizi Ziya Gökalp’in mısralarını okuyarak geçirdik:

“Deme bana: Oğuz, Kayı, Osmanlı;

Türk'üm, bu ad, her unvandan üstündür…

Yoktur Özbek, Nogay, Kırgız, Kazanlı,

Türk milleti bir bölünmez bütündür.”

“Vatan ne Türkiye’dir Türkler’e, ne Türkistan;

Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan...”

“Düşmanın ülkesi viran olacak!

Türkiye büyüyüp Turan olacak!”

“Turan”; bizim için büyük ve cennet gibi bir vatandır.

“Turan”; bizim için büyük bir ülküdür, “kızılelma”dır; hayallerimize ulaştıkça yeni hayaller kurmaktır. Bir menzile varıp yeni menzili düşlemektir. Yani, ötelerin ötesidir.

Azerbaycan harekâtı

Ermenistan’ın saldırısı üzerine Azerbaycan Ordusu’nun 27 Eylül 2020’de başlattığı harekât, Rusya’nın girişimiyle 10 Kasım’da yapılan anlaşma ile sona ermiştir. Bu durum, Azerbaycan’da sevinç ve zafer gösterilerine dönerken Türkiye’de de çok olumlu karşılanmıştır.

İlginçtir; anlaşma tarihi Atatürk’ün ölüm yıldönümüne getirilmiştir. Bu bir tesadüf müdür, yoksa bilerek mi yapılmıştır? Geçmişte bazı devletlerle yapılan görüşmelerin ve anlaşmaların tarihlerine bakıldığında hiç de tesadüf olmadığı, sanki Rusya’nın bu tarihi bilerek tespit ettiği anlaşılıyor. Son zamanlarda her olay bir başarı hikâyemizin ya da üzüntümüzün yıldönümüne rast getiriliyor. Nitekim bu tarih; “Azerbaycan’ın Zafer Günü” ilan edilmiş, Türk kamuoyundan gelen tepkiler üzerine 8 Kasım’a alınarak yanlıştan dönülmüştür.

Büyük bir heyecanla ve merakla takip ettiğim harekât, anlaşma ile sonuçlanınca; “Zafer diye çok erken kutluyoruz. Bu anlaşma benim hiç içime sinmedi. Galiba yine oyuna geliyoruz.” şeklinde bir mesaj atmıştım. Mesajıma yorum yazan bazı arkadaşların benimle aynı düşüncede olduklarını gördüm. Hâlâ anlaşmayı içime sindiremediğimi belirtmek isterim. Keşke Türkiye ve Azerbaycan “dostumuz (!) Putin”i etkileyip Rusya’yı biraz oyalayabilselerdi ve Azerbaycan işgal edilen tüm topraklarını “azad” eyleyebilseydi; o zaman yüreğimiz yerine otururdu. Azerbaycan işgal altındaki % 20’lik topraklarının % 70’ini kurtarmıştır. Harekâtta 2.783 Azerbaycan askeri şehit olmuştur; rahmet diliyorum.

Bu anlaşma en çok Rusya’ya yaramıştır. Rusya, barış gücü adı altında Karabağ’a üslenmiştir. Rus lideri Putin ne diyordu: “Karabağ Azerbaycan’ındır”. Öyleyse ne işiniz var Karabağ’da?.. Anlaşmaya bakılırsa, her şey Rusya’nın kontrolünde yürütülecektir. “Laçin Koridoru” da kontrollerinde olacaktır. Bize de “gözlemcilik” düşmüştür!.. Ayrıca, 7.maddeye göre “Ülke içinde yerinden edilmiş kişiler ve mülteciler, B.M. Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin kontrolü altında Karabağ’a ve komşu bölgelere geri dönecektir.”

Bana göre, bu harekâtın en önemli sonucu; Azerbaycan halkının özgüvenini kazanması ve ordusunun yeni bir ruhla Türk’ün savaş kabiliyetini ortaya çıkarmasıdır. Yine, bu harekâtla Azerbaycan; “Türk Dünyası” için büyük bir sorumluluğu yerine getirmekle birlikte üstüne de almıştır.

Antlaşmada belirsizlikler doludur. 9.maddede “…Azerbaycan’ın batısındaki bölgeler ile Nahcivan Özerk Cumhuriyeti arasında ulaşım iletişimi sağlanacağı” belirtilmektedir. “Zengezur Koridoru” açılacağı söylenmektedir. İnşallah diyelim!..

Türk - Turan Koridoru

“Zengezur veya Nahcivan Koridoru” adıyla ya da başka bir adla olmasından daha çok maddenin gerçekleşmesi önemlidir. Türk Dünyası açısından, belki de harekâtın en kazançlı yanı bu olacaktır. Azerbaycan kamuoyunu bilemiyorum ama ülkemizde “Turan ve Turancılık” konuları yeniden konuşulmaya, yazılmaya başlanmıştır. Bazı köşe yazarları bu konuyla ilgili lehte bazıları da aleyhte yazılar kaleme aldılar. Bazı STK’lar da bildiriler yayınladılar.

Lehte olanlarla meselemiz olamaz. Aleyhte olanlara gelince; bunlar, dünyada esâmesi bile kalmayan “Komünizm”in etkisinden kurtulamamış komünistler ile kendisini başka etnik yapı içinde sayan bölücülerdir. Milletimizin bu büyük hedefiyle ilgili “ulusal sol”un, bizle aynı düşündüklerini sanıyorum.

Bir de “nötr” olanlar var: Bunları tanıyor veya tahmin ediyorsunuzdur; “Liberaller ve Siyasal İslâmcılar”dır. Bunlar, millî konularda ya aleyhtedirler ya da tarafsız kalırlar, görüş açıklamazlar. Siyasal İslâmcılar; iktidarın Azerbaycan’ın yanında yer almasından dolayı pek renklerini belli etmiyorlar. Eğer farklı bir iktidar olsaydı; inanıyorum ki, geçmişte olduğu gibi yine “İslâm’da ırkçılık yoktur, haramdır, falan…” diye başlarlardı. Kim ırkçılık yapıyorsa?.. Bu kesimler, dün de bugün de hep millî davalara uzak durdular; hatta kötülediler, engel oldular. Nasıl ki; liberaller “doyduğum yer vatanımdır” diyorsa, Siyasal İslâmcılar da “Seccademi serdiğim yer vatanımdır” diyor. Oysa, fethedilen yer vatandır.

Bu zihniyet, İslâm öncesi tarihimizi dışladıkları gibi Müslüman olmayan bazı Türk halklarını da dışlarlar. Sanki “Türk Milleti”, İslâm’ı seçerken gökten zembille indi veya yaratıldı!..

Millî ülkülere, millî meselelere “Türk Milleti ve Devleti” çerçevesinden bakılmalıdır.

Dünyada yeni dönem

Soğuk savaş dönemi 1990’da bitmiş, yeni bir süreç başlamıştır. Dünyada dengeler sürekli değişmektedir. Artık, “Turan ve Turancılık”la ilgili çeşitli çevrelerce veya devletlerce yürütülen yalan-yanlış kara propagandadan kurtulmalıyız. Hem millet hem de devlet olarak yeni duruma kendimizi konumlandırmalıyız.

“Turan (Türk) Birliği”, devletin temel politikası olmak zorundadır. Bu konuda hedefler tespit edilmeli ve bu hedeflere göre hareket etmeliyiz. Bu süreçte herkes üstüne düşen görevleri yapmalıdır. Bütün Türklerin özgürlüğüne kavuşması, bağımsızlıklarını kazanması, kendi aralarında ekonomik, kültürel ve siyasi birlikler oluşturması hedeflerimiz olmalıdır.

“Turan - Türk Birliği” gerçekleşmeyecek bir hedef değildir. Evet. İşimizin zor olduğu muhakkaktır ama “Turan” bir gerçektir. İleride, çeşitli alanlarda Türk (Turan) halkları arasında işbirlikleri oluşacağına inancım tamdır. Yeter ki bizler; akıllı, bilinçli, inançlı ve azimli olalım.

İnşallah! Koridor gerçekleşir ve Türkiye ile Türk Dünyası arasında bağlantı kurulur.

Çünkü bu kapı, “Turan kapısı”dır.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • Mitostrateji'den Son Sözler - 25 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-2 - 18 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-1 - 11 Ocak 2026
  • İyeler ve Cinler - 04 Ocak 2026
  • Ak ve Kara İyeler - 28 Aralık 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 27
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Mayıs,Ayı ve Gazi Turhan Beyi Anma Töreni
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Eski Türklerde Hayvancılık-2
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Anneler Günü'nün Sessiz Çocukları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Tek Adama Yönelik Rejim
Ali Kemal Gül
Tek Adama Yönelik Rejim
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Niçin Türkçüyüz
Şerife Güven
Niçin Türkçüyüz
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet Etti
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet...
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür kayıp, kayıtlar eksik, projeler hayali..
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür...
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo