Prof.Dr.Erhan AYDIN’ın “Eski Türklerde Gündelik Hayat” isimli kitabından hareketle bu yazımda da “Hayvancılık”tan bahsedeceğim: “Türk runik harfli eski Türk yazıtları, Türklerin bilinen ilk yazılı metinleri olması dolayısıyla, dil bilgisi ögelerinin olduğu kadar, sosyal ve ekonomik hayatın da ilk örnekleri ile karşılaşılmaktadır.
Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliği
Koyun: Koyunu ifade eden sözcük kon biçimiyle tespit edilmiştir. Sözcükteki n sesinin n ve y sesi yakınlığında bir fonem olduğu bilinen bir konudur… Sesin Eski Uygur Türkçesi döneminden itibaren n ve y olarak gelişimini sürdürdüğünü söylemek mümkündür. (s.131)
Sözcük hayvan ve yıl adı (koyun yılı) olarak elde edilmiştir… Köl Tegin doğu 12 ile Bilge Kağan doğu 11’deki cümlelerde Bilge Kağan, babası İlteriş Kağan’ın askerlerini kurda, düşmanlarınınkini ise koyuna benzetmesi, hayvanın fizyolojik özellikleri ile bunun kurt ile koyun tezatının ifadesi bakımından hayli ilginç ve önemlidir… (s.132)
Koyun, Türklerin en eski zamanlardan beri hem süt ve et anlamıyla besin hem de yününden dolayı giyecek temininde en çok yararlandığı hayvanların başında gelmektedir…
Keçi (amga, arkar): …Keçi sözcüğü bulunmasa da keçi türlerinden olan iki sözcük elde edilmiştir. Ancak her iki örnek de yer adı olarak ele geçmiştir. Bunlar amga ve arkar’dır.
Amga-Amgı: Sözcüğün iki örneği Köl Tegin ve Bilge Kağan yazıtlarında birer kez tespit edilmiş olup ‘dişi dağ keçisi’ anlamındadır ve bu hayvan adı ile yer adı yapılmıştır… s.134)
Arkar: ‘Dişi dağ keçisi’ anlamında olan ve amga sözcüğünde olduğu gibi yine yer adında karşılaşılan... Sözcük, yazıtlar dönemi Türkçesinde yalnızca Şine Usu güney 1’de tespit edilmiştir.
…Hayvan adı olarak kullanılmamış olsa bile sözcüğün tespiti, Eski Türkçenin söz varlığı için kuşkusuz çok değerlidir.
‘Arkar başı’ olarak ele geçen ve yer adı olduğu açıkça görülen sözcük... (s.137-138)
Tavuk: Dört kez tespit edilen (sözcük)… on iki hayvanlı takvimde 10.yılı ifade eden bir yıl adı olması nedeniyle kullanılmış… (s.140).
Hindi, ördek, kaz gibi küçükbaş hayvanların eski Türklerin bozkır hayatında yerinin olup olmadığını bilmek güçtür… (s.141)
Büyükbaş Hayvan Yetiştiriciliği:
Buka (Boğa, s.142), Öküz (s.143).
Binek ve Yük Hayvan Yetiştiriciliği
At: Eski Türk yazıtlarında atlar ile ilgili çok özel cümle ve ifadeler bulunmaktadır…
Çin kaynaklarının… verdiği bilgiler de önemlidir. Kurıkanlardan bahsedilirken ‘Onların on değişik at isimleri vardı: Sıçrayan kırağı (kar) beyaz, beyaz mavimsi at, donmuş çiğli at, asılı ışık at, uçan renkli bulut sarımsı at, elektrik akım kızılı, akan altın atı, yükselen efsanevi hayvan, kahverengi (mor), hızla giden gökkuşağı…
Türklerin atlara ad verdiğine dair ilk örnekler de yine eski Türk yazıtlarından elde edilmiştir. Yazıtlardaki kimi cümlelerde sahibinin kahramanlığının yanında atın da bu kahramanlığa etkisi dile getirilmiştir… (s.146-147)
Atın on iki hayvanlı takvimde bir yılı gösterdiğini de eklemek gerekir. (s.150)
Yunt: Yazıtlar dönemi Türkçesinde ‘at’ anlamındaki ikinci sözcük ise yunttur. Toplam altı kez tespit edilen sözcük… (s.151).
At Türleri
Cinsiyete Göre At Türleri: Adgır ‘Aygır, erkek at’ (s.153).
…Kırgız Türkçesi aygırak ‘genç aygır’, Şor Türkçesi askırak, Türkmen Türkçesi aygır, Hakas Türkçesi asxır, Koybal ve Sagay Türkçesi aksır
Azman: ‘İğdiş edilmiş at’ (s.154-155)
Donuna Göre At Türleri (Renk İle Elde Edilen Türler)
Ak (s.155), Başgu (başgıl?): ‘Alnı akıtmalı (at)’ anlamındaki bu sözcük…
Atların rengi, alnındaki leke gibi özelliklerinin anlatılmasını, Türklerin atları ne derecede önemsediğine önemli işaret olarak değerlendirmek gerekir… (s.156)
Bodrak: ‘Kahverengi, kestane rengi’ anlamında olması gereken sözcük… (s.148, 157)
Boz: (s.158) alnı akıtmalı boz at.
Ermeli/Ermele: …yazıtta iki kez geçen ve her ikisinin de aynı biçimde yazıldığına tanıklık edilen ermeli sözcüğü ile ne kastedildiği belli değildir… (s.159)
Eygir (Yeger veya Yegir): Renk ifadesi ile at türünü gösteren sözcük… Sözcük ‘geyik, yabani dişi geyik, yaban keçisi’ olarak da anlamlandırılıyor… Yegir ‘genç ceylan’.
Talat Tekin ise Yegren için ‘kestane rengi (at)’ anlamı verir. (s.160-161) ‘Kızıl renkli at’, ‘al at’ anlamı da verilmektedir. (s.162, 168)
Bu sorunlu sözcük, eygir okunarak ‘kara at’ anlamı verilebilir… Sözcüğün, Kıpçak dönemi metinlerinde at donu olarak ‘kara at’ anlamıyla yer aldığı bilinmektedir…
Tüm bu verilerden, eski Türk inanç sistemi çerçevesinde kara atın av hayvanı olarak avlandığı sonucuna ulaşılabilir. Buna göre kara at avlamak, inanç sistemiyle ilgili olmalıdır. Eski Türklerin ayin hazırlığı için ava çıkıp burada yaban atı ve geyik vurduğu, Çin kaynaklarında da kayıtlıdır. Ayin sonunda kurban etlerinin Tanrıya sunulmayan kısımlarını, hükümdar ailesi ve beyler ‘keyik çağrısı’ adı verilen bir şölende toplanarak paylaşmaktaydı. Yine Çin kaynaklarına göre beşinci ay içinde Türkler, koçlar ve atları göğe kurban ederdi. Burada sözü edilen ve Ülgen’e kurban olarak sunulan atlar, açık renkli ve özellikle beyaz olmalıdır. Sunulan bu kurbanın donunun açık renkte olması, Ülgen ile Erlik arasındaki farkı da göstermektedir…
Sonuç itibariyle Küli Çor yazıtının doğu yüzünün 6.satırında geçen ve ygr harfleriyle yazılmış sözcüğün yegir veya yeger değil eygir okunması ve ‘kara at’ anlamında olması gerekir… (s.163-164)
Gaşga: Atın derisindeki leke vs. gibi bazı özellikleri sayesinde türünü göstermeye yarayan ‘alnı akıtmalı (at)’ anlamındaki gaşga sözcüğü, Türk dili açısından olduğu kadar Türk kültür tarihi açısından da değerlidir…
…Abdülkadir İNAN’ın, ‘kaşka’ alnı lekeli at ve benzeri sözcüklerden hareketle, alnında bir işaret bulunan hayvanların, ruhların müstesna iltifatına ve lütfuna mazhar oldukları için bir damga (işaret) taşıdıklarına inanılmıştır.’ tespiti, sözcüğün Türk kültür tarihindeki yerinin belirlenebilmesinde önemli bir yere sahiptir. (s.165)
Kök: …kök sözcüğü, hem renk ifadesiyle sıfat hem de ‘gökyüzü’ ve ‘kişi adı’ olarak sıklıkla kullanılmıştır. Sözcük ‘mavi, gri, boz’ renklerini ifade etmektedir…
Sözcük, gökyüzünün rengi olması dolayısıyla ‘mavi’, kimi zaman ‘yeşil’; ancak özellikle hayvan adlarında ‘boz’ anlamıyla kullanılmıştır… Örnek; bozkurt anlamındaki kök böri (s.165)
Yabogan (Yazıtı, A 84) 3: Ak at altun ederlig e kök at kümüş ederlig e torug at tuç ederlig...
Bu önemli cümlede hangi renk ata hangi eyerin yakışacağı ifade edilmiştir. Buna göre en değerli hayvan ak at, ardından boz at ve en sonda ise doru at sayılmıştır. Ayrıca gücü, boyu, canlılığı gibi fiziksel özelliklerinin değil rengiyle değer biçilmiş olmasının kuşkusuz mitolojik bir anlamının da olması gerekir. (s.166)
Torug: (Doru at).
Suci (Yazıtı) 7: Kızımın kalınsız bertim marıma yüz er torug (ber)tim ‘kızımı başlıksız verdim. Hocama yüz kişi (ve) doru atlar takdim ettim.” (s.167)
Bu arada “At Türk’ün kanadıdır.” ifadesini de yazalım. Haftaya devam…











