• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
14:33
Kanser İlaçlarında 650 Milyon Liralık Vurgun: 11 İlde Eş Zamanlı Operasyon
14:29
Doğum İzni Dönüşü Ayrımcılığa Yargıtay’dan Emsal Fren: İşverene Ayrımcılık Tazminatı Cezası
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Egemenlik ve Din-2
Yayınlanma: 19 Ocak 2025 - 08:58

Egemenlik ve Din-2

19 Ocak 2025 - 08:58
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

Prof.Dr. Nusret Çam’ın “Milli Egemenlik ve Din” başlıklı makalesinden alıntılarla yazıma devam ediyorum.

“Mekkelilerin, gelen vahiyleri kabul etmemeleri karşısında Peygamber’in tavrının ne olması gerektiğini konu alan En’am 57’deki ‘Hüküm vermek yalnız Allah’a aittir’ ayeti, ‘sen tebliğ görevini yaptın, onları artık kendi haline bırak, zira onlar hakkındaki hükmü artık ben vereceğim’ anlamındadır.

-En’am suresi 62'de geçen ‘Şüphesiz hüküm yalnız O’nundur’ ayeti ölümden sonra ruhların Allah’a ulaşacağını, bu konuda hükmü sadece Allah’ın vereceğini anlatmak içindir.

-Yusuf Peygamber’in, puta tapan zindandaki arkadaşlarına karşı söylediği ‘Hüküm Allah’tan başkasının değildir (Yusuf 40)’ sözü, putların herhangi bir güce sahip olmadığını, evrendeki her şeyin hâkiminin Allah olduğunu bildirmeyi ifade etmektedir.

-Hz.Yakub’un, Mısır’a gönderdiği oğullarına nasihat babından söylediği ‘Hüküm yalnız Allah’ındır (Yusuf 67)’ sözü, tehlikelere karşı tedbirli olmalarını, fakat eğer başlarına istenilmeyen bir durum gelirse bunu da tevekkülle karşılamalarını, zira Allah’ın yaptığı her şeyde bir hikmet olduğunu anlatmak maksadına yöneliktir.

-‘Şüphesiz hüküm O’nundur (Kasas 70)’ şeklindeki ayet de bu dünyada putlara tapan kimselerin taptıkları putların öbür dünyada onlara hiçbir fayda vermeyeceğini, zira hesap günü tek hâkimin Allah olduğuna delalet etmektedir.

-Aynı şekilde ‘Muhakkak hüküm O’nundur (Kasas 88)’ ayeti de putların hiçbir güce sahip bulunmadığını, mutlak gücün ve karar merciinin Allah olduğunu bildirmektedir.

-‘Artık hüküm, Allah’ındır (Mü’min 12)’ ayeti de Allah’a ortak koşanların ahirette cezasını sadece Allah olduğunu ifade etmektedir.

-‘Hüküm vermek Allah’a aittir (Şura 10)’ ayetinin muhatabı da bütün delillere rağmen inanmamakta direnen Mekkelilerdir. Nitekim bundan dört ayet öncesinde Peygambere hitaben söylenen ‘sen onların üstünde vekil değilsin (onların günahlarından sen sorumlu değilsin ve onları cezalandıracak olan da sen değilsin)’ sözü bu gerçeği açıklamaktadır. (s.87-88)

…Elbette yeri, göğü, bütün evreni, insanı, insandaki aklı, iradeyi, nefsi yani her şeyi yaratan Allah’tır; bunların maliki, sahibi de O’dur… insanların yetkisine giren alanlarda hüküm de yine insanlar ve devletlerin çeşitli kurumları ve organları aracılığıyla icra edilecektir. Aksi takdirde Allah’ın, somut bir varlık olarak yeryüzüne gelip her işi bizzat kendisinin yapması gibi ilkel bir düşünceye sahip olmak gerekir. Dolayısıyla bu ayetlerin hiçbirinde bunun dışında bir şey iddia edilemez. (s.88-89)

İslâm’da egemenlik konusunu düşünce ve hareket sistemlerinin merkezine oturtan ve Müslümanların birbirinin kanlarını dökmesine sebep olan Haricîlerin, Selefîlerin ve günümüzde onların takipçileri durumundaki siyasal İslâmcıların en çok başvurduğu diğer bir ayet de şudur:

‘Artık insanlardan çekinmeyin, Ben’den çekinin

Ayetlerimi para pul karşılığı heba etmeyin

Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse şayet

İşte onlar ta kendileridir kâfirlerin (Maide 44)’.

Bilindiği üzere, Hz.Ali ile Muaviye arasında meydana gelen Sıffin Savaşı ve sonrasındaki olaylar dolayısıyla her iki tarafı da öldürülmesi gereken kâfirler olarak ilan eden Hariciler, bu kararlarına dayanak olarak bu ayeti göstermişlerdir. Tevrat’ı para pul karşılığında tahrif eden Yahudileri konu alan bu ayetin bağlamından koparılarak ve Kur’an’ın temel mesajları dikkate alınmayarak, çok ilkel ve kaba bir bedevi mantığıyla bu şekilde yorumlanması, İslam’ın cahil ve art niyetli kimselerin elinde nerelere sürüklenebileceğini göstermesi bakımından anlamlıdır.

Eğer Kur’an’a ve olaylara bu sığ ve kaba bedevi mantığıyla bakarsak Mısır’da Firavun’un mahiyetinde danışman veya vezir olarak çalışan ve onun kanunlarını aynen uygulayan (Yusuf, 76) Hz.Yusuf’u da aynı kategoriye sokmak gerekir. Hz.Ömer, Kur’an’ın açık hükmüne rağmen, Mekke’nin fethi sırasında kalbi ısındırılacak kişilere hazineden verilmesi gereken parayı halifeliği süresince ödememiştir. Kur’an, Müslüman erkeklerin Hristiyan ve Yahudi kadınlarla evlenmesine izin verdiği halde Hz.Ömer Müslüman kadınların kendilerine evlenecek erkek kalmadığı yönünde şikayetleri üzerine Kur’an’ın verdiği bu izni askıya almıştır. Hz.Ömer’in, açık nassın hilafına daha başka uygulamaları da vardır. Zira o Kur’an’daki o ifadelerin lafzına değil, hikmetine, yani geride yatan gerekçelere göre hareket etmiştir. Hz.Osman, Kur’an’ı Mushaf halinde tanzim ederken sureleri ve ayetleri, Peygamberin zamanındaki nüzul sırasına göre olan tertibin yerine -bilmediğimiz bir sebeple- bugünkü şekline göre düzenlemiştir. (s.89-90)

Kur’an’a Göre Çeşitli Milletler, Çeşitli Hukuk ve Çeşitli Yöntem

Teokratik saltanat özlemlerinin ne kadar İslâmî olup olmadığını anlamak için ele almamız gereken diğer bir delil de her nedense bu konuyu araştıranların pek kullanmadığı,

‘(Ey ümmetler!) Size bir şeriat (ulu yol)

ve bir de tali yol (yordam) verdik.

Dileseydik, elbet sizleri bir tek ümmet ederdik.

Fakat sizi, size verdiği şeylerle

İmtihan etmek için yaptık böyle.

Öyleyse güzel işlerde birbirinizle yarışınız

Hepinizin dönüşü Allah’adır şüphesiz (Maide, 48)’ ayetidir.

Bu ayetin Arapça orijinal halinde geçen ve ‘şeriat’ kelimesinin de türetildiği ‘şir’a’ kelimesi geniş yol, cadde demektir. Onun hemen ardından gelen ‘minhac’ da ‘tali yol, yordam, yöntem’ anlamındadır… Zaten 1876 yılında hazırlanan Mecelle’de de bu durum ‘zamanın değişmesiyle hükümlerin de değişmesi inkâr olunamaz’ diyerek belirtilmiştir. Fakat Allah’ın varlığı, birliği, sıfatları, ahirete, kitaplara, resullere iman gibi akait konuları ve ahlakın genel ilkeleri asla değişmez. Dikkat edilirse dinin asıl alanı bunlardır. (s.91-92)

…Buradan da anlıyoruz ki Kur’an’ın asıl mesajı ve dinin asıl hedefi yeryüzünde insanlar, kavimler ve milletler aracılığıyla medeniyetlerin yaratılmasıdır. Nitekim Hucurat suresi 13.ayeti de aynı şeyi söylemektedir:

‘Ey insanlar, muhakkak ki sizi Biz

İrfan, kültür alışverişi yapmanız için

Bir erkekle bir dişiden yarattık

Ve kabileler, milletler halinde var ettik şüphesiz.

Allah katında sizin en şerefliniz

Sorumluluğunu bilendir, sorumluluğunu bilen

Ve Allah hakkıyla bilen, haberi olandır (her şeyden).’

Bunlara ilave olarak insanların asıl yaratılış misyonunun kulluk değil, fakat onu da içine alan çok daha muhtevalı ve anlamlı bir kavram olan ‘halifelik’ olduğunu (Bakara, 30) söylersek, İslam dininin sadece birey için değil, bütün insanlık için neler getirdiği daha iyi anlaşılacaktır. Kur’an’da geçen ‘halife’ kavramının siyasi hiçbir anlamının bulunmadığı gerçeğinin altını çizmek gerekir. Kur’an’daki manasıyla halifelik, bir taraftan dikey sorumluluk duygusu ile Allah’a inancı, ibadeti ve sorumluluğu temsil ederken, diğer taraftan da yatay sorumluluk duygusu ile insanın kendisine, topluma ve canlı veya cansız bütün varlığa karşı sevgiyi, saygıyı ve sorumluluğu ifade eder. (s.93-94)

Haftaya devam…

Yazarın Diğer Yazıları

  • Mezhep Ayrışması ve Çaldıran - 25 Ekim 2026
  • Kimler Ahi Olamaz - 11 Ekim 2026
  • Türk Dil Bayramı mı?.. - 27 Eylül 2026
  • Tarihte Evlilikler - 13 Eylül 2026
  • Hun-Türk Kurultayları Hakkında - 30 Ağustos 2026
  • İtin Taşa Gideni!.. - 16 Ağustos 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-8 - 26 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-7 - 19 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-6 - 12 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-5 - 05 Temmuz 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-4 - 28 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-3 - 22 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı-2 - 14 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı - 07 Haziran 2026
  • Asr-ı Saâdet Dönemi - 31 Mayıs 2026
  • Yeryüzünde Gezin Dolaşın!.. - 24 Mayıs 2026
  • Türk Milletinin Kültürel Değerleri - 17 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 28
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Orhan KILIÇOĞLU
Orhan KILIÇOĞLU
T. C. İsmi Bir Hadisten Alınmıştır
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Emeklinin Umudu Cumhurbaşkanımızda
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Çerçeve Yasanın Hukuki Ve Siyasi Açıdan Değerlendirmesi
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Tuz Kokmadan, Töre Bozulmadan: Titre ve Kendine Dön!
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memurun Ekmeğiyle İlgilenmeyenler, Sendikal Özgürlüğüne Göz Dikti!
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Cumhuriyetin Üzerine Titremek
Değerlerimizin Sıradanlaşmasına İzin Vermeyelim
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Değerlerimizin Sıradanlaşmasına İzin Vermeyelim
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Emekliyi Umutlandıran Sözler
Uzman Ve Başöğretmen Tazminatının Emeklilikte Devamı İçin MEB'e Ve Cimer'e Dilekçe Yazıyoruz
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Uzman Ve Başöğretmen Tazminatının Emeklilikte Devamı İçin MEB'e Ve Cimer'e Dilekçe Yazıyoruz
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
MEB, OECD ve PİSA Raporu
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Mezhep Ayrışması ve Çaldıran
30 Ağustos
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
30 Ağustos
Milliyetçiliğin kalesi imişler
Misafir Yazılar
Milliyetçiliğin kalesi imişler
Siyasal İslam'ın Analizi Ve (İslamcılığın) İflası: 2
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Siyasal İslam'ın Analizi Ve (İslamcılığın) İflası: 2
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Ali Kemal Gül
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Öz Eleştiri İhtiyacı
Türk Ocakları'ndan
Öz Eleştiri İhtiyacı
Mücadele Ateşi Sönmeyecek: Beyşehir'de Esnafın Nabzı ve İYİ Parti'nin Kararlılığı
Şerife Güven
Mücadele Ateşi Sönmeyecek: Beyşehir'de Esnafın Nabzı ve İYİ Parti'nin Kararlılığı
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
Köksal Cengiz
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
Atatürk Neden Göktürk Alfabesine Dönmedi?
Şevket Sezer
Atatürk Neden Göktürk Alfabesine Dönmedi?
Çok Okunan Haberler
Memur Maaşlarına Zam Çerçevesi Belli Oldu: 2027 Yılı Programı Resmî Gazete’de
Memur Maaşlarına Zam Çerçevesi Belli Oldu: 2027 Yılı Programı Resmî...
MEB’den Ortak Yazılı Sınav Sistemi Rehberi: Hangi Sınıfları ve Dersleri Kapsıyor?
MEB’den Ortak Yazılı Sınav Sistemi Rehberi: Hangi Sınıfları ve...
Hastane Heyet Raporlarında Dijital Dönem: 44 Yıllık Bürokrasi Tarih Oldu
Hastane Heyet Raporlarında Dijital Dönem: 44 Yıllık Bürokrasi Tarih...
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo