• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
13:48
Adalet Bakanlığı’ndan Dev İstihdam: 15 Bin Yeni Personel Alınacak
11:09
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür kayıp, kayıtlar eksik, projeler hayali..
11:03
Sağlıkta rüşvet operasyonu: 18 gözaltı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Yerli ve Millî Olmak
Yayınlanma: 09 Temmuz 2023 - 10:19

Yerli ve Millî Olmak

09 Temmuz 2023 - 10:19
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

Seçimler sırasında cumhur ittifakı ortakları; muhalefete her türlü hakareti yaparken, kendilerini “biz, yerli ve millîyiz” diye tanıttılar. Bu sözcükler ne anlama geliyor? Kim, ne kadar yerli ve millîdir? Bildiğim kadarıyla yazmaya çalışacağım.

Yerli

Sözcüğün TDK’ndaki tanımı şöyle; Yerli: 1.(sıfat) Taşınamayan, başka yere götürülemeyen (Yerli dolap, Yerli sedir). 2.(sıfat) Yurt içinde yapılan veya bir yurdun kendine özgü niteliklerini taşıyan (Yerli halıları gördüm, koyu sıcak kırmızılarla diri maviler ağır basıyordu. Bedri Rahmi Eyüpoğlu). 3.(sıfat) Belli bir bölgede yetişen, otokton (Yerli muz, Yerli meyve). 4.(sıfat) Bir yerin ilk sakini olan, otokton. 5.(sıfat) Oturduğu bölgede doğup büyüyen, ataları da orada yaşamış olan (Daha önceki gidişinde kendini yerli halka sevdirmişti. Eflatun Cem Güney). 6.(sıfat) Amerika, Avustralya ve Afrika’nın uygarlıktan uzak, ilkel biçimde yaşayan kimi halklarına verilen ad.

Öncelikle şunu belirtmekte yarar görüyorum: Cumhurbaşkanının, geçmişte “Türklük”le ilgili söyledikleri kayıtlarda duruyor. Ülke vatandaşlarını, bazan 27 bazan 36 etnik gruba ayırıyor, kendisinin de “Gürcü” olduğunu söylüyordu. Bazı milletvekilleri de “AKP sayesinde Türk olmaktan kurtulduk” diyorlardı. Daha neler neler!..

Hiç kimsenin etnik kökeni, bizi rahatsız etmez ama bu devletin asıl unsurunun “Türkler” olduğu bilinmelidir.

Bazı tarihçilerimiz, Türklerin Anadolu’ya milattan önce geldiklerini belgelere dayalı olarak açıklamaktadırlar. Türklerin gelişleri, İslâmiyet'ten önceye dayanır: 26 Ağustos 1071 Malazgirt Savaşı ile birlikte Türkler, kısa sürede Anadolu’ya hâkim olmuşlardır. Anlatmak istediğim; Türkler, bu toprakları Bizans (Doğu Roma İmparatorluğu)’tan almışlardır.

Eğer etnik grupların geliş tarihlerini veya burada bulunuşlarını dikkate alırsak, birkaç küçük grup hariç hepsi Türklerden çok sonra gelmişlerdir. Geliş sebeplerini hiç tartışmayacağım bile!.. Yine de -sözcüğün tanımından hareketle- kimseyi ayrıştırmadan herkesin yerli olduğu söylenebilir.

Millî-Millet

“Millî”den önce “Millet” sözcüğünü tanımlamak gerekiyor. Kökeni Arapça olsa da Türkçe’de en çok benimsenen bir kelimedir. TDK’na göre, “Millet”: 1.(isim) Çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğu, ulus. 2.(isim) Herkes, bir yerde bulunan kimselerin bütünü (Millet tütün paralarını alınca borcunu öder. Necati Cumalı). 3.(isim, halk ağzında) Benzer özellikleri olan topluluk (Şu kadın milletinin kıskançlığının hiç sonu yok. Ahmet Midhat).

Millî: (sıfat) Milletle ilgili, millete özgü, ulusal (İstiklal Harbi’nde millî duyguları aksettiren ümit ile dolu yazılarını hâlâ unutmadık. Orhan Seyfi Orhon).

Hacı Bektaş-ı Veli’nin; herkesin sıkça kullandığı “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” sözü, gerçekten çok anlamlı, sevdiğim bir sözüdür. 1209-1271 yılları arasında yaşayan ve Anadolu’nun Moğol istilası sırasında konar-göçer Türkmenlerin birliğini sağlayan, çevredeki farklı inanca sahip halkları Türklüğe ve İslâm’a yakınlaştıran bir kişi olarak anlatılır. Bu zorlu yıllarda Anadolu insanını bir araya getirmiştir.

Peki, bugün ne yapılmaktadır? Böyle, Türk vatandaşlarını bir araya getirecek, ortak hareket etmesini sağlayacak, birlikte ağlayacak-birlikte gülecek bir ortam görebiliyor musunuz? Tam aksine, kendi taraftarları dışındakileri kâfir, hain, düşman gösterip milletin bir bölümü -ki en az yarısıdır- dışlanmakta, ötekileştirilmektedir.

Anayasamızın (Md:66) “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür…” ibaresine rağmen, sürekli ayrıştırıcı sözler söylenmektedir. Bu hususta istikrarlı bir politika yoktur. Mecbur kalmadıkça “Türk Milleti” tabirini kullanmıyorlar; sadece “milletimiz” demekle yetinmektedirler. Ülkemiz, böyle bir anlayışla ve tavırla yönetilmektedir.

Taraflar birbirlerine nefret ve kinle bakmaktadır. Eşler bile ayrışmıştır. Maalesef! Bu anlayış, sağ-muhafazakâr kesimde daha fazladır. Bir yandan devleti yönetenler, diğer yandan cemaatler ve tarikatlar, devamlı insanları germektedirler. Bölücülerin söylediği “Türkiyeli” lafını, bunlar da söyler hale gelmişlerdir.

Cumhurbaşkanı; devletin ve milletin başı, birliğin sembolüdür. Bu sebeple, bu makama saygıda kimse kusur etmez. Ama 2010 Anayasa değişikliği referandumu ile kadim tarihimizde olmayan yeni bir sisteme geçilmiştir: “Partili Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi”. Bu sistemde, oy veren- vermeyen ayrışması/ tartışması hep yaşanacaktır. Bu durum, Türk Milleti’nin birliğinin bozulmasına sebep olacaktır. Seçilecek cumhurbaşkanı iyiniyetli dahi olsa, herkesin cumhurbaşkanı olması mümkün olmayacaktır. Mesela; cumhurbaşkanına oy vermeyen muhalif seçmenlerin, seçim sürecinde kendilerine edilen hakaretleri unutmaları çok zordur.

Millî olmak, milletin tamamının dertleri ile ilgilenmek demektir. Bir kısmına sahiplenmek bir kısmını dışlamak demek değildir. Sanıyorum; hiçbir dönemde iktidar sahipleri tarafından bu kadar aşağılanmış bir muhalefet ve karşı seçmen olmamıştır. Bir sosyal bilimci ya da sosyolog olmadığım, bu konularda kendimi yetkili görmediğim halde 44 yıla yakın devlet memurluğu yapan birisi olarak bilgim, birikimim, gözlemlerim bunları yazdırıyor.

Herkesin özeleştiri yaparak kendisine çekidüzen vermesi gerekmektedir. Her şeyden önce zorlu bir coğrafyada yaşıyoruz. Ülkemiz; dört tarafından değil, uzak yakın her tarafından düşman çemberi içindedir. Bugüne mahsus bir şey değildir: Dün de böyleydi, bugün de böyledir. Yöneticilerin dışında bu olgu değişmez!..

Dış işlerinde/ diplomaside düşmanlara karşı (Devletler arası dostluk yoktur; dostluklar karşılıklı çıkarlar kadardır.) başarılı olmak için öncelikle iç cephemiz bir ve güçlü olmak zorundadır. Devleti kuran esas unsuru, yani “Türk Milleti”ni, ülkede yaşayan diğer etnik halklar gibi değerlendirirseniz; birliği sağlayamaz, dış mücadelede başarılı olamazsınız.

Yeri gelmişken tekrarlamak istiyorum: Bulunduğumuz coğrafyaya “Türkiye” adını biz (Türkler) vermedik. 1100’lü yıllardan itibaren batılı bilim insanları ve yöneticiler “Türkiye” dediler; yani bu adı yabancılar koydu. Çünkü Anadolu; artık Türklerin yaşadığı yerdi ve Türklerin ülkesi anlamında bu adı verdiler.

Anadolu’nun Türkleşmesi mücadelesinde bazı halkların yardımı olmuş olabilir; bu, devlete onların adının da verileceği anlamını getirmez. Türk Milleti, İslâm’dan önce de sonra da fethettikleri hiçbir yerde yerli halka zulüm yapmamış; diline, dinine, kültürüne karışmamıştır. Aksine koruduğu, kolladığı tüm milletlerden (Mesela; “kavm-i necip” dediğimiz Araplardan, “millet-i sadıka” dediğimiz Ermenilerden) darbe yemiş, arkadan vurulmuştur.

Tarih, duygusal düşüncelerle değerlendirilecek bir alan değildir. Tarihe objektif bakılır; ibret ve ders alınır. Tarih sayfalarında yer alan ve Türk Tarihi’nin bir parçası olan Osmanlı Devleti de daha önce kurduğumuz yüzlerce Türk devleti de artık yoktur. Onu diriltme hayali kurmak ya da büyük devletlerin oyunlarına alet olmak çabası boşunadır.

İşimiz; Türkiye Cumhuriyeti’ni kalkındırmak, güçlü ve müreffeh kılmak, halkını mutlu etmek, ilelebet yaşatmak/ payidar etmek için çalışmak olmalıdır.

Herkes, bu çerçeveden bakmalıdır.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • Mitostrateji'den Son Sözler - 25 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-2 - 18 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-1 - 11 Ocak 2026
  • İyeler ve Cinler - 04 Ocak 2026
  • Ak ve Kara İyeler - 28 Aralık 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 27
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Kamu Binalarında Nalçalı Ayakkabı Rahatsızlığı…
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Mayıs,Ayı ve Gazi Turhan Beyi Anma Töreni
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
ABD İsrail Savaşı İnsanlıkladır!..
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Anadolu'nun Türklüğü
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Eski Türklerde Hayvancılık-2
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Anneler Günü'nün Sessiz Çocukları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Ürkek Bir Ceylan Gibiyiz.
Orhan KILIÇOĞLU
Ürkek Bir Ceylan Gibiyiz.
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Anneler Gününe Dair
Ali Kemal Gül
Anneler Gününe Dair
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Niçin Türkçüyüz
Şerife Güven
Niçin Türkçüyüz
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
2026 Yılı Yönetici Görevlendirme ve Öğretmen Yer Değiştirme Takvimleri
2026 Yılı Yönetici Görevlendirme ve Öğretmen Yer Değiştirme Takvimleri
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet Etti
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet...
2026 şube müdürü tayin ve rotasyon takvimi belli oldu
2026 şube müdürü tayin ve rotasyon takvimi belli oldu
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo