• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
09:31
GSB'den Sınavsız Atama Müjdesi: 2.610 Personel Alınacak!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Yine Faiz
Yayınlanma: 24 Ocak 2021 - 10:38

Yine Faiz

24 Ocak 2021 - 10:38
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

 

Bu Cuma, camiye vardığımda vaiz, yine faizden bahsediyordu ve son cümlelerini duyunca içimden “yandık” dedim. Vaizin sözleri şu mealdeydi: “Susuzluktan ölmek üzere olan birinin, susuzluğunu gidermek için birazcık içki (şarap) içmesine cevaz verilmiştir; açlıktan ölmek üzere olan birinin, yaşayacak kadar leş veya domuz eti yemesine cevaz verilmiştir ama faiz alma ve verme konusunda cevaz verilmemiştir, haramdır. Kendinizi cehennem ateşine atmayın. Eğer faize bulaştıysanız, bundan dönün ve bir daha da bulaşmayın.”

Faizi bu kadar çok dile getirip, acaba dolaylı yoldan “paranızın faizlerini bize getirin demek mi istiyorlar!” fikrini aklıma getiriyor.

Ha unutuyordum! Her Cuma olduğu gibi hoca da hutbede “Diyanet gençlik merkezleri yaptırıyormuş” onun için yardım toplayacaklarını söyledi.

Çocukluğumdan beri vaaz dinlerim. Dinî konularda epeyce kitap okudum, Tv’de / Youtube’da âlimlerimizi dinledim. Cuma namazı hariç, camiye pek gitmiyor vakit namazlarını evde kılıyorum. Çünkü din görevlilerinin anlattıkları ya da vaaz konuları beni zihnen yoruyor; yormanın da ötesinde geriyor. Rivayet ve hamaset ile din anlatılıyor. Konuşmaları; çok yetersiz, çelişkili, basit, akıldışı buluyor, aynı şeyleri dinlemekten sıkılıyorum.

Diyanet’in tutumu ve çelişkiler

Bu kurumun görevi, Müslümanları İslâmî konularda doğru bilgilendirmektir. Duruma göre vaaz veya hutbe yazmak değil. Sonra İslâm’ın tek derdi faiz mi? Bizleri aptal yerine koymayın!..

Yıllarca “faiz haram; altın ve döviz iniyor-çıkıyor, risk var” diyerek Müslümanları dolara ve altına yönlendirdiniz. Tasarruflarını, ekonomiye kazandırmak yerine yastık altına attırdınız. Ama “faiz haramdır” derken; “döviz artışından doğan farkı almak da haramdır” demediniz.

Vatandaşı bankalardan uzaklaştırırken, kurumun hac, umre ve diğer gelirlerini dolar olarak bankaya yatırdınız. Sayıştay raporlarında faiz gelirleriniz yer aldı.

Diğer yandan, “konut kredisi için faiz vermek sakıncalı değildir” diye açıklama yaptınız. Hani, “faizi almak da vermek de haramdı”.

Mekke’de ve Osmanlı’da faiz

Değerlendirmeyi doğru yapmak için İslâm öncesi ve sonrası Arabistan’daki ticari hayatı bilmek gerekir. Para ve silah gücüne sahip ailelerin / kişilerin nasıl tefecilik yaptıklarını ve alacaklarını nasıl tahsil ettiklerini bilmek gerekir. Hz.Muhammed’in -peygamberlik gelmeden önce- gönüllü katıldığı “Hilfü’l Fudûl” örgütünü bilmek gerekir. Kaynaklardan okuyabilirsiniz.

Hiçbirimiz Kur’an ayetlerini görmemezlikten gelerek faize bulaşmayı istemeyiz. Ancak, dini çevrelerde ve ilahiyatçılar arasında iki hususta tartışmalar yoğunlaşıyor: 1. Kur’an’da geçen riba ile faiz aynı mıdır? 2. Enflasyon olan bir ülkede faiz alınabilir mi?

Mesela bir makalede: “İslam’daki faiz yasağının temelinde Cahiliye Dönemi’nde bilinen ve uygulanan riba yer almaktadır. Riba, kat kat faizi, tefeciliği ifade etmekteyken faiz ise yılda yüzde yirmiyi geçmeyen para gelirine işaret etmektedir. Bu yönüyle faiz, ribadan farklıdır. Ancak İslam’daki katı riba ve faiz yasağı nedeniyle birçok İslam ülkesinde muamele-i şer’iyye denilen hileli faiz işlemleri ile faiz yasağının esnetildiği görülmüştür (Çağatay, 1971:42).” deniyor. Ülkemizin bazı yörelerinde borç, bir tahıl ürününün kg. fiyatı baz alınarak hesaplanıp veriliyor; ödenirken aynı kg. karşılığı para / mal olarak geri alınıyor!..

Osmanlı dönemini Yılmaz Öztuna’nın “Büyük Türkiye Tarihi” (1978, cilt:11)’nden yazalım: (sayfa 409) “Kredi müessesesi vardı ve çok defa faize bağlıydı. Faize bağlı vakıflar ve muameleleri şer’i makamlar tescil ediyordu. Yalnız aşırı faizcilik (ribâ = murâbaha = tefecilik) yasaktı. İstanbul, İzmir gibi limanlarda faiz vererek geçinen şahıslar ve müesseseler vardı.

Hanefi mezhebinin büyük hukukçularından İmam Yusuf’a dayanarak, şer’i muamelesi tamamlanmış, hile yapılmamış, ticarette kullanılan faizin “haram” değil, fakat “caiz” olduğuna dair Kanuni Sultan Süleyman’ın iki Şeyhulislâmı, Kemalpaşa-zâde ve sonra Ebussuud Efendi’nin iki fetvası için bk. T.T.K. Belgeler, III, 33-5, 48-9.

Kanunî faiz haddi yıllık % 10-15 arasında idi. Fazlası murabaha sayılıyor ve tâkıyb ediliyordu. Tüccar, daha fazla, vakıflardan ve loncaların avarız (yardım) sandıklarından faizle para alıyordu.

(sayfa 410) XVI. asrın sonlarından itibaren toprak düzeni bozulmaya başlayıp tımarlar düzenini kaybedince, toprağı işleyen köylü, sıkıntılı vaziyette kaldı. Ağır faizli borçlanmalarla toprağını kaybetti…

Tanzimat’tan birkaç ay sonra hem Ticaret Nezâreti hem Osmanlı Bankası kuruldu. 1841’de %12 faizli hazine tahvilleri de çıkarıldı. Sultan Aziz devrinde kurulan Ziraat Bankası ile Emniyet Sandığı, bir müddetten beri eski zenginlik ve ehemmiyetleri kalmıyan avârız sandıklarının yanında, kredi müessesesini köylüye kadar götürdü.”

Faiz neden çok tartışılıyor?

Türk Milleti, dinî konularda çok hassastır. Bu hassasiyeti bilen Sayın Erdoğan “faize karşıyım” diyerek algı oluşturduğu düşüncesindeyim. “Faiz sebep, enflasyon sonuçtur” demişti. Ancak, Merkez Bankası’nda yaşananları unutmadık. “Söz dinlemiyor” diye Merkez Bankası başkanı görevden alındı, başkası getirildi. Başkan; istek üzerine faizi düşürdü ama ne enflasyon ne de döviz düşmedi, aksine yükseldi. Damat bakan ve Merkez Bankası başkanı gitti; yeni yönetim, mecburiyetten faiz artışı yaptı. Hani, faiz enflasyonun sebebiydi ve faize karşıydınız!..

İslâmî çevrelerde, eskiden kalma bir alışkanlıktır; dolar ve altına karşı meyilleri vardır. Bence faizi çok konuşmamak gerekiyor; çünkü insanlar -faiz korkusuyla- TL’den uzaklaşıp dövize yöneliyorlar. Ayrıca faiz, sadece bankalarda mı uygulanıyor? Devletin vergi ve diğer alacaklarının zamanında yatırılmaması sebebiyle uygulanan gecikme faizlerini ne yapacağız?..

Sayın Cumhurbaşkanı, her düşündüğünü yapabildiğine göre isterse bir kararname veya yasa ile tüm faizleri sıfırlayabilir!..

Türk ekonomisinin durumu

Ekonominin durumuna bakınca; “ben ekonomistim” sözü yetmiyor. Ben de ekonomi dersleri aldım: Kendime “ekonomistim” diyebilir miyim? Yıllarca ekonomi eğitimi almış, üzerinde emek harcamış, birikimli prof.larımız varken; hayır!..

Döviz bir yatırım aracı olmadığı halde ekonomik istikrar olmadığı için TL yerine döviz kullanılıyor. Herşey dolar üzerinden işlem görüyor. Diğer ülkeler gibi dünyanın bir ülkesi de biziz. Bu kadar dışa bağımlılıkla ve borçla ekonomimizi bağımsız yürütmek mümkün mü? Para / döviz sıkıntısı yaşadığımıza göre yabancı sermayeyi çekmenin yolu faizleri artırmaktan geçiyor. Türk Lirası’nın değerini artırmak ve vatandaşların tasarruflarını bankalara (TL hesabına) yöneltmek için de gereklidir.

Evet, gelişmiş / kalkınmış ülkelerde faizler, sıfır noktasındadır. Ülkemiz üreten, güçlü ekonomisi olan, dünya ekonomisine yön veren olmadığına göre; bu ekonomik düzen içerisinde gereklerini yerine getirmek zorundayız.

“Ben faize karşıyım” demekle düzlüğe çıkılmıyor. Öncelikle israftan, yanlıştan ve popülist politikalardan vazgeçmeliyiz.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • Mitostrateji'den Son Sözler - 25 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-2 - 18 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-1 - 11 Ocak 2026
  • İyeler ve Cinler - 04 Ocak 2026
  • Ak ve Kara İyeler - 28 Aralık 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 27
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Mayıs,Ayı ve Gazi Turhan Beyi Anma Töreni
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Eski Türklerde Hayvancılık-2
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Anneler Günü'nün Sessiz Çocukları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Tek Adama Yönelik Rejim
Ali Kemal Gül
Tek Adama Yönelik Rejim
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Niçin Türkçüyüz
Şerife Güven
Niçin Türkçüyüz
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet Etti
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet...
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür kayıp, kayıtlar eksik, projeler hayali..
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür...
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo