Şerife Güven

Şerife Güven

Asena'nın yüreğinden
güvenşerife@kamudannethaber.com

Önder Güven'in Aziz Hatırasına

15 Kasım 2018 - 10:20

Ülkücü hareket bir Dava hareketidir. Temeli Türk Tarihine dayalı, Türk Medeniyeti üzerine oturtulmuş, İslamiyeti, Kurranın emirleri doğrultusunda ruhunu eğit en gelecekte Milli devlet, Turan(Türk birliği, İslam birliği) Dünyaya hakim olma, idare etme nizam verme ülküsüdür. Buun adı " Kızıl Elmadır " Bu idaller doğrultusunda düşünce sistemine Türk İslam ülküsü denir. Dava, idalleri doğrultusunda pekçok ülkücü, dava adamı yetiştirmiştir. Bunlara Türkeşçi de denir. Çünkü Başbuğ, Atsız gibi dava büyüklerimiz Ülkücülerin fikir babası, Teşkilatlanmada en önemli rolü oynamışlardır. Düşüncem odur ki yetişen ülkücülerin mutlaka hayat hikayesi, özellikleri, yiğitlikleri yazılmalı ki gelecek nesil örnek almalı, rol modeli olmalıdırlar. Hayatım boyunca çok ülkücü tanıdım, hepside bir romana kahraman olacak kadar değerli kişilerdir. Hala bu gurupla yakınen hiç ayrılmadan yaşama şansına erişmiş biriyim. İlerde nasip olursa pekçok arkadaşı yazmak isterim Size bahsedeceğim kişi rahmetli beyim, Önder Güvendir.

Kendisi Erzurummun dadaşıydı, Erzurumun bütün özelliklerini taşırdı. Lisede başlayan arkadaşlığın dostluğa dönüşmesi, Bir kızla bir erkeğin nasıl samimi dost olur, düşüncesi.. Dostluğun sıcaklığını samimiyetini İstanbul Atatürk Eğitime taşımamız.. Önümüzde tek düşüncemiz vardı. Okula ülkücülerin hakim olması. Bu yolda verilen ölümüne mücadele, savaş, omuz omuza, yürek yüreğe. Hani marşımızada geçer ya! Ölümlerle eğlenen Tunç Yürekli Türkleriz aynen öyle" Kaçkez ölümden döndük hiç hatırlamıyorum.. Beni kaç kere ölümden kurtardı, hala aklıma geldiğinde ürperirim. Nasıl korkusuz bir yüreği vardı, kavgayı sever öleceğini bilse vazgeçmezdi.. Arkadaş canlısıydı çok vefalıydı, vefasız kişiye çok kızar, yapılan vefasızlığa anında gereken cevabı verirdi. Hele ihaneti hiç affetmez eninde sonunda onu konuşarak ezim ezim ezerdi... Mutlaka yaptığına pişman ederdi. Çok okurdu,

Muazzam bir mantığı vardı, insanlar üzerindeki tahlilleri hiç şaşmazdı. Davayı çok iyi bilirdi. Bunun üzerine kitap yazmıştı.. "Niçin ülkücülük" davanın kısa öz çok güzel anlatıldığı, bizim baş kitabımızdır Ocak seminercisiydi, pekçok öğrenci yetiştirmiştir. Biz evliliğimizi dava üzerine inşa etmiştik. Türk Töresinin hakim kıldığımız, İslam Ahlak ve faziletini yaşayarak ideal bir evlilik. Bu düzen üzerine evlat yetiştirecektik. Çocuklarımızın ismini doğmadan, Nişanlıyken.koymuştuk. Göktuğ ve Gökçen aynen Öyle oldu, Rabbim nasip etti. Çocuklarımızı ocaklarda, sosyal faaliyetlerde parti çalışmalarında büyüttük... Nasıl düşündüysek, neyi hayal ettiysek öyle yaşadık.... Önder hoca çok akıllı, mantıklı biriydi. Ben birşey düşünsem o benden önce düşünmüş, analiz etmiş sorunca söylerdi, hep beni şaşırtırdırdı. Benden hep bir adım önde olurdu. Ama aramızda arkadaşlıktan kalma bir rekabet vardı. Benden her konuda üstündü ama ben kabul etmez gürültüyle öne geçmeyi becerirdim. Nekadar engin gönüllüydü sevgi dolu,

İnsanları, ülkücüleri ne çok severdi.. İzzeti nefsine gururuna çok düşkündü zerrece taviz vermezdi. Bana" seni herşeyden çok seviyorum ama sana bile minnetim olmaz", derdi... Sevgileri tutku halindeydi. Mesleğine aşıktı.. Çok mükemnel bir öğretmendi.. Onu dinleyen bir öğrenci konuyu unutması mümkün değildi.. Hatipti çok güzel konuşur, İzahı mükemmeldi. En çapraşık soruları çok güzel, anlaşılır şekle sokarak, anlatırdı.. Ocak seminerlerinde bana plan yapar, bilgi verir, ben anlatırım yaparım desemde, seminer bitesiye kadar yakınlardan ayrılmazdı...

Öğrencilerini çok sever ama zeki öğrencileri ayırır onlarla daha fazla ilgilenirdi. Hatta lise ünüverste , dershane hep peşlerinde dolaşırdı. Bazen çok duygusal olurdu. Yaptığı her işi titizlikle yapar, kılı kırk yarardı.. Espiri, fıkra, hikaye kırıla giderdi. Hanımlarla çok güzel istişare eder, arkadaşlarımızın eşleri, Önder beyle konuşmak, onla dertleşmekten ayrı bir zevk alırlardı. Abileri gibi yakınlık duyarlardı.. İyilik yapmaktan çok zevk alırdı.. Evlilik sevgiyi öldürür derler bizde artarak, devam etti.. Birbirimizin gönlünden, aklından geçenleri okumakta üstattık. 32 sene hep aynı okullarda yanyana can cana olduk. Hiç ayrılmayı düşünmedik.. Saatlerce okuduğumuz bir kitabı, veya bir meseleyi tartışabilirdik. İnsanları analiz etnek gibi bir huyumuz vardı.Evde öğrencilerimiz, davamız, idallerimiziz konuşulan konularımızdı.Şahsi konularhemen hemen pek az konuşulurdu. Şiir yazardı,.. Benzetemeyecek ahval kendine, Böyle öleceğim inadım inat Düşmeyeceğim zamanın fendine Dimdik duracağım inadım inat Karekterini yansıtmayı severdi. Hiçbir konuda eğildiğini , büğüldüğünü görmedim. Bir kere bile bana yalan söylediğini işitmedim, yakalamadım. Yanında güven duyardınız. Herzaman konuşacak, anlatacak, bir konusu., fikri vardı.

Bayramlarda evimize gelen öğrencilerimiz hep siyasi seminer dinlerdi.. Zamanı çok kıymetliydi. Sürekli faydalı işler yapmayı sever saatini dakikasını boşa geçirmezdi. Kibar nazikti. Sınıfa girerken çeketinin düğmesini kapatır, öğle girerdi. Şahsi hiç kimseyle husumeti olmamıştır. Ama milletine ihanet içinde olanlarla amansız savaşı vardı...

Unutmaz unutturmaz gerektiğinde gerektiği şekilde hesap sorardı... Çok iyi bir babaydı, aile reisiydi. Sorumluluk sahibi ailesi için yapamayacağı fedakarlık yoktu.. Gökçeni daha çok şımartır ilgi gösterir onunla arkadaş gibi samimiyeti vardı. Göktuğla lise çağında ergenlik , gençlik sıkıntıları yaşamış sonra her ailede olduğu gibi kişilikler oturmuştur. Son zamanlarda akpnin uyguladığı politika çok rahatsız etmiş her zaman söylenir, itiraz eder, ihanet ediliyor bu millete derdi. Sağ olsaydı herhalde bu zamanı görseydi sinirinden kahrolur hötceten giderdi.. Kalp hastasıyd bazen nefesini zor alır fakat çevresine belli etmez hastalık haline hiç tahammülü olmazdı.. Bundan dokuz sene önce Kurban Bayramı arifesinde kalp krizi geçirerek gözlerimin önünde hayata gözlerini kapadı. 15.11.2000 tarihinde Biz davamızı yaşattığımız çok güzel bir evlilik geçirdik.. Sevgimiz sevdaya dönüştü, sevmekten,

fedakarlıktan muhabbetten hiç ödün vermedik.. Şu anda sevdamı kaybettim, Hayatta yapayalnız kalıverdim. Artık iki kişilik çalışıp mücadele etmem gerektiğini hiç aklımdan çıkarmıyorum.... SEVDAM, davan davamdır, emanetlerin emanetimdir.. Son nefesime kadar sözüm sözdür. Yılmadan, bıkmadan çalışacağım, Türk İslam ülküsüne hizmet edeceğim...

Allah rahmet eylesin mekanın cennet olsun,inşallah.